
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Mahkeme - Kamu Haberi</title><atom:link href="https://kamuhaberi.com/etiket/mahkeme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link></link><description>Memurlar ve Kamudan Haberler</description><lastBuildDate>Thu, 20 Mar 2025 12:54:26 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-Favicon-32x32.png</url><title>Mahkeme - Kamu Haberi</title><link></link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Google, Ayrımcılık İddiaları Nedeniyle 28 Milyon Dolar Tazminatı Kabullendi</title><link>https://kamuhaberi.com/google-ayrimcilik-iddialari-nedeniyle-28-milyon-dolar-tazminati-kabullendi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/google-ayrimcilik-iddialari-nedeniyle-28-milyon-dolar-tazminati-kabullendi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 20 Mar 2025 12:54:26 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Ana Cantu]]></category><category><![CDATA[Asyalı çalışanlar]]></category><category><![CDATA[ayrımcılık]]></category><category><![CDATA[beyaz çalışanlar]]></category><category><![CDATA[Google]]></category><category><![CDATA[iş yerinde ayrımcılık]]></category><category><![CDATA[kariyer fırsatları]]></category><category><![CDATA[Mahkeme]]></category><category><![CDATA[Tazminat]]></category><category><![CDATA[Uzlaşma]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=70391</guid><description><![CDATA[<p>Google, ayrımcılık iddiaları nedeniyle 28 milyon dolar tazminatı kabul etti. Bu karar, teknoloji devinin iş yerindeki adalet ve eşitlik konusundaki politikalarını sorguluyor. Ayrıntılar için makalemizi okuyun.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/google-ayrimcilik-iddialari-nedeniyle-28-milyon-dolar-tazminati-kabullendi/">Google, Ayrımcılık İddiaları Nedeniyle 28 Milyon Dolar Tazminatı Kabullendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3>Google, Ayrımcılık İddialarıyla 28 Milyon Dolar Ödemeyi Kabullendi</h3><p>Google, beyaz ve Asyalı çalışanlarına diğer etnik kökenlerden gelen çalışanlara oranla daha yüksek maaşlar ödediği ve daha fazla kariyer fırsatı sunduğu iddialarıyla açılan davada, 28 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti. BBC&#8217;nin haberine göre, 2021 yılında eski Google çalışanı Ana Cantu tarafından başlatılan davada, teknoloji devinin iş yerinde sistematik ayrımcılık yaptığı öne sürüldü.</p><p>Meksika kökenli olan Cantu, şirkette yedi yıl boyunca büyük çaba sarf ettiğini ancak beyaz ve Asyalı çalışanların terfi alırken kendisinin bu fırsatlardan mahrum bırakıldığını iddia etti. Cantu&#8217;nun açtığı dava, Google&#8217;ın çalışanları arasında ayrımcılık yaptığını gösteren önemli bir örnek olarak dikkat çekti.</p><p>Şirket, 15 Şubat 2018 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında çalışmış olan toplam 6.632 çalışanı kapsayan bu davada uzlaşmayı kabul etti. California Santa Clara Üst Mahkemesi Yargıcı Charles Adams, tarafların vardığı anlaşmaya ön onay vererek sürecin ilerlemesine olanak tanıdı.</p><p>Google, suçlamaları kesin bir dille reddettiğini vurgulayarak, tüm çalışanlarına adil bir şekilde davranmaya devam edeceğini belirtti. Şirketin bir sözcüsü, &#8220;Uzlaşmaya vardık ancak ayrımcılık yaptığımız yönündeki iddialara katılmıyoruz. Çalışanlarımıza adil bir ödeme yapma ve eşit fırsatlar sunma konusundaki kararlılığımızı sürdüreceğiz,&#8221; şeklinde bir açıklama yaptı.</p><p><strong>KAYNAK:</strong> BBC</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/google-ayrimcilik-iddialari-nedeniyle-28-milyon-dolar-tazminati-kabullendi/">Google, Ayrımcılık İddiaları Nedeniyle 28 Milyon Dolar Tazminatı Kabullendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/google-ayrimcilik-iddialari-nedeniyle-28-milyon-dolar-tazminati-kabullendi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Sahipsiz köpek saldırısına uğrayan imam İBB&#8217;den tazminat kazandı: Kararının emsal teşkil etmesini istiyorum</title><link>https://kamuhaberi.com/sahipsiz-kopek-saldirisina-ugrayan-imam-ibbden-tazminat-kazandi-kararinin-emsal-teskil-etmesini-istiyorum/</link><comments>https://kamuhaberi.com/sahipsiz-kopek-saldirisina-ugrayan-imam-ibbden-tazminat-kazandi-kararinin-emsal-teskil-etmesini-istiyorum/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 27 Feb 2025 21:17:22 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Dava]]></category><category><![CDATA[Düzgit]]></category><category><![CDATA[karar]]></category><category><![CDATA[Köpek]]></category><category><![CDATA[Mahkeme]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=68410</guid><description><![CDATA[<p> Silivri'de sahipsiz köpeğin saldırısı sonucu yaralanan imam, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Silivri Belediyesi'ne açtığı davada 20 bin lira manevi tazminat kazandı.