
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Yatırım - Kamu Haberi</title><atom:link href="https://kamuhaberi.com/etiket/yatirim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link></link><description>Memurlar ve Kamudan Haberler</description><lastBuildDate>Tue, 01 Apr 2025 11:14:53 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-Favicon-32x32.png</url><title>Yatırım - Kamu Haberi</title><link></link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Türkiye, otomotiv sektöründeki yatırımlarla global üretim üssü oluyor</title><link>https://kamuhaberi.com/turkiye-otomotiv-sektorundeki-yatirimlarla-global-uretim-ussu-oluyor/</link><comments>https://kamuhaberi.com/turkiye-otomotiv-sektorundeki-yatirimlarla-global-uretim-ussu-oluyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Tue, 01 Apr 2025 11:14:53 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Dağlıoğlu]]></category><category><![CDATA[Sanayi]]></category><category><![CDATA[Sektör]]></category><category><![CDATA[Türkiye'nin]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=70803</guid><description><![CDATA[<p>Türkiye, son devirde otomotivde aldığı memleketler arası yatırımlarla bölümdeki yükünü artırırken, Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına süratli erişim imkanlarıyla da otomotiv kesiminde global üretim üssü haline geliyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkiye-otomotiv-sektorundeki-yatirimlarla-global-uretim-ussu-oluyor/">Türkiye, otomotiv sektöründeki yatırımlarla global üretim üssü oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, son yıllarda otomotiv dalındaki milletlerarası yatırımlarla dikkati çekmeye devam ediyor.</p><p>Geçen yıl Çinli BYD&#8217;nin Türkiye&#8217;ye yatırım kararı almasının akabinde, Chery&#8217;nin de elektrikli otomobiller ve tedarik sanayisine yönelik Samsun&#8217;da 1 milyar dolarlık üretim yerleşkesi kurarak Türkiye&#8217;de üretim tesisi açma planları, sektörün cazibesini gözler önüne seriyor.</p><p>Bu yatırımlar, Türkiye&#8217;nin global otomotiv üretiminde değerli bir merkez haline gelme sürecini hızlandırırken, ülkenin lojistik avantajları, geniş ve ehil tedarik zinciri ile nitelikli iş gücü üzere ögelerin da milletlerarası yatırımcılar tarafından tercih edilmesinde belirleyici faktörler ortasında yer aldığı belirtiliyor.</p><p>Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına süratli erişim imkanlarıyla Türkiye, milletlerarası yatırımcılar için stratejik pozisyonunu güçlendirmeye devam ediyor.</p><p>Türkiye&#8217;nin otomotiv sektöründe uyguladığı teşvikler ve destekleyici politikalar da yatırımcı ilgisinin artmasında önemli rol oynuyor.</p><p>Yatırımlardaki bu ivme, sadece otomotiv alanıyla sınırlı kalmayarak, yeşil enerji, yenilikçi teknolojiler ve yüksek katma değerli üretim gibi farklı sektörlere de yayılarak Türkiye&#8217;nin sanayi altyapısını güçlendiriyor.</p><p><b>&#8220;TÜRKİYE&#8217;DEKİ KÖKLÜ SEKTÖR KÜMELENMESİ YATIRIMCILAR İÇİN ÖNEMLİ BİR CAZİBE MERKEZİ OLUŞTURUYOR&#8221;</b></p><p>Konuya ait AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye&#8217;nin 1960&#8217;lardan bu yana otomotiv bölümünde etkin bir oyuncu olduğunu söyledi.</p><p><strong>Dağlıoğlu, Türkiye&#8217;nin uzun yıllardır otomotiv bölümündeki yeri ve ehemmiyetine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</strong></p><p>&#8220;Ülkemiz vakit içinde yerli ve milletlerarası özgün ekipman üreticilerin (OEM) üretim, AR-GE ve tasarım merkezleri açısından kıymetli bir kapasite gelişimi sağlarken, geniş bir tedarikçi ağı ve nitelikli iş gücü havuzu oluşturdu. Türkiye, sıfırdan bir araç tasarlayıp geliştirme, imal etme ve paha zincirinin son basamaklarına kadar ulaştırma kapasitesine erişmiş, güçlü bir işlevsel altyapıya sahip durumda. Ayrıyeten, binek araçlardan hafif ticari araçlar ve ağır vasıtalara kadar geniş bir eser yelpazemiz bulunuyor. Ülkemizin dünya çapındaki ilişki noktası olma pozisyonu, coğrafik olarak güçlü bir otomotiv sanayi merkezi olmamıza büyük katkı sağlıyor. Bu esaslı bölüm kümelenmesi tüm paydaşlarıyla birlikte yatırımcılar için değerli bir cazibe merkezi oluşturuyor.&#8221;</p><p>Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde uygulanan politikalarla, Türkiye&#8217;nin son 20 yılda otomotiv sektöründeki rekabetçiliğini küresel ölçekte artırdığını dile getiren Dağlıoğlu, elektrifikasyon başta olmak üzere güncel trendleri başarıyla yakaladığını ve sektörün derinliğini artırdığını vurguladı.</p><p><b>&#8220;HIT-30 İLE AÇIKLANAN İKİ MEMLEKETLER ARASI ŞİRKETİN YATIRIM KARARI REKABETÇİLİĞİMİZİN EN GÜÇLÜ GÖSTERGELERİNDEN&#8221;</b></p><p>Dağlıoğlu, &#8220;milli gurur&#8221; TOGG markasının da bahsedilen tüm değer önerilerinin ve başarılı politikaların somut bir sonucu olarak yollarda yerini aldığını belirtti.</p><p>2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile Büyük Ölçekli Sanayi Yatırımları Tanıtım Programı kapsamında duyurulan yatırımlara da dikkati çeken Dağlıoğlu, &#8220;Yakın vakitte Cumhurbaşkanımız tarafından duyurulan HIT-30 teşvik programı çerçevesinde iki memleketler arası şirketin ülkemizde yatırım yapma kararı alması, Türkiye&#8217;nin rekabetçiliğini sürat kesmeden artırarak ilerlediğinin en güçlü göstergelerinden.&#8221; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Yatırımlardaki bu ivmenin yalnızca otomotiv alanıyla sınırlı kalmayacağını anlatan Dağlıoğlu, &#8220;Başta imalat endüstrisinin öbür alt kısımları olmak üzere güç, finans, havacılık, tarım, turizm, hizmetler ve teknoloji girişimciliği üzere alanlarda da ülkemizin sunduğu eşsiz fırsatları ön plana çıkarmayı sürdürüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda olduğu üzere, önümüzdeki periyotta de bu kesimlerdeki yatırımların ivmelenerek artmasını bekliyoruz. &#8216;Türkiye Yüzyılı&#8217;nı &#8216;Yatırımın Yüzyılı&#8217; yapmak maksadıyla, ülkemizin sunduğu fırsatları global iş dünyası ve yatırımcılara &#8216;Dünyanın Bağlantı Noktası&#8217; irtibat kampanyamız ile anlatmaya devam ediyoruz.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p><div>KAYNAK: AA</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkiye-otomotiv-sektorundeki-yatirimlarla-global-uretim-ussu-oluyor/">Türkiye, otomotiv sektöründeki yatırımlarla global üretim üssü oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/turkiye-otomotiv-sektorundeki-yatirimlarla-global-uretim-ussu-oluyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Çinli zenginlerden gizli hamle : Elon Musk’ın şirketlerine milyonlarca dolar akıyor!</title><link>https://kamuhaberi.com/cinli-zenginlerden-gizli-hamle-elon-muskin-sirketlerine-milyonlarca-dolar-akiyor/</link><comments>https://kamuhaberi.com/cinli-zenginlerden-gizli-hamle-elon-muskin-sirketlerine-milyonlarca-dolar-akiyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 10 Mar 2025 20:57:52 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Çin]]></category><category><![CDATA[Musk'ın]]></category><category><![CDATA[Şirketler]]></category><category><![CDATA[Spacex]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=69476</guid><description><![CDATA[<p>İngiltere merkezli Financial Times, zengin Çinli yatırımcıların, Elon Musk'a ait xAI, Neuralink ve SpaceX gibi özel şirketlere kimliklerini gizleyerek milyonlarca dolar aktardığını iddia etti.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/cinli-zenginlerden-gizli-hamle-elon-muskin-sirketlerine-milyonlarca-dolar-akiyor/">Çinli zenginlerden gizli hamle : Elon Musk’ın şirketlerine milyonlarca dolar akıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Financial Times’ın haberine göre, Çinli varlık yöneticileri ve yatırımcılar, Elon Musk’ın kontrolünde bulunan ve halka açık olmayan şirketlere gizli yollarla yatırım yapıyor.</p><p>Musk’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimde kilit bir figür olarak görülmesinin ardından, Çin merkezli varlık yöneticileri, Musk ile Trump arasındaki ilişkiyi bir yatırım fırsatı olarak kullanarak Çinli yatırımcılardan sermaye toplamaya başladı. Bu sermaye ise Musk’ın özel girişimleri olan xAI, Neuralink ve SpaceX gibi şirketlere aktarılıyor.</p><p><b>YATIRIMLAR ÖZEL AMAÇLI ŞİRKETLERLE GİZLENİYOR</b></p><p>Haber, Çinli yatırımcıların kimliklerini gizlemek için “special-purpose vehicle” (özel amaçlı yatırım şirketleri) adı verilen yapıları kullandığını ortaya koydu. Bu yöntemle yatırımcılar, ABD yönetiminin ve şirketlerin Çin sermayesine olan tepkisini önlemek için kamuya açık kayıtlarda görünmüyor.</p><p>Varlık yöneticileri, bu yapıları özellikle şeffaflıktan kaçınmak amacıyla oluşturduklarını yatırımcılara açıkça belirtiyor. Söz konusu sistem yasal olsa da, Musk’ın ABD hükümetiyle olan ilişkileri ve politikadaki artan etkisi göz önüne alındığında, çıkar çatışması ve yabancı etkiler konusunda endişeleri artırıyor.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/03/cinli-zenginlerden-gizli-hamle-elon-muskin-sirketlerine-milyonlarca-dolar-akiyor-0-TVOuESeT.jpg" /></p><p><b>SPACE X VE NEURALINK’E ÇİN’DEN 30 MİLYON DOLAR GELDİ</b></p><p>Financial Times’a konuşan üç Çin destekli varlık yöneticisi, son iki yılda Çinli yatırımcıların Musk’ın şirketlerine toplamda 30 milyon dolardan fazla yatırım yaptığını açıkladı. SpaceX, 2002’de kurulduğundan bu yana dünya genelinde 10 milyar dolardan fazla yatırım topladı.</p><p>Haber kaynakları, Çin sermayesinin esas amacının kâr elde etmek olduğunu ve teknoloji transferi ya da kamu politikalarını etkileme gibi bir hedef taşımadığını belirtiyor. Çin ekonomisinin yavaşlamasıyla birlikte, zengin Çinlilerin yurt dışındaki yatırımlara yöneldiği ifade ediliyor.</p><p>Ancak, yatırımcıların şirketler hakkında çok sınırlı bilgiye erişim sağlayabildiği ve yalnızca büyük yatırımcılarla paylaşılan finansal verilerden mahrum oldukları vurgulandı.</p><p><b>ÇİN YATIRIMCILARI MUSK’A GÜVENİYOR</b></p><p>Musk’ın Çin ile yakın ilişkilerinin doğrudan yatırımları zorlaştırdığı belirtilirken, Çinli yatırımcıların dolaylı yollarla Musk’ın şirketlerine yöneldiği aktarıldı. Financial Times’a konuşan New York merkezli Horizon Financial’ın baş ekonomisti Kevin Chen, <strong>“Çinli şirketler için SpaceX gibi büyük bir Amerikan teknoloji şirketine doğrudan yatırım yapmak kolay değil. Çin sermayesi birçok sektörde istenmeyen bir yatırım olarak görülüyor.” </strong>dedi.</p><p>Haberde, Çinli yatırımcıların Musk’a olan güveninin, 2019 yılında Tesla’nın Şangay’da bir fabrika kurmaya başlamasıyla arttığı belirtildi. Çin’de düşük maliyetli tedarik zincirlerinden faydalanan Musk, ülkedeki yatırımcıların dikkatini çekti.</p><p>Çin’in doğusunda faaliyet gösteren varlık yönetim şirketi Homaer Financial, geçtiğimiz yıllarda yatırımcılarına SpaceX’e 200 bin dolar gibi düşük tutarlarla yatırım yapma fırsatı sundu. Şirket yetkilileri, SpaceX’in piyasa değerinin üç yıl içinde üç katına çıkarak 1,1 trilyon dolara ulaşmasını beklediklerini açıkladı.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/03/cinli-zenginlerden-gizli-hamle-elon-muskin-sirketlerine-milyonlarca-dolar-akiyor-1-ZAp4mC5E.jpg" /></p><p><b>ABD-ÇİN GERİLİMİNE RAĞMEN ÇİNLİLER MUSK’IN ŞİRKETLERİNE PARA AKITIYOR</b></p><p>Çin hükümetinin özel sektör üzerindeki baskıları, yatırımcıların Musk’a yönelmesini teşvik eden bir diğer etken olarak görülüyor. Çin yönetiminin, Alibaba’nın kurucusu Jack Ma’nın Ant Group halka arzını iptal etmesi ve Didi Global’i ABD borsalarından çıkarmaya zorlaması gibi kararlar sonrası, Musk’ın projeleri Çinli yatırımcılar için daha güvenli bir liman haline geldi.</p><p>Homaer, 2018 yılında SpaceX’e yatırım yapan bazı müşterilerinin altı yıl içinde %530 oranında kâr elde ettiğini belirtti. Bir Homaer yatırımcısı, <strong>“Musk’ın iyi bir iş adamı olduğunu biliyordum, ancak bu kadar kısa sürede bu kadar başarılı olacağını tahmin etmiyordum.”</strong> ifadelerini kullandı.</p><div>KAYNAK: HABER7</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/cinli-zenginlerden-gizli-hamle-elon-muskin-sirketlerine-milyonlarca-dolar-akiyor/">Çinli zenginlerden gizli hamle : Elon Musk’ın şirketlerine milyonlarca dolar akıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/cinli-zenginlerden-gizli-hamle-elon-muskin-sirketlerine-milyonlarca-dolar-akiyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Türkiye 16 milyar dolar yatırıp 30 milyar dolar kazanacak</title><link>https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/</link><comments>https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Tue, 04 Mar 2025 12:04:16 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Enerji]]></category><category><![CDATA[güven]]></category><category><![CDATA[kaynak]]></category><category><![CDATA[Megavat]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=68958</guid><description><![CDATA[<p>Türkiye, hidroelektrik santralleri (HES) ile yenilenebilir enerji alanında önemli bir avantaja sahipken, hidroelektrik yatırımları için yüksek düzeyde finansman ihtiyaçları bulunuyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/">Türkiye 16 milyar dolar yatırıp 30 milyar dolar kazanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin, Türkiye Elektrik Üretim AŞ (TEİAŞ) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye&#8217;nin hidroelektrik santrallerinin toplam kurulu gücü 28 Şubat itibarıyla 32 bin 203 megavata ulaştı.