
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Mücadele - Kamu Haberi</title><atom:link href="https://kamuhaberi.com/etiket/mucadele/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link></link><description>Memurlar ve Kamudan Haberler</description><lastBuildDate>Wed, 18 Sep 2024 17:47:06 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-Favicon-32x32.png</url><title>Mücadele - Kamu Haberi</title><link></link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Erdoğan&#8217;dan son dakika sınır ötesi operasyon açıklaması: Yeni adımlar atacağız</title><link>https://kamuhaberi.com/erdogandan-son-dakika-sinir-otesi-operasyon-aciklamasi-yeni-adimlar-atacagiz/</link><comments>https://kamuhaberi.com/erdogandan-son-dakika-sinir-otesi-operasyon-aciklamasi-yeni-adimlar-atacagiz/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 17 Jan 2024 20:25:13 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Emekli]]></category><category><![CDATA[Kim]]></category><category><![CDATA[Mücadele]]></category><category><![CDATA[Terör]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=64051</guid><description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası alınan kararları açıkladı. Terörle mücadelede net mesaj veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Önümüzdeki aylarda kimin ne dediğine, hangi tehditleri savurduğuna bakmadan bu doğrultuda yeni adımları muhakkak atacağız." dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/erdogandan-son-dakika-sinir-otesi-operasyon-aciklamasi-yeni-adimlar-atacagiz/">Erdoğan&#8217;dan son dakika sınır ötesi operasyon açıklaması: Yeni adımlar atacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası alınan kararları açıkladı. Erdoğan&#8217;ın açıklamaları şöyle: Sözlerimin hemen başında şehit düşen kahraman mehmetçiklerimize Allah&#8217;tan rahmet diliyorum. Tedavileri devam eden yaralı askerlerimize Rabbimden acil şifalar temenni ediyorum. Tarih bilmez, kutsal tanımaz edepsizlere rağmen şehit ailelerinin sabrı karşısında duygulanmamak elde değil.</p><p><strong>Terörle mücadele</strong></p><p>Şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmadık.Sadece son 5 günde Suriye ve Irak&#8217;taki hava harekatlarımızla 114 hedef vuruldu, 78 terörist etkisiz hale getirildi.</p><p>Emniyet ve jandarma birimlerimizin operasyonlarında terörle iktisatlı 465 kişi gözaltına alınmıştır. Sahadaki güncel durumu değerlendirdik. Bütün terör unsurlarını yok etme talimatı verdik. Son dönemde artan terör saldırılarını da ele aldık. Öncelikle bu hususun altını tekrar çizmek istiyorum. Türkiye&#8217;nin kararlılıkla uyguladığı terörü kaynağında yok etme stratejisi teröristan kurma hayali olanları rahatsız etmiştir.</p><p>Türkiye bölücü elebaşlarını kendilerini güvende hissetiği yerde imha ettikçe ülkemizin önünü kesmeye yönelik girişimler daha da artmıştır. Bölücü terör örgütüne destek sağlayarak palazlandırma girişimleri hız kazanmıştır. Sınır ötesi harekatlar sayesinde hedefine ulaşamayan bu çabaların inatla sürdürüldüğünü biliyoruz.</p><section><div><p>Güvenlik birimlerimize, yanında, yöresinde, arkasında kim olduğuna bakmadan tespit ettikleri tüm terör unsurlarını yok etme talimatı verdik.</p></div></section><p>Her ne kadar birileri anlamasa da biz sınır ötesi operasyonlarımızda sadece güney sınırlarımızın huzur ve güvenliğini garanti altına almadık. Ülkemizi bir terör koridoruyla kuşatma senaryolarını yırtıp attık.</p><p><strong>620 binden fazla Suriyeli terörden kurtulan bölgelere geri döndü</strong></p><p>Sınır ötesi harekatlarımız, Türkiye&#8217;yi düzensiz göç dalgası üzerinden, iç karışıklığa sürüklemeye dönük oyunları da boşa çıkarmıştır. Göç edecek sığınmacıların kendi topraklarında kalmasını temin ettik. Ülkemizde bulunan 620 binden fazla Suriyeli terörden kurtulan bölgelere geri dönmüştür. Sınırlarımız ötesindeki asgari mevcudiyetimiz hayati öneme sahiptir. Bundan geriye dönüş asla söz konusu olamaz. Karşımızdaki tablo gayet açıktır. Türkiye tehdidi ya kaynağında kurutacak ya da terörle mücadeleyi mahallelerinde verecektir. Ülkemizin böyle bir felaketle karşı karşıya kalmasına kesinlikle müsaade edemeyiz. Evlatlarımızın terörsüz bir iklimde büyüyebilmesi için mücadele vermeliyiz.</p><p>Aksi yöndeki ısrarlı beyanlar sınırlarımız ötesinde görev yapan askerlerimiz başta olmak üzere milletimizin canını sıkmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Türkiye başarılı operasyonlarıyla toprakları üzerinde ameliyat yaptırmayacağını çok açık ve net göstermiştir. Şu an üzerinde durulması gereken asıl husus sınır ötesi operasyonların nasıl daraltılacağı bu bizim gündemimizde yok, nasıl genişletileceğidir. Yarım kalan işlerin nasıl tamamlanacağıdır.</p><p><strong>Terör yuvalarının tamamını darmadağan etmeden durmayacağız</strong></p><p>Eli kanlı caniler var oldukça içimiz rahat etmeyecektir. Emparyalistlerin teröristan kurma planları var oldukça hiçbirimiz güvende hissedemeyiz. Bu bölgedeki harekatlarımız sürecektir. Aynı şekilde Suriye&#8217;de bu hatta sinsi niyetlerle kurulmuş terör yuvalarının tamamını darmadağan etmeden durmayacağız.</p><section><div><p>Bölgemize yeni Sevr dayatmaları yapanları alt üst ettik. Gündemimiz sınır ötesi operasyonları nasıl genişleteceğimizdir.</p></div></section><p>Türkiye&#8217;nin kendi güvenliği için gerekli tedbirleri almasına kimse itiraz edemez. Önümüzdeki aylarda kimin ne dediğine hangi tehditleri savurduğuna hangi hesaplar içinde olduğuna bakmadan bu doğrultuda yeni adımları atacağız.</p><section><div><p>Üç beş oy daha fazla alacağız&#8217; diye bölücü örgütün muhiplerini kırmızı halıyla karşılayanlar, elbette bu yaptıklarının hesabını sandıkta vereceklerdir.</p></div></section><p><strong>Terör örgütünü tamamen yok etmek boynumuzun borcu</strong></p><p>Geleceğimizi de güvence altına alacağız. Söz konusu terörle mücadele ülkemizin bekası, milletimizin huzur ve güvenliği olduğunda kimliği ne olursa olsun herkes ya yanımızda yer alır ya karşımızda. Bu işin ortası, gri alanı yoktur. Biz bu hususta çok netiz, çok kararlıyız. Terör örgütünü tamamen yok etmenin boynumuzun borcu olduğuna inanıyoruz. Milletimizin, hükümetimize desteğinin tam olduğunu biliyoruz. Terörle mücadeleyi siyaset üstü bir konu olarak gören tüm siyasi partilere buradan şükranlarımı sunuyorum.</p><p>Aziz milletim; geride bıraktığımız 2023 senesi cumhuriyetimizin yüzüncü yıl dönümü olması nedeniyle daha özel bir yere sahipti. Yurt içinde ve yurt dışında düzenlediğimiz etkinliklerle 2023&#8217;ün hakkını vermeye çalıştık. 100 savaş gemimizin gerçekleştirdiği geçit töreni hafızalara kazınmıştır.</p><p><strong>Ülkemizde kimsenin Cumhuriyet ile ilgili derdi yoktur</strong></p><p>Türkiye&#8217;nin rejimiyle ilgili tereddütler 29 Ekim 1923&#8217;de yaşasın cumhuriyet nidalarıyla bitmiş bir tartışmadır. Bu konunun siyasi polemik haline getirilmesi doğru olmadığı gibi anayasal bakımdan zaten mümkün değildir. Ülkemizde kimsenin cumhuriyet ile ilgili derdi yoktur. Her kim bu tartışmaları farklı niyetlerin koçbaşı gibi kullanmaya kalkıyorsa büyük yanlışın içindedir. Elbette varmış gibi gösterilen bu tür tartışmalar üzerinden eskiden beri ülkemizde siyasi ve toplum mühendisliği yapıldığını unutmuyoruz. Milletimiz aynı yol ve yöntemlere tevessül edenlerin sadece yüzüne tükürmekle kalmayacak gerektiğinde başını ezecek kudrete sahiptir.</p><p><strong>Ülkemize hiçbir faydası olmayan suni gündemlerle vaktimizin çalınmasına izin vermeyeceğiz</strong></p><p>Önümüzde kurulan tuzakların tamamı Türkiye&#8217;yi asıl gündeminden kopartmak, bölgedeki artan etkinliğini kırmaya yöneliktir. Ülkemize milletimize ve demokrasimize hiçbir faydası olmayan suni gündemlerle vaktimizin çalınmasına izin vermeyeceğiz. Bizim gündemimizde sadece Türkiye var. Bizim gündemimizde eser ve icraat var. Bizim gündemimizde düşenin elinden tutma var. Biz işimize bakıyoruz. Gece gündüz demeden Türkiye Yüzyılı&#8217;nın inşası için koşturuyoruz.</p><p>Kabine olarak eğitimden sağlığa güvenlikten adalete aileden gençlik ve spora geniş bir yelpazede programımızı adım adım hayata geçiriyoruz.</p><p>Ekonomide bölgesel krizler nedeniyle ortaya çıkan sıkıntılarının yansımalarıyla boğuştuğumuz yılı geride bıraktık. Bu süreçte Türkiye olarak biz kendi hedeflerimize sıkı sıkıya bağlı kalarak yatırım, üretim, istihdam, cari fazla yoluyla büyümeye devam edeceğiz. Her küresel kriz Türkiye&#8217;nin önüne yeni fırsatlar getirmektedir.