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/sahipsiz-kopek-saldirisina-ugrayan-imam-ibbden-tazminat-kazandi-kararinin-emsal-teskil-etmesini-istiyorum/">Sahipsiz köpek saldırısına uğrayan imam İBB&#8217;den tazminat kazandı: Kararının emsal teşkil etmesini istiyorum</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Silivri&#8217;deki Şüheda Camisi İmamı Mustafa Düzgit, 1 Ağustos 2023&#8217;te camide ikindi namazını kıldırdıktan sonra ikametine yürüyerek gittiği esnada sahipsiz köpeğin saldırısına uğradı.</p><p>Saldırı nedeniyle yere düşerek yaralanan imam Düzgit, bunun üzerine 23 Ağustos 2023&#8217;te Silivri Belediyesinden 30 bin lira manevi tazminat talebinde bulundu.</p><p>İlçe belediyesi tarafından tazminat isteminin reddedilmesi üzerine Düzgit, Silivri Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında görevlerini gereği gibi yapmadıkları gerekçesiyle İstanbul 11. İdare Mahkemesine manevi tazminat davası açtı.</p><p>Düzgit, avukatı Hikmet Berk Dilmen aracılığıyla sunduğu dava dilekçesinde, 30 bin lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak tarafına ödenmesini talep etti.</p><p><strong>DAVALI İDARELER HİZMET KUSURUNUN BULUNMADIĞINI ÖNE SÜRDÜ </strong></p><p>Davalı Silivri Belediye Başkanlığınca mahkemeye sunulan savunma dilekçesinde, davacının davasının yasal süre geçtikten sonra ikame edildiği, bu sebeple davanın süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği, davalı idarenin davacıya tazminat ödemesini gerektirecek herhangi bir görev ihmali veya hizmet kusurunun bulunmadığı, davacının köpeklerden korkup kaçarken düştüğü ifade edilerek, bu sebeple davanın esas bakımından reddine karar verilmesi gerektiği savunuldu.</p><p>Davalı İBB Başkanlığının mahkemeye gönderdiği savunma dilekçesinde ise ilgili mevzuat doğrultusunda sahipsiz hayvanların kent içerisinde insanlarla yaşamını sürdürmesinin kanunla belirlenmiş bir husus olduğu, belediyelerin görevinin kısırlaştırma, aşılama, işaretleme, kayıt altına alma ve rehabilitasyon işlemlerini yapmak olduğu belirtildi.</p><p>Davalı idarece rehabilitasyon işlemleri için bakımevine alınmış olanlardan, alındığı ortama bırakıldığında insan ve çevre sağlığını önlenemez derecede tehdit edeceği belirlenen sahipsiz köpeklerin bırakılmamakta olduğu, sahiplendirilinceye kadar bakımevlerinde barındırıldığı belirtilen İBB&#8217;nin savunmasında, hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülerek, davanın reddine karar verilmesi istendi.</p><p><strong>&#8220;DAVALI İDARENİN GÖREVLERİNİ GEREĞİ GİBİ YAPMADIĞI VE KUSUR SORUMLULUĞUNUN BULUNDUĞU AÇIKTIR&#8221;</strong></p><p><em><strong>İstanbul 11. İdare Mahkemesinin kararında, şu ifadelere yer verildi:</strong></em></p><section><div><p>&#8220;Yerleşim merkezlerinde veya bu merkezlerin yakınında toplu halde yaşayan sokak köpeklerinin yaşadıkları alanın doğal bir ortam sayılamayacağı, evsel atıkla beslendikleri ve her zaman yiyecek bulamama ihtimallerinin bulunduğu hususları da dikkate alındığında, kamu hizmetinin devamlılığı esası gereğince belediyelerin görevinin, sokak köpeklerinin gerekli bakım ve kontrollerini yaptıktan sonra alındıkları ortama bırakılmaları ile sona ermeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.&#8221;</p></div></section><p>Dosyada bakılan uyuşmazlıkta, olayın meydana gelme sebebinin başıboş köpekler olduğu konusunda herhangi bir çekişmenin bulunmadığı, davacının yaralanmasının bu başıboş köpeklerin saldırısı sonucunda meydana geldiğinin göz önünde bulundurulduğu ifade edilen kararda, şunlar kaydedildi:</p><section><div><p>&#8220;Belediye Yasaları ile 5199 sayılı yasa uyarınca beldedeki insan ve çevre sağlığı açısından artık tehdit mahiyetinde bulunan saldırgan sokak hayvanlarını toplayıp rehabilite etme konusunda davalı idarenin görevlerini gereği gibi yapmadığı ve kusur sorumluluğunun bulunduğu açıktır. İdarenin hizmet kusuru nedeniyle başıboş köpeklerin saldırması sonucunda davacının yaralandığı ve yaralanması sonucu tedavi gördüğü tüm dosya münderecatından anlaşılmakta olup, sokak köpeklerinin saldırısı sonucu yaşadığı travmanın etkisinin ve yaralanması nedeniyle yaşadığı acı, elem ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilebilmesi amacıyla manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.&#8221;</p></div></section><p>Mahkeme, dava konusu talebin kısmen kabulüne karar vererek, Silivri Belediyesi ve İBB&#8217;nin davacıya 20 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.</p><p><strong> &#8220;İKİ GÜN SABAH KAPIYI AÇIP CAMİYE GİDEMEDİM&#8221;</strong></p><p>Mustafa Düzgit, AA muhabirine yaptığı açıklamada, o bölgede sitenin etrafının köpek dolu olduğunu ve bu konuda belediyeye başvurduklarını ama sorunun çözülmediğini söyledi.</p><p>Daha önce köpeklerin çocuklara saldırdığını, sonrasında ise kendisine saldırdığın belirten Düzgit, köpek saldırısının ardından idari ve adli yollardan hakkını aradığını kaydetti.</p><p>Köpek saldırısının kendisini psikolojik olarak etkilediğini ifade eden Düzgit, &#8220;İki gün sabah kapıyı açıp camiye gidemedim. O köpek sanki kapının arkasında bana saldıracak gibi oluyordu. Köpek gözümün önüne geliyordu, gece boyunca uyuyamadım saatlerce.&#8221; dedi.