
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>kaynak - Kamu Haberi</title><atom:link href="https://kamuhaberi.com/etiket/kaynak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link></link><description>Memurlar ve Kamudan Haberler</description><lastBuildDate>Tue, 04 Mar 2025 12:04:16 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-Favicon-32x32.png</url><title>kaynak - Kamu Haberi</title><link></link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Türkiye 16 milyar dolar yatırıp 30 milyar dolar kazanacak</title><link>https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/</link><comments>https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Tue, 04 Mar 2025 12:04:16 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Enerji]]></category><category><![CDATA[güven]]></category><category><![CDATA[kaynak]]></category><category><![CDATA[Megavat]]></category><category><![CDATA[Yatırım]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=68958</guid><description><![CDATA[<p>Türkiye, hidroelektrik santralleri (HES) ile yenilenebilir enerji alanında önemli bir avantaja sahipken, hidroelektrik yatırımları için yüksek düzeyde finansman ihtiyaçları bulunuyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/">Türkiye 16 milyar dolar yatırıp 30 milyar dolar kazanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin, Türkiye Elektrik Üretim AŞ (TEİAŞ) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye&#8217;nin hidroelektrik santrallerinin toplam kurulu gücü 28 Şubat itibarıyla 32 bin 203 megavata ulaştı.</p><p>Hidroelektrik Santralları Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye&#8217;nin hidroelektrikte sahip olduğu yüksek potansiyel kapsamında ülkenin HES kurulu gücünün 13 bin 500 megavat artırılabileceğini, bunun için de 16 milyar dolarlık yatırım gerektiğini söyledi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak-0-srdQdZCa.jpg" /></p><p><b>HİDROELEKTRİK POTANSİYELİ 55 BİN MEGAVATA ULAŞABİLİR</b></p><p>Bu potansiyelin hayata geçirilmesiyle mevcut toplam HES kurulu gücünün 55 bin megavata yükselebileceğini aktaran Güven, nehir tipi, barajlı ve pompaj depolamalı HES&#8217;lerin yatırım maliyetlerinin ise coğrafi koşullar, jeolojik yapı, yerleşim durumu ve üst rezervuar hacmi gibi projeye özgü faktörlere bağlı olarak önemli ölçüde farklılık gösterdiğini anlattı.</p><p>Güven, enerji üretiminin gerektirdiği yatırımların önemine dikkati çekerek, &#8220;Ortalama megavat başına yaklaşık 1 milyon 200 bin dolar yatırım maliyeti baz alındığında, bu potansiyelin hayata geçirilmesinin 16 milyar dolarlık bir yatırım karşılığı var. Bu aynı zamanda yılda 30 milyar dolarlık fosil yakıtlar için ithal ikame kaynağı yaratacaktır ki Türkiye&#8217;nin dışa bağımlılığını büyük ölçüde azaltacaktır.&#8221; dedi.</p><p>Yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintisiz ve güvenilir şekilde kullanılabilmesi için uygulanacak çözümlere dikkati çeken Güven, tüm dünyada yenilenebilir enerjinin uzun süreli depolanabilmesi için teknik ve ekonomik çözümlerin tartışıldığını, bu noktada hibrit tesislerin ve depolama ünitelerinin öne çıktığını kaydetti.