
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Teknoloji - Kamu Haberi</title><atom:link href="https://kamuhaberi.com/etiket/teknoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link></link><description>Memurlar ve Kamudan Haberler</description><lastBuildDate>Sun, 20 Apr 2025 20:40:02 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-Favicon-32x32.png</url><title>Teknoloji - Kamu Haberi</title><link></link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Türkiye yapay zekada atılım yapacak! Kuantum bilgisayar entegre edilecek&#8230;</title><link>https://kamuhaberi.com/turkiye-yapay-zekada-atilim-yapacak-kuantum-bilgisayar-entegre-edilecek/</link><comments>https://kamuhaberi.com/turkiye-yapay-zekada-atilim-yapacak-kuantum-bilgisayar-entegre-edilecek/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sun, 20 Apr 2025 20:40:02 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Arf]]></category><category><![CDATA[Bilim]]></category><category><![CDATA[Süper Bilgisayar]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=71543</guid><description><![CDATA[<p>Türkiye, yapay zekadan daha aktif yararlanmak ve bilimsel çalışmalarını yeni basamaklara taşımak emeliyle ARF harika bilgisayarına "kuantum bilgisayar" entegre etmeye hazırlanıyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkiye-yapay-zekada-atilim-yapacak-kuantum-bilgisayar-entegre-edilecek/">Türkiye yapay zekada atılım yapacak! Kuantum bilgisayar entegre edilecek&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının &#8220;2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi&#8221; dokümanından derlenen bilgiye nazaran, yapay zeka teknolojileri, AR-GE ve inovasyon ekosisteminin temel yapı taşı olarak kabul ediliyor.</p><p>Başta &#8220;Türkçe Büyük Dil Modeli&#8221;ni geliştirmek olmak üzere hem bilimsel kapasitenin güçlendirilmesi hem de üretken yapay zeka modellerinin desteklenmesi için adımlar atılması planlanıyor. Bu alanda, Türkiye&#8217;de veri işleme ve yüksek başarımlı hesaplama kapasitesini güçlendirmek üzere <strong>&#8220;Yapay Zeka Süper Bilgisayar Yatırım Programı&#8221;</strong> öncelikli olarak ele alınacak.</p><p>Bu doğrultuda atılan adımlardan ilki yapay zeka ekosisteminin hızlı gelişimini desteklemek amacıyla başlatılan Süper Bilgisayar Yatırım Programı oldu. Bununla 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 312 GPU kartı ve 14 Petabayt yüksek başarımlı depolama alanına sahip Türkiye&#8217;nin en yüksek kapasiteli muhteşem bilgisayarı ARF, TÜBİTAK bünyesinde devreye alınmıştı.<strong> ARF muhteşem bilgisayarı, üst düzey 40 bin dizüstü bilgisayarın sağladığı hesaplama gücüne yakın bir kapasiteyle kullanıcılara bilimsel çalışmalarda çığır açacak yeni fırsatlar oluşturdu.</strong></p><p>Şimdi de ARF harika bilgisayarıyla entegre edilmek üzere bir kuantum bilgisayar alımı planlanıyor. Bu bilgisayar, harika iletken kubitlere dayalı bir mimariye sahip olacak ve en az 20 fizikî harika iletken kubit içerecek.</p><p>Üniversiteler, kamu ve özel bölümün yapay zeka teknolojileri geliştirmesi ve bunlara ahenk sağlayabilmesi ismine kıymetli bir altyapı olan ARF&#8217;ın mevcut kullanımının yaygınlaşması için yeni politika ve mekanizmalar oluşturulacak. Böylece Türkiye&#8217;nin yapay zeka konusunda atılım yapması bekleniyor.</p><p><b>TÜRKİYE&#8217;NİN SÜPER BİLGİSAYARLARI</b></p><p>ARF, Türkiye&#8217;nin bilgi sürece altyapısını güçlendirmek için yüksek başarımlı hesaplama ve bilgi depolama alanı sağlayan &#8220;Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı&#8221;nda (TRUBA) kullanıma açılmıştı.</p><p>TRUBA, özel dal, kamu ve üniversitelerin gereksinim duyduğu yüksek performanslı hesaplama kapasitesi sağlıyor. Direkt sıvı soğutma teknolojisine sahip ARF sistemi, Türkiye&#8217;de iklim modelleme, biyoteknoloji, temel bilimler, tıp bilimleri üzere hesaplamalı bilimler alanında akademi, kamu ve özel kesim araştırmacılarına hizmet veriyor, geleceğe yönelik yenilikçi tahliller geliştirilmesine imkan tanıyor.</p><p>Türkiye, TRUBA Bilgi Merkezi ve ARF Hesaplama Kümesi ile bilimsel araştırma yetkinliklerine yeni bir boyut kazandırıyor ve global ölçekte rekabet gücünü artırıyor.</p><p>TÜBİTAK bunun yanında, teknoloji ve araştırma ekosistemine, EuropHPC Programı kapsamında ortak olduğu İspanya&#8217;da kurulu MareNostrum5 altyapısına erişim imkanı sunuyor.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle TÜBİTAK ULAKBİM&#8217;in ortak olarak yer aldığı Türkiye, İspanya ve Portekiz&#8217;in katılımından oluşan konsorsiyum tarafından kurulan ve işletilen MareNostrum5 süper bilgisayarı, Kasım 2024&#8217;te açıklanan Top500 listesinde dünya sıralamasında 35&#8217;inci sırada yer aldı. MareNostrum5 sistemi EuroHPC Ortak Teşebbüsü erişim davetleri ve ulusal erişim müracaatlarıyla tüm kesimlerden araştırmacılara hizmet veriyor.</p><p>ARF kümesinin ikinci faz alımı olan yeni yapay zeka kümesi ARF-ACC sistemi ise yapay zeka teknolojileriyle çalışan araştırmacılar için hesaplama kaynağı sunuyor.</p><p><b>KAMU VE ENDÜSTRİYE &#8220;SÜPER BİLGİSAYAR&#8221; GÜCÜ</b></p><p>Ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının dayanağı ile TÜBİTAK’ın ortak olarak yer aldığı BSC Yapay Zeka Fabrikası (BSC-AIF), EuroHPC Ortak Teşebbüsü tarafından desteklenecek birinci 7 yapay zeka fabrikasından biri olarak kabul edildi.</p><p>MareNostrum5 sisteminin yapay zeka optimize harika bilgisayar olarak güncellenmesiyle sanayi ve kamu yapay zeka ekosisteminin ivmelendirilmesi hedefleniyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkiye-yapay-zekada-atilim-yapacak-kuantum-bilgisayar-entegre-edilecek/">Türkiye yapay zekada atılım yapacak! Kuantum bilgisayar entegre edilecek&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/turkiye-yapay-zekada-atilim-yapacak-kuantum-bilgisayar-entegre-edilecek/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>HONOR, yapay zekâ çağında yeni dönemi başlatıyor: “ALPHA PLAN”</title><link>https://kamuhaberi.com/honor-yapay-zeka-caginda-yeni-donemi-baslatiyor-alpha-plan/</link><comments>https://kamuhaberi.com/honor-yapay-zeka-caginda-yeni-donemi-baslatiyor-alpha-plan/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 05 Mar 2025 09:19:17 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Cihaz]]></category><category><![CDATA[Honor]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=69039</guid><description><![CDATA[<p>Açıklık ve iş birliği ile şekillenen bu üç aşamalı yol haritası, yeni nesil yapay zeka teknolojileriyle sektöre yön vermeyi ve insan odaklı inovasyonla geleceği dönüştürmeyi hedefliyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/honor-yapay-zeka-caginda-yeni-donemi-baslatiyor-alpha-plan/">HONOR, yapay zekâ çağında yeni dönemi başlatıyor: “ALPHA PLAN”</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel teknoloji markası HONOR, akıllı telefon üreticisinden, dünya çapında lider bir yapay zekâ cihaz ekosistemi şirketine dönüşümünü hedefleyen yeni kurumsal stratejisini duyurdu: <strong>HONOR Alpha Planı</strong>. Vizyoner üç aşamalı bu plan, HONOR’un yapay zekâ çağında akıllı dünyayı şekillendirme yolundaki cesur adımlarını ortaya koyuyor. Şirket, sektöre açık ve değer paylaşımına dayalı bir ekosistem inşa ederek insan potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı ve nihayetinde tüm insanlığa fayda sağlamayı amaçlıyor.</p><p><strong>HONOR CEO’su James Li</strong>, konuyla ilgili olarak;“Yapay zekâ devrimi, cihaz endüstrisinin paradigmasını yeniden şekillendirirken, üretkenliğimizi, toplumumuzu ve hatta kültürümüzü her zamankinden daha fazla dönüştürecek. Yapay zekâ teknolojisinin beraberinde getirdiği zorluklara karşı birlikte çözümler üretirken, sunduğu sınırsız fırsatları da keşfetmeye davet ediyorum. Aynı zamanda, bu heyecan verici yapay zekâ çağını tam anlamıyla benimseyebilmemiz için sektörün gerçekten açık bir ekosistem oluşturmasını teşvik ediyorum. Gelin, bunu birlikte başaralım.” dedi.</p><p><strong>HONOR ALPHA PLAN</strong> ismi, taşıdığı güçlü sembolik anlam nedeniyle seçildi. Yunanca alfabenin ilk harfi olan <strong>“Alpha”</strong>, HONOR’un teknolojik mükemmeliyet arayışındaki kararlılığını simgeliyor. Aynı zamanda, küçük harf <strong>“α”</strong>, birleşim noktasında Çince’de <strong>“insan”</strong> anlamına gelen <strong>人</strong> karakterini andırıyor. Bu detay, HONOR’un insan odaklı inovasyona olan bağlılığını vurgularken, Doğu ve Batı’nın kesişiminden doğan küresel vizyonunu da gözler önüne seriyor.</p><p><strong>HONOR ALPHA PLAN üç aşamadan oluşuyor</strong></p><p><strong>İlk adım,</strong> yapay zekâ destekli telefonların geliştirilmesiyle başlıyor. HONOR, yapay zekâ aracılarının (<strong>Agentic AI</strong>) çağına uygun olarak teknoloji sınırlarını yeniden tanımlıyor ve yapay zeka cihazları için yeni bir paradigma oluşturmak amacıyla iş ortaklarıyla birlikte çalışıyor. Bir sonraki aşamada, <strong>Fiziksel yapay zekâ</strong> (<strong>Physical AI</strong>) çağında, HONOR sektör sınırlarını genişleterek, yapay zeka ekosistemine yeni bir boyut kazandırıyor. Son olarak, <strong>Genel Yapay Zekâ</strong> (<strong>AGI</strong>) dönemine girildiğinde, HONOR insan potansiyelinin sınırlarını genişletmeyi ve medeniyetin gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.</p><p>Bu dönüşümün merkezinde yer alan <strong>akıllı telefon</strong>, insan potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için özel olarak tasarlanmış <strong>insan odaklı yapay zekâ</strong> ile donatılıyor. HONOR’un açılış konuşmasında sergilenen bu öncü yapay zekâ teknolojisi, geleceğe yön veren bir yenilik olarak dikkat çekiyor.</p><p><strong>Yapay Zekâ Aracıları Çağı için Öncü AI Teknolojisi</strong></p><p>HONOR, dünyanın ilk GUI tabanlı kişisel mobil AI ajanını geliştirerek akıllı teknolojinin sınırlarını genişletiyor ve günlük yaşamı daha konforlu hale getiriyor.</p><p>Google Cloud ve Qualcomm Technologies iş birliğiyle gerçekleştirilen bir teknoloji tanıtımında, <strong>HONOR AI ajanının</strong>, HONOR Takvimi&#8217;ne kaydedilen randevuları ve trafik bilgilerini analiz ederek üçüncü taraf bir hizmet aracılığıyla otomatik masa rezervasyonu yapmaya nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor. HONOR, bu gelişmiş yapay zekâ deneyimini yakın gelecekte uluslararası pazarlardaki cihazlarına entegre etmeyi hedefliyor.</p><p>HONOR, mobil fotoğrafçılığı AiMAGE ile dönüştürüyor. Bu, HONOR’un görüntüleme teknolojisi için geliştirdiği yeni bir marka. AiMAGE, cihaz-bulut yapay zeka modellerini destekleyen sektörün ilk çözümü olan AI Kernel ile güçlendiriliyor. Cihaz içi yapay zeka modeli, 1.3 milyar parametre ile çalışarak görüntü netliğini %50 oranında artırıyor. Bulut destekli yapay zeka modeli ise 12.4 milyar parametre ile daha güçlü hesaplama kaynakları kullanarak telefoto görüntülerin kalitesini büyük ölçüde iyileştiriyor. Bu yenilikçi teknoloji, HONOR’un mobil fotoğrafçılıkta yeni bir standart belirleme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.</p><p>AiMAGE&#8217;in bir diğer önemli bileşeni yapay zeka ekosistemi. HONOR, Google Cloud da dahil olmak üzere iş ortaklarıyla iş birliği yaparak, akıllı telefonlarına daha sezgisel yapay zeka özellikleri entegre ederek görüntüleme çözümlerinin çok yönlülüğünü artırmaya devam ediyor. Eski portreleri geri yüklemek için geliştirilen yeni <strong>AI Upscale</strong> özelliği, Mart ayından itibaren Snapdragon® 8 Elite Mobile Platform tarafından desteklenen HONOR Magic7 serisine kademeli olarak sunulacak.</p><p>Bunun yanı sıra HONOR, dünyanın ilk tam ekosistem dosya paylaşım teknolojisini tanıtıyor. Bu teknoloji sayesinde kullanıcılar, dosyalarını tek bir iOS veya Android cihazına ya da birden fazla cihaza ultra yüksek hızlarla aktarabiliyor. Ayrıca HONOR, <strong>AI Deepfake tespiti</strong> özelliğini yakında uluslararası pazarlarda en yeni amiral gemisi telefonları ve katlanabilir telefonlarında kullanıma sunmayı hedefliyor.</p><p><strong>Küresel Ortaklarla Açık ve Değer Paylaşan Bir Ekosistem Yaratmak</strong></p><p>HONOR CEO’su James Li, “Fiziksel yapay zeka çağına geçerken, sektör sınırlarını açmamız ve yapay zeka ekosistemi için yeni bir paradigma ortaklaşa yaratmamız gerekiyor” dedi. Stratejik planının ikinci aşamasına ulaşmak için HONOR, sektörü daha geniş bir cihaz yelpazesinde yapay zeka yeteneklerini açmaya davet ediyor. Bu adımla, küresel ortaklarla birlikte değer paylaşımına dayalı bir ekosistem oluştururken kesintisiz iş birliğini mümkün kılmayı hedefliyor.</p><p>Bu taahhüdün bir göstergesi olarak HONOR, bu girişimi desteklemek amacıyla önümüzdeki beş yıl içinde 10 milyar USD’den fazla yatırım yapacağını duyurdu. Li, “Sonunda, insan potansiyelinin sınırlarını genişletecek ve Genel Yapay Zeka (AGI) çağında medeniyet için yeni bir paradigma ortaklaşa yaratacağız. Karbon bazlı yaşam ile silikon bazlı zekanın birlikte varlığını gözlemleyeceksiniz. Bu yüzden hepimizin, insan potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için birlikte çalışması gerekiyor. Ancak o zaman gerçekten zeki bir dünyayı kucaklayabiliriz” diyerek planının üçüncü ve son aşamasını vurguladı ve herkesi HONOR&#8217;un bu vizyonuna katılmaya davet etti.</p><p>Google Cloud, Qualcomm Technologies, Inc., CKH Group, Orange, Telefónica ve Vodafone&#8217;dan temsilciler, HONOR CEO’su James Li ile sahnede yer alarak bir tree-lighting ceremony gerçekleştirdi. Yapay zekâ ekosistemini ve yapay zeka cihazlarını simgeleyen ışık ağacının aydınlatılmasıyla, bu tören endüstri ortaklarının tüketicilere dünya çapında hizmet verecek yapay zeka cihaz ekosistemini ortaklaşa geliştirme konusundaki iş birliğini gözler önüne serdi.</p><p>Alex Katouzian, Qualcomm Technologies, Inc. Mobil, Hesaplama ve XR, Giyilebilir Teknolojiler Grup Genel Müdürü, &#8220;Bugün, HONOR, yapay zekanın cihaz kullanıcı deneyiminin her yönünü destekleyeceği bir gelecek için cesur bir yeni vizyon sundu. HONOR ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyoruz; teknolojimizi entegre ederek, yapay zekâ cihazlarının bir sonraki neslini güçlendirmeyi hedefliyoruz,&#8221; dedi.</p><p>Alex Katouzian, Qualcomm Technologies, Inc. Mobil, Bilgi İşlem ve XR, Giyilebilir Teknolojiler Grup Genel Müdürü, “Bugün HONOR, yapay zekanın cihaz kullanıcı deneyiminin her yönünü destekleyeceği bir gelecek için cesur bir vizyon sundu. HONOR ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyoruz. Teknolojimizi entegre ederek yapay zekâ cihazlarının bir sonraki neslini güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi.</p><p>Matt Waldbusser, Google Cloud Küresel Çözümler ve Tüketici Yapay Zekâ Genel Müdürü, “İş birliği, yapay zeka için açık ekosistemi bir araya getiren temel unsurdur. HONOR ve diğer endüstri ortaklarıyla bu dönüşümü birlikte şekillendirmekten büyük heyecan duyuyoruz. Google’ın Gemini AI modellerini HONOR çözümlerine derinlemesine entegre etmek için yakın bir şekilde çalışıyoruz. Bu sayede dünya çapındaki kullanıcılara daha önce mümkün olmayan yeni imkanlar sunmayı hedeflerken, aynı zamanda veri güvenliğini ve kullanıcı gizliliğini korumaya büyük önem veriyoruz.” dedi.</p><p>HONOR ALPHA PLAN’ın tüketici merkezli yaklaşımını vurgulamak amacıyla, şirket AB pazarından başlayarak HONOR Magic serisi için yedi yıl boyunca Android işletim sistemi ve güvenlik güncellemeleri sağlamayı taahhüt ediyor.</p><p>Bununla birlikte HONOR, sürdürülebilirlik hedeflerini hızlandırarak, <strong>2040 yılına kadar operasyonel karbon nötrlüğüne ulaşmayı</strong> taahhüt etti. Bu, şirketin ilk belirlediği hedeften <strong>beş yıl önce</strong> karbon nötrlüğüne ulaşma yolunda önemli bir adım anlamına geliyor. Ayrıca, <strong>2050 yılına kadar tüm tedarik zinciri ve ürünlerinde karbon nötrlüğüne ulaşma</strong> planını da açıkladı ve sürdürülebilir bir gelecek için kapsamlı bir yol haritası sundu.</p><p><strong>Yeni Ürün Tanıtımı</strong></p><p>MWC Barcelona 2025’te HONOR, uluslararası pazarlardaki tüketicilere daha fazla seçenek sunmak amacıyla bir dizi yeni ürün tanıttı;</p><p><strong>HONOR MagicBook Pro 14</strong> – Şık vine-leaf eğimli tasarımı ve hafif yapısıyla öne çıkan bu AI destekli dizüstü bilgisayar, HONOR Turbo X teknolojisi ile güçlü performans ve rekor seviyede batarya ömrü sunuyor.</p><p><strong>HONOR Pad V9</strong> – Ultra ince tasarımı, 2.8K HONOR Eye Comfort Display teknolojisi ve sektörün en güçlü bataryalarından biri ile uzun süreli AI destekli öğrenme ve ofis deneyimi sağlıyor.</p><p><strong>HONOR Watch 5 Ultra</strong> – Premium tasarımı ve akıllı teknolojiyi bir araya getiren bu akıllı saat, aktif kullanıcıların fitness yolculuklarını takip etmeleri için 15 güne kadar batarya ömrü sunuyor.</p><p><strong>HONOR Earbuds Open</strong> – Ergonomik tasarımı, güçlü ses performansı ve yapay zeka destekli çeviri ile anlık tercüme özellikleri sayesinde kullanıcı deneyimini en üst seviyeye taşıyor.</p><p>HONOR, bu yeni ürünleriyle yapay zekayı günlük hayata entegre ederek kullanıcılara daha akıllı, verimli ve konforlu bir teknoloji deneyimi sunmayı hedefliyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/honor-yapay-zeka-caginda-yeni-donemi-baslatiyor-alpha-plan/">HONOR, yapay zekâ çağında yeni dönemi başlatıyor: “ALPHA PLAN”</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/honor-yapay-zeka-caginda-yeni-donemi-baslatiyor-alpha-plan/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Turkcell ve ULAK&#8217;tan yerli ve milli 5G iletişim altyapısı için işbirliği</title><link>https://kamuhaberi.com/turkcell-ve-ulaktan-yerli-ve-milli-5g-iletisim-altyapisi-icin-isbirligi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/turkcell-ve-ulaktan-yerli-ve-milli-5g-iletisim-altyapisi-icin-isbirligi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 05 Mar 2025 09:18:15 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Turkcell]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><category><![CDATA[Ulak]]></category><category><![CDATA[Ürün]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=69020</guid><description><![CDATA[<p>Turkcell ile ULAK Haberleşme, Barselona'da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi'nde (Mobile World Congress-MWC), yeni nesil yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi için stratejik bir protokole imza attı.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkcell-ve-ulaktan-yerli-ve-milli-5g-iletisim-altyapisi-icin-isbirligi/">Turkcell ve ULAK&#8217;tan yerli ve milli 5G iletişim altyapısı için işbirliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu&#8217;nun katılımıyla gerçekleştirilen törende imzalanan protokolle, Turkcell&#8217;in Türkiye çapında toplam 3 bin 250 sahasında, yerli ve milli baz istasyonu ULAK&#8217;ın 4.5G ve 5G destekli geliştirilen yeni nesil ürünlerinin kullanılması hedefleniyor.</p><p>Anlaşma kapsamında, Türkiye&#8217;de geniş bir coğrafyada aktif durumda bulunan tüm Turkcell ULAK 4.5G sahalarının yeni nesil ürünlerle modernizasyonun yapılması ve 3 bin 250 yeni nesil ULAK baz istasyonunun farklı bölgelerde devreye alınarak yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p><p>ULAK Haberleşme&#8217;nin geliştirdiği yeni nesil ürünler, Açık Radyo Erişim Şebekesi (Open RAN) mimarisini destekleyecek.</p><p>Turkcell, geleneksel sistemlere kıyasla daha açık, esnek ve uyumlu mimari sunan ULAK Haberleşme&#8217;nin Open RAN ürünlerini kullanarak, gelecekte daha verimli şekilde 5G şebekesini kurmayı planlıyor. Şirket bu sayede 5G teknolojisinin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajlarını daha geniş kitlelere sunmayı hedefliyor.</p><p><strong>&#8220;TÜRKİYE&#8217;NİN 5G ALANINDA SÖZ SAHİBİ OLABİLMESİ İÇİN ATILAN ÖNEMLİ BİR ADIM&#8221; </strong></p><p>Açıklamada, törendeki konuşmasına yer verilen Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, yapılan anlaşmanın Türkiye&#8217;nin yeni nesil iletişim teknolojileri ve 5G alanında söz sahibi olabilmesi için atılan önemli bir adım olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&#8220;Hedefimiz Türkiye&#8217;nin teknolojide üreten ülke olma yolculuğuna 30 yıllık tecrübemiz ve fikri sermaye birikimimizle katkıda bulunmak. 5G ve diğer bütün yüksek teknoloji üretim çalışmalarına bu gözle bakıyoruz. Yüksek teknolojiyi sadece kullanan taraf olmakla kalmayıp aynı zamanda bu alanlarda ürettiğimiz yerli ve milli çözümlerle dünyada söz sahibi olmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda Turkcell olarak gerek AR-GE ekibimizi gerekse sahadaki tüm imkanlarımızı seferber ederek 10 yıldan uzun bir süredir ULAK ile birlikte çalışıyoruz. Birlikte çıkmış olduğumuz bu yolda ULAK ile gelinen noktayı görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. İnanıyoruz ki Türk mühendislerinin bu alanda geliştireceği teknolojiler, dünya çapında da rekabet edebilecek güçte olacaktır.&#8221;</p><p><strong>&#8220;HEDEFİMİZ, 5G VE ÖTESİ İÇİN TÜRKİYE&#8217;NİN MARKASI OLMAK&#8221; </strong></p><p>ULAK Haberleşme AŞ Genel Müdürü Ruşen Kömürcü de bu süreçte yapılan yatırımların, gösterilen gayretlerin, AR-GE çalışmalarından ürüne dönüşmesinin, ülke açısından son derece önemli bir kazanım olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&#8220;Bu yolculuğun en başından itibaren ULAK Haberleşme&#8217;nin bugününe ve geleceğine inanan Turkcell&#8217;e teşekkür ediyorum. Bize verilen desteğin ve duyulan güvenin farkında, üstlendiğimiz sorumluluğun bilincindeyiz. 5G ve ötesi için Türkiye&#8217;nin markası olma hedefi ile yola çıkan ULAK Haberleşme, ekosistemi ile bu görevi gerçekleştirmek için azimlidir, birikimlidir ve hazırdır. Tüm paydaşlarımızla beraber uçtan uca iletişim ve bilişim şebekemizde yeni nesil milli haberleşme ürünlerimiz ile yer almak için var gücümüz ile çalışmaya devam edeceğiz.&#8221;</p><p><strong>BAKAN URALOĞLU&#8217;NDAN AÇIKLAMA</strong></p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBMM&#8217;de 5G denemesine ilişkin operatörlere imkan tanıdıklarını belirterek, &#8220;Bir operatörümüz kurulumunu yaptı. Muhtemelen cuma günü 5G&#8217;yi TBMM&#8217;de deneyimleyeceğiz ve TBMM&#8217;yi 5G ile tanıştırmış olacağız.&#8221; dedi.</p><p>Uraloğlu, İspanya&#8217;nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi&#8217;nde ULAK Haberleşme&#8217;nin, Turkcell ile &#8220;5G Yatırımları ve 4,5G Modernizasyonu İş Birliği Mutabakatı&#8221;, Türksat AŞ ile &#8220;Akıllı ulaşım Sistemlerinde 5 Nesil Mobil Haberleşme Altyapısı Tesisi ve İşletilmesi&#8221;, Türk Telekom ile de &#8220;5G Yatırımları ve 4,5G Modernizasyonu Alanında İyi Niyet Mutabakatı&#8221; alanlarında yaptığı işbirlikleri için düzenlenen imza törenine katıldı.</p><p>Buradaki konuşmasında, Türkiye&#8217;deki 5G ile ilgili çalışmalara değinen Uraloğlu, &#8220;İstanbul Havalimanı başta olmak üzere 34 yerde test kullanımları başlamıştı. Şimdi 4 büyük stadyumu kapsamaya aldık. İhalesini de bu yıl yaparak, 2026&#8217;da 5G kullanımını ülkemize getirmiş olacağız.&#8221; diye konuştu.</p><p><em>Uraloğlu, Turkcell ile ULAK Haberleşme&#8217;nin baz istasyonu alanında anlaşmasına refakat ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:</em></p><p>&#8220;Anlaşma akıllı ulaşım sistemlerinin önemli bir parçası olacak olan kara yollarındaki Hasdal İstanbul Havalimanı arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik kesimdeki yolun akıllandırılması. Akıllı ulaşım sistemlerinin uygulanmasıyla ilgili öncelikle Türksat ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında yapılan ve şimdide oraya 5G imkanı tanıyan ULAK Haberleşme ile Türkcell arasındaki anlaşma imzalandı. Bu ülkemizde ilk olacak, bakanlık olarak destekliyoruz. Bunu deneyimledikten sonra öncelikle ana arterler olmak üzere tüm ülkeye yaygınlaştıracağız.&#8221;</p><p>Bu sistemin daha güvenli bir trafik seyri ve daha yüksek kapasite sağlayacağını dile getiren Uraloğlu, bu uygulamanın sürücülerinin işini kolaylaştıracağını ve ilerleyen zamanda da otonom sürüşe geçileceğini vurguladı.</p><p>Uraloğlu, TBMM&#8217;de 5G denemesine ilişkin operatörlere imkan tanıdıklarını anlatarak &#8220;Bir operatörümüz kurulumunu yaptı. Muhtemelen cuma günü 5G&#8217;yi TBMM&#8217;de deneyimleyeceğiz ve TBMM&#8217;yi 5G ile tanıştırmış olacağız. Diğer operatörlerimiz de muhtemelen bu ay içinde sistemlerini kurmuş olurlar.&#8221; diye konuştu.</p><p>Haberleşme altyapımızın güçlenmesi, yerlileşmesi ve ileri teknolojiye uyum sağlaması adına önemli bir dönüm noktası oldu. Bu stratejik ortaklık daha güçlü, güvenli ve sürdürülebilir bir iletişim ağı oluşturma hedefimize katkı sağlayacak. Türkiye’nin haberleşme ekosisteminde yerli ve milli teknolojilerle bağımsızlığımızı pekiştirmeye devam ediyoruz.</p><p><strong>&#8220;ULAK İLE İŞ ORTAKLIĞIMIZI GÜÇLENDİRİYORUZ&#8221; </strong></p><p>Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal, ULAK baz istasyonunu sahasında adette en fazla kullanan ve yerlilik oranı en yüksek operatör olduklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>&#8220;6 ili ULAK&#8217;a teslim ettik. Ürün geliştirildiğinde en fazla kullanan operatör Türk Telekom olacak. Türkiye&#8217;yi uçtan uca bağlayan güçlü altyapımızı ve mobil şebeke ağımızı geliştirmek için yerli milli baz istasyonu ve ilgili ekipmanları ile beraber işbirliğimizi daha üst noktalara taşıma motivasyonuyla ULAK ile iş ortaklığımızı güçlendiriyoruz.&#8221;</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkcell-ve-ulaktan-yerli-ve-milli-5g-iletisim-altyapisi-icin-isbirligi/">Turkcell ve ULAK&#8217;tan yerli ve milli 5G iletişim altyapısı için işbirliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/turkcell-ve-ulaktan-yerli-ve-milli-5g-iletisim-altyapisi-icin-isbirligi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>TEKNOFEST 2025 Teknoloji Yarışmaları başvuruları başladı!</title><link>https://kamuhaberi.com/teknofest-2025-teknoloji-yarismalari-basvurulari-basladi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/teknofest-2025-teknoloji-yarismalari-basvurulari-basladi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 19 Feb 2025 08:53:22 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[2025]]></category><category><![CDATA[Başvuru]]></category><category><![CDATA[Teknofest]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Yarışma]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=67344</guid><description><![CDATA[<p>Bu yıl yeni adresi İstanbul olan TEKNOFEST, 45 milyon TL ödül ve 75 milyon TL'den fazla malzeme desteğiyle heyecanı yeniden zirveye taşıyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/teknofest-2025-teknoloji-yarismalari-basvurulari-basladi/">TEKNOFEST 2025 Teknoloji Yarışmaları başvuruları başladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Geleceğin teknolojilerini şekillendirmek isteyenler için yarışma başvuru süresi 20 Şubat&#8217;a kadar devam ediyor!</p><p>2025 yılında Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı&#8217;nın öncülüğünde düzenlenecek olan TEKNOFEST, bu kez İstanbul&#8217;da milyonlarca teknoloji meraklısını bir araya getirmeye hazırlanıyor.</p><p>Her yıl yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çeken ve Türkiye&#8217;nin en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapan TEKNOFEST, 2025 yılında 53 ana kategori ve 125 alt kategoride gerçekleştirilecek. TEKNOFEST 2025 Teknoloji Yarışmalarına başvurular, 20 Şubat&#8217;a kadar devam edecek.</p><p><b>53 FARKLI KATEGORİDE HEYECAN, TEKNOFEST İSTANBUL&#8217;DA</b></p><p>TEKNOFEST 2025&#8217;te, gençlerin heyecanla beklediği Roket Yarışması, Model Uydu Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışması, Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Havacılıkta Yapay Zeka Yarışması, Engelsiz Yaşam Teknolojileri Yarışması ve Blokzincir Yarışması gibi 53 farklı kategoride teknoloji yarışması sahne alacak.</p><p><strong>Bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak Su Altı Roket Yarışması, İnsansız Kara Aracı Yarışması, Uluslararası Çocuk Bilim Yarışması ve TEKNOFEST Mimari ve Görsel Tasarım Yarışması ilk kez başvuruya açılarak teknoloji tutkunlarına yepyeni fırsatlar sunacak.</strong></p><p>Yarışmalar, İstanbul merkezli olarak Marmara Bölgesi&#8217;nin farklı noktalarında gerçekleştirilecek ve teknoloji tutkunlarına benzersiz bir deneyim sağlayacak.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/02/teknofest-2025-teknoloji-yarismalari-basvurulari-basladi-0-uwJUlmO8.jpg" /></p><p><b>2018&#8217;DEN BUGÜNE TEKNOFEST TEKNOLOJİ YARIŞMALARI 4 MİLYON HAYALE İLHAM OLDU!</b></p><p>2018 yılından bu yana inovasyonun ve geleceği şekillendiren fikirlerin merkezi olan TEKNOFEST, bugüne kadar yaklaşık 4 milyon başvuruya ev sahipliği yaptı.</p><p>TEKNOFEST 2025&#8217;te de ilkokuldan lisansüstüne kadar her eğitim seviyesinden binlerce genç, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için farklı kategorilerdeki teknoloji yarışmalarına başvuru yapma fırsatı bulacak. İstanbul&#8217;da düzenlenecek TEKNOFEST 2025 kapsamında teknoloji yarışmalarına başvurular 20 Şubat&#8217;ta sona eriyor.