</p><p>Düzgit, mahkemenin lehine karar vermesini olumlu bulduğunu dile getirerek, &#8220;Bu mahkeme kararının emsal teşkil etmesini istiyorum. Ben bu davayı para için açmadım. Manevi tatmin olması, üzüntümü gidermesi için açtım. İnsanlar herhangi bir köpek saldırısında haklarını arasın, mahkemelere başvursun.&#8221; ifadesini kullandı.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/sahipsiz-kopek-saldirisina-ugrayan-imam-ibbden-tazminat-kazandi-kararinin-emsal-teskil-etmesini-istiyorum/">Sahipsiz köpek saldırısına uğrayan imam İBB&#8217;den tazminat kazandı: Kararının emsal teşkil etmesini istiyorum</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/sahipsiz-kopek-saldirisina-ugrayan-imam-ibbden-tazminat-kazandi-kararinin-emsal-teskil-etmesini-istiyorum/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Can Atalay&#8217;ın dosyası ikinci kez Yargıtay&#8217;a gidiyor!</title><link>https://kamuhaberi.com/can-atalayin-dosyasi-ikinci-kez-yargitaya-gidiyor/</link><comments>https://kamuhaberi.com/can-atalayin-dosyasi-ikinci-kez-yargitaya-gidiyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:52:51 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Anayasa]]></category><category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category><category><![CDATA[Hak]]></category><category><![CDATA[Mahkeme]]></category><category><![CDATA[Yargı]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=60773</guid><description><![CDATA[<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) ikinci kez hak ihlali kararı verdiği Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Can Atalay'ın dosyasını karar verilmesi için Yargıtay'a gönderilmesine karar verdi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/can-atalayin-dosyasi-ikinci-kez-yargitaya-gidiyor/">Can Atalay&#8217;ın dosyası ikinci kez Yargıtay&#8217;a gidiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>AYM Genel Kurulu, 21 Aralık&#8217;taki gündem toplantısında, Gezi Parkı davası kapsamında 18 yıl hapse mahkum edilen Atalay hakkında AYM&#8217;nin verdiği ihlal kararına uyulmaması nedeniyle yapılan ikinci bireysel başvuruyu inceleyerek karara bağlamıştı.</p><p>Yüksek Mahkeme, Atalay&#8217;ın, <strong>&#8220;seçilme ve siyasi faaliyette bulunma&#8221;</strong>, <strong>&#8220;kişi hürriyeti ve güvenliği&#8221;</strong> ile <strong>&#8220;bireysel başvuruda bulunma&#8221;</strong> haklarının ihlal edildiğine hükmetmiş, ayrıca Atalay&#8217;a 100 bin lira tazminat ödenmesini kararlaştırmıştı.</p><p><b>AYM, İHLAL KARARININ GEREKÇESİNİ AÇIKLADI</b></p><p>Kararda, Yüksek Mahkemenin daha önce verdiği ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediği anımsatılarak, AYM kararlarının yerine getirilmemesinin, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı hükmü ile çatışan bir durum olduğu belirtildi</p><p><b>YARGITAY&#8217;IN YENİDEN YARGILAMA YETKİ VE GÖREVİ BULUNMAMAKTA</b></p><p>Yüksek Mahkemenin kararında, Anayasa&#8217;nın 153. maddesinin son fıkrasında, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyma ve bu kararları değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama, yürütme ve yargı organları ile idare makamlarına herhangi bir takdir yetkisinin tanınmadığı veya bu konuda bir istisnaya da yer verilmediği aktarıldı.</p><p>Kararda, <strong>&#8220;Öte yandan somut başvuruya konu yargılamada Anayasa Mahkemesi, ilk derece mahkemesini ilgili mahkeme olarak belirlediği için Yargıtayın 6216 sayılı Kanun kapsamında yeniden yargılama yetki ve görevi bulunmamaktadır. İhlal kararının gönderildiği ilk derece mahkemesi ise Anayasa Mahkemesinin kararı uyarınca önüne gelen dosyada yeniden yargılamayla ilgili görevini yerine getirmemiş; başvurucunun anayasal haklarını da gözeten bir yargılama yapmamıştır.&#8221;</strong> ifadeleri kullanıldı.</p><p>Kararda, kamu gücünün eylem, işlem ve ihmallerinin Anayasa&#8217;ya uygunluğunu kesin ve bağlayıcı olarak karara bağlama yetkisinin münhasıran Anayasa Mahkemesine ait olduğu belirtildi.</p><p>Bu bağlamda AYM&#8217;nin bireysel başvuru yoluyla bir temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiğine karar verdiğinde, herhangi bir merciin bu kararın Anayasa&#8217;ya veya kanuna uygun olup olmadığını inceleme ve denetleme yetkisinin bulunmadığına vurgu yapılan kararda, şunlar kaydedildi: <strong>&#8220;Anayasa ve kanunlar, Anayasa Mahkemesi kararını yerine getirme yükümlülüğü altında olan kamu makamlarına ve somut olayda ilk derece mahkemesine dosyayı farklı bir yargı merciine gönderme yetkisi vermediği gibi herhangi bir yargısal makamı da Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını tartışma konusunda yetkilendirmemiştir. Anayasa Mahkemesi kararının bağlayıcılığı, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenleri kapsadığı gibi ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak merciin belirlenmesini de kapsar. Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmasının reddedilmesi ve hukukun emrettiği yöntemler izlenerek ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmaması Anayasa&#8217;nın 153. maddesinin sözüyle açıkça çelişen, Anayasa koyucunun iradesine aykırı bir yorum ve uygulama olmuştur.&#8221;</strong></p><p>Kararda, <strong>&#8220;Sonuç olarak ilk derece mahkemesinin yetkisi dahilindeki bir dosyayı Yargıtaya göndermesiyle başlayan, Yargıtayın da Anayasa hükümlerini göz ardı ederek verdiği bir kararla şekillenen süreç Anayasa&#8217;nın sözüne açıkça aykırılık oluşturmuş ve neticede başvurucunun bireysel başvuru hakkı, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlaline yol açmıştır.&#8221;</strong> ifadelerine yer verildi.</p><p><b>DAHA ÖNCE DE İHLAL KARARI VERİLMİŞTİ</b></p><p>28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi&#8217;nde TİP&#8217;ten Hatay milletvekili seçilen Can Atalay&#8217;ın avukatları, <strong>&#8220;müvekkillerinin milletvekili seçilmesi nedeniyle hakkındaki yargılamanın durması ve tahliye edilmesi&#8221;</strong> talebiyle Yargıtaya başvurmuştu.</p><p>Yargıtayın talebi reddetmesi üzerine Atalay, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş, mahkeme de<strong> &#8220;seçilme ve siyasi faaliyette bulunma&#8221;</strong> ile <strong>&#8220;kişi hürriyeti ve güvenliği&#8221;</strong> haklarının ihlal edildiğine ve Atalay&#8217;ın yeniden yargılanarak tahliyesine karar verilmesine hükmetmişti.</p><p>Anayasa Mahkemesince Atalay&#8217;ın yeniden yargılanması ve tahliyesi istemiyle yerel mahkemeye gönderilen dosya, yerel mahkemece karar verilmeden Yargıtay 3. Ceza Dairesine iletilmiş, söz konusu ceza dairesi ihlal kararına uymamıştı.</p><div>KAYNAK: DHA, NTV</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/can-atalayin-dosyasi-ikinci-kez-yargitaya-gidiyor/">Can Atalay&#8217;ın dosyası ikinci kez Yargıtay&#8217;a gidiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/can-atalayin-dosyasi-ikinci-kez-yargitaya-gidiyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Anayasa Mahkemesi, tartışmalı Can Atalay kararının gerekçesini açıkladı</title><link>https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesi-tartismali-can-atalay-kararinin-gerekcesini-acikladi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesi-tartismali-can-atalay-kararinin-gerekcesini-acikladi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 27 Dec 2023 13:48:14 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Anayasa]]></category><category><![CDATA[karar]]></category><category><![CDATA[Mahkeme]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=60640</guid><description><![CDATA[<p>Son dakika haberi... Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) ikinci kez hak ihlali kararı verdiği tutuklu milletvekili Can Atalay hakkında gerekçeli karar açıklandı.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesi-tartismali-can-atalay-kararinin-gerekcesini-acikladi/">Anayasa Mahkemesi, tartışmalı Can Atalay kararının gerekçesini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;nden (<strong>AYM</strong>) tartışma oluşturan Can Atalay kararıyla ilgili açıklama geldi. Mahkeme kararının gerekçesini yayınladı.</p><p><em><strong>Can Atalay için AYM&#8217;den yapılan açıklama şöyle:</strong></em></p><p><strong>&#8220;Kamu gücünün eylem, işlem ve ihmallerinin Anayasa&#8217;ya uygunluğunu kesin ve bağlayıcı olarak karara bağlama yetkisi münhasıran Anayasa Mahkemesine aittir. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yoluyla bir temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiğine karar verdiğinde herhangi bir merciin bu kararın Anayasa&#8217;ya veya kanuna uygun olup olmadığını inceleme ve denetleme yetkisi bulunmamaktadır.</strong></p><p><strong>Sonuç olarak ilk derece mahkemesinin yetkisi dâhilindeki bir dosyayı Yargıtaya göndermesiyle başlayan, Yargıtayın da Anayasa hükümlerini gözardı ederek verdiği bir kararla şekillenen süreç Anayasa&#8217;nın sözüne açıkça aykırılık oluşturmuş ve neticede başvurucunun bireysel başvuru hakkı, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlaline yol açmıştır.&#8221;</strong></p><p>KAYNAK: NTV</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesi-tartismali-can-atalay-kararinin-gerekcesini-acikladi/">Anayasa Mahkemesi, tartışmalı Can Atalay kararının gerekçesini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesi-tartismali-can-atalay-kararinin-gerekcesini-acikladi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Anayasa Mahkemesi&#8217;nden bekçi kararı! Artık vatandaşlara elle arama yapamayacaklar</title><link>https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesinden-bekci-karari-artik-vatandaslara-elle-arama-yapamayacaklar/</link><comments>https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesinden-bekci-karari-artik-vatandaslara-elle-arama-yapamayacaklar/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sat, 03 Jun 2023 21:00:20 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Çarşı Ve Mahalle Bekçileri]]></category><category><![CDATA[İptal]]></category><category><![CDATA[Kapsam]]></category><category><![CDATA[Mahkeme]]></category><category><![CDATA[Tedbirleri]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=46074</guid><description><![CDATA[<p>Yüksek Mahkeme, çarşı ve mahalle bekçilerinin haftalık çalışmasının 40 saati aşabileceği, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında elle kontrol yapabileceği hükümlerini iptal etti. İptal kararları 9 ay sonra yürürlüğe girecek.