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak-1-fVE22H7Z.jpg" /></p><p><b>&#8220;POMPAJ DEPOLAMALI SANTRAL YATIRIMLARI KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ELİYLE YATIRIMA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR&#8221;</b></p><p>Güven, barajlı ve suyu 2-3 saatten fazla depolayabilen HES&#8217;ler ile pompaj depolamalı santrallerin alternatif çözümler arasında öne çıkan yenilenebilir enerji kaynakları olduğunu belirterek, son dönemde kamuoyunda sıkça tartışılan diğer depolama ünitelerinin ise saatlik kapasite ve henüz kanıtlanmamış ürün ömürleri nedeniyle üçüncü sırada yer aldığını söyledi.</p><p>7 gün 24 saat üretim yapacak Akkuyu Nükleer Güç Santrali&#8217;nin 2026&#8217;da devreye girmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha fazla dahil olmasıyla Türkiye&#8217;nin enerji arz talep dengesinde büyük değişimler yaşanmasının öngörüldüğünü aktaran Güven, şunları kaydetti:</p><p>&#8220;Bu değişimlerle enerji üretimimizde kaynak çeşitliliğimiz için gereklilik olan pompaj depolamalı santral yatırımları kamu ve özel sektör eliyle yatırıma dönüştürülmeli görüşündeyiz. Arz talep ve üretim tüketim profillerinde yaşanacak değişimleri regüle edebilmek, yenilenebilir kaynakların artmasıyla çıkabilecek negatif fiyatları ve gündüz gece arasındaki piyasa takas fiyatları arasındaki makasın açılması gibi durumları kontrol edebilmek ve avantaja dönüştürebilmek için dünyada ve Avrupa&#8217;daki örneklerinde olduğu gibi pompaj depolamalı santrallerin kamu öncülüğüyle yapılması uygun olacaktır.&#8221;</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2025/03/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak-2-D5TjOQ9I.jpg" /></p><p>Güven, bu yatırımların kamu öncülüğünde gerçekleştirilmesinin enerji piyasasında rekabet gücünü artıracağını ve sürdürülebilir enerji dönüşümüne de katkı sağlayacağına vurgu yaparak, &#8220;YEKDEM tarzı teşviklerle sistem kullanım muafiyetleri sağlanarak bu kıymetli yatırımlar hayata geçirilebilir çünkü barajlar ve pompaj depolamalı santraller doğru planlandıklarında ve hayata geçirildiklerinde 100 yıl tesis ömürleri olan yatırımlardır.&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p>Ulusal Enerji Planı&#8217;na göre net sıfır emisyon hedefi için 2035&#8217;e kadar yıllık 1700 megavatlık rüzgar ve 3 bin 500 megavatlık güneş santrali yatırımı gerektiğinin altını çizen Güven, &#8220;Hidroelektrik sektörü de yıllık bin megavatlık yeni yatırım yapabilecek güce sahip. Yalnızca bu yatırımların gerçekleşmesiyle net sıfır emisyon hedefleri tutturulabilir.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Güven, yatırım ortamının yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip hale getirilmesinin Türkiye&#8217;nin kalkınması ve büyümesi açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p><div>KAYNAK: AA</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/">Türkiye 16 milyar dolar yatırıp 30 milyar dolar kazanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/turkiye-16-milyar-dolar-yatirip-30-milyar-dolar-kazanacak/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Şimşek&#8217;ten ÖTV ve KDV açıklaması: Artış olmayacak</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 30 Nov 2023 13:02:36 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[başladı!]]