</p><p>Bu yılı dünya ortalamasının 1,5 katına denk gelen bir büyümeyle kapatılacağımız anlaşılıyor. Büyüme oranlarımızı hep beklentilerin üzerinde tutacağımıza inanıyorum.</p><p>Vatandaşlarımıza taahhüt ettiğimiz yatırımları birer birer hayata geçiriyoruz. Sadece ulaştırmada halen inşası süren 26 ayrı yol, raylı sistemin ülkemize kazandıracağı değeri muhalefetin bizi çekmek istediği içi boş tartışmaların tamamına değişmeyiz.</p><p>Üzerine en çok titrediğimiz husus istihdamda 32 milyon kişiyle tarihin en yüksek seviyesini yakaladık. İşsizliği daha da aşağıya çekmemiz gerekiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın uyguladığımız programlar için istihdam yükümlülüğünü 2 kata, istihdam taahhüt oranını yüzde 60&#8217;a düşürüyoruz.</p><p>Bunlara ilave olarak cep harçlıkları da deprem bölgesi illerimizde asgari ücretin yüzde 30&#8217;u düzeyinde verilecek. En çok yoğunlaştığımız alanlardan biri de hayat pahalılığı ve enflasyonla verdiğimiz mücadeledir. Enflasyonu aralık ayında yüzde 2.3 seviyesine gerilemesi yürüttüğümüz kararlı mücadelenin işaretidir. Hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelede milletimizin yardımını bekliyoruz. Bu meselenin teknik boyutu kadar psikolojik boyutu önemlidir.</p><p><strong>EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI BELLİ OLDU</strong></p><p>Çalışanlarımız ve emeklilerimiz başta olmak üzere refah düzeyini yükseltmek için canla başla çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde aynı anlayışla çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzü tutmaya devam edeceğiz.</p><p>Bütçe imkanlarımızı zorlama pahasına da olsa emeklilerimizi asla darda bırakmıyoruz. Bilindiği gibi memur emeklisi yüzde 49.25 SSK ve Bağkur yüzde 37.57 artış oldu.</p><p>Emeklilerimizin aylıklarındaki artışları birbirine yakınlaştıracak yeni adım atıyoruz. SSK ve Bağkur emekli aylıklarına ilave yüzde 5 müjdesini vermek istiyorum.</p><p>Ocak 2024&#8217;ten itibaren 6 aylık artış oranı yüzde 42.6&#8217;ya yükseliyor. Önümüzdeki temmuz ayında artışlarla birlikte emeklilerimizin hepsi aynı oranlarda maaş artışına ulaşacaktır. Tüm emeklilerimizin yıllık maaş artış oranları önümüzdeki Temmuz&#8217;da eşitlenecek. Buranın özellikle altını çizmek istiyorum.</p><p>Emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz.</p><p><strong> 2024&#8217;ü emekliler yılı olarak ilan ediyoruz</strong></p><p>Toplam 200 milyar liralık ilave kaynağı da emeklilerimize sunmuş oluyoruz. 2024&#8217;ü emekliler yılı olarak ilan ediyoruz. Amacımız bu vesileyle emeklilerimizin hayat kalitesini artıracak, yeni hizmetleri devreye almaktır. Şimdiden emeklilerimize hayırlı olsun.</p><p>Ekonomi programımızın en kritik başlıkları arasındadır. Geçtiğimiz yıl ihracatta 226 milyar dolarla hedeflerimizin de üzerine çıkarak cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2024 hedefi 375 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bunu da gerçekleştireceğiz. Turizm rakamlarının çok iyi geleceği anlaşılıyor. Mali disiplinden taviz vermeyeceğiz.</p><p><strong>İlk Türk uzay yolcusu</strong></p><p>Yarın gece saat 01.11&#8217;de uzaya uğurlayacağımız ilk Türk astronumuzun büyüyen ve güçlenen Türkiye&#8217;nin yeni bir nişanesi olarak görüyoruz. Özellikle bu yolculuğu milletimiz için gençliğimiz için hayırlı olmasını diliyorum.</p><p>Milliyet<br /><iframe src="https://geo.dailymotion.com/player/x8k1t.html?video=x8riikq" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p><p><a href="https://kamuhaberi.com/erdogandan-son-dakika-sinir-otesi-operasyon-aciklamasi-yeni-adimlar-atacagiz/">Erdoğan&#8217;dan son dakika sınır ötesi operasyon açıklaması: Yeni adımlar atacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/erdogandan-son-dakika-sinir-otesi-operasyon-aciklamasi-yeni-adimlar-atacagiz/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Yerlikaya: Güvenliğimize zarar veren kim olursa olsun 112&#8217;yi arayarak ihbar edin</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-guvenligimize-zarar-veren-kim-olursa-olsun-112yi-arayarak-ihbar-edin/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-guvenligimize-zarar-veren-kim-olursa-olsun-112yi-arayarak-ihbar-edin/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 11 Dec 2023 09:10:14 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Göç]]></category><category><![CDATA[Huzur]]></category><category><![CDATA[Mücadele]]></category><category><![CDATA[Suç]]></category><category><![CDATA[Yerlikaya]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=56069</guid><description><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Yerlikaya, "Huzur ve Güvenlik Toplantısı"nda konuştu. Yerlikaya, "Huzurumuzu bozan, güvenliğimize zarar veren bir çete, bir zehir taciri, bir tefeci, suç örgütü, kim olursa olsun, lütfen 112'yi arayarak ihbar edin" dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-guvenligimize-zarar-veren-kim-olursa-olsun-112yi-arayarak-ihbar-edin/">Bakan Yerlikaya: Güvenliğimize zarar veren kim olursa olsun 112&#8217;yi arayarak ihbar edin</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Erzurum&#8217;da bir otelde düzenlenen Huzur ve Güvenlik Toplantısı&#8217;nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, bu buluşmalarda şehirlerin huzur ve güvenliğini ilgililerle masaya yatırdıklarını söyledi.</p><p>Bu toplantılarla &#8220;<strong>Türkiye Yüzyılı&#8217;nda teröre, onların işbirlikçilerine, zehir tacirlerine, organize suç örgütlerine, suçta kibirlenenlere yer yoktur.</strong>&#8221; mesajı verdiklerini vurgulayan Yerlikaya, şunları kaydetti:</p><p><strong>&#8220;Kim olursa olsunlar kendini hukukun üstünde gören, kamu düzenimizi bozmaya çalışan tüm yapılanmaları çökertip adalete teslim edeceğiz. Hiç kimse ama hiç kimse devletimizden ve milletimizden güçlü değildir. Binlerce yıllık devlet geleneğimizde düzeni sağlamak, milletin huzurunu tesis etmek esas vazifedir. Bugün de bu vazifenin sorumlusu 600 bin personeliyle gece gündüz, canla başla çalışan İçişleri Bakanlığı ailesidir.&#8221;</strong></p><p>Yerlikaya, 4 Haziran-1 Aralık tarihleri arasında, 180 günde Erzurum&#8217;un daha huzurlu, daha güvenli olması için yapılan çalışmalardan bahsetti.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/12/bakan-yerlikaya-guvenligimize-zarar-veren-kim-olursa-olsun-112yi-arayarak-ihbar-edin-0-EtmH8NS9.jpg" /></p><p><b><strong>&#8220;SOKAKLARIMIZI BU ZORBALARDAN TAMAMEN TEMİZLEYECEĞİZ&#8221;</strong></b></p><p><em><strong>Milletin birlik ve beraberliğine, kardeşliğine kasteden bölücü terör örgütü başta olmak üzere bütün terör örgütleriyle verilen mücadelenin amansız şekilde devam ettiğini aktaran Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:</strong></em></p><p><strong>&#8220;Bu mücadele son terörist etkisiz hale getirilinceye ve bu terör belasını bu topraklardan kazıyıp atıncaya kadar devam edecek. Bu amaçla bu dönemde Erzurum&#8217;da bölücü terör örgütü PKK/KCK, FETÖ ve DEAŞ’a yönelik 346 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda, 4 terörist etkisiz hale getirildi. 100 şüpheli gözaltına alındı, bunların 7’si tutuklandı, 3’ü hakkında adli kontrol kararı verildi. Huzur ve güvenliğimize zarar veren organize suç örgütlerinin, Sayın Cumhurbaşkanı&#8217;mızın ifadeleriyle &#8216;şehir eşkıyaları&#8217;nın işlediği suçlar, yanlarına kar kalmaz, kalamaz ve kalmayacaktır. Hepsini tek tek adalete teslim etmekte kararlıyız. Sokaklarımızı bu zorbalardan tamamen temizleyeceğiz.&#8221;</strong></p><p>Yerlikaya, 180 günde Erzurum&#8217;da organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen 4 operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden 6&#8217;sının tutuklandığını belirterek, Erzurum&#8217;da biri bölgesel, biri yerel 2 organize suç çetesinin çökertildiğini dile getirdi.</p><p>Erzurum’da zehir tacirlerine yönelik 630 operasyonda 878 şüphelinin gözaltına alındığını ve 73 şüphelinin tutuklandığını anlatan Yerlikaya, &#8220;<strong>Geleceğimizi, göz aydınlığı çocuklarımızı zehirlemeye çalışanlara hayatı zehretmeye kararlıyız. Bir çocuğumuzu, bir evladımızı dahi bu uyuşturucu belasından kaybetmeye tahammülümüz yok.</strong>&#8221; diye konuştu.