</p><p>Hidroelektrik Santralları Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye&#8217;nin hidroelektrikte sahip olduğu yüksek potansiyel kapsamında ülkenin HES kurulu gücünün 13 bin 500 megavat artırılabileceğini, bunun için de 16 milyar dolarlık yatırım gerektiğini söyledi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak-0-srdQdZCa.jpg" /></p><p><b>HİDROELEKTRİK POTANSİYELİ 55 BİN MEGAVATA ULAŞABİLİR</b></p><p>Bu potansiyelin hayata geçirilmesiyle mevcut toplam HES kurulu gücünün 55 bin megavata yükselebileceğini aktaran Güven, nehir tipi, barajlı ve pompaj depolamalı HES&#8217;lerin yatırım maliyetlerinin ise coğrafi koşullar, jeolojik yapı, yerleşim durumu ve üst rezervuar hacmi gibi projeye özgü faktörlere bağlı olarak önemli ölçüde farklılık gösterdiğini anlattı.</p><p>Güven, enerji üretiminin gerektirdiği yatırımların önemine dikkati çekerek, &#8220;Ortalama megavat başına yaklaşık 1 milyon 200 bin dolar yatırım maliyeti baz alındığında, bu potansiyelin hayata geçirilmesinin 16 milyar dolarlık bir yatırım karşılığı var. Bu aynı zamanda yılda 30 milyar dolarlık fosil yakıtlar için ithal ikame kaynağı yaratacaktır ki Türkiye&#8217;nin dışa bağımlılığını büyük ölçüde azaltacaktır.&#8221; dedi.</p><p>Yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintisiz ve güvenilir şekilde kullanılabilmesi için uygulanacak çözümlere dikkati çeken Güven, tüm dünyada yenilenebilir enerjinin uzun süreli depolanabilmesi için teknik ve ekonomik çözümlerin tartışıldığını, bu noktada hibrit tesislerin ve depolama ünitelerinin öne çıktığını kaydetti.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak-1-fVE22H7Z.jpg" /></p><p><b>&#8220;POMPAJ DEPOLAMALI SANTRAL YATIRIMLARI KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ELİYLE YATIRIMA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR&#8221;</b></p><p>Güven, barajlı ve suyu 2-3 saatten fazla depolayabilen HES&#8217;ler ile pompaj depolamalı santrallerin alternatif çözümler arasında öne çıkan yenilenebilir enerji kaynakları olduğunu belirterek, son dönemde kamuoyunda sıkça tartışılan diğer depolama ünitelerinin ise saatlik kapasite ve henüz kanıtlanmamış ürün ömürleri nedeniyle üçüncü sırada yer aldığını söyledi.</p><p>7 gün 24 saat üretim yapacak Akkuyu Nükleer Güç Santrali&#8217;nin 2026&#8217;da devreye girmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha fazla dahil olmasıyla Türkiye&#8217;nin enerji arz talep dengesinde büyük değişimler yaşanmasının öngörüldüğünü aktaran Güven, şunları kaydetti:</p><p>&#8220;Bu değişimlerle enerji üretimimizde kaynak çeşitliliğimiz için gereklilik olan pompaj depolamalı santral yatırımları kamu ve özel sektör eliyle yatırıma dönüştürülmeli görüşündeyiz. Arz talep ve üretim tüketim profillerinde yaşanacak değişimleri regüle edebilmek, yenilenebilir kaynakların artmasıyla çıkabilecek negatif fiyatları ve gündüz gece arasındaki piyasa takas fiyatları arasındaki makasın açılması gibi durumları kontrol edebilmek ve avantaja dönüştürebilmek için dünyada ve Avrupa&#8217;daki örneklerinde olduğu gibi pompaj depolamalı santrallerin kamu öncülüğüyle yapılması uygun olacaktır.&#8221;</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak-2-D5TjOQ9I.jpg" /></p><p>Güven, bu yatırımların kamu öncülüğünde gerçekleştirilmesinin enerji piyasasında rekabet gücünü artıracağını ve sürdürülebilir enerji dönüşümüne de katkı sağlayacağına vurgu yaparak, &#8220;YEKDEM tarzı teşviklerle sistem kullanım muafiyetleri sağlanarak bu kıymetli yatırımlar hayata geçirilebilir çünkü barajlar ve pompaj depolamalı santraller doğru planlandıklarında ve hayata geçirildiklerinde 100 yıl tesis ömürleri olan yatırımlardır.&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p>Ulusal Enerji Planı&#8217;na göre net sıfır emisyon hedefi için 2035&#8217;e kadar yıllık 1700 megavatlık rüzgar ve 3 bin 500 megavatlık güneş santrali yatırımı gerektiğinin altını çizen Güven, &#8220;Hidroelektrik sektörü de yıllık bin megavatlık yeni yatırım yapabilecek güce sahip. Yalnızca bu yatırımların gerçekleşmesiyle net sıfır emisyon hedefleri tutturulabilir.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Güven, yatırım ortamının yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip hale getirilmesinin Türkiye&#8217;nin kalkınması ve büyümesi açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p><div>KAYNAK: AA</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/">Türkiye 16 milyar dolar yatırıp 30 milyar dolar kazanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Çinli otomotiv devi Samsun&#8217;a fabrika kuruyor! Erdoğan: Çok farklı bir hava getirecek</title><link>https://kamuhaberi.com/cinli-otomotiv-devi-samsuna-fabrika-kuruyor-erdogan-cok-farkli-bir-hava-getirecek/</link><comments>https://kamuhaberi.com/cinli-otomotiv-devi-samsuna-fabrika-kuruyor-erdogan-cok-farkli-bir-hava-getirecek/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sat, 15 Feb 2025 10:29:25 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Byd]]></category><category><![CDATA[Çin]]></category><category><![CDATA[milyon]]></category><category><![CDATA[Samsun]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=67071</guid><description><![CDATA[<p>Otomotiv devi Chery’nin Türkiye’ye kuracağı otomobil fabrikası için geri sayım başladı. Asya turu dönüşü konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Yine Çin'in bir diğer markasının da Samsun'da bir fabrika kurma teşebbüsleri var. Bu konuda çalışmalar devam ediyor" dedi. Konuyla ilgili bir açıklama da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'dan geldi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/cinli-otomotiv-devi-samsuna-fabrika-kuruyor-erdogan-cok-farkli-bir-hava-getirecek/">Çinli otomotiv devi Samsun&#8217;a fabrika kuruyor! Erdoğan: Çok farklı bir hava getirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, Malezya, Endonezya ve Pakistan ziyaretleri dönüşü uçakta söz konusu yatırımla ilgili olarak &#8220;Çinli bir firmayla anlaşma yaptık. Manisa&#8217;da bir fabrika kurma teşebbüsleri var. İmzaları İstanbul&#8217;da Dolmabahçe&#8217;de attık. Yine Çin&#8217;in bir diğer markasının da Samsun&#8217;da bir fabrika kurma teşebbüsleri var. Bu konuda çalışmalar devam ediyor, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Fatih Kacır da takibini yapıyor. Her ikisi de dünya çapında ciddi markalar. Bu araçların Manisa ve Samsun&#8217;da üretilmesi Türkiye&#8217;deki otomotiv sektörüne çok farklı bir hava getirecektir.&#8221; dedi.</p><p><strong>BAKAN KACIR: BYD MANİSA&#8217;DA YERİNİ ALDI</strong></p><p>CNN Türk&#8217;te Hakan Çelik&#8217;in sorularını yanıtlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Samsun&#8217;a yapılması planlanan dev yatırımla ilgili olarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p><div><div><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/02/cinli-otomotiv-devi-samsuna-fabrika-kuruyor-erdogan-cok-farkli-bir-hava-getirecek-0-9IkZLm3t.jpg"/></img></div></div><p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi&#8217;nde Chery International Başkanı Zhang Guibing&#8217;i kabul etmişti.</strong></p><p>Kacır &#8220;Türkiye&#8217;de 8 küresel marka üretim yapıyor. 50 yıldır üretim yapan ülkeler var. Biz Türkiye&#8217;de yatırım yapan herkesi güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz. Yeni nesil araç yatırımlarını Türkiye&#8217;ye getirelim. Bu modelleri üretmeye yönelik yatırımlara öncelik vereceğiz. Dünyada bir büyük değişim de Çin vesilesiyle ortaya çıktı. Dünyada satılan elektrikli araçların yüzde 60&#8217;ı Çin&#8217;de satıldı. 17 milyon elektrikli aracın 11 milyonu Çin&#8217;de satıldı. 56 milyon elektrikli aracın 30 milyonu Çin&#8217;de. BYD&#8217;de 2023&#8217;te 3 milyon araç üretmişti. 2024&#8217;de 4.4 milyon araç üretti, 1 milyon çalışanı var. BYD, MG, Chery ve Zeeker&#8217;la görüşmeler yaptık. Manisa&#8217;da BYD yerini aldı, ÇED raporu tamamlandı, yatırım başladı. Herhangi bir aksaklık yok. 1 milyar dolarlık bir yatırım, 150 bin üretim yapacak fabrika ve Ar-Ge tesisi oluşturulacak.&#8221; dedi.</p><p><strong>CHERY&#8217;DEN SAMSUN&#8217;A FABRİKA YATIRIMI</strong></p><p>Kacır &#8220;Hedefimiz tamamladığımızda ikinci yatırımı Samsun&#8217;a kazandırmak. Chery&#8217;le Samsun konusunda ciddi diyalog içindeyiz. Onlar da şunu görüyor, Türkiye planlı hareket eden bir ülke. Kapasitesinin en az BYD kadar olmasını bekliyoruz. Yatırım tutarı açısından da BYD&#8217;ye yakın.&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/cinli-otomotiv-devi-samsuna-fabrika-kuruyor-erdogan-cok-farkli-bir-hava-getirecek/">Çinli otomotiv devi Samsun&#8217;a fabrika kuruyor! Erdoğan: Çok farklı bir hava getirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/cinli-otomotiv-devi-samsuna-fabrika-kuruyor-erdogan-cok-farkli-bir-hava-getirecek/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Kamuda tasarruf için sıkı tedbir</title><link>https://kamuhaberi.com/kamuda-tasarruf-icin-siki-tedbir/</link><comments>https://kamuhaberi.com/kamuda-tasarruf-icin-siki-tedbir/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 29 Apr 2024 21:07:39 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Kamu]]></category><category><![CDATA[oncelik]]></category><category><![CDATA[Proje]]></category><category><![CDATA[teklif]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=66303</guid><description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısı sonrası kamuda yeni tasarruf tedbirleri alınacağını açıklamasının ardından gözler bu tedbirlerin detaylarına çevrildi. Edinilen bilgiye göre, kamuda tasarruf dönemi için yeni bir yasa teklifi ve genelge hazırlanacak. Bürokraside israf denetimleri sıkılaştırılırken, denetlemeler hesap verilebilirlik ile pekiştirilecek. En acil yatırımlar öncelikli olacak. Mega projeler, maliyeti yüksek yatırımlar bir süreliğine ertelenecek. Tasarruf tedbirlerini uygulamayanlara yönelik yaptırımların getirilmesi planlanıyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/kamuda-tasarruf-icin-siki-tedbir/">Kamuda tasarruf için sıkı tedbir</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara &#8211;</strong> Erdoğan, geçen kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamada “Yeni dönemde OVP’yi güçlendirecek adımlar atacağız. OVP’nin güçlendirilmesinde üç temel önceliğimiz var. Bunlar kamuda tasarruf artışı, yatırımın önceliklendirilmesi ve yapısal reformları hızlandırmaktır” ifadelerini kullanmıştı.</p><p><strong>Şimşek’in dönüşü bekleniyor</strong></p><p>Milliyet’in edindiği bilgiye göre hükümet, kamu maliyesinde sıkılaştırma çerçevesinde tedbir politikalarını genişletecek. Bu kapsamda tasarruf dönemi için yeni bir yasa teklifi ve genelge hazırlanacak. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Amerika ziyaretinin ardından hızlanacak çalışma, taraflarla yapılacak temasların ardından resmen başlatılacak.</p><p>Buna göre kamunun kaynaklarının etkin ve verimli kullanılıp kullanılmadığı ölçülecek. Kamuda israf denetimleri sıkılaştırılacak. Bu kapsamda bürokrasiye yeni araç ve bina alımı yapılmayacak. Servis sayıları azaltılacak. Tatil bölgelerinde yapılan konferans, eğitim, seminer, organizasyon gibi etkinlikler kamunun bulunduğu ilde düzenlenecek. Gereksiz harcamaların önüne geçebilmek için de denetim mekanizması güçlendirilecek; kurumların hesap verilebilirliği alınacak tedbirlerle artırılacak. Hükümetin planladığı yatırımlar gözden geçirilecek. Yatırımlar için öncelik ve ihtiyaç takvimi hazırlanacak. En acil yatırımlar öncelikli olacak. Mega projeler, maliyeti yüksek yatırımlar bir süreliğine ertelenecek.</p><p><strong>Deprem bölgesi öncelikli</strong></p><p>&#8211; Kamu harcamalarında öncelik deprem yaralarının sarılması ve afet risklerinin önlenmesi olacak. Diğer alanlarda azami tasarruf anlayışı geçerli olacak.</p><p>&#8211; Kamuda taşıt kullanımı “ihtiyaç analizleri” çerçevesinde gözden geçirilecek. İhtiyaç fazlası taşıtların devri yapılacak. Yeni taşıt alımında yerli üretim Togg ile çevreci araçlar tercih edilecek.</p><p>&#8211; Kamu binalarında uygulanan enerji verimliliği önlemleri ile sağlanan tasarruflar yılın ilk yarısında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yapılan bildirimler sonucunda tespit edilecek.</p><p>&#8211; Yatırım programında yer almayan ya da programda belirtilen proje parametrelerine uygun olmayan projelerin ihalesine çıkılamayacak.</p><p>&#8211; Yıl içinde yeni proje teklifi yapılmaması esas olacak. Ancak acil ve zorunlu yeni projelere ilişkin teklifler, proje bedelinin asgari %10’unun ilgili kamu idaresinin yatırım bütçesi içinde teklif edilen projeye ödenek aktarmayı da içermesi kaydı ile değerlendirmeye alınabilecek.</p><p>&#8211; Sadece acil ve zorunlu hallerde hizmet binası teklifi yapılabilecek, teklif yapılmadan önce 2021/14 sayılı ve Tasarruf Tedbirleri Konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca izin alınacak, yıkım kararı bulunması halinde yıkım kararı ile birlikte kullanılabilecek hazine taşınmazı olmadığını tevsik eden yazı sunulacak.</p><p>&#8211; Deprem kaynaklı tahsis edilen ödenekler sadece deprem kaynaklı projelere aktarılabilecek.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/kamuda-tasarruf-icin-siki-tedbir/">Kamuda tasarruf için sıkı tedbir</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/kamuda-tasarruf-icin-siki-tedbir/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Büyükşehirler dev bütçelere hükmedecek</title><link>https://kamuhaberi.com/buyuksehirler-dev-butcelere-hukmedecek/</link><comments>https://kamuhaberi.com/buyuksehirler-dev-butcelere-hukmedecek/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 03 Apr 2024 12:40:02 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Bütçesi]]></category><category><![CDATA[İbb]]></category><category><![CDATA[Lira]]></category><category><![CDATA[milyar]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=64876</guid><description><![CDATA[<p>3 büyükşehir dev bütçelere hükmediyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin belediye şirketleriyle birlikte konsolide bütçesi yarım trilyon lirayı aşıyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/buyuksehirler-dev-butcelere-hukmedecek/">Büyükşehirler dev bütçelere hükmedecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mithat Yurdakul &#8211;</strong> Yerel seçimin işbaşına getirdiği yeni yönetimler, 3 büyükşehirde de dev bütçelere hükmedecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin belediye şirketleriyle birlikte konsolide bütçesi yarım trilyon lirayı aşarken, pek çok yatırımcı bakanlığı geride bıraktı.