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesinden-bekci-karari-artik-vatandaslara-elle-arama-yapamayacaklar/">Anayasa Mahkemesi&#8217;nden bekçi kararı! Artık vatandaşlara elle arama yapamayacaklar</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek Mahkeme, CHP&#8217;nin, 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu&#8217;nun bazı hükümlerinin iptaline ilişkin başvurusunu karara bağladı. Kanun&#8217;un 6&#8217;ncı maddesinin 1&#8217;inci fıkrasının b bendinde yer alan ve &#8220;Görev bölgeleri içinde bulunan konut, iş yeri ve araçlar gibi malların korunmasında sahipleri tarafından noksan alınan tedbirleri tamamlattırmak&#8221; kuralının iptaline hükmedildi.</p><p><b>KURALIN BELİRSİZ OLDUĞU SONUCU</b></p><p>Önleyici ve koruyucu görev kapsamında &#8220;noksan tedbirlerin&#8221; neler olduğunun açıklanmadığına işaret edilen kararda, &#8220;Bu tedbirlerin tamamlattırılmasından ne anlaşılması gerektiği, bu yetkinin kapsam ve sınırları ile nasıl gerçekleştirileceği belirli değildir. Bu itibarla yeterli kanuni ilke ve çerçeveyi öngörmemesi nedeniyle kuralın belirsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.&#8221; değerlendirmesi yer aldı.</p><p><b>BAZI HÜKÜMLER İPTAL EDİLDİ</b></p><p>Çarşı ve mahalle bekçilerinin, &#8220;kamu düzenini bozacak mahiyetteki gösteri, yürüyüş ve karışıklıkların önlenmesi amacıyla genel kolluk kuvvetleri gelinceye kadar önleyici tedbirleri alması&#8221;nı öngören Kanun&#8217;un 6&#8217;ncı maddesinin 1&#8217;inci fıkrasının ç bendi de Yüksek Mahkeme tarafından iptal edildi. İptalin gerekçesinde, kamu düzenini bozacak eylem ve durumların mahiyeti, boyutu ve sınırlarının neler olduğunun belirlenmediği, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkında sınırlamaya yol açan önleyici tedbir mahiyetindeki görev ve yetkilerin neler olduğunun ve kapsamının düzenlenmediği belirtildi.</p><p>Aynı Kanun&#8217;un 6&#8217;ncı maddesinin 1&#8217;inci fıkrası g bendinde yer alan çarşı ve mahalle bekçilerinin &#8220;halkın sükun ve istirahatini bozanları ve başkalarını rahatsız edenleri engelleme görevi&#8221; hükmü de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.</p><p>Kararda, &#8220;Halkın sükun ve istirahatini bozmak, başkalarını rahatsız etmek eylemlerinin kabahat kapsamında değerlendirileceği, engellemenin kapsamı, hangi yetkileri içerdiği ve sınırları konusunda kural belirsizdir.&#8221; tespiti yer aldı. Engelleme yetkisinin uyarma yetkisini aşmasının ve temel haklara müdahale boyutuna ulaşmasının da mümkün olduğu belirtilen kararda, &#8220;engelleme&#8221; ifadesinin zor kullanma veya silah kullanma yetkisini içerip içermediğinin belirsiz olduğu kaydedildi.</p><p><b>&#8220;ELLE KONTROL&#8221; DÜZENLEMESİNE İPTAL</b></p><p>Anayasa Mahkemesi, Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu&#8217;nun 7&#8217;nci maddesinin 6&#8217;ncı fıkrasında yer alan &#8220;durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kişinin kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dahil gerekli tedbirleri alabilmesi&#8221; kuralını iptal ederken gerekçede &#8220;gerekli tedbirlerin&#8221; neler olduğunun açıklanmadığı kaydedildi. Kararda, &#8220;Kuralda, bahsi geçen durumların varlığı halinde gerekli tedbirlerin neler olduğu, yetkinin kapsam ve sınırları açık ve net olarak belirlenmemiştir. Bu itibarla kişilerin üstünde ve eşyası üzerinde yapılacak elle kontrol faaliyeti ile arama arasındaki sınırın tespit edilmesi açısından kuralda belirsizlik bulunmaktadır.&#8221; ifadeleri yer aldı.</p><p>Elle kontrolün arama tedbiri boyutuna ulaşmasını önleyecek şekilde kapsam ve sınırlarının tespit edilmediği belirtilen kararda, &#8220;Anayasa&#8217;nın 20&#8217;nci maddesinde düzenlenen kişilerin özel hayatına saygı gösterilmesi hakkına getirilen sınırlamanın öngörülebilir bir kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.&#8221; tespitine yer verildi.</p><p><b>HAFTALIK ÇALIŞMANIN 40 SAATİ AŞMASINI ÖNGÖREN KURAL İPTAL</b></p><p>Anayasa Mahkemesi, Kanun&#8217;un 12&#8217;nci maddenin 1&#8217;inci fıkrasında yer alan, çarşı ve mahalle bekçilerinin çalışma sürelerinin 40 saati aşabileceğini öngören, &#8220;emniyet ve asayişin gerektirdiği durumlarda haftalık 40 saat olarak belirlenen çalışma süresinin haftada bir gün istirahat verilmek kaydıyla artırılabilmesi&#8221; hükmünü de iptal etti.</p><p>Kararda, &#8220;Çalışma süresinin azami ne kadar artırılabileceği, artırılan bu sürelerin nasıl telafi edilebileceği konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kuralla öngörülen sınırlama belirli ve öngörülebilir nitelikte değildir. Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa&#8217;ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.&#8221; ifadeleri yer aldı.</p><p><b>9 AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK</b></p><p>AYM, kanunda yer alan &#8220;Emniyet ve jandarma teşkilatlarında istihdam edilen çarşı ve mahalle bekçilerinin amirleri, meslek hiyerarşileri içinde tespit edilir&#8221; hükmünü de &#8220;çarşı ve mahalle bekçilerinin talimat alacağı, işlemlerini hukukilik ve yerindelik bakımından denetleyecek, düzeltecek, iptal edecek, disiplin, atama, terfi işlemlerini yapacak amirlerin kimler olduğunun kuralda tespit edilmediği&#8221; gerekçesiyle iptal etti.</p><p>Yüksek Mahkemenin iptal kararları, 9 ay sonra yürürlüğe girecek.</p><div>Kaynak: AA / Güncel</div><p>Haberler.com<br /><iframe src="https://izle.haberler.com/2023/06/01/anayasa-mahkemesi-carsi-ve-mahalle-bekcileri-3424-15981981.mp4" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p><p><a href="https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesinden-bekci-karari-artik-vatandaslara-elle-arama-yapamayacaklar/">Anayasa Mahkemesi&#8217;nden bekçi kararı! Artık vatandaşlara elle arama yapamayacaklar</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/anayasa-mahkemesinden-bekci-karari-artik-vatandaslara-elle-arama-yapamayacaklar/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments><enclosure url="https://izle.haberler.com/2023/06/01/anayasa-mahkemesi-carsi-ve-mahalle-bekcileri-3424-15981981.mp4" length="23270029" type="video/mp4" /></item><item><title>Yargıtay&#8217;dan boşanma davalarıyla ilgili emsal karar! &#8216;Çekilen görüntünün hukuka aykırı&#8217;</title><link>https://kamuhaberi.com/yargitaydan-bosanma-davalariyla-ilgili-emsal-karar-cekilen-goruntunun-hukuka-aykiri/</link><comments>https://kamuhaberi.com/yargitaydan-bosanma-davalariyla-ilgili-emsal-karar-cekilen-goruntunun-hukuka-aykiri/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Fri, 28 Apr 2023 06:40:00 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[Dava]]></category><category><![CDATA[Delil]]></category><category><![CDATA[Hayat]]></category><category><![CDATA[karar]]></category><category><![CDATA[Mahkeme]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=43613</guid><description><![CDATA[<p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanma davalarında hukuka aykırı deliller konusunda emsal bir karara imza attı. Kurul, ortak kullanılan evde kadının bilgisi dahilinde kocası tarafından çekilen görüntünün hukuka aykırı delil olmadığına karar verdi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/yargitaydan-bosanma-davalariyla-ilgili-emsal-karar-cekilen-goruntunun-hukuka-aykiri/">Yargıtay&#8217;dan boşanma davalarıyla ilgili emsal karar! &#8216;Çekilen görüntünün hukuka aykırı&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, uzman doktor olarak çalışan iki çocuk sahibi çift boşanmaya karar verdi. Kocasının kendisi ile ilgili çektiği videoları mahkemeye delil olarak sunacağı baskısı üzerine kadın, kocası hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle savcılığa suç duyurunda bulunup dava açtı. Birlikte görülen boşanma ve özel hayatın gizliliğini ihlal davasında davacı kadın G.Ö.M.&#8217;nin vekil avukatı, dava dilekçesinde eşler arasında yıllardır artarak devam eden şiddetli geçimsizlik bulunduğunu, evliliğin bu hale gelmesinde tüm kusurun davalıda olduğunu, tarafların zorunlu haller dışında birbirleri ile konuşmadıklarını, konuştuklarında sert ve kırıcı olduklarını, yataklarının dahi ayrı olduğunu, davalının eşine ağır şekilde manevi baskı ve şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, toplum içinde küçük düşürdüğünü, davalının tutum ve davranışları nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez bir hal aldığını, yaşananlar nedeniyle davacının sağlığının bozulduğunu, stres kökenli kronik rahatsızlıklar yaşadığını ileri sürerek, tarafların boşanmalarına ve müvekkili yararına 300 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etti.</p><p>Davalı koca S.M.&#8217;nin vekili ise cevap dilekçesinde tüm iddiaları inkar edip, müvekkilinin hiçbir kusurlu davranışının bulunmadığını, aksine davacının birlik görevlerini yerine getirmediğini, evlilik sorumluluğunu taşımak istemediğini, özgür olmayı istediğini dile getirdiğini, eşlerin dava açıldıktan sonra dahi cinsel hayatlarının devam ettiğini, davalının bir baba olarak çocuklarının her şeyi ile ilgilendiğini, çocukların okuldaki ve sosyal hayattaki başarıları için yapılması gereken her şeyi eksiksiz yaptığını, kahvaltıyı dahi davalının hazırladığını, ev alışverişlerinin müvekkili tarafından yapıldığını, davacının sürekli yorgun olduğunu söyleyerek uyuduğunu, uyumadığı zamanlarda televizyon izlediğini, tüm bunlara rağmen davalının davacıya aşırı ilgi gösterdiğini, ekonomik anlamda lüks bir hayat sürmesini sağladığını, eşler arasında daha evvel boşanma davası açıldığını, dosyanın takip edilememesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, hükmün kesinleştiğini ileri sürerek davanın reddini savundu.