</p><p><strong>Geleceğin mimarları arasında yer almak ve teknolojinin öncülerinden biri olmak için siz de başvurunuzu hemen yapabilirsiniz!</strong></p><p>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı&#8217;nın yürütücülüğünde, Türkiye&#8217;nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kurumları, medya kuruluşları ve üniversitelerin katkılarıyla düzenlenen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 2025 yılında İstanbul&#8217;da teknoloji severlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival coşkusunu ülkemizin her köşesine ulaştıran ve &#8220;ilklerin tek festivali&#8221; TEKNOFEST&#8217;in teknoloji yarışmalarına katılmak için www.teknofest.org adresinden başvurularınızı yapabilirsiniz.</p><div>KAYNAK: HABER7</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/teknofest-2025-teknoloji-yarismalari-basvurulari-basladi/">TEKNOFEST 2025 Teknoloji Yarışmaları başvuruları başladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/teknofest-2025-teknoloji-yarismalari-basvurulari-basladi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>6 aylık e-alışveriş haritasında dikkat çeken detaylar &#8211; Teknoloji Haberleri</title><link>https://kamuhaberi.com/6-aylik-e-alisveris-haritasinda-dikkat-ceken-detaylar-teknoloji-haberleri/</link><comments>https://kamuhaberi.com/6-aylik-e-alisveris-haritasinda-dikkat-ceken-detaylar-teknoloji-haberleri/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 17 Jul 2024 20:31:59 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/6-aylik-e-alisveris-haritasinda-dikkat-ceken-detaylar-teknoloji-haberleri/</guid><description><![CDATA[<p>Açıklanan verilere göre bu dönemde Türkiye’de en çok cilt bakım ürünleri satın alındı. Bu ürün grubunu kadın giyim, sofra ve mutfak, gıda ve içecek ürünleri takip etti. Akdeniz, Ege, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da giyim ve ayakkabı, Marmara ve İç Anadolu bölgesinde kozmetik ve kişisel bakım ürünleri en çok satılanlar arasında yer aldı. En [&#8230;]</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/6-aylik-e-alisveris-haritasinda-dikkat-ceken-detaylar-teknoloji-haberleri/">6 aylık e-alışveriş haritasında dikkat çeken detaylar &#8211; Teknoloji Haberleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Açıklanan verilere göre bu dönemde Türkiye’de en çok cilt bakım ürünleri satın alındı. Bu ürün grubunu kadın giyim, sofra ve mutfak, gıda ve içecek ürünleri takip etti. Akdeniz, Ege, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da giyim ve ayakkabı, Marmara ve İç Anadolu bölgesinde kozmetik ve kişisel bakım ürünleri en çok satılanlar arasında yer aldı. En çok satış yapan illerde Kocaeli, Bursa ve Aydın dikkat çekti. Toplam yaklaşık 2 milyon satıcı, 335 milyon ürünü kullanıcılarla buluşturdu. En çok sipariş veren şehirler İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya oldu.</p><p>E-ticaret platformu ile en fazla alışverişi yüzde 67 oranla kadın kullanıcılar gerçekleştirdi. Tüm kullanıcılar içerisinde 25-35 yaş aralığı, en çok alışveriş yapan yaş grubu olarak ön plana çıktı.</p><p>Gurme ve organik ürünler, bitki çayları ve granül kahve ile birlikte, geçen sene aynı döneme göre en fazla büyüme trendi gösteren ürün grubu olarak dikkat çekti. Geçtiğimiz seneye kıyasla bu yıl satışları yükselen diğer ürün grupları oto aksesuar, takı, ev tekstil ve parfüm oldu. Yüksek hava sıcaklıklarının 2024’te erken başlaması klima ve mayo ürün gruplarında satışları hızlandırdı.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/6-aylik-e-alisveris-haritasinda-dikkat-ceken-detaylar-teknoloji-haberleri/">6 aylık e-alışveriş haritasında dikkat çeken detaylar &#8211; Teknoloji Haberleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/6-aylik-e-alisveris-haritasinda-dikkat-ceken-detaylar-teknoloji-haberleri/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Yapay zekâ teknolojisi bu iPhone&#8217;larda olmayacak</title><link>https://kamuhaberi.com/yapay-zeka-teknolojisi-bu-iphonelarda-olmayacak/</link><comments>https://kamuhaberi.com/yapay-zeka-teknolojisi-bu-iphonelarda-olmayacak/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 26 Jun 2024 20:05:31 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/yapay-zeka-teknolojisi-bu-iphonelarda-olmayacak/</guid><description><![CDATA[<p>&#160; Yapay zekâ olmadan yeni teknolojik gelişmelerden bahsetmek artık neredeyse mümkün değil. Apple da bu yeni teknolojiyi cihazlarına entegre etmeye başladı. Hatta ChatGPT&#8217;ye benzer bir sohbet botu da dahil olmak üzere bazı özelliklerin güçlendirilmesine yardımcı olmak için OpenAI ile bir anlaşma imzalamıştı. Nihayet bu çalışmalarını da artık ortaya çıkarmaya başlayacak. Apple&#8217;ın pazartesi günü WWDC etkinliğinde [&#8230;]</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/yapay-zeka-teknolojisi-bu-iphonelarda-olmayacak/">Yapay zekâ teknolojisi bu iPhone&#8217;larda olmayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p><p>Yapay zekâ olmadan yeni teknolojik gelişmelerden bahsetmek artık neredeyse mümkün değil. Apple da bu yeni teknolojiyi cihazlarına entegre etmeye başladı.</p><p>Hatta ChatGPT&#8217;ye benzer bir sohbet botu da dahil olmak üzere bazı özelliklerin güçlendirilmesine yardımcı olmak için OpenAI ile bir anlaşma imzalamıştı. Nihayet bu çalışmalarını da artık ortaya çıkarmaya başlayacak.</p><p>Apple&#8217;ın pazartesi günü WWDC etkinliğinde yeni yapay zekâ özelliklerine sahip iOS 18&#8217;i tanıtması bekleniyor.<br />Ancak yapay zekâ özelliklerini her iPhone modelinde kullanmak mümkün olmayacak.</p><p>Bloomberg&#8217;in haberine göre de şirketin yeni yapay zekâ yazılımı &#8220;Apple Intelligence&#8221; olarak adlandırılacak, yeni özellikler bulut sunucularına bağlı kalmak yerine doğrudan iPhone&#8217;un çipleri tarafından desteklenecek. Yapay zekâ hizmetlerinden bazıları hâlâ bulut tabanlı bilişime dayanacak olsa da çoğu çipe dayanacak.</p><p>Peki hangi modeller yapay zekâ özelliklerinden yararlanabilecek?</p><p>E-posta yazma, özel emojiler ve ChatGPT benzeri bir sohbet botunun olmasının beklendiği iOS 18&#8217;in kullanılabilmesi için iPhone 15 Pro veya yakında çıkacak iPhone 16 serisi gerekebilir. iPhone 16&#8217;nın halka açık lansmanının ise sonbaharda yapılması bekleniyor.</p><p>Son zamanlarda ABD&#8217;de akıllı telefon pazarının zorlu olduğunu kabul eden CEO Tim Cook, bu adımıyla yeni üretken yapay zeka tekliflerinin büyük bir cihaz yükseltme döngüsünü teşvik etmesini umuyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/yapay-zeka-teknolojisi-bu-iphonelarda-olmayacak/">Yapay zekâ teknolojisi bu iPhone&#8217;larda olmayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/yapay-zeka-teknolojisi-bu-iphonelarda-olmayacak/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Elon Musk ve Jeff Bezos&#8217;un uzay kavgası yeniden alevlendi</title><link>https://kamuhaberi.com/elon-musk-ve-jeff-bezosun-uzay-kavgasi-yeniden-alevlendi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/elon-musk-ve-jeff-bezosun-uzay-kavgasi-yeniden-alevlendi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 26 Jun 2024 20:04:41 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/elon-musk-ve-jeff-bezosun-uzay-kavgasi-yeniden-alevlendi/</guid><description><![CDATA[<p>Tesla, SpaceX, Twitter gibi şirketlerin başında olan Elon Musk ve Amazon ile Blue Origin girişimleriyle öne çıkan Jeff Bezos yine karşı karşıya&#8230; İki milyarder uzay çalışmalarıyla ilgili son derece hırslı ve bu durum zaman zaman tartışmalarına neden oluyor. Son olarak Jeff Bezos&#8217;un roket şirketi Blue Origin, Federal Havacılık İdaresi&#8217;ne (FAA) geçtiğimiz günlerde sunduğu bir dosyada, [&#8230;]</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/elon-musk-ve-jeff-bezosun-uzay-kavgasi-yeniden-alevlendi/">Elon Musk ve Jeff Bezos&#8217;un uzay kavgası yeniden alevlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Tesla, SpaceX, Twitter gibi şirketlerin başında olan Elon Musk ve Amazon ile Blue Origin girişimleriyle öne çıkan Jeff Bezos yine karşı karşıya&#8230; İki milyarder uzay çalışmalarıyla ilgili son derece hırslı ve bu durum zaman zaman tartışmalarına neden oluyor.</p><p>Son olarak Jeff Bezos&#8217;un roket şirketi Blue Origin, Federal Havacılık İdaresi&#8217;ne (FAA) geçtiğimiz günlerde sunduğu bir dosyada, SpaceX&#8217;in roket fırlatmalarının yakındaki tesisler üzerindeki çevresel etkilerine ilişkin endişelerini dile getirdi.</p><p>Şirket ayrıca Starship-Super Heavy mega roketinin fırlatma, iniş ve diğer operasyonlarına bir üst sınır getirilmesini tavsiye etti, böylece etkisi yerel çevre, yerel operasyon personeli ve yerel topluluk üzerinde minimuma düşecekti.</p><h2>ŞİRKETİN ADIYLA ALAY ETTİ</h2><p>Musk Blue Origin&#8217;in sunduğu bu dosya karşısında X&#8217;te şunları yazdı: &#8220;SpaceX&#8217;in ilerleyişini kanun yoluyla engellemeye çalışmaları (üçüncü kez) hoş değil.&#8221;</p><p>Musk bir sonraki gönderisinde de &#8220;Sue Origin&#8221; diye yazarak, Bezos&#8217;un şirketinin adına gönderme yaptı.</p><p>Uzay alanında faaliyet gösteren Bezos ve Musk ilk defa karşı karşıya gelmiyor.</p><p>2013 yılında Blue Origin, NASA&#8217;nın Florida&#8217;daki Kennedy Uzay Merkezi&#8217;ndeki fırlatma rampalarından birini SpaceX&#8217;e kiralamayı seçmesinin ardından Hükümet Sorumluluk Ofisi&#8217;ne (GAO) şikayette bulundu, ancak GAO şikayetlerini reddetti.</p><p>Daha sonra 2014 yılında Blue Origin&#8217;e, roketin bir tekneye indirilmesini içeren yeniden kullanılabilir bir roket konsepti için patent verildi. ABD Patent ve Ticari Marka Ofisi, SpaceX&#8217;in patenti alınan teknolojinin 2009&#8217;da alınmış olduğunu belirtip protesto etmesinden bir yıl sonra patenti iptal etti.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/06/elon-musk-ve-jeff-bezosun-uzay-kavgasi-yeniden-alevlendi-0.jpg" /></p><p>Musk, Bezos&#8217;a cevp verse de SpaceX&#8217;in roket fırlatmalarının neden olduğu çevresel kaygıları işaret eden sadece Blue Origin değil. 2021&#8217;de Brownsville, Teksas sakinleri yakındaki SpaceX fırlatma rampasındaki roket patlamalarının çevre kirliliğinin kaynağı olduğunu söylemişti.</p><p>Brownsville sakini Bekah Hinojosa, &#8220;SpaceX patlamaları, nesli tükenmekte olan ocelot, aplomado şahini ve çok sayıda göçmen kuşa ev sahipliği yapan ekosistemlerimizi kirletiyor&#8221; demişti.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/elon-musk-ve-jeff-bezosun-uzay-kavgasi-yeniden-alevlendi/">Elon Musk ve Jeff Bezos&#8217;un uzay kavgası yeniden alevlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/elon-musk-ve-jeff-bezosun-uzay-kavgasi-yeniden-alevlendi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Uraloğlu: Kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-kendi-yazilimlarimizla-sayisiz-siber-saldiriyi-engelledik/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-kendi-yazilimlarimizla-sayisiz-siber-saldiriyi-engelledik/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 17 Jan 2024 20:23:59 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Ülke]]></category><category><![CDATA[Uraloğlu]]></category><category><![CDATA[Veri]]></category><category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=63969</guid><description><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Bugüne kadar kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik” dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-kendi-yazilimlarimizla-sayisiz-siber-saldiriyi-engelledik/">Bakan Uraloğlu: Kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, Ankara’da Bilgili Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) düzenlenen BTK Akademi Yapay Zekâ Zirvesi ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yapılan İmza Töreni’ne katıldı. Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Uraloğlu, Pençe Kilit Harekât Bölgesinde şehit düşen askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı askerlere ise acil şifalar diledi.</p><p>Bakan Uraloğlu, Ankara’da Bilgili Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) düzenlenen BTK Akademi Yapay Zekâ Zirvesi ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yapılan İmza Töreni’ne katıldı. Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Uraloğlu, Pençe Kilit Harekât Bölgesinde şehit düşen askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı askerlere ise acil şifalar diledi.</p><p><strong>ŞEHİTLERİMİZE MİNNET BORCUMUZU ‘ÇOK ÇALIŞARAK’ ÖDEYECEĞİZ</strong></p><p>Uraloğlu, 85 milyonun güven ve huzur içinde yaşaması için gözlerini kırpmadan şehit düşen askerlerin her birine Türk milletinin minnet borcu olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Bu borcu daha çok çalışarak, ülkemizi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına sokarak ödeyebiliriz. Ben şahsen güvenlik güçlerimizin mücadelesiyle savunma sanayi, teknoloji, bilişim ve akademi alanında yapılan çalışmaları birbirinden ayırt etmiyorum. Ülkemizin her alanda ileriye gitmesi bizim için asırlık hayallerimizin sembolü olan kızıl elmamız; Türkiye Yüzyılı hedeflerimize daha da yaklaşmak anlamını taşımaktadır.” dedi.</p><p><strong>YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİLERİNİN EKONOMİK BÜYÜKLÜĞÜ 250 MİLYAR DOLARI AŞTI</strong></p><p>İlk Sanayi Devriminden içinde bulunulan Dördüncü Sanayi Devrimine varıncaya kadar iş yapma, üretme felsefemizden araçları kullanma pratiklerimize birçok alanda büyük bir değişim yaşandığını kaydeden Uraloğlu, “Bugün üretim-tüketim dengesini sağlamak isteyen tüm sektörler nesnelerin internetini, kuantum bilgisayarları, bulut bilişimi, makineler arası iletişimi, blok zincir uygulamalarını ve bugünkü zirvemizin teması olan Yapay Zekâ Teknolojilerini konuşmaktadır.” diye konuştu.</p><p>‘Yapay zekâ teknolojilerinin, bir insanın yapabileceği birçok görevi daha fazla veriyle daha hızlı bir şekilde yapılmasına imkân tanıyor’ diyen Uraloğlu, “Sağlıkta; tıbbi teşhis ve tedavi süreçlerinde, ulaşımda; sürücüsüz araç teknolojilerinde, ekonomide; finans sektöründeki müşteri hizmetleri ve dolandırıcılık tespiti konularında, hukukta, tarımda, eğitimde, mimaride neredeyse hayatımızın her safhasında kullanılıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin dünya genelindeki ekonomik büyüklüğünün bu yıl 250 milyar doları aşması, 2030 yılında ise 1,8 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor.” şeklinde konuştu.