</p><p><b><strong>DÜZENSİZ GÖÇMENLE MÜCADELE</strong></b></p><p><em><strong>Düzensiz göçmen ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle mücadelenin sürdüğünü belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:</strong></em></p><p><strong>&#8220;Düzensiz göçle mücadelemizde Mobil Göç Noktası adını verdiğimiz araçlarımızı devreye soktuk. Mobil Göç Noktası uygulaması, stratejimizde yer alan, &#8216;sahayı daraltma ve sınır dışı süreçlerini hızlandırmaya&#8217; yönelik bir çalışma. Pilot il olarak 19 Temmuz&#8217;da ilk kez İstanbul’da uygulamaya başladık. Bugün itibarıyla Erzurum&#8217;da 1 Mobil Göç Noktası aracımız hizmet veriyor. Bu uygulama ile sahadaki baskıyı artıracağız. Göreceksiniz, her geçen gün yakalanan düzensiz göçmen sayısı artacak.&#8221;</strong></p><p>Erzurum&#8217;un düzensiz göçmen ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle mücadelede stratejik bir şehir olduğuna işaret eden Yerlikaya, kentte bu kapsamda son 180 günde göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik 57 operasyonda gözaltına alınan 117 şüpheliden 18&#8217;inin tutuklandığını aktardı.</p><p>Yerlikaya, 652 düzensiz göçmenin ise yakalanarak geri gönderme merkezlerinde bulunan 5 bin 501 düzensiz göçmenle sınır dışı edildiğini kaydetti.</p><p><b><strong>&#8220;BU HEPİMİZİN BİRLİKTE VERMESİ GEREKEN BİR MÜCADELE&#8221;</strong></b></p><p><em><strong>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, gittiği her ilde yaptığı çağrıyı burada da tekrarlamak istediğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</strong></em></p><p><strong>&#8220;Milletimizin huzuru ve selameti için yaptığımız mücadeleyi, canını ortaya koyarak, sevdiklerini ardında bırakarak, fedakarca çalışan kahramanlarla veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Lakin bu hepimizin birlikte vermesi gereken bir mücadele. 7’den 70’e, evde anne ve babalarla okulda öğretmenlerimizle mahallede muhtarlarımızla çarşıda esnafımızla sivil toplum kuruluşlarımızla. Toplumun tüm kesimlerini bu mücadelede en büyük paydaş olarak görüyoruz. Huzurumuzu bozan, güvenliğimize zarar veren bir çete, bir zehir taciri, bir tefeci, suç örgütü, kim olursa olsun, lütfen 112&#8217;yi arayarak ihbar edin. Sosyal medya hesaplarımıza yapılan yorumları da ihbar kabul ediyoruz. Göreceksiniz güvenlik birimlerimiz hemen müdahale edecek. Türkiye Yüzyılı&#8217;nda Türkiye&#8217;nin huzurunu milletimizle tesis edeceğiz.&#8221;</strong></p><p>Toplantıya, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Ali Çardakcı, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Selami Altınok, Mehmet Emin Öz ve Fatma Öncü, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Tuncel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Metin Düz, İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, siyasi parti temsilcileri, askeri ve adli erkan ile kurum müdürleri katıldı.</p><p>Toplantı sonrası Bakan Yerlikaya, kolluk kuvvetleri ve kurum yetkilileriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/12/bakan-yerlikaya-guvenligimize-zarar-veren-kim-olursa-olsun-112yi-arayarak-ihbar-edin-1-eJ8OG6R2.jpg" /></p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-guvenligimize-zarar-veren-kim-olursa-olsun-112yi-arayarak-ihbar-edin/">Bakan Yerlikaya: Güvenliğimize zarar veren kim olursa olsun 112&#8217;yi arayarak ihbar edin</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-guvenligimize-zarar-veren-kim-olursa-olsun-112yi-arayarak-ihbar-edin/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Yerlikaya: Kendini hukukun üstünde gören yapılanmaları çökerteceğiz</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-kendini-hukukun-ustunde-goren-yapilanmalari-cokertecegiz/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-kendini-hukukun-ustunde-goren-yapilanmalari-cokertecegiz/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 11 Dec 2023 09:09:56 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Erzurum]]></category><category><![CDATA[Göç]]></category><category><![CDATA[Huzur]]></category><category><![CDATA[Mücadele]]></category><category><![CDATA[Suç]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=56064</guid><description><![CDATA[<p>Bakan Yerlikaya, "Kim olursa olsunlar, kendini hukukun üstünde gören, kamu düzenimizi bozmaya çalışan tüm yapılanmaları çökertip adalete teslim edeceğiz" dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-kendini-hukukun-ustunde-goren-yapilanmalari-cokertecegiz/">Bakan Yerlikaya: Kendini hukukun üstünde gören yapılanmaları çökerteceğiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Polis okulunun mezuniyet törenine katılmak üzere Erzurum’a gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, temaslarının ardından güvenlik toplantısı gerçekleştirdi. Huzur ve güvenlik toplantılarını şehir şehir gezerek yaptıklarını ifade eden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, &#8220;Şehirlerimizin huzur ve güvenliğini, yetkili tüm arkadaşlarımızla masaya yatırıyoruz. Bu toplantılarla vermek istediğimiz mesaj şudur; Türkiye Yüzyılı’nda teröre, onların iş birlikçilerine, zehir tacirlerine, organize suç örgütlerine suçta kibirlenenlere yer yoktur. Erzurum’dan bir kez daha ifade ediyorum; kim olursa olsunlar, kendini hukukun üstünde gören, kamu düzenimizi bozmaya çalışan tüm yapılanmaları çökertip adalete teslim edeceğiz&#8221; dedi.</p><p>&#8220;Hiç kimse ama hiç kimse, devletimizden ve milletimizden güçlü değildir&#8221; diyen Bakan Yerlikaya, &#8220;Binlerce yıllık devlet geleneğimizde düzeni sağlamak, milletin huzurunu tesis etmek esas vazifedir. Bugün de bu vazifenin sorumlusu 600 bin personeliyle gece gündüz, canla başla çalışan İçişleri Bakanlığı ailesidir&#8221; diye konuştu.</p><div><div><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/12/bakan-yerlikaya-kendini-hukukun-ustunde-goren-yapilanmalari-cokertecegiz-0-XmtYPcQN.jpg" /></div></div><p><strong>&#8220;Göreceksiniz, her geçen gün yakalanan düzensiz göçmen sayısı artacak&#8221;</strong></p><p>Bakan Yerlikaya, 4 Haziran-1 Aralık tarihleri arasında, son 180 günde, Erzurum’un daha huzurlu, daha güvenli olması için yapılan çalışmaları şöyle paylaştı:</p><p>&#8220;Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle, 40 yıldır kardeşliğimize, birliğimize kasteden bölücü terör örgütü başta olmak üzere bütün terör örgütleriyle verdiğimiz mücadele bugün de amansız bir şekilde devam ediyor. Bu mücadele son terörist etkisiz hale getirilinceye ve bu terör belasını bu topraklardan kazıyıp atıncaya kadar devam edecek. Bu amaçla, bu dönemde Erzurum’da BTÖ PKK/KCK, FETÖ ve DEAŞ’a yönelik toplam 346 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda, 4 terörist etkisiz hale getirildi. 100 şüpheli gözaltına alındı. Bunların 7’si tutuklandı, 3’ü hakkında adli kontrol kararı verildi. Huzur ve güvenliğimize zarar veren organize suç örgütlerinin, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle bu &#8216;şehir eşkıyalarının&#8217; işlediği suçlar, yanlarına kar kalmaz, kalamaz ve kalmayacaktır. Hepsini tek tek adalete teslim etmekte kararlıyız. Sokaklarımızı bu zorbalardan tamamen temizleyeceğiz. Bu amaçla da son 180 günde, Erzurum’da organize suç çetelerine yönelik düzenlenen 4 operasyonda 10 şüpheli şahıs gözaltına alındı. 6 şahıs tutuklandı. Erzurum&#8217;da 1’i bölgesel, 1’i yerel olmak üzere toplamda 2 organize suç çetesi çökertildi.</p><div><div><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/12/bakan-yerlikaya-kendini-hukukun-ustunde-goren-yapilanmalari-cokertecegiz-1-VSJ7VCjV.jpg" /></div></div><p>Erzurum’da zehir tacirlerine yönelik 630 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 878 şüpheli şahıs gözaltına alındı, 73 kişi ise tutuklandı. Geleceğimizi, göz aydınlığı çocuklarımızı zehirlemeye çalışanlara hayatı zehretmeye kararlıyız. Bir çocuğumuzu, bir evladımızı dahi bu uyuşturucu belasından kaybetmeye tahammülümüz yok. Düzensiz göçle mücadele ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle de mücadelemiz aralıksız devam ediyor. Düzensiz göçle mücadelemizde Mobil Göç Noktası adını verdiğimiz araçlarımızı devreye soktuk. Mobil Göç Noktası uygulaması, stratejimizde yer alan, ‘Sahayı daraltma ve sınır dışı süreçlerini hızlandırmaya’ yönelik bir çalışma. Pilot il olarak 19 Temmuz 2023 tarihinde, ilk kez İstanbul’da uygulamaya başladık. Bugün itibarıyla ise Erzurum&#8217;da, 1 Mobil Göç Noktası aracımız hizmet veriyor. Bu uygulama ile sahadaki baskıyı artıracağız. Göreceksiniz, her geçen gün yakalanan düzensiz göçmen sayısı artacak. Erzurum ayrıca düzensiz göçmen ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle mücadelede stratejik bir şehrimiz.