></category><category><![CDATA[büyüme]]></category><category><![CDATA[kaynak]]></category><category><![CDATA[Program]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=54539</guid><description><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KDV, ÖTV gibi enflasyonu artıran vergi artışlarının tekrarlanmayacağını açıkladı. Bakan Şimşek, Türkiye'ye kaynak girişinin 2024'ün ikinci yarısından itibaren artacağını söyledi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/">Bakan Şimşek&#8217;ten ÖTV ve KDV açıklaması: Artış olmayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor&#8230;</p><p>Bakan Şimşek, <strong>&#8220;Ana hedefimiz enflasyonda tek hane. OVP çerçevesinde bütçe açığımızı daha da azaltacağız&#8221; </strong>dedi.</p><p>Türkiye ekonomisine ilişkin mesaj veren Bakan Şimşek,<strong> &#8220;Türkiye&#8217;nin rekabet gücünü artıracak bir programa odaklanmış durumdayız&#8221; </strong>ifadelerini kullandı.</p><p>&#8220;CDS&#8217;ler Türkiye&#8217;de Mayıs ayında 700&#8217;ün üzerine çıkmıştı&#8221; diyen Bakan Mehmet Şimşek, <strong>&#8220;Dün itibarıyla 330 civarına indi. Diğer ülkelerde durum nasıl. Haziran-Kasım arasında gelişmekte olan ülkelerin CDS&#8217;leri ortalama 45 baz puan düşerken Türkiye&#8217;de 370 baz puan düştü&#8221; </strong>dedi.</p><p>Dolar kuruna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Şimşek,<strong> &#8220;</strong><strong>Kur oynaklığı mayıs ayında neredeyse yüzde 57 civarındaydı. Kasımda bu 8’in altına düştü. Kur oynaklığı bir bant olsa Türkiye şu anda kur oynaklığının en düşük olduğu ülkelerden birisi haline geldi. Bu programa güven var, ilgi var&#8221;</strong> bilgilerini paylaştı.</p><p>Kur Korumalı Mevudat hesaplara ilişkin de konuşan Şimşek, <strong>&#8220;</strong><strong>KKM bir koşullu yükümlülüktü devlet için. Bunun zamanla tabi ki bitirilmesi gerekiyor. Buna yönelik çalışmalarımıza başladık&#8221;</strong> dedi.</p><p>Bakan Şimşek, <strong>&#8220;Bütçeyi düzeltmek için KDV, akaryakıtta ÖTV gibi enflasyonu artıran vergi artışlarına gittik. Bu vergi artışları tekrarlanmayacak, gelecek sene sistemden çıkmış olacak&#8221;</strong> ifadelerini sözlerine ekledi.</p><p><strong>Bakan Şimşek&#8217;in açıklamalarından satır başları:</strong></p><p>Büyüme güçlü ve ne kadar önümüzdeki dönemde yavaşlama ihtimali varsa da 2023&#8217;e ilişkin OVP&#8217;ye ilişkin paralel gidiyor. Programda yüzde 4,4&#8217;lük büyüme öngörmüştük, küresel büyüme yüzde 3. Dolayısıyla küresel büyümenin 1,5 katı hızlı büyüyor olacağız. İstihdam artışı çok güçlü.</p><p><strong>‘BÜYÜME YENİDEN DENGELENMEYE BAŞLADI’</strong></p><p>Büyümenin yeniden dengelenmesi. Burada da yeniden dengelenme başladı. Net ihracatın etkisi örneğin bir önceki çeyrekte &#8211; 4.9&#8217;du. Şimdi onun negatif etkisi azaldı, -2,6&#8217;ya düştü. İç talebin etkisi daha önce yüzde 8,8&#8217;di, 8,5&#8217;e geriledi.