</p><p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), 2024 yılı için yatırım ve hizmetlere ayırdığı toplam bütçe, 516 milyar TL’ye ulaşıyor. Konsolide olarak yarım trilyon lirayı aşan İBB bütçesinde belediye şirketlerinin payı 222 milyar TL olacak. Bu yıl, geçmiş 5 yılın toplam bütçesinin büyüklüğüne ulaşan İBB bütçesinde iştirakler dahil yatırıma 145 milyar lira ayrıldı.</p><p>Toplam bütçe gelirlerinin 178 milyar 500 milyon lira; bütçe giderlerinin 213 milyar 500 milyon lira olarak belirlendiği İBB’de, 2024 yılında hizmet ve yatırımlar için 35 milyar lira finansman sağlanması öngörüldü.</p><p>2024 verilerine göre, Türkiye’de yerel yönetimler eliyle yapılacak bütün yatırımların dörtte birini İstanbul gerçekleştirecek. İBB’nin bu yılki bütçesinde raylı sistem yatırımları yüzde 55 artışla 33.3 milyar liraya çıkarken, “yoksullukla mücadele” ve “Adil İstanbul” çalışmalarına 14 milyarı aşkın kaynak ayrıldı. İstanbul ulaşımının kilit kurumu İETT’nin 2024 mali bütçesi ise 29.4 milyar lira olarak onayladı. İBB’nin bu yılki bütçesi; Ulaştırma, Tarım, İçişleri, Aile, Çevre gibi bakanlıkları geride bıraktı. Deprem alanındaki çalışmalar için de İBB’nin 2024 bütçesinde 10 milyar 623 milyon lira kaynak ayrıldı. İBB’de otobüs taşımacılığı için 30 milyar lira, deniz taşımacılığı için ise 33.5 milyar liralık destek öngörüldü.</p><p><strong>ABB’ye 92 milyar lira</strong></p><p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve bağlı kuruluşlarının 2024 mali yılı bütçesi ise 92 milyar lira olarak kabul edildi. Bütçe içinde ASKİ’nin payı 19 milyar 500 bin lira, EGO’nun payı ise 16 milyar 500 bin lira oldu. ABB bu yıl, sosyal güvenlik ve sosyal yardımlar için 5.2 milyar lira ayırırken, yatırım programına göre yol ve asfalt için hizmet alımına 3.5 milyar lira, Mamak metrosu yapımına 3 milyar lira, parkların revizyonuna 500 milyon lira tahsis edildi.</p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2024 yılı bütçesi de 45.1 milyar TL olacak. İzmir’in belediye bütçesinin 18 milyar 623 milyon TL’si yatırımlara, 15.7 milyar lirası genel kamu hizmetlerine ayrıldı. 45 milyar liralık gider bütçesine karşı 39.8 milyar lira geliri öngörülen belediyenin 5.3 milyar lira borçlanması öngörülüyor.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/buyuksehirler-dev-butcelere-hukmedecek/">Büyükşehirler dev bütçelere hükmedecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/buyuksehirler-dev-butcelere-hukmedecek/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>2024 Yılı Yatırım Programı Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı</title><link>https://kamuhaberi.com/2024-yili-yatirim-programi-resmi-gazetede-yayimlandi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/2024-yili-yatirim-programi-resmi-gazetede-yayimlandi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 17 Jan 2024 20:22:36 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[milyar]]></category><category><![CDATA[Program]]></category><category><![CDATA[Proje]]></category><category><![CDATA[Projeleri]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=63874</guid><description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 2024 Yılı Yatırım Programı'nda yer alan 12 bin 41 projeye yaklaşık 1 trilyon 7 milyar lira ödenek tahsis edildi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/2024-yili-yatirim-programi-resmi-gazetede-yayimlandi/">2024 Yılı Yatırım Programı Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>2024 Yılı Yatırım Programı&#8217;nın Kabulü ve Uygulanmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete&#8217;nin mükerrer sayısında yayımlandı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığından alınan bilgilere göre, programda, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kuruluşlar, KİT&#8217;ler, özelleştirme kapsamındakiler, döner sermayeli kuruluşlar ve sosyal güvenlik kuruluşlarının yatırım projeleri yer aldı. Mahalli idarelerin ise yalnızca dış krediyle finanse edilen projelerine programda yer verildi.</p><p>2024 Yılı Yatırım Programı, 12&#8217;inci Kalkınma Planı&#8217;nda bulunan temel politikalar, 2024-2026 Dönemi Orta Vadeli Program&#8217;da yer alan politika, öncelik ve bütçe büyüklükleri dikkate alınarak hazırlandı.</p><p>Yatırım Programı&#8217;ndaki projelerin belirlenmesinde azami oranda seçici olunarak, 12&#8217;nci Kalkınma Planı&#8217;nda öngörülen projeler, deprem riski nedeniyle başlanması zaruret arz eden projeler ile toplumsal ve ekonomik etkisi güçlü olup ivedilikle ekonomiye kazandırılması gereken projelere öncelik verildi.</p><p><b>PROGRAMDA YER ALAN PROJELERE YAKLAŞIK 1 TRİLYON 7 MİLYAR LİRA ÖDENEK</b></p><p>2024 yılında Yatırım Programı&#8217;nda yer alan 3 bin 799&#8217;u ana proje olmak üzere 12 bin 41 projeye yaklaşık 1 trilyon 7 milyar lira ödenek tahsis edildi.</p><p>2024 Yılı Yatırım Programı&#8217;nda kamu kurumları tarafından yürütülecek projelerin toplam tutarı 7,3 trilyon lira oldu. 2023 yılında 4 bin 704 proje tamamlanırken 2024 Yılı Yatırım Programı&#8217;na 4 bin 108 yeni proje dahil edildi. Bu projelerin 980&#8217;i çok yıllık, 3 bin 128&#8217;i ise bir yıl içerisinde tamamlanacak projeler olarak yer aldı.</p><p>Program kapsamındaki öngörülen yatırımın yüzde 71,5&#8217;inin Merkezi Yönetim Bütçesi kapsamındaki kuruluşlar, yüzde 36’sını KİT&#8217;ler ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, yüzde 1,8&#8217;inin ise döner sermayeli kuruluşlar ve sosyal güvenlik kuruluşları tarafından gerçekleştirilmesi planlandı.</p><p>Programda deprem tedbirlerine yönelik olarak toplam 510 milyar lira tutarında projeye yer verildi. Bu projeler kapsamındaki 2024 yılı ödeneklerinin yaklaşık yüzde 28’i eğitim sektörüne, yüzde 23&#8217;ü sağlık sektörüne, yüzde 13’ü ulaştırma-haberleşme sektörüne ayrıldı. Ayrıca deprem projelerine ayrılan söz konusu ödeneklerin yanı sıra bütçede cari transferler altında yürütülen yatırım nitelikli harcamalar ile cari nitelikli diğer harcamalar dikkate alındığında deprem tedbirlerine yönelik olarak merkezi yönetim bütçesinden tahsis edilen toplam ödenek tutarı 1,028 milyar liraya ulaşıyor.</p><p><b>YATIRIMDAN EN YÜKSEK PAY ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME İLE EĞİTİME</b></p><p>2024 Yılı Yatırım Programı kapsamındaki yatırım ödeneğinden en yüksek payı yüzde 31,7 ile ulaştırma-haberleşme sektörü yatırımlarının aldığı görüldü. Bu yıl ulaştırma sektörü yatırımları için yüzde 162 artışla 319 milyar lira ödenek tahsis edildi. Özellikle demir yolu yük ve yolcu taşımacılığının geliştirilmesi amacı doğrultusunda Ankara-İzmir Yüksek Standartlı Demiryolu projesine 27,5 milyar lira, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Yüksek Standartlı Demiryolu projesine 16,3 milyar lira ve Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projesine 14,2 milyar lira ödenek sağlandı.</p><p>Bu sektörü yüzde 15’lik pay ile eğitim sektörü takip etti. Eğitim sektörü yatırımları için 2024 yılında yüzde 147 artışla 150,8 milyar lira ödenek tahsis edildi. Temel eğitime 99,5 milyar lira ödenek ayrıldı.</p><p>Yatırım ödeneklerinde yüzde 10,5 paya sahip olan madencilik sektörüne bu yıl yüzde 34 artışla 106 milyar lira, yüzde 7,5 paya sahip olan enerji sektörüne ise yüzde 70 artışla 75,7 milyar lira ödenek ayrıldı. Söz konusu sektörlerde proje bazında önemli gelişmelerin kaydedilmesi bekleniyor.</p><p>Karadeniz’deki 710 milyar metreküplük doğal gazın üretilmesine ve sahanın üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik olarak yürütülen Sakarya Doğal Gaz Sahası Geliştirme Projesi’nde çalışmalara hızla devam ediliyor. Bu projeye 46 milyar lira ödenek tahsis edildi. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması amacıyla yürütülen diğer doğal gaz ve petrol arama ve üretim faaliyetleri için ise 53,8 milyar lira ödenek tahsis edildi.</p><p><b>DSİ, 130 BİN HEKTAR ALANI SUYLA BULUŞTURACAK</b></p><p>Yatırım ödeneklerinden yüzde 10’luk pay alan tarım sektörüne bu yıl yüzde 132 artışla 101 milyar lira ödenek tahsis edildi. Tarımsal sulama yatırımları kapsamında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tahsis edilen 51 milyar lira ödenekle yaklaşık 130 bin hektar alanın sulamaya açılması planlanıyor. Ayrıca taşkın koruma projelerine de 22,9 milyar lira ödenek ayrıldı.</p><p>Diğer taraftan, orman yangınlarıyla mücadele kapsamında Orman Genel Müdürlüğü hava taşıt filosuna bu yıl 4 adet küçük yangın tanker uçağı ile 1 adet yangın söndürme helikopteri katılacak.</p><p><b>SAĞLIK YATIRIMLARINA AYRILAN ÖDENEK 82,7 MİLYAR LİRA</b></p><p>Sağlık sektörünün bu yıl yatırımlarından aldığı pay yüzde 9,4 olarak gerçekleşti. Fiziki altyapıda, hizmete erişimde ve hizmet kalitesinde sağlanan ilerlemenin daha da geliştirilmesi ve bölgesel farklılıkların azaltılması amacıyla Sağlık Bakanlığına yüzde 152 artışla tahsis edilen 82,7 milyar lira ile bu yıl 16 bin 822 yatak ve 486 ünite hizmete alınacak. Ayrıca 19 bin 250 yatak kapasiteli 17 şehir hastanesinin yapımına devam edilecek ve bu hastanelerden 6 bin 450 yatak kapasiteli 6 proje tamamlanarak hizmete alınacak.</p><p>Yatırımcı ve girişimcilere daha fazla yatırım yeri oluşturmak, üretim ve istihdamı artırmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına imalat sanayii sektöründe yüzde 156 artışla 15,2 milyar lira ödenek tahsis edildi. Bu kapsamda, deprem bölgesindeki sanayi işyerlerinin yapımı için 5 milyar lira, organize sanayi bölgesi projeleri için 5,3 milyar lira, küçük sanayi sitesi projeleri için ise 2,8 milyar lira ödenek sağlandı.</p><p>Ülkenin Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin artırılmasına yönelik olarak TÜBİTAK TARAL gibi araştırma destek programları, üniversiteler ile kamu kurumlarında araştırma altyapısı projeleri ve Araştırma Üniversiteleri Destek Programı kapsamında tahsis edilen yatırım bütçesinde yüzde 120 artış sağlanarak 21,8 milyar lira ödenek tahsis edildi.</p><p>Ayrıca üniversitelere bu yıl yüzde 109 artışla 35,5 milyar lira yatırım ödenek tahsisi yapıldı.</p><div>KAYNAK: AA</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/2024-yili-yatirim-programi-resmi-gazetede-yayimlandi/">2024 Yılı Yatırım Programı Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/2024-yili-yatirim-programi-resmi-gazetede-yayimlandi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>TOGG&#8217;un sedan modeli ne zaman satışa çıkacak? Bakan Kacır tarih verdi</title><link>https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 11 Jan 2024 22:24:41 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Destek]]></category><category><![CDATA[İhracat]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=62965</guid><description><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Togg'un sedan modelinin piyasaya çıkacağı tarih ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/">TOGG&#8217;un sedan modeli ne zaman satışa çıkacak? Bakan Kacır tarih verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye sanayisinin dünyanın bütün coğrafyalarına, bütün ülkelerine rekabetçi şekilde ihracat yapabilecek güçte olduğunu belirterek, “Özellikle son 5 yılda milli gelirimiz içerisinde hem toplam sanayinin hem imalat sanayinin payının yükseldiğini gözlemliyoruz. Tabii bizim için en gerek düşük, orta düşük, gerek orta yüksek, yüksek teknolojide 13 yıl boyunca pandemi dönemindeki 1-2 ay hariç neredeyse aralıksız bir yükseliş trendi var.” dedi.</p><p>Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, 2018’den bu yana özellikle yüksek teknolojide diğer teknoloji sınıflarından çok açık şekilde ayrışan bir yükseliş trendi olduğunu belirterek, “Bu da aslında son 22 yılda kurulmuş Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin ortaya çıkardığı en somut sonuçlardan biri. Yani elbette yüksek teknoloji ihracatında muazzam bir artış yakalamayı hedefliyoruz. Bizim için de en önemli parametrelerden biri, yüksek teknolojiyi dünyaya ne kadar ihraç ettiğimiz. Bugüne kadar yaptığımız Ar-Ge ve inovasyon yatırımları aslında yüksek teknolojide önemli ölçüde bir ithal ikame fırsatı da beraberinde getirdi ve nihayetinde yüksek teknoloji üretimi işte son 5 yılda artık görünür şekilde düşük teknolojili alanlardan ayrışarak ülkemizde daha hızlı büyümüş oldu.” dedi.</p><p><strong>TOGG SEDAN 2025’TE</strong></p><p>TOGG’un tanıttığı Sedan modeliyle ilgili açıklamalar yapan Bakan Kacır, “Ekim 2022’de Cumhuriyet Bayramımızda Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla ilk banttan iniş törenini gerçekleştirmiştik ve Mayıs 2023’ten itibaren Togg yollara çıkmayı başardı. Bir ön satış gerçekleştirdi Togg ve 177 bin talep aldı, ilk yıl 20 bin aracı teslim etmeyi hedeflediğini duyurdular, aslında ilk 8 ay demeliyiz, çünkü mayıs ayında başlamıştı teslimatlar ve yılsonu itibariyle 19 bin 589 araç yollara çıkmış oldu. Hem elektrikli araçlarda Togg pazar lideri oldu Türkiye’de, hem de ilk modeli olan T10X’in, yani C-SUV’nin kendi sınıfında lider olmasını sağladı. Hedef, 2025’te bu yeni modelin de satışa sunulması. Artık 2024’de C-SUV’nin satışları tabii üretim kapasitesinin artışıyla birlikte daha da artmış olacak. Bu yıl, geçen yılın 3 mislinden fazla Togg’un üretileceği öngörülüyor.” diye konuştu.