&#8221;</p><p><strong>&#8220;Türkiye Yüzyılı’nda Türkiye’nin huzurunu milletimizle birlikte tesis edeceğiz&#8221;</strong></p><p>Erzurum’da son 180 gün içerisinde göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik 57 operasyon düzenlendiğini belirten Bakan Yerlikaya, &#8220;Bu operasyonlar sonucunda 117 şüpheli şahıs gözaltına alındı. 18 organizatör ise tutuklandı. 652 düzensiz göçmen ise yakalanarak geri gönderme merkezlerimizde bulunan Toplam 5.501 düzensiz göçmenle beraber sınır dışı edildi&#8221; dedi.</p><p>Toplantının sonunda vatandaşlara çağrıda bulunan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, &#8220;Buradan sizler aracılığıyla kıymetli Erzurumlu hemşehrilerime, yüreği vatan sevgisiyle dolu Dadaşlara bir çağrım var. Aslında bu çağrıyı gittiğimiz her ilimizde bıkmadan usanmadan tekrar ediyorum. Milletimizin huzuru ve selameti için yaptığımız mücadeleyi, canını ortaya koyarak, fedakarca çalışan kahramanlarla veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Lakin bu mücadele, hepimizin ama hepimizin, birlikte vermesi gereken bir mücadele. 7’den 70’e evde anne ve babalarla, okulda öğretmenlerimizle, mahallede muhtarlarımız, çarşıda esnafımız, sivil toplum kuruluşlarımız, toplumun tüm kesimlerini bu mücadelede en büyük paydaş olarak görüyoruz. Huzurumuzu bozan, güvenliğimize zarar veren bir çete, bir zehir taciri, bir tefeci, suç örgütü, kim olursa olsun lütfen 112‘yi arayarak ihbar edin. Sosyal medya hesaplarımıza yapılan yorumları da ihbar kabul ediyoruz. Bizlere bildirin. Göreceksiniz güvenlik birimlerimiz hemen müdahale edecekler. Ben Erzurumlu kardeşlerimin bu çağrımıza katılacaklarına, destek vereceklerine gönülden inanıyorum. Türkiye Yüzyılı’nda Türkiye’nin huzurunu milletimizle birlikte tesis edeceğiz&#8221; şeklinde konuştu.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-kendini-hukukun-ustunde-goren-yapilanmalari-cokertecegiz/">Bakan Yerlikaya: Kendini hukukun üstünde gören yapılanmaları çökerteceğiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-yerlikaya-kendini-hukukun-ustunde-goren-yapilanmalari-cokertecegiz/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun: İsrail&#8217;in yüzlerce yalanını ifşa ettik</title><link>https://kamuhaberi.com/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-altun-israilin-yuzlerce-yalanini-ifsa-ettik/</link><comments>https://kamuhaberi.com/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-altun-israilin-yuzlerce-yalanini-ifsa-ettik/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sat, 09 Dec 2023 14:41:06 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Dezenformasyon]]></category><category><![CDATA[Forum]]></category><category><![CDATA[İsrail'in]]></category><category><![CDATA[Mücadele]]></category><category><![CDATA[Uluslararası]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=55814</guid><description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun Gazze'de katliam yapıp bunu dezenformasyonla örtmeye çalışan İsrail'in yüzlerce yalanını ifşa ettiklerini söyledi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-altun-israilin-yuzlerce-yalanini-ifsa-ettik/">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun: İsrail&#8217;in yüzlerce yalanını ifşa ettik</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>TRT World Forum’da konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “İsrail bu kez dünyayı yalanlarıyla rahatlıkla manipüle edememekte, karşısında Cumhurbaşkanımızın liderliğinde verdiğimiz hakikat mücadelesini bulmaktadır” dedi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/12/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-altun-israilin-yuzlerce-yalanini-ifsa-ettik-0-pKHucEbP.jpg" /></p><p>Bu yıl yedincisi düzenlenen TRT World Forum, dünyanın farklı coğrafyalarından uluslararası alanda isim yapmış akademisyen, siyasetçi, sivil toplum çalışanı, düşünce kuruluşu uzmanı, bürokrat ve gazetecilerden oluşan 150’nin üzerinde konuşmacıyı İstanbul’da buluşturdu. Şişli’de bir otelde gerçekleşen ve iki gün sürecek olan forumun ilk günündeki programlara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı da katıldı. Forumda konuşan İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İsrail’in Filistin’de bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların, mazlumların yanında hakikati de katletmenin arayışı içinde olduğunu söyledi. Altun, İsrail’in bu kez dünyayı yalanlarıyla rahatlıkla manipüle edemediğini, karşısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde verilen hakikat mücadelesini bulduğunu ifade etti.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/12/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-altun-israilin-yuzlerce-yalanini-ifsa-ettik-1-prb6PMAh.jpg" /></p><p><b>FORUM BU YIL “BİRLİKTE GELİŞMEK” TEMASIYLA DÜZENLENİYOR</b></p><p>Konuşmasına forumun bu yılki temasını anlatarak başlayan Altun, “Forumumuz bu yıl &#8216;Birlikte Gelişmek&#8217; temasıyla hayata geçiriyor. Küresel sorunlara karşı üretmemiz gereken ortak çözümler var. Bugün bu uluslararası platformda, TRT World Forum’da İstanbul’da bizi bir araya getiren ana saik, ortak sorunlarımıza ortak çözümler üretme arayışıdır, gayretidir. Zira hepimiz bugün bir yandan bir küresel adaletsizlikle ve bir yandan bir küresel acziyetle sınandığımızın bilincindeyiz. İçinde bulunduğumuz bu belirsizlik çağında stratejik iletişim artık kamu politikasının ve uluslararası ilişkilerin tali bir unsuru olmaktan çıkmış, bir yandan etkin bir dış politika enstrümanına dönüşürken, öte yandan artık ulusal güvenliğin önemli başlıklarından biri haline dönüşmüştür. Bütün dünya yüzeyinde oluşan dezenformatif atmosfer, ülkelerin siyasi istikrarını, demokrasilerini, kamu sağlığını ve ekonomik ortamlarını tehdit eder bir noktaya gelmiştir. Türkiye, bu durumu en sert ve en erken şekilde tecrübe eden ülkelerin başında gelmektedir” dedi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/12/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-altun-israilin-yuzlerce-yalanini-ifsa-ettik-2-cxfkIvYD.jpg" /></p><p><b>“GEÇTİĞİMİZ 10 YILDA TÜRKİYE’YE KARŞI DEZENFORMASYON SİLAHINI YOĞUN ŞEKİLDE KULLANDILAR”</b></p><p>Özellikle son 10 yılda Türkiye’nin küresel bir oyuncu haline gelmesine mani olmak isteyenler tarafından birçok hamle yapıldığını ancak tüm bunların başarıyla püskürtüldüğünü söyleyen Altun, “Türkiye’nin etkin bir bölgesel güç ve küresel oyuncu olmasından rahatsız olan aktörler, geçtiğimiz 10 yılda Türkiye’ye karşı dezenformasyon silahını yoğun şekilde kullandılar. Gezi kalkışması, 17-25 Aralık FETÖ operasyonları, 15 Temmuz hain darbe girişimi. Bütün bu olaylar sırasında Türkiye, hem içeriden hem dışarıdan çok ağır dezenformasyon saldırılarına maruz kaldı. Çok şükür ki bu dezenformasyon saldırıları Cumhurbaşkanımızın hakikat eksenli siyaseti sayesinde boşa çıkartıldı, başarısızlığa uğratıldı. Cumhurbaşkanımız, siyasete girdiği ilk yıllardan itibaren dönemin anti-demokratik, tek sesli ve vesayetçi medya düzenine karşı çok net bir başkaldırı ortaya koydu ve ona karşı mücadele etti. Ve bu sayede çok şükür Türkiye son 10 yılda farklı biçim ve içeriklerle karşımıza çıkan dezenformasyon kampanyalarına teslim olmadı. Dahası Türkiye bu son 10 yıllık süreçte sadece kendisine yönelen dezenformasyon kampanyalarına, sosyal medya operasyonlarına karşı bir direniş hattı kurmadı; aynı zamanda uluslararası kamuoyunda da bir bilinç ihraç etti” şeklinde konuştu.</p><p><b>“DEZENFORMASYONLA BIREYSEL MÜCADELE HUSUSLARINDA YENİ MODELLER GELİŞTİRDİK”</b></p><p>İletişim Başkanı Fahrettin Altun, dezenformasyonla mücadele anlamında yapılan çalışmalar ve bunun olumlu sonuçlarından bahsederek, “Türkiye, bu süreçte hem kanuni düzenlemelerini yaptı hem de Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Teyit Hattı gibi yapılarla yalan haberin kasıtlı yayılımına karşı bir kamu politikası ortaya koydu. Diğer yandan Türkiye, ulusal ve uluslararası alanlarda işbirlikleri hayata geçirdi. Yine eğitim programlarıyla hem sosyal medya okuryazarlığı hem de dezenformasyonla bireysel mücadele hususlarında yeni modeller geliştirdi. Dezenformasyonla mücadele alanında günden güne imkan ve kabiliyetlerimizi artırıyor, geliştirdiğimiz bilgi, teknoloji ve kabiliyetleri sizin liderliğinizde dost ve müttefik ülkelere aktarabiliyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı başta olmak üzere uluslararası platformlarda bu bağlamda son derece verimli faaliyetleri hayata geçirebiliyoruz. Son dönemde, gerek küresel salgın zamanında, gerek Karabağ savaşında, gerek Rusya-Ukrayna savaşında, gerekse de İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de uyguladığı sistematik zulümlerde, soykırımda şunu gördük ki, doğru stratejik iletişim hamleleriyle dezenformasyonun küresel ve bölgesel güç mücadelelerinde zehirli bir enstrümana dönüşmesine mani olabiliriz” diye konuştu.