</p><p><strong>YEREL MAHKEME BOŞANMA DAVASINI REDDETTİ</strong></p><p>Çiftin ikamet ettiği şehirdeki Aile Mahkemesi, dinlenen davacı tanık anlatımlarının genel ve soyut olduğu, taraflar arasında daha önce gerçekleşen anlaşmazlığa ilişkin bulunduğu beyanlarda geçen olaylardan sonra eşlerin yeniden bir arada yaşamaya devam ettikleri, dolayısıyla davacının yaşanan olayları affettiği, en azından hoşgörü ile karşılanmış sayılması gerektiği, dolayısıyla dinlenen tanık beyanlarının eldeki davaya ilişkin geçimsizliği kanıtlayacak nitelikte olmadığı, davalı tarafça ibraz edilerek çözümü yaptırılan DVD içeriğindeki fotoğraf, konuşma ve dökümlerin dava tarihinden sonra olduğu, hal böyle olunca tarafların boşanma davası açıldıktan sonra aynı evde karı-koca hayatı yaşamaya devam ettikleri, davaya rağmen eşlerin bir süre birlikte yaşamaları nedeniyle birliğin sarsılmadığı gibi sürdürülebilir olduğunu gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulundu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararın onanmasına karar verdi.</p><p><strong>YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ YEREL MAHKEMENİN KARARINI BOZDU</strong></p><p>Davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, “Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin davacı kadına yönelik olarak sürekli olarak &#8216;Kızınız deli, tımarhaneye yatırın, şişmansın, estetik ameliyat ol, senin hiçbir şeye aklın ermez, sen ne anlarsın, ruh hastasısın, sende psikolojik bozukluk var, git tedavi ol&#8217; diyerek eşini aşağıladığı ve ona hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Davalı erkek tarafından sunulan görüntü kayıtlarına ilişkin DVD&#8217;nin kadının rızasına aykırı olarak hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşıldığından, hukuka aykırı bu delilin af olgusunun ispatında dikkate alınması mümkün olmadığı gibi, davacı kadının eşinin süreklilik gösteren kusurlu davranışlarını affettiğine dair başkaca bir delil ve olgu da ispatlanamamıştır. Bu halde davalı erkeğin aşağılama ve hakarete yönelik davranışlarının süreklilik gösterdiği de dikkate alındığında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre boşanmaya karar verileceği yerde yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, hükmün onanması doğru olmayıp, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verdi.</p><p><strong>YEREL MAHKEME KARARINDA DİRENDİ</strong></p><p>Aile Mahkemesi bozma öncesi kararda yer alan gerekçenin yanında, “davacı tanık beyanlarının genel, soyut ve davacıdan duyuma dayalı olduğu, olayların gerçekleştiği ana ilişkin yer ve zaman belirtilmediği, beyanların davacının anlatımlarına dayalı olduğu, davalının eşi ve çocuklarıyla çok ilgili olduğu, dolayısıyla davacının iddialarını kanıtlayamadığı, davalı erkek hakkında özel hayatın gizliliğini ihlâl etmek suçu ile ilgili olarak yapılan suç duyurusu sonrası savcılık tarafından verilen kararda &#8216;şüpheli ile müştekinin şikâyete konu görüntülerin ve seslerin kayıt edildiği tarihte aynı ikamette yaşamaya devam ettikleri ve kanunen hâlen evli oldukları, bu bakımdan şüphelinin yaşadığı evdeki diğer şahısların görüntü ve seslerini kendisinin bulunmaya hakkı olduğu bir ortamda ve müştekinin de görüntülerinin ve seslerinin kayıt edildiğinden haberdar olduğu bir zamanda kaydettiği, şüphelinin bu ses ve görüntüleri delil olarak müşteki ile şüpheli arasında devam eden boşanma dava dosyasına sunduğu, üçüncü kişiler ile paylaşmadığı, bu durumun TCK&#8217;nın 134/1 ve 2. maddelerinde gösterilen suçu oluşturmayacağı, özel hayatın gizliliğini ihlâl etmek suçundan dolayı unsur yokluğu nedeniyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair&#8217; verilen gerekçe dikkate alındığında hükme esas alınan bu delil hakkında “rızası alınmaksızın hukuka aykırı yolla elde edilen delil” olarak değerlendirme yapılamayacağı” gerekçesiyle direnme kararı verdi. Direnme kararı yasal süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edildi. Böylelikle dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşındı.</p><p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: “Bir delilin hangi durumda hukuka aykırı olarak elde edildiği noktasının aydınlatılması gerekmektedir&#8221;</p><p>Gündemine gelen dosya üzerinde görüş bildiren Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eldeki davada erkek eş tarafından dosyaya sunulan altı adet DVD ve içerisindeki videolar ile belirli aralıklarla alınan ekran görüntülerinin dökümüne ilişkin bilirkişi raporunun incelenmesinde &#8220;Kadının &#8216;Ya bak beni çekip durma, beni çekme, sen niye sürekli çekiyorsun. Senin amacın ne, neden çekiyorsun anlayamıyorum. Ne yapacaksın, mahkemede delil olarak mı kullanacaksın&#8217; şeklindeki beyanlarından erkeğin ortak konut içerisinde çekim yaptığının kadın tarafından bilindiği, bir başka ifade ile erkeğin bu çekimleri gizli olarak yapmadığı anlaşılmaktadır. Öyle ise dosya içerisinde var alan DVD&#8217;nin kadının bilgisi dışında hukuka aykırı yolla elde edildiğinden söz edilemeyeceği tartışmasızdır” diyerek boşanma davaları açısından hukuka aykırı deliller kapsamında çok önemli emsal bir karara imza attı.