</p><p><strong>YATIRIMLARA DESTEK</strong></p><p>KOSGEB eliyle KOBİ’lerin özellikle yatırım süreçlerinde desteklenmesi süreçlerini Bakanlık olarak yürütmeye devam ediyoruz. Verimlilik ve sürdürülebilirlik alanında yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm yatırımlarını desteklerken, bir yandan da özellikle son 3 yıldır başlattığımız uygulamalarla Türkiye’de teknoloji girişimciliğini finanse etmeye yönelik girişim sermayesi fonlarına ilişkin uygulamaları Bakanlık olarak sürdürüyoruz. Türkiye’nin tüm üretim envanteri, sanayi envanteri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tutuluyor. Türkiye’de tüm planlı sanayi bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinin kuruluş ve desteklenme süreçleri Bakanlığımızca sürdürülüyor.</p><p><strong>BÖLGESEL KALKINMA</strong></p><p>2018’den bu yana bölgesel kalkınma da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görev alanına dahil edilmiş oldu. Böylelikle Türkiye’nin tüm coğrafyalarını kapsayan 26 kalkınma ajansı ve GAP-DOKAP-DAP ve KOP bölge kalkınma idareleri de Bakanlığımız koordinasyonunda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu yönüyle bakıldığında aslında Türkiye’de tüm yatırım, istihdam, üretim süreçlerinde çok geniş bir sorumluluğu olan bir Bakanlıktan bahsediyoruz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı dediğimizde. Bütün bu görevlerin odağına biz milli teknoloji hamlesini koyduk, çünkü Türkiye’nin ancak kritik teknolojilerde tam bağımsızlığını tahkim ederek, yüksek teknoloji üreterek ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç ederek kalkınma hedeflerine ulaşabileceğine inanıyoruz. Ve bütün bu çalışmaları milli teknoloji hamlesinin aslında tamamlayıcı unsurları olarak değerlendiriyoruz.</p><p><strong>AR-GE VE İNOVASYON EKOSİSTEMİ</strong></p><p>Türkiye’de son 22 yılda adeta sıfırdan bir araştırma-geliştirme ve inovasyon ekosistemi inşa ettik. Bugün 1600’den fazla ar-ge ve tasarım merkezi var. Bu ar-ge ve tasarım merkezleri bugüne dek 70 binden fazla ar-ge projesi tamamladılar. Şu anda 17 bin 500’den fazla ar-ge projesini sürdürüyorlar ve bütün bu özel sektör ar-ge ve tasarım merkezleri Bakanlığımızca destekleniyor. Hem doğrudan bu ar-ge ve tasarım merkezlerini bünyesinde bulunduran şirketler hem de ar-ge ve tasarım faaliyetlerine katılan insan kaynağı Bakanlığımızın desteklerinden yararlanıyor.</p><p><strong>TEKNOPARK SAYISINDA ARTIŞ</strong></p><p>22 yıl önce sayısı sadece iki olan teknoparkları bugün 60’dan fazla şehrimizde 101’e yükselttik. Ve 101 teknoparkımızda bugün 10 binden fazla teknoloji girişimi yine araştırma-geliştirme çalışmalarını sürdürüyor ve bunlar 55 binden fazla Ar-Ge projesini bugüne dek Bakanlığımız desteğiyle tamamladılar ve hali hazırda eş zamanlı olarak bu 10 bin teknoloji girişiminde 15 binden fazla araştırma-geliştirme projesi devam ediyor. Türkiye’nin bugün 272 bine ulaşan bir ar-ge insan kaynağı var. 7 milyar doların üzerinde yüksek teknoloji ihracatı yapan bir ülkeyiz. Ve Türkiye’de bugün hayallerini projelere, projelerini teknoloji girişimlerine dönüştürmek gayretinde olan gençlerin eş zamanlı olarak başvurabileceği 60’dan fazla kuluçka ve hızlandırma programı ar-ge ve inovasyon ekosistemi tarafından sunuluyor.</p><p><strong>MUAZZAM BİR SIÇRAMA</strong></p><p>Bu yönüyle baktığımızda son 22 yılda araştırma-geliştirme ve inovasyona dair bütün istatistiklerde muazzam bir sıçramaya şahit oluyoruz. Ar-ge harcamalarının milli gelirimizdeki payı binde 5’ler düzeyinden, yüzde 1,3 düzeyine yükseldi. Özel sektörün Ar-Ge harcamalarındaki payı yüzde 29 seviyesinden yüzde 61 seviyesine yükseldi. Bugün artık Türkiye’de araştırma-geliştirmenin lokomotifi Türk özel sektörü.</p><p><strong>BİLİMSEL YAYINLAR BÜYÜK İVMEYLE HIZLANDI</strong></p><p>Bilimsel yayınların sayısı da eş zamanlı olarak büyük bir ivmeyle hızlandı. 2006 yılında Türkiye’de yaklaşık 15 bin bilimsel yayın varken, 2022’de bu sayı 48500’ün üzerine çıktı. Dolayısıyla, aslında hem bilimsel üretimde hem araştırma-geliştirmede Türkiye muazzam bir kapasite artışına şahit oldu. Bu kapasite artışı fikri mülkiyet alanında kendini gösteriyor. 2002 yılında bütün Türkiye’de 1 yıl boyunca yapılan patent başvurusu sayısı sadece 414, yani yaklaşık günde bir patent başvurusu yapılıyordu bütün Türkiye’de. Ve geçtiğimiz yıl bu sayı 9 bine yakın olarak gerçekleşti. Yani 20 mislinin üzerine çıkmış bir fikri mülkiyet kapasitesinden bahsediyoruz.</p><p><strong>TASARIM BAŞVURULARI</strong></p><p>2022 yılında tasarım başvurularında Türkiye Çin’den sonra dünya ikincisi olmayı başardı. Yerli tasarım tescil sayısı 2002’de 14 binlerdeyken, 2023’e geldiğimizde 54 binin üzerine çıktı. Yerli marka başvurusu sayısı 2002’de 28 bin 500 iken 2023’e geldiğimizde 168 binin üzerine yükseldi. Coğrafi işaretleri de çok önemsiyoruz. 2002’de sadece 24 coğrafi işaret tescil başvurusu alıyorken, 2023’te 338 coğrafi işaret başvurusu aldık. Ve bugün Türkiye’nin Avrupa Birliğinde tescilli 18 coğrafi işareti var. Biz özellikle 2023’te coğrafi işaretli ürünlerimizin AB tesciline odaklandık. Avrupa Birliği tescilli coğrafi işaret sayımızı 4’ten 18’e çıkarmış olduk geçtiğimiz yıl. İnşallah önümüzdeki dönem de 40’tan fazla ürünümüzü yine Avrupa Birliğinde coğrafi işaret tesciline kavuşturmayı hedefliyoruz.</p><p><strong>İHRACATIMIZIN LOKOMOTİFİ: İMALAT SANAYİ</strong></p><p>Bugün ihracatımızın lokomotifi Türkiye’de imalat sanayi. Geçtiğimiz yıl 255,8 milyar dolar olarak, biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımız 2023 ihracat rakamlarını kamuoyuyla paylaştı, 255,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, bunun 240,4 milyar doları imalat sanayi ürünlerinden oluşuyor. Bu yönüyle imalat sanayinin Türkiye’nin hem ihracatına hem de büyümesine etkisi çok yüksek.</p><p><strong>İNSANSIZ HAVA ARAÇLARINDA DÜNYA BİRİNCİSİ</strong></p><p>Bugün Türkiye malumunuz insansız hava aracında dünya birincisi, ama beyaz eşya, ticari araç, güneş paneli, çimento gibi alanlarda Avrupa birincisi bunun yanında. Yine demir-çelik üretiminde Avrupa’nın en iddialı ülkelerinden biriyiz, seramik, sağlık gereçlerinde Avrupa’nın en iddialı üretim ülkelerinden biriyiz. Pek çok alanda Türkiye hem Avrupa’nın, hem dünyanın üretim üssü.</p><p><strong>OTOMOTİV SEKTÖRÜ BİRİNCİ OLDU</strong></p><p>Geçtiğimiz yıl ihracatta imalat sanayi sektörleri içerisinde otomotiv sektörü yine birinci oldu, 35 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik otomotiv sektöründe. Yine kimya sektöründe 30,5 milyar dolar ihracatı yakaladık. Bu sektörler önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin ihracatında öncü sektörler olmayı sürdürecek.</p><p><strong>ROTAMIZ; YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM VE İHRACAT</strong></p><p>Tabi bizim rotamız yatırım, istihdam, üretim ve ihracat. Bu alanlarda Bakanlık olarak kritik teknolojilerde tam bağımsızlık, katma değerli üretim, nitelikli istihdam ve yüksek teknoloji ihracatını ana ödevlerimiz olarak görüyoruz. Burada tabi temel sanayi politikamızdaki yaklaşımın önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Biz savuma sanayinde, büyük bir başarı hikayesine imza attık ve bu başarı hikayesinin en görünür sonuçları, sadece Türkiye’de değil bütün dünyada da dikkat çeken, dikkatle takip edilen sonuçları insansız hava araçları alanında oldu. Türkiye 20. yüzyılın bir havacılık ülkesi olmasa da 20. yüzyılda üretilen binlerce uçağın, helikopterin neredeyse hiçbirinin üreticisi olmasa da, 2000’li yıllarda vakitlice insansız hava aracı alanında girişimlerin, yatırımların önünün açılması sayesinde çok hızlı netice aldı ve dünyada bugün en fazla ülkeye insansız hava aracı ihracatı yapan, harp paradigmasını değiştirecek sonuçları alabilecek insansız hava araçlarını geliştiren ülke olmayı başardı. Bayraktar TB-2, Bayraktar TB-3, Akıncı, Kızılelma, Anka, Anka-2, Anka-3, Aksungur sadece son 10 yılda Türkiye’nin gökyüzüyle buluşturabildiği insansız hava araçları oldu. Bu yönüyle her biri birbirinden farklı fonksiyonel özelliklere sahip insansız hava araçlarını peşi sıra gökyüzüyle buluşturabilen dünyada ikinci bir ülkenin olmadığını da ifade etmeliyiz.</p><p><strong>TERÖRLE MÜCADELEDE İHA’LAR</strong></p><p>Bu başarıyı mümkün kılan şey, aslında Türkiye’nin bu alanda paradigma değişimine odaklanması oldu. Yani 20. yüzyılda başka ülkelerin insanlı havacılıkta kat ettikleri mesafeyi, onların izinden giderek, onların yaptıklarını tekrar etmeye çalışarak gerçekleştirme çabası içinde olmak yerine, Türkiye havacılıkta paradigma değişimini erken gören ve buna yönelik hazırlıklarını, yatırımlarını, girişimlerini harekete geçiren bir ülke olarak -tabi bunda terörle mücadelede özellikle insansız hava araçlarına duyulan ihtiyacın da gerçekten önemli bir payı var ve insansız hava araçlarında terörle mücadelede elde etiğimiz başarıyı da her birimiz çok iyi biliyoruz-, bu alanda böylelikle Türkiye dünyanın önüne geçmeyi başardı.</p><p><strong>SAVUNMA SANAYİ İHRACATI</strong></p><p>Bizim sanayi politikamızın temelinde de aslında bu yaklaşım yer alıyor ve yer almaya devam edecek. Bakın, savunma sanayinde 2002 yılında 250 milyon dolar düzeyine ihracat yaparken, geçtiğimiz yıl savunma sanayi ihracatımız 5,5 milyar dolar düzeyine yükseldi. Yine savunma ve havacılık ciromuzu 2002’de 1 milyar dolarken geçtiğimiz yıl 12 milyar doların üzerine yükselttik. Bugün savunma sanayi projelerin sayısı 850’ye erişti, bu sayı 20 yıl önce sadece 62’ydi. Yine savunma sanayindeki projelerin toplam sözleşme bedelleri 5,5 milyar düzeyinden 90 milyar dolar düzeyine yükseldi.</p><p><strong>YATIRIM TEŞVİKLERİ</strong></p><p>Türkiye’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu ülkede taş üstüne taş koyan, katma değer üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan, ihracat potansiyeli taşıyan bütün yatırımlara hiçbir ayrım gözetmeksizin destek olmaya gayret ediyoruz. Birazdan yatırım teşviklerindeki rakamları detaylı olarak da sizinle paylaşacağım. Ama sadece bir rakam ifade edeyim, geçtiğimiz yıl biz Türkiye’de 15 binden fazla yatırıma teşvik belgesi düzenlemişiz. Dolayısıyla bu yatırımlar arasında herhangi bir ayrım yapmamız, taraflı davranmamız elbette söz konusu değil.</p><p><strong>KRİTİK TEKNOLOJİLER</strong></p><p>Savunma sanayini de açıkçası Türkiye için en kritik alanlardan biri olarak görüyoruz, hem milli teknoloji hamlesinin odağında görüyoruz savunma sanayini, çünkü kritik teknolojilerde tam bağımsızlık dediğimizde öncelikle aslında savunma sanayi alanında bağımsızlığı sağlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Biz savunma sanayinde bağımsızlığımızı tahkim edemeden bugünün dünyasında teknolojik bir bağımsızlıktan ve nihayetinde siyasi bir bağımsızlıktan elbette bahsedemeyiz. Dolayısıyla Türk savunma sanayinin gelişimi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak her zaman önceliğimiz oldu, olmaya da devam edecek. Ve bu alanda sadece Baykar’ı değil, yatırım gerçekleştiren tüm şirketleri bugüne dek çok güçlü şekilde destekledik. Aslında sunduğumuz desteklerden en asgari düzeyde istifade eden belki de Baykar olmuştur. Çünkü proje bazlı devlet destekleri kapsamında Türkiye’nin stratejik ve büyük ölçekli yatırımlarına çok geniş alanda destek ve teşvik sunma imkanına sahibiz, yatırım yeri tahsisinden sigorta primi desteklerine, vergi indiriminden enerji desteğine, faiz desteğine, nitelikli istihdam desteğine, gerek nakdi, gerek gayri nakdi pek çok desteği biz bugüne kadar proje bazlı devlet destekleri sistemimiz kapsamında Türkiye’de yatırım yapan yerli ve yabancı firmalara sunduk.</p><p><strong>BAYKAR’A HİÇBİR NAKDİ DESTEK SUNMADIK</strong></p><p>Baykar özelinde bir değerlendirme yapmak gerekirse, Baykar proje bazlı devlet desteklerindeki hiçbir nakdi destekten yararlanmayı talep etmedi, biz de Baykar’a hiçbir nakdi destek sunmadık. Yani Baykar’a sunduğumuz destekler vergi indirimlerinden Gümrük Vergisi, KDV ve Kurumlar Vergisi kolaylıklarından ve sigorta primi desteklerinden ibaret.</p><p><strong>15 BİNDEN FAZLA YATIRIM</strong></p><p>Bu arada sigorta primi desteklerinden de henüz şimdiye kadar henüz yararlanmamış Baykar. Yatırım yeri tahsisi sunmuşuz, ama Baykar yatırım yerlerini de yine kendi öz kaynaklarıyla satın almayı tercih etmiş. Bunun yanında, faiz desteği, nitelikli eleman desteği, enerji desteği gibi pek çok büyük ölçekli yatırıma sunduğumuz nakdi desteklerin hiçbirinden Baykar yararlanmamış, hiçbiri için de bir başvuru yapmamış.</p><p><strong>BÜTÜN YATIRIMLARA DESTEK VERİYORUZ</strong></p><p>Bu yönüyle bakıldığında aslıda devlet desteklerinden bu ölçekteki yatırımlar içinde en düşük düzeyde istifade eden bir yatırımdan ve bir firmadan bahsediyoruz. Ama biz elbette ki stratejik olduğunu değerlendirdiğimiz, katma değerli olduğunu değerlendirdiğimiz bütün yatırımlara, bir daha söylüyorum, destek veriyoruz, teşvik veriyoruz, önümüzdeki dönemde de bu destekleri, teşvikleri sunmaya devam edeceğiz. Bu firmaların arasında yabancı markalar var, yabancı sermayeli firmalar var, çok farklı sektörlerdeki firmalar var, otomotivden kimyaya pek çok farklı alanda desteklediğimiz firmalar var.</p><p><strong>KARALAMA KONUSU YAPILIYOR</strong></p><p>Bize enteresan gelen şu: Biz yerli firmaları da destekliyoruz, yabancı firmaları da destekliyoruz yeter ki Türkiye’de yatırım yapsınlar, istihdam oluştursunlar, üretim kapasitesini artırsınlar, Türkiye’nin ihracatını yükseltsinler istiyoruz. Ama genellikle yabancı firmalara sunduğumuz destekler karalama konusu yapılmıyor, bir milli markaya sunduğumuz destek karalama konusu yapılıyor. Biz bütün sektörlerde destekler sağlıyoruz, makine sektöründen kimya sektörüne, sağlık sektöründen otomotive pek çok sektörde biz destekler veriyoruz, ama ne hikmetse bu sektörlerin hiçbirine verdiğimiz destekler karalama konusu yapılmıyor, savunma sanayine verdiğimiz destekler karalama konusu yapılıyor. Bunu da kamuoyunun değerlendirmesine sunuyoruz.