</p><p><b>“İSRAIL BU KEZ DÜNYAYI YALANLARIYLA RAHATLIKLA MANİPÜLE EDEMEMEKTE, KARŞISINDA CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİNDE VERDİĞİMİZ HAKİKAT MÜCADELESİNİ BULMAKTADIR”</b></p><p>Fahrettin Altun, İsrail’in Filistin halkına uyguladığı soykırıma da sert bir dille tepki gösterdi. İsrail’in Filistin’de bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların, mazlumların yanında Gazze’de hakikati de katletmenin arayışı içinde olduğunu söyleyen Altun, “İsrail sürdürdüğü vahşeti ve soykırıma varan katliamları gizlemek için sistematik şekilde yalan ve yanıltıcı haberler imal etmekte, bunları yaymaya çalışmaktadır. Bu, esas itibarıyla İsrail’in kirli propaganda makinesinin alışageldiğimiz yöntemlerinden biridir. Ne var ki, İsrail bu kez dünya kamuoyunu yalanlarıyla rahatlıkla manipüle edememekte, karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde verdiğimiz hakikat mücadelesini bulmaktadır. Cumhurbaşkanımız, İsrail’in gayrimeşru ve zalim saldırıları başlar başlamaz bize Dezenformasyonla Mücadele Merkezi çatısı altında İsrail’in dezenformasyon saldırılarıyla mücadele edecek bir görev gücü kurmamız talimatını verdi. <strong>Biz de bu talimat doğrultusunda 7 gün 24 saat esasına göre çalışan bir görev gücü oluşturduk. Hamdolsun İsrail’in yüzlerce yalanını ifşa ettik. Her ifşaat, İsrail’in yaşadığı meşruiyet krizini daha da derinleştirdi. Cumhurbaşkanımız bir yandan bağımsız, coğrafi bütünlüğü olan güçlü bir Filistin devletinin kurulması için mücadele ederken, yine bölgede akan kanın durması için mücadele ederken, öte yandan vizyonu ve liderliğiyle, bu kanı akıtan zalimlerin kendilerini yalan haberlerle aklama girişimlerinin engellemesine de vesile oldu.</strong> Biz önümüzdeki dönemde de Cumhurbaşkanımızın bize gösterdiği hedefler doğrultusunda hakikat mücadelemizi canla başla vermeye devam edeceğiz” ifadeleri ile sonlandırdı.</p><p><b>“PEK ÇOK ÜLKEDEN INSAN, GAZZE’DEKİ GERÇEKLERİ ÖĞRENMEK İÇİN TRT VE TÜRKİYE’NİN YAYINLARINI İZLİYOR”</b></p><p>Programa ev sahipliği yapan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı da, Filistin’de yaşanan İsrail zulmünü TRT olarak tüm dünyanın gözleri önüne serdiklerini belirtti. Sobacı, “Elbette Gazze özel oturumumuz, bu yılki forumumuzda çok önemli bir yer ihtiva ediyor. İsrail’in gerçekleştirdiği vahşeti, on yıllardır Filistin topraklarında süren mezalimi bir kez daha uluslararası camianın vicdanına sunacağız. Nitekim, dünyanın çok acı bir insani sınamadan yine başarısızlıkla geçtiğine şahit oluyoruz. İsrail, 7 Ekim’den beri Gazze halkına yönelik topyekûn bir soykırım gerçekleştiriyor. Bebek, çocuk, kadın, hasta tanımaksızın kutsal mekanları, hastaneleri, okulları, mülteci kamplarını yerle bir ederek insanlık suçu işliyor. Ve bu gerçeğin tam ortasında uluslararası medyanın İsrail katliamlarını vicdansızca meşrulaştırmaya çalıştığına tanık oluyoruz. Zulümden yana tavır alan ülkelerin arkasına saklandıkları sözde evrensel değerlerden ve kavramlardan kan damlıyor. Böyle bir katliama &#8216;rıza üretmeye&#8217; çalışanlar unutmamalıdır ki &#8216;katilden kurban, kurbandan katil üretilemez.&#8217; Bizler Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak, TRT World Forum gibi küresel markaya dönüşen uluslararası etkinliklerimizle, uluslararası yayın ve yapım alanında daha adil bir temsil imkanı için büyük çaba sarf ediyoruz. Filtrelerle değil adil bir vizörden dünyanın tamamına bakıyor; güçlü-zayıf ayrımı gözetmeksizin hakkaniyet ilkesinden hareketle habercilik ve yayın yapıyoruz. Ulusal ve uluslararası tüm kanallarımızda, dijital platformlarımızda ve içeriklerimizde dünyada yok sayılan milyarlarca insanın sesi olma gayemizi en önde tutuyoruz. Mazlumların hakkını ve iddiasını duyurmak için &#8216;güçlü yayın, güçlü etki’ vizyonumuzla dünyanın dört bir yanına ulaşıyoruz. Çünkü artık &#8216;dünyanın zihnindeki ablukaların kalkması&#8217; gerektiğine inanıyoruz. Nitekim bugün pek çok ülkeden insan, Gazze’nin gerçeklerini öğrenmek için TRT ve Türkiye’nin yayınlarını izliyor. Tarihin karanlık sayfasında yer almak istemeyen vicdanlı insanlar, Türkiye’nin sesinden ve duruşundan güç alıyor” dedi.</p><div>KAYNAK: İHA</div><p><iframe src="https://video.haber7.com/embed/257171" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p><p><a href="https://kamuhaberi.com/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-altun-israilin-yuzlerce-yalanini-ifsa-ettik/">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun: İsrail&#8217;in yüzlerce yalanını ifşa ettik</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-altun-israilin-yuzlerce-yalanini-ifsa-ettik/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Engelli Biyoloji Öğretmeni Örnek Bir Mücadele Veriyor</title><link>https://kamuhaberi.com/engelli-biyoloji-ogretmeni-ornek-bir-mucadele-veriyor/</link><comments>https://kamuhaberi.com/engelli-biyoloji-ogretmeni-ornek-bir-mucadele-veriyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sun, 03 Dec 2023 23:27:11 +0000</pubDate><category><![CDATA[YEREL HABER]]></category><category><![CDATA[Engelli]]></category><category><![CDATA[Mücadele]]></category><category><![CDATA[Öner]]></category><category><![CDATA[Yanık]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=55001</guid><description><![CDATA[<p>Kayseri'de görev yapan biyoloji öğretmeni Fethi Ahmet Öner, çocukken geçirdiği yangın sonucu hem babasını hem de sağ elini kaybetti. Ancak yılmadan üniversiteyi kazanan Öner, meslekte 21. yılını doldurarak öğrencilerine rol model oldu.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/engelli-biyoloji-ogretmeni-ornek-bir-mucadele-veriyor/">Engelli Biyoloji Öğretmeni Örnek Bir Mücadele Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>KAYSERİ&#8217;de görev yapan biyoloji öğretmeni Fethi Ahmet Öner (44), 2 yaşında hem babasını hem de çıkan yangında sağ elini kaybetti. Yüzünde de yanıklar oluşan ve çeşitli operasyonlar geçiren Öner, yılmayıp, üniversiteyi kazanarak öğretmen oldu. Meslekte 21&#8217;inci yılına dolduran ve hayat mücadelesi ile öğrencilerine rol model olan Öner, &#8220;Toplum içindeki ön yargıları yıkmak için hep mücadele ettim. Her türlü engelleri aşarak bu zamana geldim&#8221; dedi.</p><p><strong>Elazığ</strong>&#8216;da 2 yaşında babasını kaybeden Fethi Ahmet Öner&#8217;in annesi ile yaşadığı evde, ölüm haberinden 6 ay sonra yangın çıktı. Tavandaki naylon örtünün düşmesi sonucu Öner&#8217;in vücudunda ileri derecede yanıklar oluştu. Yanıklar nedeniyle sağ elini de kaybeden Öner, ilkokula eldiven takarak gitti. Hem uzuv kaybı yaşayan hem de yüzünde yanık izleri olan Öner, yılmayıp, üniversite sınavını kazandı. Erciyes Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü&#8217;nü bitiren Öner, öğretmenlik yapmaya başladı. Meslekte 21&#8217;inci yılına dolduran, birçok proje katılan ve danışmanlık yapan Öner, hayat mücadelesi ile de öğrencilerine örnek oldu.</p><p>&#8216;ANKARA&#8217;DA 6 AY TEDAVİ GÖRDÜM&#8217;</p><p><strong>Kayseri</strong>&#8216;nin Talas ilçesindeki Hidayet Aydoğan Sosyal Bilimler Lisesi&#8217;nde 8 yıldır görev yapan ve başöğretmen unvanı alan Fethi Ahmet Öner, &#8220;Küçükken evde yangın kazası yaşadım. Vücudumun bazı bölgelerinde yanık izleri oluştu. Elazığ&#8217;da yanık tedavi merkezi olmadığı için Ankara&#8217;da, 6 ay tedavi gördüm. Operasyon üstüne operasyon geçirdim ve baya yıprandım. Engelli olduktan sonra hayat mücadelem daha da arttı. Hayatım boyunca hep mücadele ile yaşadım. Toplum içindeki ön yargıları yıkmak için hep mücadele ettim. Her türlü engelleri aşarak bu zamana geldim&#8221; dedi.