</p><p><strong>YAPAY ZEKÂ’NIN BERABERİNDE GETİRDİĞİ BÜYÜK RİSKLERİ GÖRÜYOR ÖNLEM ALIYORUZ</strong></p><p>Yeni teknoloji ‘yapay zekâ’nın aynı zamanda büyük riskleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Uraloğlu, yapay zekâ projelerinin sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi için güçlü bir siber güvenlik altyapısına ihtiyaç olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Maalesef, yapay zekâların sunduğu imkânlar kötü niyetli kişiler, yabancı istihbaratlar ve terör örgütleri tarafından da kullanılabiliyor. Geçtiğimiz hafta Türk müziğinde, unutulmaz sesi ve yorumuyla iz bırakan rahmetli Zeki Müren’in sesinin yapay zekâ yardımıyla yeni bir parçayı seslendirmesi için kullanılmasına şahit olduk. Yine, geçtiğimiz yıl yapay zekâ yardımıyla Cumhurbaşkanımızın sesini taklit edip, bazı iş insanları ile üst düzey kamu yöneticilerini arayarak çıkar sağlamaya çalışan bir kişi oldu. Ama failleri süratle tespit edildi ve yakalandı.” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>‘YERLİ VE MİLLİ’ OLARAK GELİŞTİRDİĞİMİZ YAZILIMLARIMIZLA ‘SAYISIZ SİBER SALDIRIYI’ ENGELLEDİK</strong></p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Türkiye’nin dijital alanda güvenliğini sağlamaya odaklandıklarını kaydeden Uraloğlu, “Siber güvenlik konusunda Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz üzerinden ulusal ve uluslararası düzeyde iş birlikleri kurarak, siber tehditlere karşı etkin bir mücadele yürütüyoruz. Gururla altını çizmek istiyorum ki tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Bugüne kadar kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik.” açıklamasında bulundu.</p><p><strong>ÜÇ SANAYİ DEVRİMİNİ KAÇIRDIK, DÖRDÜNCÜSÜNÜ KAÇIRMAYA NİYETİMİZ YOK</strong></p><p>&#8216;Üç sanayi devrimini kaçırdık, dördüncüsünü kaçırmaya niyetimiz yok.’ diyen Uraloğlu, “Her şeyin birbiri ile iletişim halinde olacağı bağlantılı dünyanın yakıtı ‘veri’ motoru ‘yapay zekâ’ yolları ‘mobil iletişim’ şebekeleri olacaktır. Özel sektördeki ve kamudaki tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte var gücümüzle çalışacağız. Yapılan araştırmalara göre; bilişim alanında çalışanların yüzde 54’ü, veri mühendislerinin yüzde 35’i , veri güvenliği uzmanlarının yüzde 26’sı yapay zekâdan yararlanmaktadır. Pazar payının her geçen gün arttığı bu teknoloji için ülkeler de teknoloji yarışı içerisindedir.” diye konuştu.</p><p><strong>TÜRKİYE 193 ÜLKE ARASINDA 47. SIRADA</strong></p><p>Uraloğlu, Oxford Insight’ın 2023 yılında hükümetlerin kamu hizmetlerinde yapay zekâ kullanımı açısından ne kadar hazır olduğunu ortaya koymak amacıyla yayınlamış olduğu ‘hükümet yapay zekâ endeksi” raporuna göre; 193 ülke arasında Türkiye, 47. sıradadır. Güney ve Orta Asya ülkeleri arasındaki sıralamada ise 2. sıradadır.” dedi.</p><p><strong>ÜLKEMİZDE 250 VE ÜZERİ ÇALIŞANI OLAN GİRİŞİMLERİN YÜZDE 18,5’İ ‘YAPAY ZEKÂ’ KULLANIYOR</strong></p><p>Türkiye’de de yapay zekâ teknolojisine ilişkin girişimlerinde hızla arttığını kaydeden Uraloğlu, “TÜİK 2023 verilerine göre ülkemizde 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin yüzde 18,5’inin yapay zekâ teknolojilerini kullanmaktadır. Bunun yanı sıra TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü, belirlediği beş alanda ‘Yapay Zekâ̂ Ekosistem 2023 Çağrısı’nda bulunmuştur. Bu kapsamda 17 proje destek almıştır.” ifadelerine yer verdi.</p><p><strong>2020’DE 64 ZETABYTE OLAN VERİ HACMİ 2025’TE 181 ZETABYTE’A ULAŞACAK</strong></p><p>Dünyada üretilen, kopyalanan ve tüketilen verinin büyük bir hızla arttığına dikkati çeken Uraloğlu, “2010 yılında 2 Zetabyte, 2020’de 64 Zetabyte olan veri hacminin 2025’te 181 Zetabyte’a ulaşacağı öngörülmektedir. Yani sadece 15 yılda veri neredeyse 90 kat artmış olacaktır. 2028 yılında bu sektörün de dünya çapında 69 milyar dolar büyüklüğe erişmesi beklenmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Hitaplar sonrası Bakan Uraloğlu ve Yükseöğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr.Erol Özvar himayelerinde iki kurum arasında iş birliği protokolü imzalandı. Bakan Uraloğlu, imza töreni sonrası zirveye katılan öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Uraloğlu, öğrencilerle ‘yapay zeka’ teknolojileri hakkında sohbet etti, hatıra fotoğrafı çektirdi.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-kendi-yazilimlarimizla-sayisiz-siber-saldiriyi-engelledik/">Bakan Uraloğlu: Kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-kendi-yazilimlarimizla-sayisiz-siber-saldiriyi-engelledik/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>TOGG&#8217;un sedan modeli ne zaman satışa çıkacak? Bakan Kacır tarih verdi</title><link>https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 11 Jan 2024 22:24:41 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Destek]]></category><category><![CDATA[İhracat]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=62965</guid><description><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Togg'un sedan modelinin piyasaya çıkacağı tarih ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/">TOGG&#8217;un sedan modeli ne zaman satışa çıkacak? Bakan Kacır tarih verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye sanayisinin dünyanın bütün coğrafyalarına, bütün ülkelerine rekabetçi şekilde ihracat yapabilecek güçte olduğunu belirterek, “Özellikle son 5 yılda milli gelirimiz içerisinde hem toplam sanayinin hem imalat sanayinin payının yükseldiğini gözlemliyoruz. Tabii bizim için en gerek düşük, orta düşük, gerek orta yüksek, yüksek teknolojide 13 yıl boyunca pandemi dönemindeki 1-2 ay hariç neredeyse aralıksız bir yükseliş trendi var.” dedi.</p><p>Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, 2018’den bu yana özellikle yüksek teknolojide diğer teknoloji sınıflarından çok açık şekilde ayrışan bir yükseliş trendi olduğunu belirterek, “Bu da aslında son 22 yılda kurulmuş Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin ortaya çıkardığı en somut sonuçlardan biri. Yani elbette yüksek teknoloji ihracatında muazzam bir artış yakalamayı hedefliyoruz. Bizim için de en önemli parametrelerden biri, yüksek teknolojiyi dünyaya ne kadar ihraç ettiğimiz. Bugüne kadar yaptığımız Ar-Ge ve inovasyon yatırımları aslında yüksek teknolojide önemli ölçüde bir ithal ikame fırsatı da beraberinde getirdi ve nihayetinde yüksek teknoloji üretimi işte son 5 yılda artık görünür şekilde düşük teknolojili alanlardan ayrışarak ülkemizde daha hızlı büyümüş oldu.” dedi.</p><p><strong>TOGG SEDAN 2025’TE</strong></p><p>TOGG’un tanıttığı Sedan modeliyle ilgili açıklamalar yapan Bakan Kacır, “Ekim 2022’de Cumhuriyet Bayramımızda Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla ilk banttan iniş törenini gerçekleştirmiştik ve Mayıs 2023’ten itibaren Togg yollara çıkmayı başardı. Bir ön satış gerçekleştirdi Togg ve 177 bin talep aldı, ilk yıl 20 bin aracı teslim etmeyi hedeflediğini duyurdular, aslında ilk 8 ay demeliyiz, çünkü mayıs ayında başlamıştı teslimatlar ve yılsonu itibariyle 19 bin 589 araç yollara çıkmış oldu. Hem elektrikli araçlarda Togg pazar lideri oldu Türkiye’de, hem de ilk modeli olan T10X’in, yani C-SUV’nin kendi sınıfında lider olmasını sağladı. Hedef, 2025’te bu yeni modelin de satışa sunulması. Artık 2024’de C-SUV’nin satışları tabii üretim kapasitesinin artışıyla birlikte daha da artmış olacak. Bu yıl, geçen yılın 3 mislinden fazla Togg’un üretileceği öngörülüyor.” diye konuştu.</p><p><strong>YATIRIMLARA DESTEK</strong></p><p>KOSGEB eliyle KOBİ’lerin özellikle yatırım süreçlerinde desteklenmesi süreçlerini Bakanlık olarak yürütmeye devam ediyoruz. Verimlilik ve sürdürülebilirlik alanında yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm yatırımlarını desteklerken, bir yandan da özellikle son 3 yıldır başlattığımız uygulamalarla Türkiye’de teknoloji girişimciliğini finanse etmeye yönelik girişim sermayesi fonlarına ilişkin uygulamaları Bakanlık olarak sürdürüyoruz. Türkiye’nin tüm üretim envanteri, sanayi envanteri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tutuluyor. Türkiye’de tüm planlı sanayi bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinin kuruluş ve desteklenme süreçleri Bakanlığımızca sürdürülüyor.</p><p><strong>BÖLGESEL KALKINMA</strong></p><p>2018’den bu yana bölgesel kalkınma da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görev alanına dahil edilmiş oldu. Böylelikle Türkiye’nin tüm coğrafyalarını kapsayan 26 kalkınma ajansı ve GAP-DOKAP-DAP ve KOP bölge kalkınma idareleri de Bakanlığımız koordinasyonunda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu yönüyle bakıldığında aslında Türkiye’de tüm yatırım, istihdam, üretim süreçlerinde çok geniş bir sorumluluğu olan bir Bakanlıktan bahsediyoruz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı dediğimizde. Bütün bu görevlerin odağına biz milli teknoloji hamlesini koyduk, çünkü Türkiye’nin ancak kritik teknolojilerde tam bağımsızlığını tahkim ederek, yüksek teknoloji üreterek ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç ederek kalkınma hedeflerine ulaşabileceğine inanıyoruz. Ve bütün bu çalışmaları milli teknoloji hamlesinin aslında tamamlayıcı unsurları olarak değerlendiriyoruz.</p><p><strong>AR-GE VE İNOVASYON EKOSİSTEMİ</strong></p><p>Türkiye’de son 22 yılda adeta sıfırdan bir araştırma-geliştirme ve inovasyon ekosistemi inşa ettik. Bugün 1600’den fazla ar-ge ve tasarım merkezi var. Bu ar-ge ve tasarım merkezleri bugüne dek 70 binden fazla ar-ge projesi tamamladılar. Şu anda 17 bin 500’den fazla ar-ge projesini sürdürüyorlar ve bütün bu özel sektör ar-ge ve tasarım merkezleri Bakanlığımızca destekleniyor. Hem doğrudan bu ar-ge ve tasarım merkezlerini bünyesinde bulunduran şirketler hem de ar-ge ve tasarım faaliyetlerine katılan insan kaynağı Bakanlığımızın desteklerinden yararlanıyor.</p><p><strong>TEKNOPARK SAYISINDA ARTIŞ</strong></p><p>22 yıl önce sayısı sadece iki olan teknoparkları bugün 60’dan fazla şehrimizde 101’e yükselttik. Ve 101 teknoparkımızda bugün 10 binden fazla teknoloji girişimi yine araştırma-geliştirme çalışmalarını sürdürüyor ve bunlar 55 binden fazla Ar-Ge projesini bugüne dek Bakanlığımız desteğiyle tamamladılar ve hali hazırda eş zamanlı olarak bu 10 bin teknoloji girişiminde 15 binden fazla araştırma-geliştirme projesi devam ediyor. Türkiye’nin bugün 272 bine ulaşan bir ar-ge insan kaynağı var. 7 milyar doların üzerinde yüksek teknoloji ihracatı yapan bir ülkeyiz. Ve Türkiye’de bugün hayallerini projelere, projelerini teknoloji girişimlerine dönüştürmek gayretinde olan gençlerin eş zamanlı olarak başvurabileceği 60’dan fazla kuluçka ve hızlandırma programı ar-ge ve inovasyon ekosistemi tarafından sunuluyor.</p><p><strong>MUAZZAM BİR SIÇRAMA</strong></p><p>Bu yönüyle baktığımızda son 22 yılda araştırma-geliştirme ve inovasyona dair bütün istatistiklerde muazzam bir sıçramaya şahit oluyoruz. Ar-ge harcamalarının milli gelirimizdeki payı binde 5’ler düzeyinden, yüzde 1,3 düzeyine yükseldi. Özel sektörün Ar-Ge harcamalarındaki payı yüzde 29 seviyesinden yüzde 61 seviyesine yükseldi. Bugün artık Türkiye’de araştırma-geliştirmenin lokomotifi Türk özel sektörü.</p><p><strong>BİLİMSEL YAYINLAR BÜYÜK İVMEYLE HIZLANDI</strong></p><p>Bilimsel yayınların sayısı da eş zamanlı olarak büyük bir ivmeyle hızlandı. 2006 yılında Türkiye’de yaklaşık 15 bin bilimsel yayın varken, 2022’de bu sayı 48500’ün üzerine çıktı. Dolayısıyla, aslında hem bilimsel üretimde hem araştırma-geliştirmede Türkiye muazzam bir kapasite artışına şahit oldu. Bu kapasite artışı fikri mülkiyet alanında kendini gösteriyor. 2002 yılında bütün Türkiye’de 1 yıl boyunca yapılan patent başvurusu sayısı sadece 414, yani yaklaşık günde bir patent başvurusu yapılıyordu bütün Türkiye’de. Ve geçtiğimiz yıl bu sayı 9 bine yakın olarak gerçekleşti. Yani 20 mislinin üzerine çıkmış bir fikri mülkiyet kapasitesinden bahsediyoruz.</p><p><strong>TASARIM BAŞVURULARI</strong></p><p>2022 yılında tasarım başvurularında Türkiye Çin’den sonra dünya ikincisi olmayı başardı. Yerli tasarım tescil sayısı 2002’de 14 binlerdeyken, 2023’e geldiğimizde 54 binin üzerine çıktı. Yerli marka başvurusu sayısı 2002’de 28 bin 500 iken 2023’e geldiğimizde 168 binin üzerine yükseldi. Coğrafi işaretleri de çok önemsiyoruz. 2002’de sadece 24 coğrafi işaret tescil başvurusu alıyorken, 2023’te 338 coğrafi işaret başvurusu aldık. Ve bugün Türkiye’nin Avrupa Birliğinde tescilli 18 coğrafi işareti var. Biz özellikle 2023’te coğrafi işaretli ürünlerimizin AB tesciline odaklandık. Avrupa Birliği tescilli coğrafi işaret sayımızı 4’ten 18’e çıkarmış olduk geçtiğimiz yıl. İnşallah önümüzdeki dönem de 40’tan fazla ürünümüzü yine Avrupa Birliğinde coğrafi işaret tesciline kavuşturmayı hedefliyoruz.</p><p><strong>İHRACATIMIZIN LOKOMOTİFİ: İMALAT SANAYİ</strong></p><p>Bugün ihracatımızın lokomotifi Türkiye’de imalat sanayi. Geçtiğimiz yıl 255,8 milyar dolar olarak, biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımız 2023 ihracat rakamlarını kamuoyuyla paylaştı, 255,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, bunun 240,4 milyar doları imalat sanayi ürünlerinden oluşuyor. Bu yönüyle imalat sanayinin Türkiye’nin hem ihracatına hem de büyümesine etkisi çok yüksek.</p><p><strong>İNSANSIZ HAVA ARAÇLARINDA DÜNYA BİRİNCİSİ</strong></p><p>Bugün Türkiye malumunuz insansız hava aracında dünya birincisi, ama beyaz eşya, ticari araç, güneş paneli, çimento gibi alanlarda Avrupa birincisi bunun yanında. Yine demir-çelik üretiminde Avrupa’nın en iddialı ülkelerinden biriyiz, seramik, sağlık gereçlerinde Avrupa’nın en iddialı üretim ülkelerinden biriyiz. Pek çok alanda Türkiye hem Avrupa’nın, hem dünyanın üretim üssü.</p><p><strong>OTOMOTİV SEKTÖRÜ BİRİNCİ OLDU</strong></p><p>Geçtiğimiz yıl ihracatta imalat sanayi sektörleri içerisinde otomotiv sektörü yine birinci oldu, 35 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik otomotiv sektöründe. Yine kimya sektöründe 30,5 milyar dolar ihracatı yakaladık. Bu sektörler önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin ihracatında öncü sektörler olmayı sürdürecek.