</p><p><strong>MİLLİ PROJELERİ KARALAMAK BUGÜNE KADAR KİMSEYE BİRŞEY KAZANDIRMADI</strong></p><p>Türkiye’de katma değer oluşturacağına inandığımız bütün çalışmaları desteklemeye, bütün yatırımları teşvik etmeye elbette devam edeceğiz. Ümit ediyorum ki, herkes de Türkiye’nin elde ettiği kazanımların daha fazla farkında olur. Milli projeleri, milli yatırımları karalamak bugüne dek kimseye hiçbir şey kazandırmadı, bundan sonra da kazandırmayacak. Bütün bu yatırımların ve milli projelerin Türkiye’ye kattığı değerin milletimiz farkındadır, dolayısıyla takdir de yüce milletimizindir.</p><p><strong>YENİ NESİL SANAYİ POLİTİKASI</strong></p><p>Biz tıpkı savunma sanayindeki gibi önümüzdeki dönemde tüm alanlarda benzer fırsat pencereleri olduğunu değerlendiriyoruz. Yani Türkiye yeni nesil sanayi politikasıyla sanayide dönüşüm alanlarına odaklanır, paradigma değişimini vakitlice yakalamayı başarırsa, aslında insansız hava araçlarında elde ettiğimiz başarı hikayesinin benzerlerini diğer alanlarda da gerçekleştirme imkanına sahip olacak diye değerlendiriyoruz. Bugün artık ulaşım dediğimizde aslında akıllı ulaşımdan bahsediyoruz, elektrikli araçlardan, otonom araçlardan, batarya teknolojilerinden bahsediyoruz. Hatta uçan akıllı mobiliteden bahsediyoruz, ki bu alanda da Türkiye’nin öncü ülkelerden biri olacağını değerlendiriyoruz.</p><p><strong>AKILLI TARIM PAZARI</strong></p><p>20 milyar doları geçmiş bir akıllı tarım pazarı var bugün dünyada ve Türkiye de Avrupa’nın en büyük tarım üreticisi olarak mutlaka tarımda akıllı tarım uygulamalarını yerli ve milli olarak geliştirmeli ve etkin, yaygın şekilde uygulamalı diye değerlendiriyoruz.</p><p><strong>BİYOTEKNOLOJİK İLAÇLAR</strong></p><p>Sağlık tarafında biyoteknolojik ilaçların payının giderek yükseldiğine şahit oluyoruz. Son 10 yılda biyoteknolojik ilaçların ilaç sektöründeki payı yüzde 50’lere yükseldi. Türkiye’de bugün 9 özel sektör firması biyoteknolojik ilaç üretim kabiliyetine sahip. Önümüzdeki dönemde tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi eğer sağlık alanında da bir uzun dönemli planlamayı gerçekleştirebilir, kamu alım garantileriyle bu sektörün yerli ve milli ilaçlar ve tıbbı cihazlar geliştirmesini sağlayacak adımlar atabilirsek, ki atacağız inşallah bunları, sağlıkta da savunma sanayindeki gibi muazzam bir başarı hikayesini ortaya çıkaracağız.</p><p><strong>200 MİLYAR DOLAR</strong></p><p>Yine nadir hastalık ilaçlarının dünya pazarlarındaki payının 200 milyar dolara gelmekte olduğunu görüyoruz. Bu da bu alana da mutlaka önümüzdeki dönemde daha fazla eğilmemizi gerektiriyor.</p><p><strong>ROBOTİK TEKNOLOJİLER</strong></p><p>Üretimde robotik teknolojilerin akıllı üretim sistemlerinin giderek daha fazla kullanıldığı bir dünyadayız. Bugün artık dünyada rekabet ucuz iş gücüyle değil yüksek teknoloji, dijital dönüşüm sayesinde elde edilen yüksek verimlilikle sürdürülebiliyor. Dolayısıyla biz de mutlaka hem sanayimizin dijital dönüşümünü hızlandırmalı, akıllı üretim sistemlerinin Türk sanayinde daha yaygın kullanımını sağlamalı, ama mutlaka bu teknolojileri de yerli ve milli olarak geliştirmeyi başarabilmeliyiz. Bugün dünyada 10 bin çalışan başına 140 endüstriyel robot kullanılıyor, fakat bu bazı ülkelerde 10 bin çalışana bin endüstriyel robot seviyesine kadar yükselmiş durumda. Dolayısıyla aslında sanayide verimlilik yarışı tümüyle otonom sistemlerde, akıllı sistemlerde. Bizim mutlaka akıllı üretim sistemleri konusunda sanayi altyapımızı hızla dönüştürmeyi, ama bu dönüşümü de yerli teknolojilerle gerçekleştirmeyi başarmamız lazım.</p><p><strong>TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı sanayi hamlesi programını gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz. Bu program Türkiye’nin cari açık meselesini kalıcı şekilde ortadan kaldırabileceğine inandığımız bir yatırım programı. Biz geçtiğimiz dönemde Türkiye’nin yüksek düzeyde ithal ettiği, yıllık ithalatı 60 milyar dolar düzeyinde olan ve yıllık dış ticaret açığımız 51 milyar dolar düzeyinde olan 919 ürünü ve yenilikçi teknoloji başlıklarını kamuoyuyla paylaştık ve yatırımcılarımıza çağrıda bulunduk, bu ürünlere ve bu ileri teknoloji başlıklarına yönelik araştırma-geliştirme ve yatırım projelerinizi bize getirirseniz, biz bu projelere stratejik yatırım teşvikleri sunacağız dedik.</p><p><strong>800’E YAKIN BAŞVURU</strong></p><p>Bu kapsamda 800’e yakın başvuru aldık, 185 projeyi hamle programı kapsamında destekleme kararı aldık. Bu projelerin toplam yatırım ve ar-ge büyülükleri 2,6 milyar dolar düzeyinde ve bu projeler tam kapasiteyle üretime geçtiğinde cari açığımızı yıllık 7 milyar doların üzerinde kapatma etkisi oluşturacak. Makine sektöründe, mobilite sektöründe, üretimde yapısal dönüşüm, sağlık ve kimya ürünleri, dijital dönüşüm başlıklarında bu 185 projenin hayata geçmesi Türk ekonomisinin hem cari açığı kapatacak şekilde önümüzdeki dönemde gelişimini sürdürmesini, hem de Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatını artırmasını beraberinde getirecek. Önümüzdeki dönemde de yine hamle programı kapsamında çağrılara çıkmaya devam edeceğiz.</p><p><strong>YERLİ ÜRETİM</strong></p><p>Bu programın bir özelliği şu: Çok titiz bir değerlendirme yapıyoruz, özellikle yatırımlarda ölçek ekonomisi oluşmasını çok önemsiyoruz. Çok kısa bir hatıramızı anlatayım. Türkiye’nin alanında en büyük şirketi yıllık 200 milyon dolar düzeyinde ithal ettiğimiz bir ürünü yerli olarak üretmek için bu programa başvurdu. Biz de projeyi değerlendirdik, gerçekten o ürünün yerlileşmesini çok kıymetli buluyorduk, o yüzden de o ürünü zaten öncelikli ürün listemize koymuştuk. Fakat projeyi değerlendirdiğimizde gördük ki, olması gerekenden çok daha küçük ölçekli planlanmış yatırım ve dünyadaki rakipleriyle mukayese ettiğimizde bir rekabet gücü elde etmesi kolay görünmüyor. Aslında çok da güçlü bir şirketimiz, kendilerine yatırım ölçeğini 4 misline çıkarmalarını teklif ettik, tam pandeminin 2-3 ay öncesinden bahsediyorum. Fakat kendileri bu teklifimizi kabul etmedi, bizim planımız bu dedi. Biz de kendilerine bu plan kapsamında yapacakları yatırımın rekabetçi ve sürdürülebilir olmayacağını söyledik ve başvuruyu reddettik. Muhtemelen bu şirket ilk kez herhangi bir başvurusu için ret almıştır. Üzülerek reddettik aslında, yani biz bu yatırımı arzu ediyorduk, ama ölçek konusunda el sıkışamadık. Çok değil, 6 ay sonra biz bir sonraki çağrımızda yine o ürüne yer verdik, çünkü o ürünün yerlileşmesini önemsiyoruz. Fakat bir şey olmuştu, bu dönemde pandemi başlamıştı ve küresel tedarik zincirlerinde güçlükler ortaya çıkmaya ve Türkiye gibi ülkelerin aslında pandemi sonrası dönemde yeni fırsatlar elde edeceğine ilişkin öngörüler yüksek sesle konuşulmaya başlanmıştı. Ve bu kez ikinci çağırımızda yine aynı şirket yine aynı ürün için başvuru yaptı, biz ilk başvurusunda kapasiteyi 4 misline çıkarmasını bekliyorduk, şirketin, fakat kendileri kabul etmemişti, bu kez 7 misli kapasiteyle bize geldiler, biz de memnuniyetle kendilerini destekledik ve o yatırım şimdi tamamlanmak üzere.</p><p><strong>UÇAN AKILLI MOBİLİTE ARAÇLARI</strong></p><p>Uçan akıllı mobilite dediğimizde de yapay zeka ve insansız hava aracı teknolojilerinin bir araya geldiği sistemlerden bahsediyoruz. Dünyada yüzden fazla bu konuda devam eden proje var. İddialı projelerin bazıları da Türkiye&#8217;de. Gerek BAYKAR tarafından yürütülen CEZERİ projesi, gerekse Bilişim Vadisi&#8217;nde yürütülen AirCar projesi bizce çok değerli. Türkiye&#8217;yi yine bu alanın öncü ülkelerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Teknoloji anlamında dünyadaki rakiplerimizin önünde olduğumuz bir alan bu. Ama bu tür teknolojilerin gelişimi için düzenlemeler de çok önemli. Yani bizim bir an evvel bu sistemlerin kullanımının yaygınlaşmasını sağlayacak regülasyonları tamamlamamız lazım. Hem afet bölgelerine, hem farklı iklim koşullarında erişimi zor coğrafyalara ilaç ve benzeri pek çok ürünün teslimatını kolaylaştıracak sistemlerden bahsediyoruz aslında.</p><p><strong>KAAN ÇOK YAKINDA UÇACAK</strong></p><p>Kaan bir insanlı uçak. Dolayısıyla buradaki güvenlik seviyesi insansız hava araçlarından daha ileri düzeyde. Bu anlamda hiçbir risk alınmak istenmiyor. Konulan hedefler, tarihler de ekiplerin canla başla çalışması konusunda elbette bir motivasyon kaynağı. Ben biliyorum ki TUSAŞ&#8217;ta canla başla çalışan, gecesini gündüzüne katan muazzam bir ekip var şu anda. Dolayısıyla inşallah kendileri uçuşa hazır olduklarını teyit ettikleri anda bu gerçekleşecek. Biraz daha dişimizi sıkalım. Geç olsun güç olmasın. Ama Kaan Türkiye&#8217;ye muazzam bir stratejik kabiliyet kazandıracak. Yeni nesil bir savaş uçağı olarak bir milli projeyi ortaya koymamız, göreceksiniz ki hemen bir iki sene içerisinde Türkiye&#8217;ye savunma sanayi ihracatına ilişkin yapılan yorumları ve değerlendirmeleri ters yüz edecek.</p><p><strong>MİLLİ SÜPERSONİK FÜZELER</strong></p><p>Halihazırda TÜBİTAK SAGE süpersonik füzeler için araştırma çalışmalarını yürütüyor. Ramjet Füzesi geliştirme projesi yürütüyor. Bu füzeleri şu anda geliştirme safhasındayız. Bunun dışında Roketsan&#8217;ın da benzer bir çalışması var</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/">TOGG&#8217;un sedan modeli ne zaman satışa çıkacak? Bakan Kacır tarih verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Kacır: Türkiye, uydu üreten 10 ülkeden biri olacak</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 11 Jan 2024 22:09:33 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Sanayi]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Türk]]></category><category><![CDATA[Türkiye’de]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=62838</guid><description><![CDATA[<p>Bakan Mehmet Fatih Kacır, "Önümüzdeki yıl TÜRKSAT-6A’yı uzaya göndereceğiz ve böylelikle ilk milli haberleşme uydumuzu da üretmiş olacağız. Dünyada haberleşme uydularını yerli olarak geliştirebilen, üretebilen 10 ülkeden biri olacağız" dedi</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/">Bakan Kacır: Türkiye, uydu üreten 10 ülkeden biri olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın aralarında Kanal 7 Ankara Temsilcisi ve Haber7.com yazarı Mehmet Acet’inde yer aldığı basın mensuplarıyla bir araya geldi.</p><p><strong>Sanayi, teknoloji ve uzay çalışmaları hakkında bilgiler veren Bakan Kacır&#8217;ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:</strong></p><p><strong>SANAYİ YATIRIMLARINA İLİŞKİN PLANLAMA VE UYGULAMALAR</strong></p><p>Bakanlığımızın aslında dört ana alanda sorumluluğu var. Bunların başında yatırımlar geliyor. Türkiye’de sadece sanayi yatırımları değil, aslında Türkiye’deki tüm özel sektör yatırımlarına ilişkin teşvik uygulamalarını Bakanlık olarak yürütüyoruz. Sanayi yatırımları dışındaki alanlarda diğer bakanlıklarla birlikte çalışırken, sanayi yatırımlarına ilişkin planlama ve uygulamayı da Bakanlık olarak sürdürüyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-0-ZmeBxeaS.jpg" /></p><p><strong>YATIRIMLARA DESTEK</strong></p><p>KOSGEB eliyle yine KOBİ’lerin özellikle yatırım süreçlerinde desteklenmesi süreçlerini Bakanlık olarak yürütmeye devam ediyoruz. Verimlilik ve sürdürülebilirlik alanında yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm yatırımlarını desteklerken, bir yandan da özellikle son 3 yıldır başlattığımız uygulamalarla Türkiye’de teknoloji girişimciliğini finanse etmeye yönelik girişim sermayesi fonlarına ilişkin uygulamaları Bakanlık olarak sürdürüyoruz. Türkiye’nin tüm üretim envanteri, sanayi envanteri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tutuluyor. Türkiye’de tüm planlı sanayi bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinin kuruluş ve desteklenme süreçleri Bakanlığımızca sürdürülüyor.</p><p><strong>ÜRÜN GÜVENLİĞİ PİYASA GÖZETİMİ VE DENETİMİ</strong></p><p>Kalite ve standardizasyon tarafında Ürün Güvenliği Piyasa Gözetimi ve Denetimi tarafında yine hem Bakanlığımız hem de Bakanlığımızın ilgili kurumu TSE Türk Standartları Enstitüsü eliyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Malumunuz özellikle son 15 yıldır Türkiye’de muazzam bir Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi ortaya çıktı ve bütün bu ekosistemin gelişmesinde, büyümesinde, bugünlere gelmesinde Bakanlığımızın çok önemli bir payı oldu. Burada Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğümüz eliyle yürüttüğümüz teknoloji geliştirme bölgeleri çalışmaları yani kamuoyunda bilinen adıyla teknoparkların kurulması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar. Özel sektör firmalarımızın bünyelerinde bulunan Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin kurulması ve desteklenmesine ilişkin çalışmalar. Üniversitelerimizin bünyesinde ulusal araştırma alt yapısı, ulusal laboratuvar olarak kurulan alt yapılara ilişkin çalışmalar.</p><p><strong>BAKANLIĞIMIZIN KOORDİNASYONUNDA</strong></p><p>Türkiye Uzay Ajansımızın uhdesinde sürdürülen milli uzay programı, Türk Patent ve Marka Kurumunun uhdesinde sürdürülen fikri mülkiyet çalışmaları ve TÜBİTAK eliyle sürdürdüğümüz hem özel sektörü hem üniversiteleri hem bilim insanlarını doğrudan desteklediğimiz araştırma-geliştirme destek ve teşvik programları. Aynı zamanda bilim toplum çalışmaları ve TÜBİTAK eliyle 5 bine yakın nitelikli araştırmacımızın yürütmekte olduğu Türkiye’yi geleceğe taşıyacağına inandığımız ulusal araştırma projeleri tümüyle Bakanlığımızın koordinasyonunda sürdürülüyor.