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/yargitaydan-bosanma-davalariyla-ilgili-emsal-karar-cekilen-goruntunun-hukuka-aykiri/">Yargıtay&#8217;dan boşanma davalarıyla ilgili emsal karar! &#8216;Çekilen görüntünün hukuka aykırı&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/yargitaydan-bosanma-davalariyla-ilgili-emsal-karar-cekilen-goruntunun-hukuka-aykiri/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Asistan doktoru jiletle yaralayan sanığın cezası Yargıtay’da onandı</title><link>https://kamuhaberi.com/asistan-doktoru-jiletle-yaralayan-sanigin-cezasi-yargitayda-onandi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/asistan-doktoru-jiletle-yaralayan-sanigin-cezasi-yargitayda-onandi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Tue, 03 Jan 2023 06:41:32 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Adli]]></category><category><![CDATA[ceza]]></category><category><![CDATA[karar]]></category><category><![CDATA[Mahkeme]]></category><category><![CDATA[Rapor]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=27914</guid><description><![CDATA[<p>İzmir’de asistan doktor Kadir Songür'ü (26) jiletle boynundan yaralayan ve mahkemede 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Bayram Kaynak’ın (29) cezası Yargıtay’da onandı.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/asistan-doktoru-jiletle-yaralayan-sanigin-cezasi-yargitayda-onandi/">Asistan doktoru jiletle yaralayan sanığın cezası Yargıtay’da onandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Olay, 16 Ekim 2019&#8217;da İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği&#8217;nde meydana geldi. Diz ağrısı şikayetiyle gelen Bayram Kaynak&#8217;ı, asistan doktor Kadir Songür muayene edip, ilaç yazdı.</p><p>Kaynak, &#8220;Yazdığın ilaç ağrımı geçirmezse, o zaman görürsün&#8221; diyerek kurumdan ayrıldı. Daha sonra tekrar hastaneye gelen Kaynak, bir anda Songür&#8217;ün odasına girip, elindeki jiletle saldırdı. Kadir Songür kanlar içinde kaldı, ilk müdahaleyi de meslektaşları yaptı. Jiletin koroner damara zarar vermediği, ancak derin kesiğe neden olduğu belirlendi. Kaçan şüpheli, polis tarafından yakalandı. Polisteki işlemlerinin ardından Kaynak, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. &#8216;Kasten öldürmeye teşebbüs&#8217; suçundan hakkında İzmir 4&#8217;üncü Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde dava açılan Kaynak, 20 yıl hapis cezasına <a href="https://miladyescorts.com/" title="kadıköy escort">kadıköy escort</a> çarptırıldı.</p><div><div><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/01/asistan-doktoru-jiletle-yaralayan-sanigin-cezasi-yargitayda-onandi-0-uLTiVMVR.jpg" /></div></div><p>Sanık avukatı, kararı istinafa taşıdı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4&#8217;üncü Ceza Dairesi&#8217;nde görülen duruşmada 20 yıllık hapis kararına, &#8216;bozma kararı&#8217; çıktı. Heyet, sanığın 2017 yılında Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi&#8217;nde akut psikotik bozukluk tanısıyla yatarak tedavi gördüğünü, buradan alınan raporlarda sanığın akli dengesinin akıllıca yaşam sürmesi için kısmen yeterli olduğu ve akli dengesinin normal yaşam sürmesine kısmen izin verdiği belirtildi.</p><p><strong>YEREL MAHKEMENİN KARARI ONANDI</strong></p><p>Olay sonrası adli tıp kurumunun verdiği rapor ile bu hastaneden verilen rapor arasında farklılıklar olduğuna kanaat getiren heyet, İstanbul Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesi ve devamında 4&#8217;üncü İhtisas Kurulu&#8217;ndan rapor alınması, bu raporlar arasında çelişki bulunması halinde, çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kurulu&#8217;ndan rapor alınmasına hükmetti. 2021 yılının Aralık ayında İzmir 4&#8217;üncü Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki duruşmada tutuklu sanık Kaynak, &#8216;kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs&#8217; suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemenin oy çokluğuyla aldığı karara, cezanın 20 yıl hapis olması gerektiği yönünde görüş bildiren mahkeme başkanı, karara muhalefet şerhi koyduğunu söyleyerek duruşmayı bitirdi. İtiraz üzerine dosya Yargıtay 1. Ceza Dairesi&#8217;nde görüldü. Temyiz istemlerini inceleyen daire, istinaf başvurusunun esastan reddine ve hükmün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğuna karar verip, Songür’e verilen 18 yıllık hapis cezasını onadı.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/asistan-doktoru-jiletle-yaralayan-sanigin-cezasi-yargitayda-onandi/">Asistan doktoru jiletle yaralayan sanığın cezası Yargıtay’da onandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/asistan-doktoru-jiletle-yaralayan-sanigin-cezasi-yargitayda-onandi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>