</p><p><strong>ROTAMIZ; YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM VE İHRACAT</strong></p><p>Tabi bizim rotamız yatırım, istihdam, üretim ve ihracat. Bu alanlarda Bakanlık olarak kritik teknolojilerde tam bağımsızlık, katma değerli üretim, nitelikli istihdam ve yüksek teknoloji ihracatını ana ödevlerimiz olarak görüyoruz. Burada tabi temel sanayi politikamızdaki yaklaşımın önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Biz savuma sanayinde, büyük bir başarı hikayesine imza attık ve bu başarı hikayesinin en görünür sonuçları, sadece Türkiye’de değil bütün dünyada da dikkat çeken, dikkatle takip edilen sonuçları insansız hava araçları alanında oldu. Türkiye 20. yüzyılın bir havacılık ülkesi olmasa da 20. yüzyılda üretilen binlerce uçağın, helikopterin neredeyse hiçbirinin üreticisi olmasa da, 2000’li yıllarda vakitlice insansız hava aracı alanında girişimlerin, yatırımların önünün açılması sayesinde çok hızlı netice aldı ve dünyada bugün en fazla ülkeye insansız hava aracı ihracatı yapan, harp paradigmasını değiştirecek sonuçları alabilecek insansız hava araçlarını geliştiren ülke olmayı başardı. Bayraktar TB-2, Bayraktar TB-3, Akıncı, Kızılelma, Anka, Anka-2, Anka-3, Aksungur sadece son 10 yılda Türkiye’nin gökyüzüyle buluşturabildiği insansız hava araçları oldu. Bu yönüyle her biri birbirinden farklı fonksiyonel özelliklere sahip insansız hava araçlarını peşi sıra gökyüzüyle buluşturabilen dünyada ikinci bir ülkenin olmadığını da ifade etmeliyiz.</p><p><strong>TERÖRLE MÜCADELEDE İHA’LAR</strong></p><p>Bu başarıyı mümkün kılan şey, aslında Türkiye’nin bu alanda paradigma değişimine odaklanması oldu. Yani 20. yüzyılda başka ülkelerin insanlı havacılıkta kat ettikleri mesafeyi, onların izinden giderek, onların yaptıklarını tekrar etmeye çalışarak gerçekleştirme çabası içinde olmak yerine, Türkiye havacılıkta paradigma değişimini erken gören ve buna yönelik hazırlıklarını, yatırımlarını, girişimlerini harekete geçiren bir ülke olarak -tabi bunda terörle mücadelede özellikle insansız hava araçlarına duyulan ihtiyacın da gerçekten önemli bir payı var ve insansız hava araçlarında terörle mücadelede elde etiğimiz başarıyı da her birimiz çok iyi biliyoruz-, bu alanda böylelikle Türkiye dünyanın önüne geçmeyi başardı.</p><p><strong>SAVUNMA SANAYİ İHRACATI</strong></p><p>Bizim sanayi politikamızın temelinde de aslında bu yaklaşım yer alıyor ve yer almaya devam edecek. Bakın, savunma sanayinde 2002 yılında 250 milyon dolar düzeyine ihracat yaparken, geçtiğimiz yıl savunma sanayi ihracatımız 5,5 milyar dolar düzeyine yükseldi. Yine savunma ve havacılık ciromuzu 2002’de 1 milyar dolarken geçtiğimiz yıl 12 milyar doların üzerine yükselttik. Bugün savunma sanayi projelerin sayısı 850’ye erişti, bu sayı 20 yıl önce sadece 62’ydi. Yine savunma sanayindeki projelerin toplam sözleşme bedelleri 5,5 milyar düzeyinden 90 milyar dolar düzeyine yükseldi.</p><p><strong>YATIRIM TEŞVİKLERİ</strong></p><p>Türkiye’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu ülkede taş üstüne taş koyan, katma değer üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan, ihracat potansiyeli taşıyan bütün yatırımlara hiçbir ayrım gözetmeksizin destek olmaya gayret ediyoruz. Birazdan yatırım teşviklerindeki rakamları detaylı olarak da sizinle paylaşacağım. Ama sadece bir rakam ifade edeyim, geçtiğimiz yıl biz Türkiye’de 15 binden fazla yatırıma teşvik belgesi düzenlemişiz. Dolayısıyla bu yatırımlar arasında herhangi bir ayrım yapmamız, taraflı davranmamız elbette söz konusu değil.</p><p><strong>KRİTİK TEKNOLOJİLER</strong></p><p>Savunma sanayini de açıkçası Türkiye için en kritik alanlardan biri olarak görüyoruz, hem milli teknoloji hamlesinin odağında görüyoruz savunma sanayini, çünkü kritik teknolojilerde tam bağımsızlık dediğimizde öncelikle aslında savunma sanayi alanında bağımsızlığı sağlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Biz savunma sanayinde bağımsızlığımızı tahkim edemeden bugünün dünyasında teknolojik bir bağımsızlıktan ve nihayetinde siyasi bir bağımsızlıktan elbette bahsedemeyiz. Dolayısıyla Türk savunma sanayinin gelişimi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak her zaman önceliğimiz oldu, olmaya da devam edecek. Ve bu alanda sadece Baykar’ı değil, yatırım gerçekleştiren tüm şirketleri bugüne dek çok güçlü şekilde destekledik. Aslında sunduğumuz desteklerden en asgari düzeyde istifade eden belki de Baykar olmuştur. Çünkü proje bazlı devlet destekleri kapsamında Türkiye’nin stratejik ve büyük ölçekli yatırımlarına çok geniş alanda destek ve teşvik sunma imkanına sahibiz, yatırım yeri tahsisinden sigorta primi desteklerine, vergi indiriminden enerji desteğine, faiz desteğine, nitelikli istihdam desteğine, gerek nakdi, gerek gayri nakdi pek çok desteği biz bugüne kadar proje bazlı devlet destekleri sistemimiz kapsamında Türkiye’de yatırım yapan yerli ve yabancı firmalara sunduk.</p><p><strong>BAYKAR’A HİÇBİR NAKDİ DESTEK SUNMADIK</strong></p><p>Baykar özelinde bir değerlendirme yapmak gerekirse, Baykar proje bazlı devlet desteklerindeki hiçbir nakdi destekten yararlanmayı talep etmedi, biz de Baykar’a hiçbir nakdi destek sunmadık. Yani Baykar’a sunduğumuz destekler vergi indirimlerinden Gümrük Vergisi, KDV ve Kurumlar Vergisi kolaylıklarından ve sigorta primi desteklerinden ibaret.</p><p><strong>15 BİNDEN FAZLA YATIRIM</strong></p><p>Bu arada sigorta primi desteklerinden de henüz şimdiye kadar henüz yararlanmamış Baykar. Yatırım yeri tahsisi sunmuşuz, ama Baykar yatırım yerlerini de yine kendi öz kaynaklarıyla satın almayı tercih etmiş. Bunun yanında, faiz desteği, nitelikli eleman desteği, enerji desteği gibi pek çok büyük ölçekli yatırıma sunduğumuz nakdi desteklerin hiçbirinden Baykar yararlanmamış, hiçbiri için de bir başvuru yapmamış.</p><p><strong>BÜTÜN YATIRIMLARA DESTEK VERİYORUZ</strong></p><p>Bu yönüyle bakıldığında aslıda devlet desteklerinden bu ölçekteki yatırımlar içinde en düşük düzeyde istifade eden bir yatırımdan ve bir firmadan bahsediyoruz. Ama biz elbette ki stratejik olduğunu değerlendirdiğimiz, katma değerli olduğunu değerlendirdiğimiz bütün yatırımlara, bir daha söylüyorum, destek veriyoruz, teşvik veriyoruz, önümüzdeki dönemde de bu destekleri, teşvikleri sunmaya devam edeceğiz. Bu firmaların arasında yabancı markalar var, yabancı sermayeli firmalar var, çok farklı sektörlerdeki firmalar var, otomotivden kimyaya pek çok farklı alanda desteklediğimiz firmalar var.</p><p><strong>KARALAMA KONUSU YAPILIYOR</strong></p><p>Bize enteresan gelen şu: Biz yerli firmaları da destekliyoruz, yabancı firmaları da destekliyoruz yeter ki Türkiye’de yatırım yapsınlar, istihdam oluştursunlar, üretim kapasitesini artırsınlar, Türkiye’nin ihracatını yükseltsinler istiyoruz. Ama genellikle yabancı firmalara sunduğumuz destekler karalama konusu yapılmıyor, bir milli markaya sunduğumuz destek karalama konusu yapılıyor. Biz bütün sektörlerde destekler sağlıyoruz, makine sektöründen kimya sektörüne, sağlık sektöründen otomotive pek çok sektörde biz destekler veriyoruz, ama ne hikmetse bu sektörlerin hiçbirine verdiğimiz destekler karalama konusu yapılmıyor, savunma sanayine verdiğimiz destekler karalama konusu yapılıyor. Bunu da kamuoyunun değerlendirmesine sunuyoruz.</p><p><strong>MİLLİ PROJELERİ KARALAMAK BUGÜNE KADAR KİMSEYE BİRŞEY KAZANDIRMADI</strong></p><p>Türkiye’de katma değer oluşturacağına inandığımız bütün çalışmaları desteklemeye, bütün yatırımları teşvik etmeye elbette devam edeceğiz. Ümit ediyorum ki, herkes de Türkiye’nin elde ettiği kazanımların daha fazla farkında olur. Milli projeleri, milli yatırımları karalamak bugüne dek kimseye hiçbir şey kazandırmadı, bundan sonra da kazandırmayacak. Bütün bu yatırımların ve milli projelerin Türkiye’ye kattığı değerin milletimiz farkındadır, dolayısıyla takdir de yüce milletimizindir.</p><p><strong>YENİ NESİL SANAYİ POLİTİKASI</strong></p><p>Biz tıpkı savunma sanayindeki gibi önümüzdeki dönemde tüm alanlarda benzer fırsat pencereleri olduğunu değerlendiriyoruz. Yani Türkiye yeni nesil sanayi politikasıyla sanayide dönüşüm alanlarına odaklanır, paradigma değişimini vakitlice yakalamayı başarırsa, aslında insansız hava araçlarında elde ettiğimiz başarı hikayesinin benzerlerini diğer alanlarda da gerçekleştirme imkanına sahip olacak diye değerlendiriyoruz. Bugün artık ulaşım dediğimizde aslında akıllı ulaşımdan bahsediyoruz, elektrikli araçlardan, otonom araçlardan, batarya teknolojilerinden bahsediyoruz. Hatta uçan akıllı mobiliteden bahsediyoruz, ki bu alanda da Türkiye’nin öncü ülkelerden biri olacağını değerlendiriyoruz.</p><p><strong>AKILLI TARIM PAZARI</strong></p><p>20 milyar doları geçmiş bir akıllı tarım pazarı var bugün dünyada ve Türkiye de Avrupa’nın en büyük tarım üreticisi olarak mutlaka tarımda akıllı tarım uygulamalarını yerli ve milli olarak geliştirmeli ve etkin, yaygın şekilde uygulamalı diye değerlendiriyoruz.</p><p><strong>BİYOTEKNOLOJİK İLAÇLAR</strong></p><p>Sağlık tarafında biyoteknolojik ilaçların payının giderek yükseldiğine şahit oluyoruz. Son 10 yılda biyoteknolojik ilaçların ilaç sektöründeki payı yüzde 50’lere yükseldi. Türkiye’de bugün 9 özel sektör firması biyoteknolojik ilaç üretim kabiliyetine sahip. Önümüzdeki dönemde tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi eğer sağlık alanında da bir uzun dönemli planlamayı gerçekleştirebilir, kamu alım garantileriyle bu sektörün yerli ve milli ilaçlar ve tıbbı cihazlar geliştirmesini sağlayacak adımlar atabilirsek, ki atacağız inşallah bunları, sağlıkta da savunma sanayindeki gibi muazzam bir başarı hikayesini ortaya çıkaracağız.</p><p><strong>200 MİLYAR DOLAR</strong></p><p>Yine nadir hastalık ilaçlarının dünya pazarlarındaki payının 200 milyar dolara gelmekte olduğunu görüyoruz. Bu da bu alana da mutlaka önümüzdeki dönemde daha fazla eğilmemizi gerektiriyor.</p><p><strong>ROBOTİK TEKNOLOJİLER</strong></p><p>Üretimde robotik teknolojilerin akıllı üretim sistemlerinin giderek daha fazla kullanıldığı bir dünyadayız. Bugün artık dünyada rekabet ucuz iş gücüyle değil yüksek teknoloji, dijital dönüşüm sayesinde elde edilen yüksek verimlilikle sürdürülebiliyor. Dolayısıyla biz de mutlaka hem sanayimizin dijital dönüşümünü hızlandırmalı, akıllı üretim sistemlerinin Türk sanayinde daha yaygın kullanımını sağlamalı, ama mutlaka bu teknolojileri de yerli ve milli olarak geliştirmeyi başarabilmeliyiz. Bugün dünyada 10 bin çalışan başına 140 endüstriyel robot kullanılıyor, fakat bu bazı ülkelerde 10 bin çalışana bin endüstriyel robot seviyesine kadar yükselmiş durumda. Dolayısıyla aslında sanayide verimlilik yarışı tümüyle otonom sistemlerde, akıllı sistemlerde. Bizim mutlaka akıllı üretim sistemleri konusunda sanayi altyapımızı hızla dönüştürmeyi, ama bu dönüşümü de yerli teknolojilerle gerçekleştirmeyi başarmamız lazım.</p><p><strong>TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı sanayi hamlesi programını gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz. Bu program Türkiye’nin cari açık meselesini kalıcı şekilde ortadan kaldırabileceğine inandığımız bir yatırım programı. Biz geçtiğimiz dönemde Türkiye’nin yüksek düzeyde ithal ettiği, yıllık ithalatı 60 milyar dolar düzeyinde olan ve yıllık dış ticaret açığımız 51 milyar dolar düzeyinde olan 919 ürünü ve yenilikçi teknoloji başlıklarını kamuoyuyla paylaştık ve yatırımcılarımıza çağrıda bulunduk, bu ürünlere ve bu ileri teknoloji başlıklarına yönelik araştırma-geliştirme ve yatırım projelerinizi bize getirirseniz, biz bu projelere stratejik yatırım teşvikleri sunacağız dedik.</p><p><strong>800’E YAKIN BAŞVURU</strong></p><p>Bu kapsamda 800’e yakın başvuru aldık, 185 projeyi hamle programı kapsamında destekleme kararı aldık. Bu projelerin toplam yatırım ve ar-ge büyülükleri 2,6 milyar dolar düzeyinde ve bu projeler tam kapasiteyle üretime geçtiğinde cari açığımızı yıllık 7 milyar doların üzerinde kapatma etkisi oluşturacak. Makine sektöründe, mobilite sektöründe, üretimde yapısal dönüşüm, sağlık ve kimya ürünleri, dijital dönüşüm başlıklarında bu 185 projenin hayata geçmesi Türk ekonomisinin hem cari açığı kapatacak şekilde önümüzdeki dönemde gelişimini sürdürmesini, hem de Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatını artırmasını beraberinde getirecek. Önümüzdeki dönemde de yine hamle programı kapsamında çağrılara çıkmaya devam edeceğiz.</p><p><strong>YERLİ ÜRETİM</strong></p><p>Bu programın bir özelliği şu: Çok titiz bir değerlendirme yapıyoruz, özellikle yatırımlarda ölçek ekonomisi oluşmasını çok önemsiyoruz. Çok kısa bir hatıramızı anlatayım. Türkiye’nin alanında en büyük şirketi yıllık 200 milyon dolar düzeyinde ithal ettiğimiz bir ürünü yerli olarak üretmek için bu programa başvurdu. Biz de projeyi değerlendirdik, gerçekten o ürünün yerlileşmesini çok kıymetli buluyorduk, o yüzden de o ürünü zaten öncelikli ürün listemize koymuştuk. Fakat projeyi değerlendirdiğimizde gördük ki, olması gerekenden çok daha küçük ölçekli planlanmış yatırım ve dünyadaki rakipleriyle mukayese ettiğimizde bir rekabet gücü elde etmesi kolay görünmüyor. Aslında çok da güçlü bir şirketimiz, kendilerine yatırım ölçeğini 4 misline çıkarmalarını teklif ettik, tam pandeminin 2-3 ay öncesinden bahsediyorum. Fakat kendileri bu teklifimizi kabul etmedi, bizim planımız bu dedi. Biz de kendilerine bu plan kapsamında yapacakları yatırımın rekabetçi ve sürdürülebilir olmayacağını söyledik ve başvuruyu reddettik. Muhtemelen bu şirket ilk kez herhangi bir başvurusu için ret almıştır. Üzülerek reddettik aslında, yani biz bu yatırımı arzu ediyorduk, ama ölçek konusunda el sıkışamadık. Çok değil, 6 ay sonra biz bir sonraki çağrımızda yine o ürüne yer verdik, çünkü o ürünün yerlileşmesini önemsiyoruz. Fakat bir şey olmuştu, bu dönemde pandemi başlamıştı ve küresel tedarik zincirlerinde güçlükler ortaya çıkmaya ve Türkiye gibi ülkelerin aslında pandemi sonrası dönemde yeni fırsatlar elde edeceğine ilişkin öngörüler yüksek sesle konuşulmaya başlanmıştı. Ve bu kez ikinci çağırımızda yine aynı şirket yine aynı ürün için başvuru yaptı, biz ilk başvurusunda kapasiteyi 4 misline çıkarmasını bekliyorduk, şirketin, fakat kendileri kabul etmemişti, bu kez 7 misli kapasiteyle bize geldiler, biz de memnuniyetle kendilerini destekledik ve o yatırım şimdi tamamlanmak üzere.