</p><p><strong>&#8220;BU ÇOK ANLAMLI VE CESARET VERİCİ&#8221;</strong></p><p>Daha kaliteli büyümeyi sağlamak programın amacı. Bu çok anlamlı ve cesaret verici. Bizim OVP&#8217;nin hedefi kalite noktasında da hedeflerimizi gerçekleştirmek. İç talep daha ılımlı hale dönerken net ihracatın etkisinin olumluya dönmesini bekliyoruz. Böylece daha sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına girmiş olacağız. Fiyat istikrarını sağlayarak yapacağız, enflasyonu tek haneye düşürerek yapacağız. Yüksek sürdürülebilir büyümeyi sağlayabiliriz. Verimlilik artışı doğru yatırım ve reformlarla olur. Büyümenin iki ana motoru bir taraftan verimlilik artışı bir taraftan da fiyat istikrarını sağlayacak var olan imkanları üretken imkanlara kanalize ederek verimliliğin yüksek tutulması.</p><p><strong>&#8220;BUNA HAZIRLIKLI OLMAMIZ LAZIM&#8221;</strong></p><p>Büyümenin beklenenden yüksek çıkması olumlu, dengelenme olumlu ama bu yeterli değil. Önümüzdeki dönemde büyüme bir miktar yavaşlayacak, buna hazırlıklı olmak lazım. OVP ile yüksek sürdürülebilir patikasına girmeyi başaracağız.</p><p><strong>&#8220;TÜRKİYE’NİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRMAK İSTİYORUZ&#8221;</strong></p><p>OVP Eylül ayında başlatıldı. OVP&#8217;nin birkaç önemli bileşeni ve hedefi var. Birinci bileşen dezenflasyon programı. Enflasyonu önce kontrol altına alıp sonra tek haneye indirecek bir program. En önemli bileşen fiyat istikrarıdır. Enflasyonun düşürülüp tek hanede tutulmasıdır. Hedefimiz bu sene enflasyon kontrol altına almak, gelecek sene yüzde 34&#8217;e indirmek, 2025-2026&#8217;da tek haneye düşürmek. Para politikasında rasyonelleşmeye gittik. Bozulan fiyatlama davranışlarını düzeltmek için para politikasında iyileştirmeye gittik. MB burada gerekeni yapıyor. Depreme rağmen mali disiplini tesis etme çabamız var. Mali disiplin noktasındaki duruşumuz hükümetlerimiz döneminde çok güçlü. Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,4. Bu açığın deprem nedeniyle yüzde 6,4&#8217;e kadar büyümesini öngördük. Gelir performansımız çok daha güçlü. Harcamalarda da çok tutumlu davranıyoruz. İkisinin bileşeni olarak bütçe açığı OVP&#8217;de öngörülenden biraz daha düşük olabilir. Üçüncü hedef yapısal reformlar. Reformları yaparak Türkiye&#8217;nin hareket gücünü artırmak istiyoruz.</p><p><strong>&#8220;KKM&#8217;NİN ZAMANLA BİTİRİLMESİ GEREKİYOR&#8221;</strong></p><p>90&#8217;lı yıllara giderseniz büyümemiz çok düşük, enflasyon yüksek ve oynak. 2000&#8217;li yıllarda büyüme 90&#8217;lı yılların 2 katına çıkıyor, enflasyon tek haneye düşürülmüş ve oynaklık azaltılmış. İş alemi önünü görebiliyor. Bütçe açığını milli gelire göre yüzde 3&#8217;ün altına düşüreceğiz. Enflasyonu kontrol altına alacak büyümede dengelenme lazım. Rezervlerin güçlendirilmesi. Türkiye&#8217;nin uluslararası rezervlerini daha da güçlendireceğiz. Geniş anlamda rezervlerin vadesi bir yıldan az olan dış borçlarına oranını 1&#8217;e doğru yükseltmek. Şu an 0,84 civarındayız, bunu 1 düzeyine çıkarmak istiyoruz. Kısa vadeli borçların çok üzerine çıkarmak istiyoruz. Burada KKM&#8217;den çıkış. KKM bir koşullu yükümlülüktü devlet için. Bunun zamanla tabi ki bitirilmesi gerekiyor. Buna yönelik çalışmalarımıza başladık. KKM&#8217;nin azaltılması konusunda ilerleme sağlıyoruz, önümüzdeki dönemde ilave adımlar atabiliriz.