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-1-aUBC98zf.jpg" /></p><p><strong>YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM</strong></p><p>2018’den bu yana bölgesel kalkınma da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görev alanına dahil edilmiş oldu. Böylelikle Türkiye’nin tüm coğrafyalarını kapsayan 26 kalkınma ajansı ve GAP-DOKAP-DAP ve KOP bölge kalkınma idareleri de Bakanlığımız koordinasyonunda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu yönüyle bakıldığında aslında Türkiye’de tüm yatırım, istihdam, üretim süreçlerinde çok geniş bir sorumluluğu olan bir Bakanlıktan bahsediyoruz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı dediğimizde. Bütün bu görevlerin odağına biz milli teknoloji hamlesini koyduk, çünkü Türkiye’nin ancak kritik teknolojilerde tam bağımsızlığını tahkim ederek ve yüksek teknoloji üreterek ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç ederek kalkınma hedeflerine ulaşabileceğine inanıyoruz. Ve bütün bu çalışmaları milli teknoloji hamlesinin aslında tamamlayıcı unsurları olarak değerlendiriyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-2-4SYQTRly.jpg" /></p><p><strong>AR-GE VE İNOVASYON EKOSİSTEMİ</strong></p><p>Türkiye’de son 22 yılda adeta sıfırdan bir araştırma-geliştirme ve inovasyon ekosistemi inşa ettik. Bugün 1600’den fazla ar-ge ve tasarım merkezi var. Bu ar-ge ve tasarım merkezleri bugüne dek 70 binden fazla ar-ge projesi tamamladılar. Şu anda 17500’den fazla ar-ge projesini sürdürüyorlar ve bütün bu özel sektör ar-ge ve tasarım merkezleri Bakanlığımızca destekleniyor. Hem doğrudan bu ar-ge ve tasarım merkezlerini bünyesinde bulunduran şirketler hem de ar-ge ve tasarım faaliyetlerine katılan insan kaynağı Bakanlığımızın desteklerinden yararlanıyor.</p><p><strong>TEKNOPARK SAYISINDA ARTIŞ</strong></p><p>22 yıl önce sayısı sadece iki olan teknoparkları bugün 60’dan fazla şehrimizde 101’e yükselttik. Ve 101 teknoparkımızda bugün 10 binden fazla teknoloji girişimi yine araştırma-geliştirme çalışmalarını sürdürüyor ve bunlar 55 binden fazla Ar-Ge projesini bugüne dek Bakanlığımız desteğiyle tamamladılar ve hali hazırda eş zamanlı olarak bu 10 bin teknoloji girişiminde 15 binden fazla araştırma-geliştirme projesi devam ediyor. Türkiye’nin bugün 272 bine ulaşan bir ar-ge insan kaynağı var. 7 milyar doların üzerinde yüksek teknoloji ihracatı yapan bir ülkeyiz. Ve Türkiye’de bugün hayallerini projelere, projelerini teknoloji girişimlerine dönüştürmek gayretinde olan gençlerin eş zamanlı olarak başvurabileceği 60’dan fazla kuluçka ve hızlandırma programı bütün bu ar-ge ve inovasyon ekosistemi tarafından sağlanıyor, sunuluyor.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-3-Ods4DDag.jpg" /></p><p><strong>MUAZZAM BİR SIÇRAMA</strong></p><p>Bu yönüyle baktığımızda son 22 yılda araştırma-geliştirme ve inovasyona dair bütün istatistiklerde muazzam bir sıçramaya şahit oluyoruz. Ar-ge harcamalarının milli gelirimizdeki payı binde 5’ler düzeyinden, yüzde 1,3 düzeyine yükseldi. Özel sektörün Ar-Ge harcamalarındaki payı yüzde 29 seviyesinden yüzde 61 seviyesine yükseldi. Bugün artık Türkiye’de araştırma-geliştirmenin lokomotifi Türk özel sektörü.</p><p><strong>BİLİMSEL YAYINLAR BÜYÜK İVMEYLE HIZLANDI</strong></p><p>Bilimsel yayınların sayısı da eş zamanlı olarak büyük bir ivmeyle hızlandı. 2006 yılında Türkiye’de yaklaşık 15 bin bilimsel yayın varken, 2022’de bu sayı 48500’ün üzerine çıktı. Dolayısıyla, aslında hem bilimsel üretimde hem araştırma-geliştirmede Türkiye muazzam bir kapasite artışına şahit oldu. Bu kapasite artışı fikri mülkiyet alanında kendini gösteriyor. 2002 yılında bütün Türkiye’de 1 yıl boyunca yapılan patent başvurusu sayısı sadece 414, yani yaklaşık günde bir patent başvurusu yapılıyordu bütün Türkiye’de. Ve geçtiğimiz yıl bu sayı 9 bine yakın olarak gerçekleşti 8600’ün üzerinde gerçekleşti. Yani 20 mislinin üzerine çıkmış bir fikri mülkiyet kapasitesinden bahsediyoruz.</p><p><strong>TASARIM BAŞVURULARI</strong></p><p>Geçtiğimiz yıl 2022 yılında tasarım başvurularında Türkiye Çin’den sonra dünya ikincisi olmayı başardı. Yerli tasarım tescil sayısı 2002’de 14 binlerdeyken, 2023’e geldiğimizde 54 binin üzerine çıktı. Yerli marka başvurusu sayısı 2002’de 28500’ken 2023’e geldiğimizde 168 binin üzerine yükseldi. Coğrafi işaretleri de çok önemsiyoruz. 2002’de sadece 24 coğrafi işaret tescilli ürünümüz varken, coğrafi işaret başvurusu alıyorken, 2023’te 338 coğrafi işaret başvurusu aldık. Ve bugün Türkiye’nin Avrupa Birliğinde tescilli 18 coğrafi işareti var. Biz özellikle 2023’te coğrafi işaretli ürünlerimizin AB tesciline odaklandık. Avrupa Birliği tescilli coğrafi işaret sayımızı 4’ten 18’e çıkarmış olduk geçtiğimiz yıl. İnşallah önümüzdeki dönem de 40’tan fazla ürünümüzü yine Avrupa Birliğinde coğrafi işaret tesciline kavuşturmayı hedefliyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-4-NDRZrvYO.jpg" /></p><p><strong>SANAYİDEKİ TEKNOLOJİ KIRILIMI</strong></p><p>Bugün Türk sanayi dünyanın bütün coğrafyalarına, bütün ülkelerine rekabetçi şekilde ihracat yapabilecek güçte. Özellikle son 5 yılda milli gelirimiz içerisinde hem toplam sanayinin hem imalat sanayinin payının yükseldiğini gözlemliyoruz. Tabii bizim için en az bunun kadar önemli olan bir başka husus, sanayideki teknoloji kırılımı. Türkiye’de gerek düşük, orta düşük, gerek orta yüksek, yüksek teknolojide 13 yıl boyunca pandemi dönemindeki 1-2 ay hariç neredeyse aralıksız bir yükseliş trendi var. 2018’den bu yana özellikle yüksek teknolojide diğer teknoloji sınıflarından çok açık şekilde ayrışan bir yükseliş trendi olduğunu gözlemiyoruz. Bu da aslında son 22 yılda kurulmuş Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin ortaya çıkardığı en somut sonuçlardan biri. Yani elbette yüksek teknoloji ihracatında muazzam bir artış yakalamayı hedefliyoruz. Bizim için de en önemli parametrelerden biri, yüksek teknolojiyi dünyaya ne kadar ihraç ettiğimiz. Bugüne kadar yaptığımız Ar-Ge ve inovasyon yatırımları aslında yüksek teknolojide önemli ölçüde bir ithal ikame fırsatı da beraberinde getirdi ve nihayetinde yüksek teknoloji üretimi işte son 5 yılda artık görünür şekilde düşük teknolojili alanlardan ayrışarak ülkemizde daha hızlı büyümüş oldu.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-5-FJUccwnJ.jpg" /></p><p><strong>İHRACATIMIZIN LOKOMOTİFİ: İMALAT SANAYİ</strong></p><p>Bugün ihracatımızın lokomotifi Türkiye’de imalat sanayi. Geçtiğimiz yıl 255,8 milyar dolar olarak, biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımız 2023 ihracat rakamlarını kamuoyuyla paylaştı, 255,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, bunun 241 milyar doları imalat sanayi ürünlerinden oluşuyor. Bu yönüyle imalat sanayinin Türkiye’nin hem ihracatına hem de büyümesine etkisi çok yüksek.</p><p><strong>YENİ NESİL SANAYİ POLİTİKASI</strong></p><p>Biz tıpkı savunma sanayindeki gibi önümüzdeki dönemde tüm alanlarda benzer fırsat pencereleri olduğunu değerlendiriyoruz. Yani Türkiye yeni nesil sanayi politikasıyla sanayide dönüşüm alanlarına odaklanır, paradigma değişimini vakitlice yakalamayı başarırsa, aslında insansız hava araçlarında elde ettiğimiz başarı hikayesinin benzerlerini diğer alanlarda da gerçekleştirme imkanına sahip olacak diye değerlendiriyoruz. Bugün artık ulaşım dediğimizde aslında akıllı ulaşımdan bahsediyoruz, elektrikli araçlardan, otonom araçlardan, batarya teknolojilerinden bahsediyoruz. Hatta uçan akıllı mobiliteden bahsediyoruz, ki bu alanda da Türkiye’nin öncü ülkelerden biri olacağını değerlendiriyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-6-nayNUBgA.jpg" /></p><p><strong>AKILLI TARIM PAZARI</strong></p><p>20 milyar doları geçmiş bir akıllı tarım pazarı var bugün dünyada ve Türkiye de Avrupa’nın en büyük tarım üreticisi olarak mutlaka tarımda akıllı tarım uygulamalarını yerli ve milli olarak geliştirmeli ve etkin, yaygın şekilde uygulamalı diye değerlendiriyoruz.</p><p><strong>BİYOTEKNOLOJİK İLAÇLAR</strong></p><p>Sağlık tarafında biyoteknolojik ilaçların payının giderek yükseldiğine şahit oluyoruz. Son 10 yılda biyoteknolojik ilaçların ilaç sektöründeki payı yüzde 50’lere yükseldi. Türkiye’de bugün 9 özel sektör firması biyoteknolojik ilaç üretim kabiliyetine sahip. Önümüzdeki dönemde tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi eğer sağlık alanında da bir uzun dönemli planlamayı gerçekleştirebilir, kamu alım garantileriyle bu sektörün yerli ve milli ilaçlar ve tıbbı cihazlar geliştirmesini sağlayacak adımlar atabilirsek, ki atacağız inşallah bunları, sağlıkta da savunma sanayindeki gibi muazzam bir başarı hikayesini ortaya çıkaracağız.</p><p><strong>200 MİLYAR DOLAR</strong></p><p>Yine nadir hastalık ilaçlarının dünya pazarlarındaki payının 200 milyar dolara gelmekte olduğunu görüyoruz. Bu da bu alana da mutlaka önümüzdeki dönemde daha fazla eğilmemizi gerektiriyor.</p><p><strong>ROBOTİK TEKNOLOJİLER</strong></p><p>Üretimde robotik teknolojilerin akıllı üretim sistemlerinin giderek daha fazla kullanıldığı bir dünyadayız. Bugün artık dünyada rekabet ucuz iş gücüyle değil yüksek teknoloji, dijital dönüşüm sayesinde elde edilen yüksek verimlilikle sürdürülebiliyor. Dolayısıyla biz de mutlaka hem sanayimizin dijital dönüşümünü hızlandırmalı, akıllı üretim sistemlerinin Türk sanayinde daha yaygın kullanımını sağlamalı, ama mutlaka bu teknolojileri de yerli ve milli olarak geliştirmeyi başarabilmeliyiz. Bugün dünyada 10 bin çalışan başına 140 endüstriyel robot kullanılıyor, fakat bu bazı ülkelerde 10 bin çalışana bin endüstriyel robot seviyesine kadar yükselmiş durumda. Dolayısıyla aslında sanayide verimlilik yarışı tümüyle otonom sistemlerde, akıllı sistemlerde. Bizim mutlaka akıllı üretim sistemleri konusunda sanayi altyapımızı hızla dönüştürmeyi, ama bu dönüşümü de yerli teknolojilerle gerçekleştirmeyi başarmamız lazım.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-7-pDVGX2GR.jpg" /></p><p><strong>TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı sanayi hamlesi programını gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz. Bu program Türkiye’nin cari açık meselesini kalıcı şekilde ortadan kaldırabileceğine inandığımız bir yatırım programı. Biz geçtiğimiz dönemde Türkiye’nin yüksek düzeyde ithal ettiği, yıllık ithalatı 60 milyar dolar düzeyinde olan ve yıllık dış ticaret açığımız 51 milyar dolar düzeyinde olan 919 ürünü ve yenilikçi teknoloji başlıklarını kamuoyuyla paylaştık ve yatırımcılarımıza çağrıda bulunduk, bu ürünlere ve bu ileri teknoloji başlıklarına yönelik araştırma-geliştirme ve yatırım projelerinizi bize getirirseniz, biz bu projelere stratejik yatırım teşvikleri sunacağız dedik.</p><p><strong>800’E YAKIN BAŞVURU</strong></p><p>Bu kapsamda 800’e yakın başvuru aldık, 185 projeyi hamle programı kapsamında destekleme kararı aldık. Bu projelerin toplam yatırım ve ar-ge büyülükleri 2,6 milyar dolar düzeyinde ve bu projeler tam kapasiteyle üretime geçtiğinde cari açığımızı yıllık 7 milyar doların üzerinde kapatma etkisi oluşturacak. Makine sektöründe, mobilite sektöründe, üretimde yapısal dönüşüm, sağlık ve kimya ürünleri, dijital dönüşüm başlıklarında bu 185 projenin hayata geçmesi Türk ekonomisinin hem cari açığı kapatacak şekilde önümüzdeki dönemde gelişimini sürdürmesini, hem de Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatını artırmasını beraberinde getirecek. Önümüzdeki dönemde de yine hamle programı kapsamında çağrılara çıkmaya devam edeceğiz.</p><p><strong>YERLİ ÜRETİM</strong></p><p>Bu programın bir özelliği şu: Çok titiz bir değerlendirme yapıyoruz, özellikle yatırımlarda ölçek ekonomisi oluşmasını çok önemsiyoruz. Çok kısa bir hatıramızı anlatayım. Türkiye’nin alanında en büyük şirketi yıllık 200 milyon dolar düzeyinde ithal ettiğimiz bir ürünü yerli olarak üretmek için bu programa başvurdu. Biz de projeyi değerlendirdik, gerçekten o ürünün yerlileşmesini çok kıymetli buluyorduk, o yüzden de o ürünü zaten öncelikli ürün listemize koymuştuk. Fakat projeyi değerlendirdiğimizde gördük ki, olması gerekenden çok daha küçük ölçekli planlanmış yatırım ve dünyadaki rakipleriyle mukayese ettiğimizde bir rekabet gücü elde etmesi kolay görünmüyor. Aslında çok da güçlü bir şirketimiz, kendilerine yatırım ölçeğini 4 misline çıkarmalarını teklif ettik, tam pandeminin 2-3 ay öncesinden bahsediyorum. Fakat kendileri bu teklifimizi kabul etmedi, bizim planımız bu dedi. Biz de kendilerine bu plan kapsamında yapacakları yatırımın rekabetçi ve sürdürülebilir olmayacağını söyledik ve başvuruyu ret ettik. Muhtemelen bu şirket ilk kez herhangi bir başvurusu için ret almıştır. Üzülerek ret ettik aslında, yani biz bu yatırımı arzu ediyorduk, ama ölçek konusunda el sıkışamadık. Çok değil, 6 ay sonra biz bir sonraki çağrımızda yine o ürüne yer verdik, çünkü o ürünün yerlileşmesini önemsiyoruz. Fakat bir şey olmuştu, bu dönemde pandemi başlamıştı ve küresel tedarik zincirlerinde güçlükler ortaya çıkmaya ve Türkiye gibi ülkelerin aslında pandemi sonrası dönemde yeni fırsatlar elde edeceğine ilişkin öngörüler yüksek sesle konuşulmaya başlanmıştı. Ve bu kez ikinci çağırımızda yine aynı şirket yine aynı ürün için başvuru yaptı, biz ilk başvurusunda 4 misline çıkarmasını bekliyorduk, şirketin, fakat kendileri kabul etmemişti, bu kez 7 misli kapasiteyle bize geldiler, biz de memnuniyetle kendilerini destekledik ve o yatırım şimdi tamamlanmak üzere.