</p><p><strong>UÇAN AKILLI MOBİLİTE ARAÇLARI</strong></p><p>Uçan akıllı mobilite dediğimizde de yapay zeka ve insansız hava aracı teknolojilerinin bir araya geldiği sistemlerden bahsediyoruz. Dünyada yüzden fazla bu konuda devam eden proje var. İddialı projelerin bazıları da Türkiye&#8217;de. Gerek BAYKAR tarafından yürütülen CEZERİ projesi, gerekse Bilişim Vadisi&#8217;nde yürütülen AirCar projesi bizce çok değerli. Türkiye&#8217;yi yine bu alanın öncü ülkelerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Teknoloji anlamında dünyadaki rakiplerimizin önünde olduğumuz bir alan bu. Ama bu tür teknolojilerin gelişimi için düzenlemeler de çok önemli. Yani bizim bir an evvel bu sistemlerin kullanımının yaygınlaşmasını sağlayacak regülasyonları tamamlamamız lazım. Hem afet bölgelerine, hem farklı iklim koşullarında erişimi zor coğrafyalara ilaç ve benzeri pek çok ürünün teslimatını kolaylaştıracak sistemlerden bahsediyoruz aslında.</p><p><strong>KAAN ÇOK YAKINDA UÇACAK</strong></p><p>Kaan bir insanlı uçak. Dolayısıyla buradaki güvenlik seviyesi insansız hava araçlarından daha ileri düzeyde. Bu anlamda hiçbir risk alınmak istenmiyor. Konulan hedefler, tarihler de ekiplerin canla başla çalışması konusunda elbette bir motivasyon kaynağı. Ben biliyorum ki TUSAŞ&#8217;ta canla başla çalışan, gecesini gündüzüne katan muazzam bir ekip var şu anda. Dolayısıyla inşallah kendileri uçuşa hazır olduklarını teyit ettikleri anda bu gerçekleşecek. Biraz daha dişimizi sıkalım. Geç olsun güç olmasın. Ama Kaan Türkiye&#8217;ye muazzam bir stratejik kabiliyet kazandıracak. Yeni nesil bir savaş uçağı olarak bir milli projeyi ortaya koymamız, göreceksiniz ki hemen bir iki sene içerisinde Türkiye&#8217;ye savunma sanayi ihracatına ilişkin yapılan yorumları ve değerlendirmeleri ters yüz edecek.</p><p><strong>MİLLİ SÜPERSONİK FÜZELER</strong></p><p>Halihazırda TÜBİTAK SAGE süpersonik füzeler için araştırma çalışmalarını yürütüyor. Ramjet Füzesi geliştirme projesi yürütüyor. Bu füzeleri şu anda geliştirme safhasındayız. Bunun dışında Roketsan&#8217;ın da benzer bir çalışması var</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/">TOGG&#8217;un sedan modeli ne zaman satışa çıkacak? Bakan Kacır tarih verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/toggun-sedan-modeli-ne-zaman-satisa-cikacak-bakan-kacir-tarih-verdi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Kacır: Türkiye, uydu üreten 10 ülkeden biri olacak</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 11 Jan 2024 22:09:33 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Sanayi]]></category><category><![CDATA[Teknoloji]]></category><category><![CDATA[Türk]]></category><category><![CDATA[Türkiye’de]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=62838</guid><description><![CDATA[<p>Bakan Mehmet Fatih Kacır, "Önümüzdeki yıl TÜRKSAT-6A’yı uzaya göndereceğiz ve böylelikle ilk milli haberleşme uydumuzu da üretmiş olacağız. Dünyada haberleşme uydularını yerli olarak geliştirebilen, üretebilen 10 ülkeden biri olacağız" dedi</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/">Bakan Kacır: Türkiye, uydu üreten 10 ülkeden biri olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın aralarında Kanal 7 Ankara Temsilcisi ve Haber7.com yazarı Mehmet Acet’inde yer aldığı basın mensuplarıyla bir araya geldi.</p><p><strong>Sanayi, teknoloji ve uzay çalışmaları hakkında bilgiler veren Bakan Kacır&#8217;ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:</strong></p><p><strong>SANAYİ YATIRIMLARINA İLİŞKİN PLANLAMA VE UYGULAMALAR</strong></p><p>Bakanlığımızın aslında dört ana alanda sorumluluğu var. Bunların başında yatırımlar geliyor. Türkiye’de sadece sanayi yatırımları değil, aslında Türkiye’deki tüm özel sektör yatırımlarına ilişkin teşvik uygulamalarını Bakanlık olarak yürütüyoruz. Sanayi yatırımları dışındaki alanlarda diğer bakanlıklarla birlikte çalışırken, sanayi yatırımlarına ilişkin planlama ve uygulamayı da Bakanlık olarak sürdürüyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-0-ZmeBxeaS.jpg" /></p><p><strong>YATIRIMLARA DESTEK</strong></p><p>KOSGEB eliyle yine KOBİ’lerin özellikle yatırım süreçlerinde desteklenmesi süreçlerini Bakanlık olarak yürütmeye devam ediyoruz. Verimlilik ve sürdürülebilirlik alanında yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm yatırımlarını desteklerken, bir yandan da özellikle son 3 yıldır başlattığımız uygulamalarla Türkiye’de teknoloji girişimciliğini finanse etmeye yönelik girişim sermayesi fonlarına ilişkin uygulamaları Bakanlık olarak sürdürüyoruz. Türkiye’nin tüm üretim envanteri, sanayi envanteri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tutuluyor. Türkiye’de tüm planlı sanayi bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri ve sanayi sitelerinin kuruluş ve desteklenme süreçleri Bakanlığımızca sürdürülüyor.</p><p><strong>ÜRÜN GÜVENLİĞİ PİYASA GÖZETİMİ VE DENETİMİ</strong></p><p>Kalite ve standardizasyon tarafında Ürün Güvenliği Piyasa Gözetimi ve Denetimi tarafında yine hem Bakanlığımız hem de Bakanlığımızın ilgili kurumu TSE Türk Standartları Enstitüsü eliyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Malumunuz özellikle son 15 yıldır Türkiye’de muazzam bir Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi ortaya çıktı ve bütün bu ekosistemin gelişmesinde, büyümesinde, bugünlere gelmesinde Bakanlığımızın çok önemli bir payı oldu. Burada Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğümüz eliyle yürüttüğümüz teknoloji geliştirme bölgeleri çalışmaları yani kamuoyunda bilinen adıyla teknoparkların kurulması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar. Özel sektör firmalarımızın bünyelerinde bulunan Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin kurulması ve desteklenmesine ilişkin çalışmalar. Üniversitelerimizin bünyesinde ulusal araştırma alt yapısı, ulusal laboratuvar olarak kurulan alt yapılara ilişkin çalışmalar.</p><p><strong>BAKANLIĞIMIZIN KOORDİNASYONUNDA</strong></p><p>Türkiye Uzay Ajansımızın uhdesinde sürdürülen milli uzay programı, Türk Patent ve Marka Kurumunun uhdesinde sürdürülen fikri mülkiyet çalışmaları ve TÜBİTAK eliyle sürdürdüğümüz hem özel sektörü hem üniversiteleri hem bilim insanlarını doğrudan desteklediğimiz araştırma-geliştirme destek ve teşvik programları. Aynı zamanda bilim toplum çalışmaları ve TÜBİTAK eliyle 5 bine yakın nitelikli araştırmacımızın yürütmekte olduğu Türkiye’yi geleceğe taşıyacağına inandığımız ulusal araştırma projeleri tümüyle Bakanlığımızın koordinasyonunda sürdürülüyor.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-1-aUBC98zf.jpg" /></p><p><strong>YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM</strong></p><p>2018’den bu yana bölgesel kalkınma da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görev alanına dahil edilmiş oldu. Böylelikle Türkiye’nin tüm coğrafyalarını kapsayan 26 kalkınma ajansı ve GAP-DOKAP-DAP ve KOP bölge kalkınma idareleri de Bakanlığımız koordinasyonunda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu yönüyle bakıldığında aslında Türkiye’de tüm yatırım, istihdam, üretim süreçlerinde çok geniş bir sorumluluğu olan bir Bakanlıktan bahsediyoruz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı dediğimizde. Bütün bu görevlerin odağına biz milli teknoloji hamlesini koyduk, çünkü Türkiye’nin ancak kritik teknolojilerde tam bağımsızlığını tahkim ederek ve yüksek teknoloji üreterek ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç ederek kalkınma hedeflerine ulaşabileceğine inanıyoruz. Ve bütün bu çalışmaları milli teknoloji hamlesinin aslında tamamlayıcı unsurları olarak değerlendiriyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-2-4SYQTRly.jpg" /></p><p><strong>AR-GE VE İNOVASYON EKOSİSTEMİ</strong></p><p>Türkiye’de son 22 yılda adeta sıfırdan bir araştırma-geliştirme ve inovasyon ekosistemi inşa ettik. Bugün 1600’den fazla ar-ge ve tasarım merkezi var. Bu ar-ge ve tasarım merkezleri bugüne dek 70 binden fazla ar-ge projesi tamamladılar. Şu anda 17500’den fazla ar-ge projesini sürdürüyorlar ve bütün bu özel sektör ar-ge ve tasarım merkezleri Bakanlığımızca destekleniyor. Hem doğrudan bu ar-ge ve tasarım merkezlerini bünyesinde bulunduran şirketler hem de ar-ge ve tasarım faaliyetlerine katılan insan kaynağı Bakanlığımızın desteklerinden yararlanıyor.</p><p><strong>TEKNOPARK SAYISINDA ARTIŞ</strong></p><p>22 yıl önce sayısı sadece iki olan teknoparkları bugün 60’dan fazla şehrimizde 101’e yükselttik. Ve 101 teknoparkımızda bugün 10 binden fazla teknoloji girişimi yine araştırma-geliştirme çalışmalarını sürdürüyor ve bunlar 55 binden fazla Ar-Ge projesini bugüne dek Bakanlığımız desteğiyle tamamladılar ve hali hazırda eş zamanlı olarak bu 10 bin teknoloji girişiminde 15 binden fazla araştırma-geliştirme projesi devam ediyor. Türkiye’nin bugün 272 bine ulaşan bir ar-ge insan kaynağı var. 7 milyar doların üzerinde yüksek teknoloji ihracatı yapan bir ülkeyiz. Ve Türkiye’de bugün hayallerini projelere, projelerini teknoloji girişimlerine dönüştürmek gayretinde olan gençlerin eş zamanlı olarak başvurabileceği 60’dan fazla kuluçka ve hızlandırma programı bütün bu ar-ge ve inovasyon ekosistemi tarafından sağlanıyor, sunuluyor.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-3-Ods4DDag.jpg" /></p><p><strong>MUAZZAM BİR SIÇRAMA</strong></p><p>Bu yönüyle baktığımızda son 22 yılda araştırma-geliştirme ve inovasyona dair bütün istatistiklerde muazzam bir sıçramaya şahit oluyoruz. Ar-ge harcamalarının milli gelirimizdeki payı binde 5’ler düzeyinden, yüzde 1,3 düzeyine yükseldi. Özel sektörün Ar-Ge harcamalarındaki payı yüzde 29 seviyesinden yüzde 61 seviyesine yükseldi. Bugün artık Türkiye’de araştırma-geliştirmenin lokomotifi Türk özel sektörü.</p><p><strong>BİLİMSEL YAYINLAR BÜYÜK İVMEYLE HIZLANDI</strong></p><p>Bilimsel yayınların sayısı da eş zamanlı olarak büyük bir ivmeyle hızlandı. 2006 yılında Türkiye’de yaklaşık 15 bin bilimsel yayın varken, 2022’de bu sayı 48500’ün üzerine çıktı. Dolayısıyla, aslında hem bilimsel üretimde hem araştırma-geliştirmede Türkiye muazzam bir kapasite artışına şahit oldu. Bu kapasite artışı fikri mülkiyet alanında kendini gösteriyor. 2002 yılında bütün Türkiye’de 1 yıl boyunca yapılan patent başvurusu sayısı sadece 414, yani yaklaşık günde bir patent başvurusu yapılıyordu bütün Türkiye’de. Ve geçtiğimiz yıl bu sayı 9 bine yakın olarak gerçekleşti 8600’ün üzerinde gerçekleşti. Yani 20 mislinin üzerine çıkmış bir fikri mülkiyet kapasitesinden bahsediyoruz.</p><p><strong>TASARIM BAŞVURULARI</strong></p><p>Geçtiğimiz yıl 2022 yılında tasarım başvurularında Türkiye Çin’den sonra dünya ikincisi olmayı başardı. Yerli tasarım tescil sayısı 2002’de 14 binlerdeyken, 2023’e geldiğimizde 54 binin üzerine çıktı. Yerli marka başvurusu sayısı 2002’de 28500’ken 2023’e geldiğimizde 168 binin üzerine yükseldi. Coğrafi işaretleri de çok önemsiyoruz. 2002’de sadece 24 coğrafi işaret tescilli ürünümüz varken, coğrafi işaret başvurusu alıyorken, 2023’te 338 coğrafi işaret başvurusu aldık. Ve bugün Türkiye’nin Avrupa Birliğinde tescilli 18 coğrafi işareti var. Biz özellikle 2023’te coğrafi işaretli ürünlerimizin AB tesciline odaklandık. Avrupa Birliği tescilli coğrafi işaret sayımızı 4’ten 18’e çıkarmış olduk geçtiğimiz yıl. İnşallah önümüzdeki dönem de 40’tan fazla ürünümüzü yine Avrupa Birliğinde coğrafi işaret tesciline kavuşturmayı hedefliyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-4-NDRZrvYO.jpg" /></p><p><strong>SANAYİDEKİ TEKNOLOJİ KIRILIMI</strong></p><p>Bugün Türk sanayi dünyanın bütün coğrafyalarına, bütün ülkelerine rekabetçi şekilde ihracat yapabilecek güçte. Özellikle son 5 yılda milli gelirimiz içerisinde hem toplam sanayinin hem imalat sanayinin payının yükseldiğini gözlemliyoruz. Tabii bizim için en az bunun kadar önemli olan bir başka husus, sanayideki teknoloji kırılımı. Türkiye’de gerek düşük, orta düşük, gerek orta yüksek, yüksek teknolojide 13 yıl boyunca pandemi dönemindeki 1-2 ay hariç neredeyse aralıksız bir yükseliş trendi var. 2018’den bu yana özellikle yüksek teknolojide diğer teknoloji sınıflarından çok açık şekilde ayrışan bir yükseliş trendi olduğunu gözlemiyoruz. Bu da aslında son 22 yılda kurulmuş Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin ortaya çıkardığı en somut sonuçlardan biri. Yani elbette yüksek teknoloji ihracatında muazzam bir artış yakalamayı hedefliyoruz. Bizim için de en önemli parametrelerden biri, yüksek teknolojiyi dünyaya ne kadar ihraç ettiğimiz. Bugüne kadar yaptığımız Ar-Ge ve inovasyon yatırımları aslında yüksek teknolojide önemli ölçüde bir ithal ikame fırsatı da beraberinde getirdi ve nihayetinde yüksek teknoloji üretimi işte son 5 yılda artık görünür şekilde düşük teknolojili alanlardan ayrışarak ülkemizde daha hızlı büyümüş oldu.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-5-FJUccwnJ.jpg" /></p><p><strong>İHRACATIMIZIN LOKOMOTİFİ: İMALAT SANAYİ</strong></p><p>Bugün ihracatımızın lokomotifi Türkiye’de imalat sanayi. Geçtiğimiz yıl 255,8 milyar dolar olarak, biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımız 2023 ihracat rakamlarını kamuoyuyla paylaştı, 255,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, bunun 241 milyar doları imalat sanayi ürünlerinden oluşuyor. Bu yönüyle imalat sanayinin Türkiye’nin hem ihracatına hem de büyümesine etkisi çok yüksek.</p><p><strong>YENİ NESİL SANAYİ POLİTİKASI</strong></p><p>Biz tıpkı savunma sanayindeki gibi önümüzdeki dönemde tüm alanlarda benzer fırsat pencereleri olduğunu değerlendiriyoruz. Yani Türkiye yeni nesil sanayi politikasıyla sanayide dönüşüm alanlarına odaklanır, paradigma değişimini vakitlice yakalamayı başarırsa, aslında insansız hava araçlarında elde ettiğimiz başarı hikayesinin benzerlerini diğer alanlarda da gerçekleştirme imkanına sahip olacak diye değerlendiriyoruz. Bugün artık ulaşım dediğimizde aslında akıllı ulaşımdan bahsediyoruz, elektrikli araçlardan, otonom araçlardan, batarya teknolojilerinden bahsediyoruz. Hatta uçan akıllı mobiliteden bahsediyoruz, ki bu alanda da Türkiye’nin öncü ülkelerden biri olacağını değerlendiriyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-6-nayNUBgA.jpg" /></p><p><strong>AKILLI TARIM PAZARI</strong></p><p>20 milyar doları geçmiş bir akıllı tarım pazarı var bugün dünyada ve Türkiye de Avrupa’nın en büyük tarım üreticisi olarak mutlaka tarımda akıllı tarım uygulamalarını yerli ve milli olarak geliştirmeli ve etkin, yaygın şekilde uygulamalı diye değerlendiriyoruz.