</p><p>&#8216;NEDEN ENGELLİ BİR VALİ OLMASIN&#8217;</p><p>İlkokula ilk başladığında &#8216;eli yanmış&#8217;, &#8216;yüzü yanmış&#8217; gibi ifadeler nedeniyle çok rahatsız olduğunu anlatan Öner, &#8220;Engellileri asıl engelleyen, dışarıdaki ön yargılı insanlar. İlk başta sadece biyolog olma hayalim vardı. Şimdi tek amacım, toplumda engellilere yönelik ön yargıyı ortadan kaldırmak. Neden engelli bir vali, milli eğitim müdürü olmasın? Fırsat verildiğinde her şeyi yapabiliriz. Yeter ki bize yapay engeller oluşturulmasın&#8221; diye konuştu.</p><div>Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel</div><p>Haberler.com</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/engelli-biyoloji-ogretmeni-ornek-bir-mucadele-veriyor/">Engelli Biyoloji Öğretmeni Örnek Bir Mücadele Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/engelli-biyoloji-ogretmeni-ornek-bir-mucadele-veriyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Tüm dünya İsrail kaynaklı hibrit tehditlerin hedefinde!</title><link>https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/</link><comments>https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 27 Nov 2023 23:20:53 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Altun]]></category><category><![CDATA[Dünya]]></category><category><![CDATA[İsrail]]></category><category><![CDATA[Küresel]]></category><category><![CDATA[Mücadele]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=53588</guid><description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, hibrit tehditlerin, günümüz dünyasında rekabetin, mücadelenin ve savaşın yeni yöntemleri olarak öne çıktığını belirterek, "Esnek ve çok yönlü mücadele stratejileri üretmeliyiz" dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/">İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Tüm dünya İsrail kaynaklı hibrit tehditlerin hedefinde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, hibrit tehditlerin, günümüz dünyasında rekabetin, mücadelenin ve savaşın yeni yöntemleri olarak öne çıktığını belirterek, <strong>&#8220;Hibrit tehditlere karşı koyabilmek için ulusal güvenlik ve savunma mekanizmalarını reforme etmek, esnek ve çok yönlü mücadele stratejileri üretmeliyiz&#8221;</strong> dedi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde-0-B4UHAdiK.jpg" /></p><p><b><strong>&#8216;İSRAİL&#8217;İN ZULMÜ KARŞISINDA HAKİKAT VE ADALET MÜCADELEMİZİ VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ&#8217;</strong></b></p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İsrail&#8217;in faşist bir propaganda yöntemi uygulayarak gazeteciler, sağlık çalışanları, kadınlar ve çocuklar yanında esasında hakikati de katlettiğini belirterek,<strong> &#8220;Faşist propaganda geçmişte komünistleri ve Yahudileri hedef aldı. Şimdi faşizmin küresel düzlemdeki temsilcisi konumundaki Siyonist aktörler İslam’ı ve Müslümanları öcüleştirmekte, onlara karşı sistematik bir kara propaganda faaliyetine girişmektedir. Evet İsrail tam anlamıyla bir faşist propaganda yöntemi uygulamaktadır. Bugünün faşistleri dünün faşist propaganda yöntemlerini aynen tekrar etmekte, geçmişte Yahudileri kurbanlaştıranlar, bugün Müslümanları kurban haline getirmeye çalışmaktadırlar. Dahası, bugün kurbanın kendini kınaması, dünyanın da bu zulme karşı sessiz kalması beklenmektedir. Beklendiği gibi biz bu zulmü alkışlamayacağız. İsrail’in zulmü karşısında hakikat ve adalet mücadelemizi vermeye devam edeceğiz&#8221;</strong> diye konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi&#8217;nın (STRATCOM) açılış konuşmasını yaptı.</p><p>STRATCOM&#8217;un herkesin bildiği gibi sadece yılda bir düzenlenen bir zirvenin olmadığını belirten Altun, amaçlarının, çok açık ve net olduğunu belirterek, Türkiye’yi stratejik iletişim alanında küresel bir etkileşim merkezi, marka haline getirmek olduğunu belirtti.<br />Bu amaç doğrultusunda uluslararası alanda stratejik iletişim alanında başarılı çalışmalar yapan kişi ve kurumlarla karşılıklı tecrübe ve bilgi alışverişinde bulunmaya çalıştıklarını belirten Altun, zirvenin bu yılki temasının tehditlerle mücadele olduğunu kaydetti. Üç ana kavramları olduğunu kaydeden Altun bunların istikrar, güvenlik ve dayanışma olduğunu belirtti.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde-1-71jFNTNL.jpg" /></p><p>Bugün dünyanın büyük bir kırılmanın eşiğinde olduğunu ifade eden Altun, <strong>&#8220;Bildiğimiz dünyanın sonuna geldik. Evet, Immanuel Wallerstein öyle diyordu. Bildiğimiz dünyanın sonu diye. Yine diyordu ki Wallerstein &#8216;Ben karanlık bir ormanın ortasında olduğumuza ve ne yöne gitmemiz gerektiği konusunda yeterli netliğe sahip olmadığımıza inanıyorum. Modern dünya sistemi, tarihsel bir sistem olarak ölümcül bir krize girmiştir ve varlığını elli yıl daha sürdürmesi pek muhtemel değildir. Komünizmin 1989’daki çöküşünün liberalizmin zaferine işaret ettiği düşünülse de ben bunun dünya sisteminin tanımlayıcı jeo-kültürü olan liberalizmin nihai çöküşüne işaret ettiğini düşünüyorum.&#8217; Wallerstein’in bu sert öngörüsü ne denli gerçektir, bunu zaman gösterecek, ancak özellikle son 20 yıldır İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan sistemin, kurucu aktörleri, kurumları, mekanizmaları ve normlarıyla büyük bir türbülans içinde olduğu apaçık bir gerçek. Bugün yaşadığımız çağ, savaşlar, çatışmalar, insani trajediler, küresel terör tehditleri, nükleer riskler, gıda, sağlık ve enerji krizleri gibi birçok meydan okuma ve belirsizlikle kuşatılmış durumda. Pandemi sürecinde büyük bir küresel yönetişim krizi yaşadık. Pandemi sonrasında ise ondan da büyük bir küresel üretim krizi ile karşı karşıya kaldık. Devletler, hükümetler pandeminin derinleştirdiği küresel enflasyona çözüm üretmeye çalışırken hep birlikte küresel ekonomik iş birliği kanallarının ne kadar zayıf ve etkisiz kaldığını müşahede ettik. Yine gördük ki, iklim değişikliği ve küresel ısınmayla birlikte gezegenimizdeki insan yaşamını tehdit eder boyutlara ulaşan doğal afetlere karşı etkin bir küresel mücadele mekanizması üretilemedi. Hem de bilim insanlarının uzun yıllardır yaptıkları uyarılara rağmen bunu başaramadık&#8221;</strong> dedi.</p><p><b><strong>&#8216;ULUSLARARASI SİSTEM SADECE YENİ ORTAYA ÇIKAN KÜRESEL KRİZLER KARŞISINDA ACİZ KALMADI&#8217;</strong></b></p><p>Uluslararası sistem sadece yeni ortaya çıkan küresel krizler karşısında aciz kalmadığını kaydeden Altun, <strong>&#8220;Aynı zamanda geleneksel anlamda varlığını sürdürdüğü istikrarsızlaştırıcı çatışmalar karşısında da yetersiz kaldı. Son 10-15 yılda bunu ilk olarak nerede gördük diye bakacak olursak karşımıza Suriye krizi çıkar. Bu krizde uluslararası aktörlerin, uluslararası örgütlerin iç savaş ve insani trajediler karşısında nasıl çaresiz kaldığına tanıklık ettik. Bundan 21 ay önce başlayan Rusya &#8211; Ukrayna savaşı ise uluslararası sistemin artık devletler arası çatışmalar karşısında ne denli aciz kaldığını gözler önüne serdi. Fakat gelgelelim 47 gündür Gazze’de yaşananlar, İsrail’in Gazze şeridine yönelik vicdandan ve izandan yoksun saldırıları uluslararası sistemin krizini tescilleyen çok acı bir tablo ortaya koydu karşımıza. Daha önce elitler düzeyinde tartışılan uluslararası sistem krizi, artık dünya halkların tecrübe ettiği bir meşakkate dönüştü. Çok açık ve net bir şekilde ifade etmemiz lazım. Karşımızda bir paradoks, bir çelişki var. Bir yandan gerçek dünya hızla küreselleşirken, öte yandan küresel yönetişim bağlamında inşa edilen mekanizmalar günden güne işlevsiz hale geliyor. Toplumlararası ilişkilerde karşılıklı bağımlılıklar derinleşirken, krizler, tehditler ve sorunlar da küreselleşiyor. Tam da bu ortamda, konvansiyonel çatışmalara ve küresel krizlere yeni bir meydan okuma eklendi. Bu yeni meydan okumanın adı bütün dünya toplumlarını hedef alan hibrit tehditlerdir. Hibrit tehditler, günümüz dünyasında rekabetin, mücadelenin ve savaşın yeni yöntemleri olarak öne çıkmaktadır&#8221;</strong> diye konuştu.