</p><p><strong>ÜRETMEYE YÖNELİK KAPSAMLI DESTEK VE TEŞVİK</strong></p><p>Bu program aslında sanayi politikamızın önümüzdeki dönemde nasıl süreceğinin de işareti. Yani önümüzdeki dönemde biz nokta atışı, Türkiye’nin yüksek düzeyde cari açık vermekte olduğu ya da eğer bugün gerekli araştırma-geliştirme projelerini ve yatırımları gerçekleştirmezsek hemen 3-5 sene sonra cari açık listelerine en üst sıralardan girebilecek ürünleri Türkiye’de üretmeye yönelik kapsamlı bir destek ve teşvik programı.</p><p><strong>YATIRIM TAAHHÜTLÜ AVANS KREDİSİ</strong></p><p>Yatırım taahhütlü avans kredisinin bu dönemki versiyonu, yani yaklaşık işte 40 gün kadar önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’yla birlikte aslında kamuoyuna duyurduğumuz versiyonu bu programdan neşet etti. Yani biz Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda tüm paydaşlarımıza teknoloji odaklı sanayi hamlesi programımızı, bu programın bakış açısını, uygulamalarını, buradaki gerçekleşmekte olan projelerin Türkiye ekonomisine yaratacakları potansiyel etkiyi anlattık ve önümüzdeki dönemde YTAK programının da teknoloji odağıyla gerçekleşmesi konusunda hemfikir kaldık.</p><p><strong>LİDER MİLLİ TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİ</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde Türkiye’den lider milli teknoloji girişimleri çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye bunu Türkiye’nin Otomobili projesiyle aslında tecrübe etti, çok zor görünen bir alandı. Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakanlığı döneminden itibaren aslında Türkiye’nin bir milli marka otomobili olması gerektiğini yüksek sesle dillendirmeye başlamıştı. Hatırlarsanız 2011 yılında Türkiye’de 500 bin otomobil satıldı ve bu rakam artık Türkiye’nin kendi iç pazarının da aslında çok önemli bir düzeye geldiğine işaret etmişti.</p><p><strong>CUMHURBAŞKANIMIZ TÜRK SANAYİNE BİR ÇAĞRI YAPTI</strong></p><p>Sayın Cumhurbaşkanımız Türk sanayine bir çağrı yaptı, gelin Türkiye’nin kendi markasını birlikte üretelim, böylelikle bu alanda yeni bir adıma hep birlikte imza atalım dedi. Aslında zannediyorum dünyanın neresinde bir hükümet başkanı böyle bir çağrı yapsa, güçlü şekilde bu projeyi destekleyeceğini duyursa, o ülkede sanayicilerin hızla harekete geçmesi beklenir. Ama maalesef şu bir gerçek ki, Türk sanayi akameti uğratılmış hikayeler tarihi gibi aslında ve belki de bu akamete uğratılmış hikayeler bir öğrenilmiş ya da öğretilmiş çaresizliği ortaya çıkarmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımızın o dönemde ortaya koyduğu bu çağrıya sanayicilerimiz çok uzun bir dönem olumlu bir yanıt vermediler. Hatta mesele hatırlayın babayiğit arayışına dönüştü, yani bu işi yapacak bir babayiğit ya da birkaç babayiğit çıkmayacak mı sorusu ortaya çıktı.</p><p><strong>5G ÖNEMLİ BİR HEDEF</strong></p><p>Burada önümüzde haberleşme tarafında 5G önemli bir hedef, çünkü 5G hem çok sayıda nesnenin internete bağlı hale gelmesi, hem gecikmesiz bağlantı imkanı, hem de yüksek hızlı bağlantı imkanıyla aslında pek çok alanda muazzam bir dönüşümü de beraberinde getirecek. Biz haberleşme teknolojilerinde tecrübe kazandık. Geçtiğimiz yıllarda bir milli firmamız olarak Ulak 4.5G haberleşme altyapısını Türkiye’de 3 binden fazla noktaya kurdu ve halihazırda da bu altyapı etkin şekilde kullanılabiliyor.</p><p><strong>UÇTAN UCA YERLİ VE MİLLİ 5G PROJESİ</strong></p><p>Aynı zamanda, bugüne dek TÜBİTAK tarafından verilmiş en büyük ar-ge desteğini uçtan uca yerli ve milli 5G projesi kapsamında bir araya gelen 20 Türk şirketinin 5G haberleşme altyapısı geliştirmesine sunduk. Bu projenin Ar-Ge safhası büyük ölçüde tamamlandı. Hedefimiz, önümüzdeki dönemde Türkiye 5G ve ötesi teknolojilere geçerken yerli ve milli teknolojileri kullanarak bu geçişin gerçekleşmesi. Tabi ki bu çok kolay değil, dünyada 5G alanında halihazırda rekabet gücü olan sadece birkaç firma var ve gelişmiş kabul edilen Batı ülkeleri dahi bu yarışta neredeyse havlu atmış durumda. Biz özellikle 5G’nin dikey uygulamalarına ilişkin uygulamaları da kapsamak üzere halen bu alanda fırsat penceresi olduğunu düşünüyorum. Gerek sanayinin dijital dönüşümünde, gerek eğitim, sağılık gibi uygulamalarda yerli 5G projelerini önümüzdeki dönemde yaygınlaştırabileceğimizi umuyoruz. Ve şimdiye dek araştırma-geliştirme fazını tamamladığımız bu milli 5G projesini de önümüzdeki dönemde yatırımlarla birlikte sürdürmek istiyoruz.</p><p><strong>GÜNEŞ ENERJİSİ TEKNOLOJİLERİ</strong></p><p>Güneş enerjisi teknolojilerini ve rüzgâr enerjisi teknolojilerini de Türkiye için fırsat alanları olarak görüyoruz. Her iki alanda Türkiye’nin hem önümüzdeki dönemde kendi yatırımlarını gerçekleştirebilmek adına ihtiyaç duyduğu alanlar, hem de aslında Avrupa Birliği’ne ve diğer ülkelere yapabileceğimiz ihracat anlamında da bizim için önemli fırsatlar taşıyorlar. Güneş enerjisi tarafında 2035 yılına geldiğimizde, Türkiye’de kurulu kapasitenin 53 gigavat olmasını hedefliyoruz, biliyorsunuz hâlihazırda 10 gigavatlar düzeyindeyiz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-8-udxIftDj.jpg" /></p><p><strong>RÜZGAR ENERJİSİ</strong></p><p>Yine rüzgâr tarafında da 2035 yılına geldiğimizde kurulu kapasitenin 30 gigavatın üzerine çıkmasını hedefliyoruz. Aslında bu yıldan itibaren her yıl 5 gigavat düzeyinde güneş ve rüzgâr yatırımını Türkiye’de gerçekleştirmek zorundayız. Aynı zamanda Avrupa’da hâlihazırda 200 gigavat düzeyinde olan güneş enerjisi kapasitesinin 2030 yılına geldiğimizde 600 gigavat üzerine çıkması, yine hâlihazırda 250 gigavat düzeyinde olan rüzgâr kapasitesinin de 2030 yılına geldiğimizde 500 gigavat düzeyine çıkması öngörülüyor. Dolayısıyla bu alanda atacağımız adımlar hem Türkiye’de gerçekleşecek enerji yatırımlarının yerli teknolojilerle kurulmasını sağlayacak, hem de Türkiye’ye önümüzdeki dönemde yeni ihracat fırsatları doğuracak.</p><p><strong>GÜNEŞ PANELİ ÜRETİMİ</strong></p><p>Biz hâlihazırda güneş paneli üretiminde Avrupa’da 1’inciyiz, dünyada 4’üncüsüyüz. Önümüzdeki yıllarda dünya 2’ncisi olabileceğimizi değerlendiriyoruz. Rüzgâr türbini üretiminde ise gerek kule, gerek kanat, gerek jeneratör, neredeyse tüm aksanlarda üretim kapasitesine sahibiz ve Avrupa’da üretimde ilk 5 ülkeden biriyiz. Dolayısıyla mevcut milli kapasitemizi önümüzdeki dönemde bir milli rüzgâr türbini markasıyla taçlandırmak istiyoruz. Tıpkı Togg’da olduğu gibi, burada da bir milli markanın doğuşunun bizi hem ölçek ekonomisi yakalama anlamında güçlendireceğine, hem daha katma değerli ihracat fırsatlarını Türkiye’ye sunacağına, hem de yenilikçi teknolojilerle ilgili ar-ge ve inovasyon kabiliyetimizi arttıracağına inanıyoruz.</p><p><strong>ELEKTRİKLİ TRENLERİMİZİ YERLİ OLARAK ÜRETTİK</strong></p><p>160 kilometre/saat hızla giden elektrikli trenlerimizi yerli olarak ürettik, hâlihazırda bu trenler raylarda test süreçlerini tamamlamak üzere. Ama önümüzdeki dönemde özellikle yüksek hızlı tren alanında Türkiye, yatırım yapmaya devam edecek ve 15 yıl içerisinde Türkiye’de tüm raylı sistem araçlarına 100 milyar Euro’ya yakın yatırım gerçekleşecek. Bu alanda da gerek yüksek hızlı trenlerde, gerek lokomotiflerde, gerek metro ve tramvay araçlarında hâlihazırda sahip olduğumuz milli kapasiteyi yine Togg gibi bir milli markaya taşımaya arzu ediyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-9-EDlaKQ4Z.jpg" /></p><p><strong>BİYOTEKNOLOJİK İLAÇLAR</strong></p><p>Biyoteknolojik ilaçlar önümüzdeki dönemde öncelikli hedefimiz olacak, yılda 4 milyar dolara yakın ithalat yaptığımız bir ürün grubundan bahsediyoruz ve hâlihazırda 9 özel sektör firmamıza üretim kabiliyeti kazandırdığımız bir alandan bahsediyoruz. Burada da savunma sanayinde gerçekleştirdiğimize benzer programlarla uzun vadeli ar-ge ve yatırım projeleri planlayarak kamu alım garantileriyle özel sektörün üretim yatırımlarını tamamlamalarını sağlayacağız.</p><p><strong>UYDU TEKNOLOJİLERİ</strong></p><p>Uydu teknolojileri Türkiye için bir başka fırsat penceresidir, bu alanda dünyada bir paradigma değişimi yaşandı malumunuz. 10 yıl önce yılda 100 uydu uzaya gönderilirken, şimdi yılda 2 bin uydunun uzaya gönderildiği bir dönemdeyiz artık. Özellikle uyduları uzaya taşıyan roketlerin geri kazanılması, tekrar-tekrar vazife görebilir hale gelmesi aslında uzaya erişimi çok çok ucuzlattı, 10 yılda neredeyse 10’da bir düzeyine gelmiş maliyetlerden bahsediyoruz. Bu da özellikle alçak yörüngeye yüzlerce, binlerce uydunun gönderildiği bir döneme adım atmamızı sağladı. Türkiye, uydu alanında da önemli kabiliyetlere sahip.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-10-Bg6XpO8D.jpg" /></p><p><strong>UYDU GELİŞTİREN VE ÜRETEN BİR ÜLKEYİZ</strong></p><p>20 yıldır Türkiye’de uydu geliştiren ve üreten bir ülkeyiz. 2000’lerin başında BİLSAT Gözlem Uydusunda ortak üretimle başladık, RASAT’ı yerli olarak ürettik. Göktürk’ü ve nihayetinde İMECE’yi yerli ve milli olarak geliştirdik, ürettik. İMECE’de neredeyse tüm kritik alt sistemleri, elektro optik kamera dahil olmak üzere yerli ve milli olarak geliştirdik, ürettik. Metre altı çözünürlüklü olarak İMECE hâlihazırda Nisan ayından bugüne görevini sürdürüyor. Önümüzdeki yıl TÜRKSAT-6A’yı uzaya göndereceğiz ve böylelikle ilk milli haberleşme uydumuzu da üretmiş olacağız. Dünyada haberleşme uydularını yerli olarak geliştirebilen, üretebilen 10 ülkeden biri haline geleceğiz.</p><p><strong>YENİ NESİL UYDULAR</strong></p><p>Uzay ve uydu sistemlerinde Türkiye, 20 yıla varan bir deneyime sahip. Biz bu deneyimi yeni nesil uydulara taşımak istiyoruz ve mutlaka alçak yörüngedeki takım uydularında Türkiye’nin milli sistemlere sahip olması gerekliğini düşünüyoruz, aynı zamanda Milli Uzay Programımız kapsamında bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi dahil kritik uydu altyapılarını da yerli ve milli olarak geliştirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin aslında yeni nesil bir sanayi ve teknoloji politikasıyla hareket ettiğidir. Bu politikanın somut örnekleri savunma sanayi ve Togg’la bugüne dek gerçeğe dönüşmüş oldu. Önümüzdeki dönemde bu bakış açısıyla yeni adımlar atmaya, yeni projeleri Türkiye’ye kazandırmaya devam edeceğiz.</p><p><strong>300’E YAKIN NİTELİKLİ BİLİM İNSANI</strong></p><p>Bütün bunları yapabilmek adına Togg, hâlihazırda bugünün teknolojileri için çalışan ekibinin yanında geleceğin teknolojileri için çalışmak üzere Ankara’da bir araştırma merkezi kurdu ve burada bugün 300’e yakın nitelikli bilim insanı ve mühendis istihdam edildi. Bunların yarıya yakını Türk sanayinden aslında transfer edildi, bu da aslında savunma sanayinin teknolojideki dönüştürücü rolünün somut bir örneğidir. Savunma sanayinde kritik projelerde çalışmış, kabiliyet kazanmış, deneyim-tecrübe kazanmış mühendisler önümüzdeki dönemde Togg’un geleceğin teknolojilerini geliştirmesine güç katacaklar ve önümüzdeki dönemde biz Togg’la birlikte inşallah yeni nesil teknolojilerde yerli ve milli çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.</p><p><strong>KÜRESEL İŞ BİRLİKLERİ</strong></p><p>Sadece milli projelerle değil, Türkiye için stratejik alanlarda küresel yatırımları da beraberinde getirecek adımlarla yolumuza devam etmeyi hedefliyoruz. Özellikle veri merkezi yatırımlarında küresel iş birliklerini önemsiyoruz, önümüzdeki dönemde Türkiye’yi hiper ölçek veri merkeziyle buluşturmayı, böylelikle Türkiye’de dijital dönüşüm yatırımlarını hızlandırmayı amaçlıyoruz. Petrokimya, halen yılda 16 milyar dolar düzeyinde dış ticaret açığı verdiğimiz bir başlık. Burada önümüzdeki dönemde özellikle entegre petrokimya kümelenmelerini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Uluslararası yatırımları bu alanda harekete geçirmeyi hedefliyoruz.</p><p><strong>ÇİP TEKNOLOJİLERİ</strong></p><p>Yine çip teknolojileri önümüzdeki dönem de uluslararası yatırımlar tarafında önemli bir başlığımız olacak. Türkiye’de çip teknolojileri alanında milli kabiliyetlerimiz var özellikle savunma sanayi tarafında. SİHA’larımızda kullanılan akıllı mühimmatların fotodedektör çiplerini, yine radar sistemlerinde kullandığımız GaN çipleri hali hazırda yerli ve milli olarak geliştiriyoruz, üretiyoruz, kullanıyoruz. Zaten bunları yerli ve milli olarak geliştirmezsek dünyadan temin etmemiz de mümkün değil. Ancak önümüzdeki dönem de bu kabiliyeti endüstriyel alanlara transfer etmeyi hedefliyoruz.</p><p><strong>SENSÖR ÇİPLERİ</strong></p><p>TÜBİTAK bir uluslararası iş birliğiyle önümüzdeki dönem de Türkiye’de sensör çiplerinin üretilmesini sağlıyor olacak. 65 nanometre seviyesinde çipler Türkiye’de yerli olarak geliştirilecek ve üretilecek. Böylelikle hem beyaz eşya hem otomotiv sektöründe çip ihtiyacını karşılamaya dönük ilk adımı atmış olacağız. Ama tabii bugünün dünyasında 5 nanometre, 6 nanometre seviyesinde çiplerin yaygınlaştığı bir dönemdeyiz artık. Dolayısıyla, mutlaka bizim daha büyük ölçekli bir küresel yatırımı da Türkiye’ye kazandırma hedefimiz var.</p><p><strong>YATIRIMLARI TEŞVİK ETMEKLE KALMAYACAĞIZ</strong></p><p>Türkiye’de hali hazırda yatırım yapmış olan hem Batılı hem Koreli ve Japon markaların elektrikli araç yatırımlarını teşvik etmekle kalmayacağız, önümüzdeki dönem de Çin markalarının da Türkiye’de elektrikli araç yatırımları yapmasını sağlamaya dönük adımlar atacağız. Bu görüşmelerde de bunları açıkçası kendileriyle konuştuk. Türkiye’ye olan çok yüksek bir ilgi var, Türkiye tabii hem Avrupa Birliği Gümrük Birliğiyle hem 28 farklı ülkeyle imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmalarıyla 1,5 milyarlık bir kitleye erişim imkanı sağlıyor. Aynı zamanda hali hazırda muazzam bir tedarik ağı var otomotiv sektöründe, 200’e yakın firmamız var bizim doğrudan markalara tedarik sağlayan. Ve tabii nitelikli iş gücümüz ve sahip olduğumuz coğrafi konum her zaman yatırımcılar için Türkiye’yi ayrıcalıklı kılıyor. Hedefimiz önümüzdeki dönem de bu alanda en ileri teknolojileri geliştiren markaların Türkiye’ye yatırım yapmalarını sağlamak olacak.