</p><p><strong>BİYOTEKNOLOJİK İLAÇLAR</strong></p><p>Sağlık tarafında biyoteknolojik ilaçların payının giderek yükseldiğine şahit oluyoruz. Son 10 yılda biyoteknolojik ilaçların ilaç sektöründeki payı yüzde 50’lere yükseldi. Türkiye’de bugün 9 özel sektör firması biyoteknolojik ilaç üretim kabiliyetine sahip. Önümüzdeki dönemde tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi eğer sağlık alanında da bir uzun dönemli planlamayı gerçekleştirebilir, kamu alım garantileriyle bu sektörün yerli ve milli ilaçlar ve tıbbı cihazlar geliştirmesini sağlayacak adımlar atabilirsek, ki atacağız inşallah bunları, sağlıkta da savunma sanayindeki gibi muazzam bir başarı hikayesini ortaya çıkaracağız.</p><p><strong>200 MİLYAR DOLAR</strong></p><p>Yine nadir hastalık ilaçlarının dünya pazarlarındaki payının 200 milyar dolara gelmekte olduğunu görüyoruz. Bu da bu alana da mutlaka önümüzdeki dönemde daha fazla eğilmemizi gerektiriyor.</p><p><strong>ROBOTİK TEKNOLOJİLER</strong></p><p>Üretimde robotik teknolojilerin akıllı üretim sistemlerinin giderek daha fazla kullanıldığı bir dünyadayız. Bugün artık dünyada rekabet ucuz iş gücüyle değil yüksek teknoloji, dijital dönüşüm sayesinde elde edilen yüksek verimlilikle sürdürülebiliyor. Dolayısıyla biz de mutlaka hem sanayimizin dijital dönüşümünü hızlandırmalı, akıllı üretim sistemlerinin Türk sanayinde daha yaygın kullanımını sağlamalı, ama mutlaka bu teknolojileri de yerli ve milli olarak geliştirmeyi başarabilmeliyiz. Bugün dünyada 10 bin çalışan başına 140 endüstriyel robot kullanılıyor, fakat bu bazı ülkelerde 10 bin çalışana bin endüstriyel robot seviyesine kadar yükselmiş durumda. Dolayısıyla aslında sanayide verimlilik yarışı tümüyle otonom sistemlerde, akıllı sistemlerde. Bizim mutlaka akıllı üretim sistemleri konusunda sanayi altyapımızı hızla dönüştürmeyi, ama bu dönüşümü de yerli teknolojilerle gerçekleştirmeyi başarmamız lazım.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-7-pDVGX2GR.jpg" /></p><p><strong>TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı sanayi hamlesi programını gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz. Bu program Türkiye’nin cari açık meselesini kalıcı şekilde ortadan kaldırabileceğine inandığımız bir yatırım programı. Biz geçtiğimiz dönemde Türkiye’nin yüksek düzeyde ithal ettiği, yıllık ithalatı 60 milyar dolar düzeyinde olan ve yıllık dış ticaret açığımız 51 milyar dolar düzeyinde olan 919 ürünü ve yenilikçi teknoloji başlıklarını kamuoyuyla paylaştık ve yatırımcılarımıza çağrıda bulunduk, bu ürünlere ve bu ileri teknoloji başlıklarına yönelik araştırma-geliştirme ve yatırım projelerinizi bize getirirseniz, biz bu projelere stratejik yatırım teşvikleri sunacağız dedik.</p><p><strong>800’E YAKIN BAŞVURU</strong></p><p>Bu kapsamda 800’e yakın başvuru aldık, 185 projeyi hamle programı kapsamında destekleme kararı aldık. Bu projelerin toplam yatırım ve ar-ge büyülükleri 2,6 milyar dolar düzeyinde ve bu projeler tam kapasiteyle üretime geçtiğinde cari açığımızı yıllık 7 milyar doların üzerinde kapatma etkisi oluşturacak. Makine sektöründe, mobilite sektöründe, üretimde yapısal dönüşüm, sağlık ve kimya ürünleri, dijital dönüşüm başlıklarında bu 185 projenin hayata geçmesi Türk ekonomisinin hem cari açığı kapatacak şekilde önümüzdeki dönemde gelişimini sürdürmesini, hem de Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatını artırmasını beraberinde getirecek. Önümüzdeki dönemde de yine hamle programı kapsamında çağrılara çıkmaya devam edeceğiz.</p><p><strong>YERLİ ÜRETİM</strong></p><p>Bu programın bir özelliği şu: Çok titiz bir değerlendirme yapıyoruz, özellikle yatırımlarda ölçek ekonomisi oluşmasını çok önemsiyoruz. Çok kısa bir hatıramızı anlatayım. Türkiye’nin alanında en büyük şirketi yıllık 200 milyon dolar düzeyinde ithal ettiğimiz bir ürünü yerli olarak üretmek için bu programa başvurdu. Biz de projeyi değerlendirdik, gerçekten o ürünün yerlileşmesini çok kıymetli buluyorduk, o yüzden de o ürünü zaten öncelikli ürün listemize koymuştuk. Fakat projeyi değerlendirdiğimizde gördük ki, olması gerekenden çok daha küçük ölçekli planlanmış yatırım ve dünyadaki rakipleriyle mukayese ettiğimizde bir rekabet gücü elde etmesi kolay görünmüyor. Aslında çok da güçlü bir şirketimiz, kendilerine yatırım ölçeğini 4 misline çıkarmalarını teklif ettik, tam pandeminin 2-3 ay öncesinden bahsediyorum. Fakat kendileri bu teklifimizi kabul etmedi, bizim planımız bu dedi. Biz de kendilerine bu plan kapsamında yapacakları yatırımın rekabetçi ve sürdürülebilir olmayacağını söyledik ve başvuruyu ret ettik. Muhtemelen bu şirket ilk kez herhangi bir başvurusu için ret almıştır. Üzülerek ret ettik aslında, yani biz bu yatırımı arzu ediyorduk, ama ölçek konusunda el sıkışamadık. Çok değil, 6 ay sonra biz bir sonraki çağrımızda yine o ürüne yer verdik, çünkü o ürünün yerlileşmesini önemsiyoruz. Fakat bir şey olmuştu, bu dönemde pandemi başlamıştı ve küresel tedarik zincirlerinde güçlükler ortaya çıkmaya ve Türkiye gibi ülkelerin aslında pandemi sonrası dönemde yeni fırsatlar elde edeceğine ilişkin öngörüler yüksek sesle konuşulmaya başlanmıştı. Ve bu kez ikinci çağırımızda yine aynı şirket yine aynı ürün için başvuru yaptı, biz ilk başvurusunda 4 misline çıkarmasını bekliyorduk, şirketin, fakat kendileri kabul etmemişti, bu kez 7 misli kapasiteyle bize geldiler, biz de memnuniyetle kendilerini destekledik ve o yatırım şimdi tamamlanmak üzere.</p><p><strong>ÜRETMEYE YÖNELİK KAPSAMLI DESTEK VE TEŞVİK</strong></p><p>Bu program aslında sanayi politikamızın önümüzdeki dönemde nasıl süreceğinin de işareti. Yani önümüzdeki dönemde biz nokta atışı, Türkiye’nin yüksek düzeyde cari açık vermekte olduğu ya da eğer bugün gerekli araştırma-geliştirme projelerini ve yatırımları gerçekleştirmezsek hemen 3-5 sene sonra cari açık listelerine en üst sıralardan girebilecek ürünleri Türkiye’de üretmeye yönelik kapsamlı bir destek ve teşvik programı.</p><p><strong>YATIRIM TAAHHÜTLÜ AVANS KREDİSİ</strong></p><p>Yatırım taahhütlü avans kredisinin bu dönemki versiyonu, yani yaklaşık işte 40 gün kadar önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’yla birlikte aslında kamuoyuna duyurduğumuz versiyonu bu programdan neşet etti. Yani biz Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda tüm paydaşlarımıza teknoloji odaklı sanayi hamlesi programımızı, bu programın bakış açısını, uygulamalarını, buradaki gerçekleşmekte olan projelerin Türkiye ekonomisine yaratacakları potansiyel etkiyi anlattık ve önümüzdeki dönemde YTAK programının da teknoloji odağıyla gerçekleşmesi konusunda hemfikir kaldık.</p><p><strong>LİDER MİLLİ TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİ</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde Türkiye’den lider milli teknoloji girişimleri çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye bunu Türkiye’nin Otomobili projesiyle aslında tecrübe etti, çok zor görünen bir alandı. Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakanlığı döneminden itibaren aslında Türkiye’nin bir milli marka otomobili olması gerektiğini yüksek sesle dillendirmeye başlamıştı. Hatırlarsanız 2011 yılında Türkiye’de 500 bin otomobil satıldı ve bu rakam artık Türkiye’nin kendi iç pazarının da aslında çok önemli bir düzeye geldiğine işaret etmişti.</p><p><strong>CUMHURBAŞKANIMIZ TÜRK SANAYİNE BİR ÇAĞRI YAPTI</strong></p><p>Sayın Cumhurbaşkanımız Türk sanayine bir çağrı yaptı, gelin Türkiye’nin kendi markasını birlikte üretelim, böylelikle bu alanda yeni bir adıma hep birlikte imza atalım dedi. Aslında zannediyorum dünyanın neresinde bir hükümet başkanı böyle bir çağrı yapsa, güçlü şekilde bu projeyi destekleyeceğini duyursa, o ülkede sanayicilerin hızla harekete geçmesi beklenir. Ama maalesef şu bir gerçek ki, Türk sanayi akameti uğratılmış hikayeler tarihi gibi aslında ve belki de bu akamete uğratılmış hikayeler bir öğrenilmiş ya da öğretilmiş çaresizliği ortaya çıkarmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımızın o dönemde ortaya koyduğu bu çağrıya sanayicilerimiz çok uzun bir dönem olumlu bir yanıt vermediler. Hatta mesele hatırlayın babayiğit arayışına dönüştü, yani bu işi yapacak bir babayiğit ya da birkaç babayiğit çıkmayacak mı sorusu ortaya çıktı.</p><p><strong>5G ÖNEMLİ BİR HEDEF</strong></p><p>Burada önümüzde haberleşme tarafında 5G önemli bir hedef, çünkü 5G hem çok sayıda nesnenin internete bağlı hale gelmesi, hem gecikmesiz bağlantı imkanı, hem de yüksek hızlı bağlantı imkanıyla aslında pek çok alanda muazzam bir dönüşümü de beraberinde getirecek. Biz haberleşme teknolojilerinde tecrübe kazandık. Geçtiğimiz yıllarda bir milli firmamız olarak Ulak 4.5G haberleşme altyapısını Türkiye’de 3 binden fazla noktaya kurdu ve halihazırda da bu altyapı etkin şekilde kullanılabiliyor.</p><p><strong>UÇTAN UCA YERLİ VE MİLLİ 5G PROJESİ</strong></p><p>Aynı zamanda, bugüne dek TÜBİTAK tarafından verilmiş en büyük ar-ge desteğini uçtan uca yerli ve milli 5G projesi kapsamında bir araya gelen 20 Türk şirketinin 5G haberleşme altyapısı geliştirmesine sunduk. Bu projenin Ar-Ge safhası büyük ölçüde tamamlandı. Hedefimiz, önümüzdeki dönemde Türkiye 5G ve ötesi teknolojilere geçerken yerli ve milli teknolojileri kullanarak bu geçişin gerçekleşmesi. Tabi ki bu çok kolay değil, dünyada 5G alanında halihazırda rekabet gücü olan sadece birkaç firma var ve gelişmiş kabul edilen Batı ülkeleri dahi bu yarışta neredeyse havlu atmış durumda. Biz özellikle 5G’nin dikey uygulamalarına ilişkin uygulamaları da kapsamak üzere halen bu alanda fırsat penceresi olduğunu düşünüyorum. Gerek sanayinin dijital dönüşümünde, gerek eğitim, sağılık gibi uygulamalarda yerli 5G projelerini önümüzdeki dönemde yaygınlaştırabileceğimizi umuyoruz. Ve şimdiye dek araştırma-geliştirme fazını tamamladığımız bu milli 5G projesini de önümüzdeki dönemde yatırımlarla birlikte sürdürmek istiyoruz.</p><p><strong>GÜNEŞ ENERJİSİ TEKNOLOJİLERİ</strong></p><p>Güneş enerjisi teknolojilerini ve rüzgâr enerjisi teknolojilerini de Türkiye için fırsat alanları olarak görüyoruz. Her iki alanda Türkiye’nin hem önümüzdeki dönemde kendi yatırımlarını gerçekleştirebilmek adına ihtiyaç duyduğu alanlar, hem de aslında Avrupa Birliği’ne ve diğer ülkelere yapabileceğimiz ihracat anlamında da bizim için önemli fırsatlar taşıyorlar. Güneş enerjisi tarafında 2035 yılına geldiğimizde, Türkiye’de kurulu kapasitenin 53 gigavat olmasını hedefliyoruz, biliyorsunuz hâlihazırda 10 gigavatlar düzeyindeyiz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-8-udxIftDj.jpg" /></p><p><strong>RÜZGAR ENERJİSİ</strong></p><p>Yine rüzgâr tarafında da 2035 yılına geldiğimizde kurulu kapasitenin 30 gigavatın üzerine çıkmasını hedefliyoruz. Aslında bu yıldan itibaren her yıl 5 gigavat düzeyinde güneş ve rüzgâr yatırımını Türkiye’de gerçekleştirmek zorundayız. Aynı zamanda Avrupa’da hâlihazırda 200 gigavat düzeyinde olan güneş enerjisi kapasitesinin 2030 yılına geldiğimizde 600 gigavat üzerine çıkması, yine hâlihazırda 250 gigavat düzeyinde olan rüzgâr kapasitesinin de 2030 yılına geldiğimizde 500 gigavat düzeyine çıkması öngörülüyor. Dolayısıyla bu alanda atacağımız adımlar hem Türkiye’de gerçekleşecek enerji yatırımlarının yerli teknolojilerle kurulmasını sağlayacak, hem de Türkiye’ye önümüzdeki dönemde yeni ihracat fırsatları doğuracak.</p><p><strong>GÜNEŞ PANELİ ÜRETİMİ</strong></p><p>Biz hâlihazırda güneş paneli üretiminde Avrupa’da 1’inciyiz, dünyada 4’üncüsüyüz. Önümüzdeki yıllarda dünya 2’ncisi olabileceğimizi değerlendiriyoruz. Rüzgâr türbini üretiminde ise gerek kule, gerek kanat, gerek jeneratör, neredeyse tüm aksanlarda üretim kapasitesine sahibiz ve Avrupa’da üretimde ilk 5 ülkeden biriyiz. Dolayısıyla mevcut milli kapasitemizi önümüzdeki dönemde bir milli rüzgâr türbini markasıyla taçlandırmak istiyoruz. Tıpkı Togg’da olduğu gibi, burada da bir milli markanın doğuşunun bizi hem ölçek ekonomisi yakalama anlamında güçlendireceğine, hem daha katma değerli ihracat fırsatlarını Türkiye’ye sunacağına, hem de yenilikçi teknolojilerle ilgili ar-ge ve inovasyon kabiliyetimizi arttıracağına inanıyoruz.</p><p><strong>ELEKTRİKLİ TRENLERİMİZİ YERLİ OLARAK ÜRETTİK</strong></p><p>160 kilometre/saat hızla giden elektrikli trenlerimizi yerli olarak ürettik, hâlihazırda bu trenler raylarda test süreçlerini tamamlamak üzere. Ama önümüzdeki dönemde özellikle yüksek hızlı tren alanında Türkiye, yatırım yapmaya devam edecek ve 15 yıl içerisinde Türkiye’de tüm raylı sistem araçlarına 100 milyar Euro’ya yakın yatırım gerçekleşecek. Bu alanda da gerek yüksek hızlı trenlerde, gerek lokomotiflerde, gerek metro ve tramvay araçlarında hâlihazırda sahip olduğumuz milli kapasiteyi yine Togg gibi bir milli markaya taşımaya arzu ediyoruz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-9-EDlaKQ4Z.jpg" /></p><p><strong>BİYOTEKNOLOJİK İLAÇLAR</strong></p><p>Biyoteknolojik ilaçlar önümüzdeki dönemde öncelikli hedefimiz olacak, yılda 4 milyar dolara yakın ithalat yaptığımız bir ürün grubundan bahsediyoruz ve hâlihazırda 9 özel sektör firmamıza üretim kabiliyeti kazandırdığımız bir alandan bahsediyoruz. Burada da savunma sanayinde gerçekleştirdiğimize benzer programlarla uzun vadeli ar-ge ve yatırım projeleri planlayarak kamu alım garantileriyle özel sektörün üretim yatırımlarını tamamlamalarını sağlayacağız.</p><p><strong>UYDU TEKNOLOJİLERİ</strong></p><p>Uydu teknolojileri Türkiye için bir başka fırsat penceresidir, bu alanda dünyada bir paradigma değişimi yaşandı malumunuz. 10 yıl önce yılda 100 uydu uzaya gönderilirken, şimdi yılda 2 bin uydunun uzaya gönderildiği bir dönemdeyiz artık. Özellikle uyduları uzaya taşıyan roketlerin geri kazanılması, tekrar-tekrar vazife görebilir hale gelmesi aslında uzaya erişimi çok çok ucuzlattı, 10 yılda neredeyse 10’da bir düzeyine gelmiş maliyetlerden bahsediyoruz. Bu da özellikle alçak yörüngeye yüzlerce, binlerce uydunun gönderildiği bir döneme adım atmamızı sağladı. Türkiye, uydu alanında da önemli kabiliyetlere sahip.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-10-Bg6XpO8D.jpg" /></p><p><strong>UYDU GELİŞTİREN VE ÜRETEN BİR ÜLKEYİZ</strong></p><p>20 yıldır Türkiye’de uydu geliştiren ve üreten bir ülkeyiz. 2000’lerin başında BİLSAT Gözlem Uydusunda ortak üretimle başladık, RASAT’ı yerli olarak ürettik. Göktürk’ü ve nihayetinde İMECE’yi yerli ve milli olarak geliştirdik, ürettik. İMECE’de neredeyse tüm kritik alt sistemleri, elektro optik kamera dahil olmak üzere yerli ve milli olarak geliştirdik, ürettik. Metre altı çözünürlüklü olarak İMECE hâlihazırda Nisan ayından bugüne görevini sürdürüyor. Önümüzdeki yıl TÜRKSAT-6A’yı uzaya göndereceğiz ve böylelikle ilk milli haberleşme uydumuzu da üretmiş olacağız. Dünyada haberleşme uydularını yerli olarak geliştirebilen, üretebilen 10 ülkeden biri haline geleceğiz.