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde-2-47h2xG5e.jpg" /></p><p><b><strong>&#8216;ESNEK VE ÇOK YÖNLÜ MÜCADELE STRATEJİLERİ ÜRETMELİYİZ&#8217;</strong></b></p><p>Hibrit tehditler denildiğinde vesayet savaşlarından, siyasal manipülasyonlardan, ekonomik baskı unsurlarından, düzensiz göçlerden, uluslararası hukuk manipülasyonlarından, terörizmden, siber saldırılardan, enformasyon yarışlarından ve dezenformasyon savaşlarından söz edildiğini belirten Altun, <strong>&#8220;Geleneksel, düzensiz ve asimetrik eylemlerin mezcedildiği bir tehdit türünden bahsediyoruz. Siyasal karar alma mekanizmalarını, güvenlik mimarisini, toplumsal birliği, kültürel varoluşu ve iletişim süreçlerini kötü niyetli şekilde manipüle etmeyi hedefleyen strateji ve taktiklerden bahsediyoruz. Geleneksel ve kurumsal araçların, kavramların ve yöntemlerin karşı koyamadığı bir tehdit bu. Hibrit tehditlere karşı koyabilmek için her şeyden önce ulusal güvenlik ve savunma mekanizmalarını reforme etmek, esnek ve çok yönlü mücadele stratejileri üretmek mecburiyetindeyiz.</strong></p><p><strong>Artık, modern dönemin klasik iktidar tasavvuru günümüzün iktidar mücadelelerini izah etmeye yetememektedir. Bugün küresel düzeyde insanlığın tecrübe ettiği çatışma ortamını analiz ederken realist düşüncenin temellerini atan Hobbes’un &#8216;doğa durumu&#8217; tarifi bile yetersiz kalmaktadır. Artık tek başına insan doğasında kavgayı ve savaşı tetikleyen rekabet, güvensizlik ve itibar kazanma duygularının aktörleri savaşa ve çatışmaya ittiğini söylemek yeterli değil. Karşımızda doğa durumunun dahi manipüle edildiği bir ortam var. Bugünün küresel ortamında &#8216;doğa durumu&#8217; yalanın sıradanlaştığı bir siyasal tahayyüle karşılık gelmektedir. Bu kaotik yapının içinde iletişimciler olarak bizler, kritik bir noktada konuşlanıyoruz.<br />İletişimcilerin cevheri enformasyondur.</strong></p><p><strong>Ne var ki enformasyon, bugünün kayıp değerlerinden birine dönüşmüştür. Sun Tzu’nun Savaş Sanatı isimli meşhur eserinden bu yana bilgi savaş sahasının en stratejik unsurlarından biri olarak kabul görür. Öte yandan enformasyon matbaanın icadından itibaren modern ulus-devletlerin ve ideolojilerin kurumsallaşmasında başlıca referans noktalarından birine de dönüşmüştür. 19. ve 20. Yüzyıllarda kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte, uluslararası alanda, devletler arasında cereyan eden rekabette enformasyon savaşları ciddi anlamda etki etmiştir. Ne var ki özellikle kitlesel iletişimde analog kültürden dijital kültüre geçilmesiyle birlikte enformasyon teknolojilerindeki hız ve kapsayıcılık artmış, bu da enformasyonu çok daha güçlü ve etkili bir iktidar enstrümanına dönüştürmüştür. Başlangıçta enformasyon savaşlarından beklenen, askeri açıdan taktiksel ve operasyonel avantajlar sağlamak iken, zamanla stratejik kazanımlar elde etmenin bir aracı olarak görülmeye başlanmıştır&#8221;</strong> diye konuştu.</p><p><b><strong>&#8216;BUGÜN HAKİKAT KRİZİ DOLAYISIYLA KÜRESEL ANLAMDA BİR DEMOKRASİ KRİZLYE KARŞI KARŞIYAYIZ&#8217;</strong></b></p><p>Bugün devletlerin, devlet dışı aktörlerin bölgesel ve küresel çatışma ve krizlerde askeri araçlardan önce enformatif araçları aktif olarak kullanmaya çalışmakta olduğunu söyleyen Altun, bu enstrümanların hatırı sayılır bir süredir hakça, hakikat uğruna kullanılmamakta, çoğu kez suiistimal edildiğini ifade etti. Bu süreçlerde dezenformasyon, mezenformasyon, bilgi kirliliği ve manipülasyonun ana referans kaynağına dönüştüğünü ifade eden Altun, <strong>&#8220;Clausewitz’in ünlü sözünü hatırlatmak isterim. &#8216;Savaş, politikanın başka araçlarla devamıdır&#8217; der. Bugün zannederim bu sözü &#8216;savaş politikanın başka araçlarla devamıdır ve dezenformasyon bu politika araçlarının başında gelmektedir&#8217; diye tadil etmeliyiz. Dahası bu tespitle yetinmemeli, bu durumu bir hibrit tehdit olarak niteleyip buna karşı nasıl direneceğimizin, nasıl mücadele edeceğimizin yollarını aramalıyız. Günümüzde dezenformasyon kampanyaları sadece yalan ve yanıltıcı haber enflasyonuna sebebiyet vermemekte, aynı zamanda derin bir hakikat krizine de yol açmaktadır. Hakikat krizinin temelinde yalanın sıradanlaşması, hakikatin önemsizleşmesi Jean Baudrillard’ın ifadesiyle hipergerçekliğin, gerçekten daha gerçek bir hal alması yer almaktadır. Hakikat krizi her şeyden önce uluslararası alanda etkileri bariz bir biçimde hissedilen bir demokrasi buhranını beraberinde getirmektedir. Bugün bu hakikat krizi dolayısıyla küresel anlamda bir demokrasi kriziyle karşı karşıyayız. Bireylerin, toplumların ve devletlerin tecrübe ettiği hakikat krizi bireylerarası ve toplumlararası ilişkilerde derin bir güven bunalımını ortaya çıkarmakta, uluslararası alanda gerilim ve çatışma potansiyelini artırmakta ve toplumsal birlik, beraberlik duygularını erozyona uğratmaktadır. Elbette bu süreçte hibrit tehditler hakikat krizini derinleştiren bir unsura dönüşmüş durumdadır. Bugün tartışmaya açtığımız bütün hibrit tehditler, kullandığımız teknolojilerin egemenliği sayesinde mevcut konumlarını elde etmişlerdir. Dijital teknolojilerin bilgiyi tabana yayan, göreli demokratikleştirici etkisine rağmen hibrit tehditleri güçlendirdiğini de vurgulamamız gerekir. Dijital teknolojiler, ülkelerin kamu düzenini, bireylerin kamusal alana eşit ve sağlıklı şekilde katılımlarını riske sokan enstrümanlara dönüşmektedir. Dijital teknoloji şirketleri yeni küresel iktidar odakları haline gelmekte, siber alanda bir sömürü düzeneği kurulmaktadır&#8221;</strong> ifadelerini kullandı.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde-3-VC98igry.jpg" /></p><p><strong>&#8216;TÜM DÜNYA KAMUOYU İSRAİL KAYNAKLI HİBRİT TEHDİTLERİN HEDEFİ KONUMUNDADIR&#8217;</strong></p><p>Sistematik dezenformasyon politikalarının ne denli yıkıcı etkileri olduğunu pandemi döneminde çok açık ve net şekilde gördüklerini kaydeden Altun,<strong> &#8220;Bu durumu Rusya-Ukrayna savaşı esnasında da gördük. Fakat sistematik dezenformasyon politikalarının hakikati ne denli tahrif ettiğini 7 Ekim’den bu yana dünyanın gözleri önünde cereyan eden Gazze katliamında çok daha sarih bir şekilde görüyoruz. Bugün tüm dünya kamuoyu İsrail kaynaklı hibrit tehditlerin ve sistematik dezenformasyon politikalarının hedefi konumundadır. Edward Said, yıllar evvel &#8216;önceden paketlenip servis edilen hiçbir malumatı bir bitki gibi kabul etmeyin, hiçbir mesaj ideolojik süreçten muaf değildir&#8217; dediğinde elbette İsrail’in uluslararası medyayı kendi ideolojik çıkarları için nasıl manipüle ettiğinin çok iyi farkındaydı. Said aynı zamanda Filistin gerçekliği söz konusu olduğunda meselemizin sadece Batı medyasında karşımıza çıkan güncel yalan kampanyalarıyla, dezenformasyon saldırılarıyla sınırlı olmadığının da farkındaydı. Said’e göre Batı kültürel muhayyilesindeki tarihsel kalıp yargılar, stereo-tipler modern Batı kamuoyunun Filistin algısını manipüle etmeye devam etmektedir. Gerçekten de İsrail elitleri yıllar yılı modern Batı muhayyilesindeki İslam karşıtlığını kendi gayrı meşru mücadelelerine malzeme etmişlerdir. Ben Gurion ne demişti? &#8216;İslam’dan başka bir şeyden korkmuyoruz&#8217; Peki Yitzhak Rabin ne demişti? &#8216;Bizim düşmanımız İslam dinidir&#8217; Yine Shimon Peres’in sözünü de hatırlatalım. &#8216;İslam kılıcından kurtuluncaya kadar kendimizi güvende hissetmeyeceğiz&#8217; Bu düşmanlaştırma, ötekileştirme ve şeytanlaştırma girişimlerinin güncel versiyonları ne yazık ki Said’in bahsettiğim eserlerini verdiği dönemden çok daha şedit, çok daha nüfuz edici ve çok daha yıkıcıdır. Zira artık hedef, tek başına yalan yanlış haberlerin yayılması değil, hakikate karşı duyarsızlık oluşturmak, hakikat ile insan arasındaki ilişkiyi bozmaktır. İsrail, seneler önce bir İsrail Başbakanı’nın söylediği gibi tüm dünyayı &#8216;Filistinlilerin olmadığı&#8217; konusunda manipüle etmeye çalışmaktadır. Filistinliler önce kriminalize edilip sonrasında dehümanize edilerek yok edilmek isteniyor. Dahası bu cürmün görmezden gelinmesi talep ediliyor. Bu sürecin en önemli işbirlikçileri ise Batılı dev medya şirketleri ve sosyal medya platformları. Söz konusu çabayla uyumlu bir şekilde birçok ülke, birçok aktör İsrail tarafından açık ya da örtülü şantaja maruz bırakılıyor. İsrail’in cinayetlerinden bahsettiğinizde sizi anti-semitizmle suçlamaktadırlar. Filistinlilerin yaşam hakkını savunduğunuzda İsrail’in yok edilmesini savunduğunuzu iddia etmektedirler. Gazze’de yaşanan katliama ses çıkardığınızda sizi Yahudi soykırımına duyarsız kalmakla itham etmektedirler. İsrail ordusu, kolonyal anlatılarını pekiştirmek adına Batı’daki medya şirketlerine haberlerde kullanılacak kavramlarla ilgili sözlükler, sözüm ona doğru-yanlış cetvelleri dayatmaktadır&#8221;</strong> dedi.</p><p><b><strong>&#8216;İSRAİL TAM ANLAMIYLA BİR FAŞİST PROPAGANDA YÖNTEMİ UYGULAMAKTADIR&#8217;</strong></b></p><p>Gazze’de gazeteci de katledildiğini belirten Altun, İsrail&#8217;in 7 Ekim’den beri Gazze Şeridi’nde 64 medya mensubunu öldürdüğünü söyledi.