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-11-2z11bhGr.jpg" /></p><p><strong>SANAYİLEŞME İCRA KOMİTESİ</strong></p><p>Yeni nesil sanayi politikamızın önemli bir unsuru Sanayileşme İcra Komitesi. Malumunuz geçtiğimiz hafta da yılın ilk toplantısını gerçekleştirdik, Sayın Cumhurbaşkanımızın Başkanlığında Savunma Sanayi İcra Komitesi Savunma Sanayinde uzun dönemli planları ortaya koyan ve bu planlar kapsamında Türkiye’nin kritik ihtiyaçlarını milli projelerle karşılaması yönünde adımlar atan temel yönetim mekanizması. Biz savunma sanayi dışındaki alanlarda sağlık gibi, ulaştırma gibi, enerji gibi alanlarda yine Türkiye’nin kendi ihtiyaçlarını yerle çözümlerle, milli teknolojilerle karşılamasına dönük adımlar atmak üzere Sanayileşme İcra Komitesini kurduk. Bunun kuruluşu geçtiğimiz dönem de Sayın Cumhurbaşkanımızın kararnamesiyle gerçekleşmiş oldu. Bu dönem de Sanayileşme İcra Komitesi faaliyetlerine başlayacak. Uzun vadeli kamu alım planlamaları yapacak. Kamu Ar-Ge ihtiyaçlarını planlayacak ve yönlendirecek. Kamu alımlarında ihale şartnamelerinde yerli ve milli ürünlerin haksız rekabetle karşılaşmaması için gerekli tedbirleri alacak. Aynı zamanda milli ürün tedarikçilerinin uzun dönemli finansman imkanlarına erişmesini sağlayacak ve bütün bu süreçlerde kurumlar arası koordinasyonu da yönlendirecek. Sanayileşme İcra Komitesi de Türkiye’nin aslında yeni nesil sanayi ve teknoloji politikasının ana unsurlarından biri olacak.</p><p><strong>START-UPLAR, TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİ</strong></p><p>Teknoloji start-up’larını, teknoloji girişimlerini Türkiye’nin kalkınmasının öncüleri olarak görüyoruz. Yeni nesil dijital ekonomiyi teknoloji girişimleriyle büyütmeyi hedefliyoruz. Malumunuz hali hazırda Türkiye’nin 7 unicornu bizim değimimizle 7 turcornu var. Biz 2019 yılında Sanayi ve Teknoloji Stratejimizi ilan ettiğimizde Türkiye’yi turcornlarla buluşturacağımızı, yani milyar dolar değeri aşacak teknoloji girişimleriyle tanıştıracağımızı ifade etmiştik. O gün için Türkiye’nin milyar dolar değeri aşan bir teknoloji girişimi bulunmuyordu. Bugün ise gerek e-ticaret, gerek yazılım, gerek oyun sektörlerinde Türkiye’nin unicornları, turcornları var.</p><p><strong>100 BİN TEKNO GİRİŞİM HEDEFİ</strong></p><p>Önümüzdeki dönem de hem turcornlarımızın sayısını artırmaya hem de Türkiye’nin dört bir tarafında teknoloji girişimlerinin yükselmesini sağlayacak adımlar atmaya devam edeceğiz. 2030 yılına dek Türkiye’de 100 bin tekno girişimin kurulmasını sağlayacağız. Elbette bu süreçte Girişim Sermayesi Fonlarını güçlendirmeye devam etmeyi amaçlıyoruz. Halihazırda teknoloji ve inovasyon fonuyla, bölgesel kalkınma fonuyla, bölgesel girişim sermayesi fonuyla ve kalkınma ajanslarının girişim sermayesine yönelik fon çağrılarıyla Bakanlık kaynaklarımızı fonların fonu ve eş finansman yöntemleriyle teknoloji girişimlerine doğrudan sunma imkanına sahip olduk. Yani kamunun teknoloji girişimlerine desteklerinin TÜBİTAK ve KOSGEB’in hibe ve geri ödemeli destekleriyle sınırlı kalmamasını, tıpkı dünya örneklerinde olduğu gibi Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının Türkiye’de büyümesini sağlamış olduk   önümüzdeki dönem de bu adımları sürdüreceğiz.</p><p><strong>590 MİLYON LİRALIK YATIRIM</strong></p><p>Bugüne dek 590 milyon liralık yatırımla 182 girişimde 23 milyar lira sermaye kaynağına erişimi sağlamış olduk sadece son 4 yılda attığımız adımlarla. Önümüzdeki dönem de Türk teknoloji girişimlerinin büyümesi adına Girişim Sermayesi Fonlarına ilişkin bu katkılarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Son dönem de 1 milyar avro büyüklüğündeki NATO İnovasyon Fonuna ve 370 milyon avro bütçeli NATO Savunma İnovasyon Hızlandırıcısı DIANA programına da dahil olduk. Burada da özellikle dual teknoloji dediğimiz yani hem savunma alanında hem sivil alanlarda kullanılacak teknolojileri geliştiren şirketlerimizin hem küresel pazarlara hem de küresel yatırım fırsatlarına erişim imkanı bulmasını hedefliyoruz.</p><p><strong>YATIRIM TAAHHÜTLÜ AVANS KREDİSİ</strong></p><p>Yatırım taahhütlü avans kredisini, geçtiğimiz ay kamuoyuyla paylaştık. 1 milyar ve üzeri büyüklükteki yatırım projeleri için 284 üründen oluşan stratejik öncelikli ürün listesi ve 261 başlıktan oluşan teknoloji alanları listesini yayınladık. Bu aslında teknoloji odaklı sanayi hamlesi programındaki 919 üründen ve yenilikçi teknoloji alanından oluşan listemizi biraz daha daralttığımız, biraz daha teknoloji odağını yükselttiğimiz bir çalışma. Merkez Bankamız bu ürün ve teknolojilere yönelik 3 yıl içerisinde 300 milyar lira kredi tahsis edeceğini duyurdu. Tabii bu kredilerin hem uzun vadeli olması yatırımları destekleyici şekilde uzun vadeli olması hem de piyasa koşullarının çok altında faiz oranlarıyla yatırımcılara sunulacak olması çok değerli. Yüzde 15 ila yüzde 30 arasında faiz oranıyla ve 10 yıla varan vade imkanlarıyla bu krediler bu başlıklardaki yatırımlara sunuluyor olacak.</p><p><strong>YATIRIMCILAR İLK BAŞVURUYU BAKANLIĞIMIZA YAPACAKLAR</strong></p><p>Yatırımcılar ilk başvuruyu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yapacaklar. Bakanlıkta yaptığımız strateji ve teknoloji değerlendirmesi neticesinde elde ettikleri puanlarla bankalar aracılığıyla Merkez Bankası imkanlarına kavuşma olanağı bulacaklar. Bu Türk sanayinde ilk kez yüksek teknoloji odağında ortaya konmuş geniş çaplı finansman programıdır. Dolayısıyla inanıyoruz ki hem yüksek teknolojide ithal ikame fırsatını hem de önümüzdeki dönem de hali hazırda 7,5 milyar dolar düzeyinde olan ve hepimizin artmasını beklediğimiz yüksek teknoloji ihracatının yükselmesini sağlayacak.</p><p><strong>ÇOK YOĞUN BİR YATIRIMCI İLGİSİ VAR</strong></p><p>Çok yoğun bir yatırımcı ilgisi var şu anda programa gerek Bakanlığa gelerek, gerek bizimle yurt dışından ve yurt içinden bu arada iletişim kurarak yani bu yabancı sermayeye de açık bir program nihayetinde. Hatta yurt dışından finansman getirenlerin faiz oranları daha düşük olacak şekilde program kurgulandı. Dolayısıyla, önümüzdeki dönem de biz inanıyoruz ki bu her yıl 100 milyar lira olarak planlanmış 3 yıllık tahsis edilmiş miktar çok büyük bir hızla aslında talep edilmiş olacak yatırımcılar tarafından. Şu ana kadar 89 tamamlanan ve 146 devam eden başvuru toplamda 235 başvuru almış durumdayız.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-12-aTtKwbwh.jpg" /></p><p><strong>TEKNOLOJİ YOL HARİTASI</strong></p><p>Yatırım teşviklerinde önümüzdeki dönem de hedef odaklı ve güdümlü bir sisteme geçeceğiz. Bakanlık olarak sunduğumuz yatırım teşviklerinden büyük ölçüde yararlanan firmalara tıpkı Togg’dakinde olduğu gibi teknoloji yol haritası zorunluluğu getireceğiz. Arzu ediyoruz ki, büyük ölçekli firmalarımız Bakanlığımızdan aldıkları teşviklerle, desteklerle gerçekleştirdikleri yatırımlarda Türkiye’yi teknoloji alanında geleceğe taşıyacak araştırma-geliştirme ve inovasyon projelerine de imza atsınlar. Önümüzdeki dönem hem teknoloji yol haritalarıyla hem üniversite, KOBİ ve startup iş birlikleriyle hem geliştirme altyapılarını Türkiye’ye kazandırarak hem de mesleki eğitim başta olmak üzere eğitime sundukları katkılarla büyük ölçekli firmaların aslında daha fazla sorumluluk üstlendiği bir dönem olacak ve biz de büyük firmalara yatırım teşvikleri sunarken bu yol haritalarını hazırlayacak ve böylelikle onlarla birlikte bu adımları atıyor olacağız.</p><p><strong>87 BİN 196 YATIRIMA TEŞVİK</strong></p><p>Bugüne dek 87 bin 196 yatırım için teşvik belgesi düzenlemişiz. Sadece 2023 yılında 1,2 trilyon lira yatırım tutarına sahip 15760 yatırım için teşvik belgesi düzenlemişiz ve bu yatırımlarla öngörülen ilave istihdam 345 bin kişi. Önümüzdeki dönem de yine bir başka önceliğimiz de yeşil ve dijital dönüşümü yatırım teşviklerinde daha güçlü şekilde gerçekleştirmek olacak.</p><p><strong>2.7 MİLYON İSTİHDAM</strong></p><p>2012 yılında mevcut yatırım teşvik sistemimiz uygulamaya geçmiş. 11 yılda 87 bin 196 yatırım teşvik belgesi düzenlemişiz. Bugünkü değerlerle 9 trilyon liranın üzerinde sabit yatırım ve 2.7 milyon istihdamın önünü açmışız. Sadece son yılda ise 1,2 trilyon lira sabit yatırımlı 15 binden fazla teşvik belgesi düzenlemiş ve 345 bin istihdamın önünü açmışız.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-13-InVrF7AI.jpg" /></p><p><strong>PLANLI SANAYİ BÖLGELERİ</strong></p><p>Planlı sanayi bölgeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının en önemli uygulamalarından biri. Türkiye’de hali hazırda sanayi alanlarına yüz ölçümümüzün yüzde 0,36’sını tahsis etmiş durumdayız. Avrupa ülkeleriyle, rakiplerimizle mukayese ettiğimizde bu oranın düşük olduğunu görüyoruz. Örneğin Almanya’da toplam yüzölçümünün sanayi alanlarına ayrılan kısmı yüzde 1,5 düzeyinde. Bizim çok hızlı bir şekilde Türkiye’de planlı sanayi alanlarını büyütmemiz gerekli, böylelikle hem sanayicinin ihtiyaç duyduğu yatırım yerine kolay erişimini sağlamalı, hem de ölçek ekonomisi yaratabilecek yatırımların önünü açmalıyız. Bunu yapabilmek için elbette şimdiye kadar olduğu gibi organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgeleri yatırımlarını sürdüreceğiz. Bu yıl 1654 hektarlık alanda 11 yeni organize sanayi bölgesi ilan ettik ve böylelikle 2023 sonu itibarıyla 115 bin hektar büyüklüğünde 360 OSB’ye ulaştık. Bu yıl en fazla endüstri bölgesi ilan ettiğimiz yıl oldu, 22 bin 986 hektar büyüklüğünde endüstri bölgesi ilan ettik.</p><div>KAYNAK: HABER7</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/">Bakan Kacır: Türkiye, uydu üreten 10 ülkeden biri olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Dereli&#8217;de sel sonrası yapılan yatırımlarla nüfus arttı</title><link>https://kamuhaberi.com/derelide-sel-sonrasi-yapilan-yatirimlarla-nufus-artti/</link><comments>https://kamuhaberi.com/derelide-sel-sonrasi-yapilan-yatirimlarla-nufus-artti/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sat, 09 Dec 2023 14:39:50 +0000</pubDate><category><![CDATA[YEREL HABER]]></category><category><![CDATA[Afet]]></category><category><![CDATA[Belediye]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=55726</guid><description><![CDATA[<p>Giresun'un Dereli ilçesinde yaşanan sel afeti sonrası yapılan yatırımlarla ilçenin nüfusu 3 binden 10 binlere yükseldi. Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, afet sonrası yapılan çalışmaların ilçenin görünümünü değiştirdiğini belirtti.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/derelide-sel-sonrasi-yapilan-yatirimlarla-nufus-artti/">Dereli&#8217;de sel sonrası yapılan yatırımlarla nüfus arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>Giresun</strong>&#8216;da 22 Ağustos 2020&#8217;de yaşanan sel afeti sonrası selden en fazla etkilenen ilçelerin başında gelen <strong>Dereli</strong>&#8216;de sel sonrası 3 binlere düşen nüfus ilçeye yapılan yatırımlar ile 10 binlere yükseldi.</p><p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, yaşanan afet sonrası yapılan yatırımların ilçenin görünümünü değiştirdiğini söyledi. Başkan Şenlikoğlu &#8220;Yaşanan afetin ardından ilçemizde Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ve bakanlarımızın katkılarıyla beraber devasa işler yapıldı. İlçe merkezimizdeki yenilenme, konutların yapılması ve belediyemize sağlanan kaynakların da iyi değerlendirilmesi sonucu önemli hizmetler gerçekleştirildi. Bunlar belediyemiz bütçesinin çok üzerinde hizmetlerdir. Belediyemiz sadece rutin yapması gereken işleri değil, vatandaşımızın burada istihdam edilmezi, daha konforlu yaşaması ve ekonomik olarak daha güçlü olmaları anlamında yatırımlar yapılmaktadır. Afetle beraber ilçemizden bir göç dalgası başlamıştı. Ancak ilçemize yapılan modern konutlar, altyapı, çevre düzenlemeleri göçü tersine çevirdi. Bununla beraber ilçemizdeki memurlar önceden il merkezine gidip gelirlerken şimdi ilçemizde ikamet etmeye başlamasıyla ilçe nüfusumuz artmaya başladı. Daha önceden 5-6 binlerde olan ve afet sonrası 3 binlere düşen ilçe nüfusumuz şimdi 10 binlere yaklaştı. Bu da afet sonrası kaynakların doğru kullanılarak ihtiyaç duyulan hizmetlerin yapıldığını gösteriyor. İlçemiz adına yeni ve güzel projelerimiz de var. Bu projelerin de hayata geçirilmesiyle ilçemiz insanlarının göç ettiği değil, dışardan göç alan bir ilçe haline geleceğiz&#8221; dedi.</p><p>Hayvancılığa katkı sağlayacak yatırım</p><p>İlçenin ekonomik ve sosyal hayatına katkı sağlayacak yatırımların da olduğunu anlatan Başkan Şenlikoğlu, &#8220;Sadece belediye sınırlarında değil, köylerimizde hatta komşu il ve ilçelerimize de hitap edecek canlı hayvan pazarı ve mezbahana yapımı tamamlandı. Özellikle yaylacılığın hakim olduğu ilçemizde canlı hayvan pazarının hayvancılığa önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Yine belediyemizin otoparklı ve içerisinde bilgi evi olan modern belediye hizmet binasının önümüzdeki günlerde açılışını gerçekleştireceğiz. İlçemizin ihtiyaçlarından birisi olan misafirhanesi, sosyal tesisinin de yapımı tamamlandı. Daha önce ilçe merkezinde sokak aralarında bina altlarında hem gürüldü hem de görüntü kirliliğine neden olan tamirhaneleri, atölyeleri de nihayet yapımını tamamladığımız küçük sanayi sitesine taşımaya başladık&#8221; diye konuştu. &#8211; GİRESUN</p><div>Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ekonomi</div><p>Haberler.com</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/derelide-sel-sonrasi-yapilan-yatirimlarla-nufus-artti/">Dereli&#8217;de sel sonrası yapılan yatırımlarla nüfus arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/derelide-sel-sonrasi-yapilan-yatirimlarla-nufus-artti/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>