</p><p><strong>YENİ NESİL UYDULAR</strong></p><p>Uzay ve uydu sistemlerinde Türkiye, 20 yıla varan bir deneyime sahip. Biz bu deneyimi yeni nesil uydulara taşımak istiyoruz ve mutlaka alçak yörüngedeki takım uydularında Türkiye’nin milli sistemlere sahip olması gerekliğini düşünüyoruz, aynı zamanda Milli Uzay Programımız kapsamında bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi dahil kritik uydu altyapılarını da yerli ve milli olarak geliştirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin aslında yeni nesil bir sanayi ve teknoloji politikasıyla hareket ettiğidir. Bu politikanın somut örnekleri savunma sanayi ve Togg’la bugüne dek gerçeğe dönüşmüş oldu. Önümüzdeki dönemde bu bakış açısıyla yeni adımlar atmaya, yeni projeleri Türkiye’ye kazandırmaya devam edeceğiz.</p><p><strong>300’E YAKIN NİTELİKLİ BİLİM İNSANI</strong></p><p>Bütün bunları yapabilmek adına Togg, hâlihazırda bugünün teknolojileri için çalışan ekibinin yanında geleceğin teknolojileri için çalışmak üzere Ankara’da bir araştırma merkezi kurdu ve burada bugün 300’e yakın nitelikli bilim insanı ve mühendis istihdam edildi. Bunların yarıya yakını Türk sanayinden aslında transfer edildi, bu da aslında savunma sanayinin teknolojideki dönüştürücü rolünün somut bir örneğidir. Savunma sanayinde kritik projelerde çalışmış, kabiliyet kazanmış, deneyim-tecrübe kazanmış mühendisler önümüzdeki dönemde Togg’un geleceğin teknolojilerini geliştirmesine güç katacaklar ve önümüzdeki dönemde biz Togg’la birlikte inşallah yeni nesil teknolojilerde yerli ve milli çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.</p><p><strong>KÜRESEL İŞ BİRLİKLERİ</strong></p><p>Sadece milli projelerle değil, Türkiye için stratejik alanlarda küresel yatırımları da beraberinde getirecek adımlarla yolumuza devam etmeyi hedefliyoruz. Özellikle veri merkezi yatırımlarında küresel iş birliklerini önemsiyoruz, önümüzdeki dönemde Türkiye’yi hiper ölçek veri merkeziyle buluşturmayı, böylelikle Türkiye’de dijital dönüşüm yatırımlarını hızlandırmayı amaçlıyoruz. Petrokimya, halen yılda 16 milyar dolar düzeyinde dış ticaret açığı verdiğimiz bir başlık. Burada önümüzdeki dönemde özellikle entegre petrokimya kümelenmelerini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Uluslararası yatırımları bu alanda harekete geçirmeyi hedefliyoruz.</p><p><strong>ÇİP TEKNOLOJİLERİ</strong></p><p>Yine çip teknolojileri önümüzdeki dönem de uluslararası yatırımlar tarafında önemli bir başlığımız olacak. Türkiye’de çip teknolojileri alanında milli kabiliyetlerimiz var özellikle savunma sanayi tarafında. SİHA’larımızda kullanılan akıllı mühimmatların fotodedektör çiplerini, yine radar sistemlerinde kullandığımız GaN çipleri hali hazırda yerli ve milli olarak geliştiriyoruz, üretiyoruz, kullanıyoruz. Zaten bunları yerli ve milli olarak geliştirmezsek dünyadan temin etmemiz de mümkün değil. Ancak önümüzdeki dönem de bu kabiliyeti endüstriyel alanlara transfer etmeyi hedefliyoruz.</p><p><strong>SENSÖR ÇİPLERİ</strong></p><p>TÜBİTAK bir uluslararası iş birliğiyle önümüzdeki dönem de Türkiye’de sensör çiplerinin üretilmesini sağlıyor olacak. 65 nanometre seviyesinde çipler Türkiye’de yerli olarak geliştirilecek ve üretilecek. Böylelikle hem beyaz eşya hem otomotiv sektöründe çip ihtiyacını karşılamaya dönük ilk adımı atmış olacağız. Ama tabii bugünün dünyasında 5 nanometre, 6 nanometre seviyesinde çiplerin yaygınlaştığı bir dönemdeyiz artık. Dolayısıyla, mutlaka bizim daha büyük ölçekli bir küresel yatırımı da Türkiye’ye kazandırma hedefimiz var.</p><p><strong>YATIRIMLARI TEŞVİK ETMEKLE KALMAYACAĞIZ</strong></p><p>Türkiye’de hali hazırda yatırım yapmış olan hem Batılı hem Koreli ve Japon markaların elektrikli araç yatırımlarını teşvik etmekle kalmayacağız, önümüzdeki dönem de Çin markalarının da Türkiye’de elektrikli araç yatırımları yapmasını sağlamaya dönük adımlar atacağız. Bu görüşmelerde de bunları açıkçası kendileriyle konuştuk. Türkiye’ye olan çok yüksek bir ilgi var, Türkiye tabii hem Avrupa Birliği Gümrük Birliğiyle hem 28 farklı ülkeyle imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmalarıyla 1,5 milyarlık bir kitleye erişim imkanı sağlıyor. Aynı zamanda hali hazırda muazzam bir tedarik ağı var otomotiv sektöründe, 200’e yakın firmamız var bizim doğrudan markalara tedarik sağlayan. Ve tabii nitelikli iş gücümüz ve sahip olduğumuz coğrafi konum her zaman yatırımcılar için Türkiye’yi ayrıcalıklı kılıyor. Hedefimiz önümüzdeki dönem de bu alanda en ileri teknolojileri geliştiren markaların Türkiye’ye yatırım yapmalarını sağlamak olacak.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-11-2z11bhGr.jpg" /></p><p><strong>SANAYİLEŞME İCRA KOMİTESİ</strong></p><p>Yeni nesil sanayi politikamızın önemli bir unsuru Sanayileşme İcra Komitesi. Malumunuz geçtiğimiz hafta da yılın ilk toplantısını gerçekleştirdik, Sayın Cumhurbaşkanımızın Başkanlığında Savunma Sanayi İcra Komitesi Savunma Sanayinde uzun dönemli planları ortaya koyan ve bu planlar kapsamında Türkiye’nin kritik ihtiyaçlarını milli projelerle karşılaması yönünde adımlar atan temel yönetim mekanizması. Biz savunma sanayi dışındaki alanlarda sağlık gibi, ulaştırma gibi, enerji gibi alanlarda yine Türkiye’nin kendi ihtiyaçlarını yerle çözümlerle, milli teknolojilerle karşılamasına dönük adımlar atmak üzere Sanayileşme İcra Komitesini kurduk. Bunun kuruluşu geçtiğimiz dönem de Sayın Cumhurbaşkanımızın kararnamesiyle gerçekleşmiş oldu. Bu dönem de Sanayileşme İcra Komitesi faaliyetlerine başlayacak. Uzun vadeli kamu alım planlamaları yapacak. Kamu Ar-Ge ihtiyaçlarını planlayacak ve yönlendirecek. Kamu alımlarında ihale şartnamelerinde yerli ve milli ürünlerin haksız rekabetle karşılaşmaması için gerekli tedbirleri alacak. Aynı zamanda milli ürün tedarikçilerinin uzun dönemli finansman imkanlarına erişmesini sağlayacak ve bütün bu süreçlerde kurumlar arası koordinasyonu da yönlendirecek. Sanayileşme İcra Komitesi de Türkiye’nin aslında yeni nesil sanayi ve teknoloji politikasının ana unsurlarından biri olacak.</p><p><strong>START-UPLAR, TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİ</strong></p><p>Teknoloji start-up’larını, teknoloji girişimlerini Türkiye’nin kalkınmasının öncüleri olarak görüyoruz. Yeni nesil dijital ekonomiyi teknoloji girişimleriyle büyütmeyi hedefliyoruz. Malumunuz hali hazırda Türkiye’nin 7 unicornu bizim değimimizle 7 turcornu var. Biz 2019 yılında Sanayi ve Teknoloji Stratejimizi ilan ettiğimizde Türkiye’yi turcornlarla buluşturacağımızı, yani milyar dolar değeri aşacak teknoloji girişimleriyle tanıştıracağımızı ifade etmiştik. O gün için Türkiye’nin milyar dolar değeri aşan bir teknoloji girişimi bulunmuyordu. Bugün ise gerek e-ticaret, gerek yazılım, gerek oyun sektörlerinde Türkiye’nin unicornları, turcornları var.</p><p><strong>100 BİN TEKNO GİRİŞİM HEDEFİ</strong></p><p>Önümüzdeki dönem de hem turcornlarımızın sayısını artırmaya hem de Türkiye’nin dört bir tarafında teknoloji girişimlerinin yükselmesini sağlayacak adımlar atmaya devam edeceğiz. 2030 yılına dek Türkiye’de 100 bin tekno girişimin kurulmasını sağlayacağız. Elbette bu süreçte Girişim Sermayesi Fonlarını güçlendirmeye devam etmeyi amaçlıyoruz. Halihazırda teknoloji ve inovasyon fonuyla, bölgesel kalkınma fonuyla, bölgesel girişim sermayesi fonuyla ve kalkınma ajanslarının girişim sermayesine yönelik fon çağrılarıyla Bakanlık kaynaklarımızı fonların fonu ve eş finansman yöntemleriyle teknoloji girişimlerine doğrudan sunma imkanına sahip olduk. Yani kamunun teknoloji girişimlerine desteklerinin TÜBİTAK ve KOSGEB’in hibe ve geri ödemeli destekleriyle sınırlı kalmamasını, tıpkı dünya örneklerinde olduğu gibi Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının Türkiye’de büyümesini sağlamış olduk   önümüzdeki dönem de bu adımları sürdüreceğiz.</p><p><strong>590 MİLYON LİRALIK YATIRIM</strong></p><p>Bugüne dek 590 milyon liralık yatırımla 182 girişimde 23 milyar lira sermaye kaynağına erişimi sağlamış olduk sadece son 4 yılda attığımız adımlarla. Önümüzdeki dönem de Türk teknoloji girişimlerinin büyümesi adına Girişim Sermayesi Fonlarına ilişkin bu katkılarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Son dönem de 1 milyar avro büyüklüğündeki NATO İnovasyon Fonuna ve 370 milyon avro bütçeli NATO Savunma İnovasyon Hızlandırıcısı DIANA programına da dahil olduk. Burada da özellikle dual teknoloji dediğimiz yani hem savunma alanında hem sivil alanlarda kullanılacak teknolojileri geliştiren şirketlerimizin hem küresel pazarlara hem de küresel yatırım fırsatlarına erişim imkanı bulmasını hedefliyoruz.</p><p><strong>YATIRIM TAAHHÜTLÜ AVANS KREDİSİ</strong></p><p>Yatırım taahhütlü avans kredisini, geçtiğimiz ay kamuoyuyla paylaştık. 1 milyar ve üzeri büyüklükteki yatırım projeleri için 284 üründen oluşan stratejik öncelikli ürün listesi ve 261 başlıktan oluşan teknoloji alanları listesini yayınladık. Bu aslında teknoloji odaklı sanayi hamlesi programındaki 919 üründen ve yenilikçi teknoloji alanından oluşan listemizi biraz daha daralttığımız, biraz daha teknoloji odağını yükselttiğimiz bir çalışma. Merkez Bankamız bu ürün ve teknolojilere yönelik 3 yıl içerisinde 300 milyar lira kredi tahsis edeceğini duyurdu. Tabii bu kredilerin hem uzun vadeli olması yatırımları destekleyici şekilde uzun vadeli olması hem de piyasa koşullarının çok altında faiz oranlarıyla yatırımcılara sunulacak olması çok değerli. Yüzde 15 ila yüzde 30 arasında faiz oranıyla ve 10 yıla varan vade imkanlarıyla bu krediler bu başlıklardaki yatırımlara sunuluyor olacak.</p><p><strong>YATIRIMCILAR İLK BAŞVURUYU BAKANLIĞIMIZA YAPACAKLAR</strong></p><p>Yatırımcılar ilk başvuruyu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yapacaklar. Bakanlıkta yaptığımız strateji ve teknoloji değerlendirmesi neticesinde elde ettikleri puanlarla bankalar aracılığıyla Merkez Bankası imkanlarına kavuşma olanağı bulacaklar. Bu Türk sanayinde ilk kez yüksek teknoloji odağında ortaya konmuş geniş çaplı finansman programıdır. Dolayısıyla inanıyoruz ki hem yüksek teknolojide ithal ikame fırsatını hem de önümüzdeki dönem de hali hazırda 7,5 milyar dolar düzeyinde olan ve hepimizin artmasını beklediğimiz yüksek teknoloji ihracatının yükselmesini sağlayacak.</p><p><strong>ÇOK YOĞUN BİR YATIRIMCI İLGİSİ VAR</strong></p><p>Çok yoğun bir yatırımcı ilgisi var şu anda programa gerek Bakanlığa gelerek, gerek bizimle yurt dışından ve yurt içinden bu arada iletişim kurarak yani bu yabancı sermayeye de açık bir program nihayetinde. Hatta yurt dışından finansman getirenlerin faiz oranları daha düşük olacak şekilde program kurgulandı. Dolayısıyla, önümüzdeki dönem de biz inanıyoruz ki bu her yıl 100 milyar lira olarak planlanmış 3 yıllık tahsis edilmiş miktar çok büyük bir hızla aslında talep edilmiş olacak yatırımcılar tarafından. Şu ana kadar 89 tamamlanan ve 146 devam eden başvuru toplamda 235 başvuru almış durumdayız.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-12-aTtKwbwh.jpg" /></p><p><strong>TEKNOLOJİ YOL HARİTASI</strong></p><p>Yatırım teşviklerinde önümüzdeki dönem de hedef odaklı ve güdümlü bir sisteme geçeceğiz. Bakanlık olarak sunduğumuz yatırım teşviklerinden büyük ölçüde yararlanan firmalara tıpkı Togg’dakinde olduğu gibi teknoloji yol haritası zorunluluğu getireceğiz. Arzu ediyoruz ki, büyük ölçekli firmalarımız Bakanlığımızdan aldıkları teşviklerle, desteklerle gerçekleştirdikleri yatırımlarda Türkiye’yi teknoloji alanında geleceğe taşıyacak araştırma-geliştirme ve inovasyon projelerine de imza atsınlar. Önümüzdeki dönem hem teknoloji yol haritalarıyla hem üniversite, KOBİ ve startup iş birlikleriyle hem geliştirme altyapılarını Türkiye’ye kazandırarak hem de mesleki eğitim başta olmak üzere eğitime sundukları katkılarla büyük ölçekli firmaların aslında daha fazla sorumluluk üstlendiği bir dönem olacak ve biz de büyük firmalara yatırım teşvikleri sunarken bu yol haritalarını hazırlayacak ve böylelikle onlarla birlikte bu adımları atıyor olacağız.</p><p><strong>87 BİN 196 YATIRIMA TEŞVİK</strong></p><p>Bugüne dek 87 bin 196 yatırım için teşvik belgesi düzenlemişiz. Sadece 2023 yılında 1,2 trilyon lira yatırım tutarına sahip 15760 yatırım için teşvik belgesi düzenlemişiz ve bu yatırımlarla öngörülen ilave istihdam 345 bin kişi. Önümüzdeki dönem de yine bir başka önceliğimiz de yeşil ve dijital dönüşümü yatırım teşviklerinde daha güçlü şekilde gerçekleştirmek olacak.</p><p><strong>2.7 MİLYON İSTİHDAM</strong></p><p>2012 yılında mevcut yatırım teşvik sistemimiz uygulamaya geçmiş. 11 yılda 87 bin 196 yatırım teşvik belgesi düzenlemişiz. Bugünkü değerlerle 9 trilyon liranın üzerinde sabit yatırım ve 2.7 milyon istihdamın önünü açmışız. Sadece son yılda ise 1,2 trilyon lira sabit yatırımlı 15 binden fazla teşvik belgesi düzenlemiş ve 345 bin istihdamın önünü açmışız.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2024/01/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak-13-InVrF7AI.jpg" /></p><p><strong>PLANLI SANAYİ BÖLGELERİ</strong></p><p>Planlı sanayi bölgeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının en önemli uygulamalarından biri. Türkiye’de hali hazırda sanayi alanlarına yüz ölçümümüzün yüzde 0,36’sını tahsis etmiş durumdayız. Avrupa ülkeleriyle, rakiplerimizle mukayese ettiğimizde bu oranın düşük olduğunu görüyoruz. Örneğin Almanya’da toplam yüzölçümünün sanayi alanlarına ayrılan kısmı yüzde 1,5 düzeyinde. Bizim çok hızlı bir şekilde Türkiye’de planlı sanayi alanlarını büyütmemiz gerekli, böylelikle hem sanayicinin ihtiyaç duyduğu yatırım yerine kolay erişimini sağlamalı, hem de ölçek ekonomisi yaratabilecek yatırımların önünü açmalıyız. Bunu yapabilmek için elbette şimdiye kadar olduğu gibi organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgeleri yatırımlarını sürdüreceğiz. Bu yıl 1654 hektarlık alanda 11 yeni organize sanayi bölgesi ilan ettik ve böylelikle 2023 sonu itibarıyla 115 bin hektar büyüklüğünde 360 OSB’ye ulaştık. Bu yıl en fazla endüstri bölgesi ilan ettiğimiz yıl oldu, 22 bin 986 hektar büyüklüğünde endüstri bölgesi ilan ettik.</p><div>KAYNAK: HABER7</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/">Bakan Kacır: Türkiye, uydu üreten 10 ülkeden biri olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-kacir-turkiye-uydu-ureten-10-ulkeden-biri-olacak/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>