</p><p>İsrail&#8217;in bu süreçte faşist bir propaganda yöntemi uygulayarak gazeteciler, sağlık çalışanları, kadınlar ve çocuklar yanında esasında hakikati de katlettiğini ifade eden Altun, <strong>&#8220;Kendisi de bir Alman Yahudisi olan ve Hitler’in zulmünden kaçmak zorunda kalan Theodor Adorno 1946 yılında kaleme aldığı &#8216;Antisemitizm ve Faşist Propaganda&#8217; isimli denemesinde faşist propagandanın bazı özelliklerinden bahseder. Faşist propaganda her şeyden önce gerçek rakiplerine değil hayaletlere, öcülere, mitlere saldırır. Faşist propaganda geçmişte komünistleri ve Yahudileri hedef aldı. Şimdi faşizmin küresel düzlemdeki temsilcisi konumundaki siyonist aktörler İslam’ı ve Müslümanları öcüleştirmekte, onlara karşı sistematik bir kara propaganda faaliyetine girişmektedir. Adorno’ya göre faşist propagandanın ikinci özelliği söylemsel bir mantık tutturmak yerine ucuz bir retoriği esas alması ve çağrışım yöntemiyle gerçeklikten bağımsız seri nutuklar çekmesidir. Bugün İsrail’in propaganda makinesi tam da böyle işlemektedir. Evet İsrail tam anlamıyla bir faşist propaganda yöntemi uygulamaktadır. Bugünün faşistleri dünün faşist propaganda yöntemlerini aynen tekrar etmekte, geçmişte Yahudileri kurbanlaştıranlar, bugün Müslümanları kurban haline getirmeye çalışmaktadırlar. Dahası, bugün kurbanın kendini kınaması, dünyanın da bu zulme karşı sessiz kalması beklenmektedir. Biz bu zulme karşı sessiz kalmayacağız. Beklendiği gibi Biz bu zulmü alkışlamayacağız. İsrail’in zulmü karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde hakikat ve adalet mücadelemizi vermeye devam edeceğiz&#8221; </strong>dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/">İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Tüm dünya İsrail kaynaklı hibrit tehditlerin hedefinde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Müslüman düşmanlığı Alman halkının büyük bir bölümünde yaygın</title><link>https://kamuhaberi.com/musluman-dusmanligi-alman-halkinin-buyuk-bir-bolumunde-yaygin/</link><comments>https://kamuhaberi.com/musluman-dusmanligi-alman-halkinin-buyuk-bir-bolumunde-yaygin/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Fri, 30 Jun 2023 22:57:13 +0000</pubDate><category><![CDATA[DÜNYA]]></category><category><![CDATA[Alman]]></category><category><![CDATA[Mücadele]]></category><category><![CDATA[Müslüman]]></category><category><![CDATA[Rapor]]></category><category><![CDATA[Toplum]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=49784</guid><description><![CDATA[<p>Almanya'da uzmanların hazırladığı rapor, Müslüman düşmanlığının Alman toplumunun büyük bölümünde yaygın olduğunu ortaya koydu.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/musluman-dusmanligi-alman-halkinin-buyuk-bir-bolumunde-yaygin/">Müslüman düşmanlığı Alman halkının büyük bir bölümünde yaygın</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Eski İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in 2020&#8217;de atadığı 9 kişilik <em><strong>&#8220;Müslüman Düşmanlığı Bağımsız Uzman Grubu&#8221;</strong></em>, ülkedeki Müslüman düşmanlığına ilişkin rapor hazırladı.</p><p>Rapor, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Juliane Seifert&#8217;e teslim edildikten sonra kamuoyuna açıklandı.</p><p>Grup, bilimsel araştırmalar, polis suç istatistikleri, ayrımcılıkla mücadele kurumları, danışma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının belgelerine dayanarak Alman toplumundaki Müslüman düşmanlığını araştırdı.</p><p>Raporda, araştırmaların ve belgelerin Almanya&#8217;daki Müslüman karşıtı tutumlara ilişkin bilgiler sağladığı belirtilerek, <em><strong>&#8220;Bunlardan Müslüman düşmanlığının, toplumda marjinal bir durum değil, Alman halkının büyük bir bölümünde yaygın olduğu ve yıllardan beri yüksek seviyede kaldığı görülüyor.&#8221; </strong></em>ifadesi kullanıldı.</p><p>Almanya&#8217;da her iki kişiden birinin Müslüman düşmanı ifadeleri onayladığı aktarılan raporda, Müslümanların, bir yandan özellikle <em><strong>&#8220;yabancı&#8221;</strong></em> göçmenler olarak algılandığı, diğer yandan da sözde <em><strong>&#8220;geri kalmış&#8221;</strong></em> bir dinin mensupları olarak görüldüğü ve bu algılardan dolayı Müslümanların iki kez olumsuz etkilendiği belirtildi.</p><p>Raporda, Müslümanların yoğun bir şekilde sosyal ayrımcılığa maruz kaldığı aktarılarak, bunların eğitim, istihdam ve konut piyasası ile medya ve siyaset alanlarında da yaşandığı vurgulandı.En özel ve seksi kadınlardan sizlerle burada bulusuyor. </p><p>Kendilerini dindar olarak tanımlayan, Müslüman bir dernekte faaliyet gösteren veya dini çağrışımlar içeren giysiler giyen kişilerin Müslüman karşıtı ırkçılıktan en fazla etkilendiğine işaret edilen raporda, özellikle başörtülü kadınların Müslüman düşmanlığıyla karşı karşıya kaldığı aktarıldı.</p><p>Eğitim alanında Müslüman öğrencilerin ve öğretmenlerin Müslüman düşmanlığının çeşitli şekillerini tecrübe ettiği aktarılan raporda, Müslüman öğrencilerin performans değerlendirmelerinde olduklarından daha kötü durumda gösterildiği, Müslümanlarla ilgili ırkçı düşüncelerin eğitim araçları üzerinden de öğrencilere aktarıldığı kaydedildi.</p><p><b><strong>&#8220;Müslüman düşmanlığıyla mücadele sorumlusu&#8221; atanması önerisi</strong></b></p><p>Raporda, medyada İslam ve Müslümanların özellikle olumsuz konularda ele alındığı, bunun gazetelerde ve televizyon kanalarında çok güçlü bir şekilde görüldüğü belirtilerek, <em><strong>&#8220;Tek taraflı, olumsuz İslam imajı Müslümanlarda güven kaybına ve aşırı sağcı şiddet eylemlerinin teşvik edilmesine yol açabilir.&#8221; </strong></em>uyarısı yapıldı.</p><p>Müslüman düşmanlığıyla mücadele için yapılması gereken bir dizi tedbirin aktarıldığı raporda, ayrıca hükümetin <em><strong>&#8220;Müslüman düşmanlığıyla mücadele sorumlusu&#8221;</strong></em> ataması talep edildi.</p><p>Müsteşar Seifert ise yaptığı açıklamada, Almanya&#8217;da, yarısı Alman vatandaşı olan yaklaşık 5,5 milyon Müslüman&#8217;ın yaşadığını belirterek, Müslüman düşmanlığıyla ilgili ilk kez bu kadar kapsamlı bir rapor hazırlandığını söyledi.</p><p>Raporun hoş olmayan unsurları içermesinin ve toplumun bir arada yaşamasını etkileyen sorunlara dikkati çekmesinin iyi olduğunu ifade eden Seifert, bu raporun ciddiye alınacağını, ilgili bakanlıklarla görüşüleceğini ve bu kış düzenlenecek Almanya İslam Konferansı&#8217;nda Müslüman derneklerle birlikte ele alınacağını kaydetti.</p><p><em><strong>&#8220;Müslüman Düşmanlığı Bağımsız Uzman Grubu&#8221;</strong></em> Koordinatörü Prof. Dr. Mathias Rohe de Müslüman düşmanlığının tüm toplumu ilgilendiren bir konu olduğunu vurgulayarak, <em><strong>&#8220;Bu ülkede Müslüman düşmanlığı, çok sayıda insanın her gün iş ve konut piyasasında, eğitim ve kamu alanında yaşadığı bir deneyimdir.&#8221; </strong></em>dedi.</p><p>Erfurt Üniversitesinden Prof. Dr. Kai Hafez ise Müslüman düşmanlığıyla mücadele <a title="tire escort" href="http://tireescort.com/" rel="dofollow">tire escort</a> konusunda siyasi alanda yapılması gereken görevler bulunduğunu belirterek, parti programlarında bazı yerlerde Müslüman düşmanlığının geçtiğini ancak bu konuda reformların nasıl gerçekleşeceğine ilişkin çalışma planların bulunmadığını vurguladı.</p><p>Hafez, Anayasayı Koruma Dairesinin raporlarında Müslüman düşmanlığı suçlarına duyarlı <a title="selçuk otele gelen escort" href="http://izmirselcuk.com/" rel="dofollow">selçuk otele gelen escort</a> olunmasını isteyerek,<em><strong> &#8220;Kurumsal ırkçılıkla mücadele konusunda derinlemesine tartışmalar yapılmıyor.&#8221;</strong></em> ifadesini kullandı.</p><p>Yapısal ırkçılıkla mücadelenin medya için de geçerli olduğunu vurgulayan <a title="seferihisar rus escort" href="http://izmirseferihisarrehberi.com/" rel="dofollow">seferihisar rus escort</a> Hafez, medyanın tek taraflı yayınlarını eleştirdi.</p><div>KAYNAK: AA</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/musluman-dusmanligi-alman-halkinin-buyuk-bir-bolumunde-yaygin/">Müslüman düşmanlığı Alman halkının büyük bir bölümünde yaygın</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/musluman-dusmanligi-alman-halkinin-buyuk-bir-bolumunde-yaygin/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>