</p><p><strong>&#8220;CDS&#8217;LERDE CİDDİ DÜŞÜŞ VAR&#8221;</strong></p><p>Bu program çalışıyor, iş tutarlılığı, güvenilirliği var. İnanç artıyor. Bazı soru işaretleri yok mu var, bu olur. Türkiye&#8217;nin küresel risk algısı düşüyor. En önemli göstergesi risk primidir, CDS diyorlar. CDS Türkiye&#8217;de literatüre girmiş durumda. Bu çok teknik bir terim. CDS, bir ülkenin iflasına karşı sigortalamanız gerekiyorsa sigorta prim düzeyini ima eden enstrüman. CDS&#8217;ler Türkiye&#8217;de Mayıs ayında 700&#8217;ün üzerine çıkmıştı. Dün itibarıyla 330 civarına indi. Diğer ülkelerde durum nasıl. Haziran-Kasım arasında gelişmekte olan ülkelerin CDS&#8217;leri ortalama 45 baz puan düşerken Türkiye&#8217;de 370 baz puan düştü. Türkiye&#8217;de muazzam bir düşüş var, Türkiye&#8217;nin risk algısı iyileşiyor. Programa ciddi bir güven var. Sermaye girişi başladı. Ocak-Mayıs döneminde Türkiye portföy akımlarına baktığınızda net olarak 2,9 milyar dolarlık çıkış olmuş. Halbuki Haziran-Eylül döneminde 5 milyar dolarlık net artış var. Bu çok ciddi bir rakam. Sermaye girişi güçlendi. Eylül ayında yanlış hatırlamıyorsam gelişmekte olan ülkelerden 14 milyar dolar çıkış varken, Türkiye&#8217;ye giriş var. Ekim&#8217;de de çıkış varken Türkiye&#8217;ye giriş var. Türkiye&#8217;nin hikayesi güçlü. Türkiye siyasi belirsizliği geride bırakmış, çok güçlü bir dezenflasyon, reform programı var.</p><p><strong>&#8220;TÜRKİYE&#8217;NİN REZERVLERİ ARTTI&#8221;</strong></p><p>Rezervlerimiz güçlendi. Türkiye&#8217;nin rezervleri Mayıs&#8217;tan bu yana 36 milyar dolar arttı. Güven olmazsa kaynak girişi olmazsa 36 milyar dolarlık artış mümkün değil. Kur oynaklığı 1 aylık opsiyonların ima ettiği konsept var. Kur oynaklığı Mayıs ayında yüzde 57 civarındaydı. Kasım&#8217;da bu 8&#8217;in altına düştü. Kur oynaklığı bir bant olsa gelişmekte olan ülkeler için Türkiye kur oynaklığının en düşük olduğu ülke haline geldi.</p><p>Gelecek senenin ikinci yarısında küresel finansal koşullar daha elverişli hale gelecek. Fed, AMB faiz indirimlerine başlayacaklar büyük ihtimalle. Risk iştahını artıracak. Türkiye&#8217;ye ilgi daha da artacak. Gelecek senenin ikinci yarısından kastım bu.</p><p><strong>&#8220;KATAR-BAE İLE KONUŞUYORUZ&#8221;</strong></p><p>Dış temaslarda ne yaptık, tüm dünyaya , yatırımcılara gittik, Türkiye&#8217;nin programını, yol haritasını paylaştık. Buna ilgi yoğun. Dünya Bankası OVP açıklandıktan sonra ben Türkiye&#8217;ye taahhüt ettiğim kaynak miktarını 17 milyar dolardan 35 milyar dolara çıkarıyorum, bu programın başarılı olacağına inanıyorum. Körfez&#8217;den çok ciddi ilgi var, bu kaynak yatırıma dönüşecek. Katar, BAE ile konuşuyoruz, program sonuçlandırdık.</p><p><strong>&#8220;TÜRKİYE&#8217;YE KAYNAK AKIŞI BAŞLADI VE ÇOK GÜÇLÜ&#8221;</strong></p><p>Küresel finansal koşullar çok sıkı. Gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı zayıf. Türkiye bu dönemde kaynak çekiyor. Türkiye&#8217;ye kaynak girişini göstermek için bankaların yurt dışı borçlarını Ocak Mayıs döneminde yüzde 96&#8217;ydı. Bakın, Haziran-Eylül döneminde yüzde 142&#8217;ye çıkmış. Bankalar 100 dolar borç öderken 142 dolar borç bulmuşlar. Türkiye&#8217;ye kaynak akışı başladı ve çok güçlü. Kaynak akışı olmazsa vadesine 1 yıldan az kalmış 211 milyar dolarlık dış borcu nasıl idare ederiz, nasıl rezerv artırırız? Ciddi kaynak girişi var ve artarak devam edecek. 2024&#8217;ün ikinci yarısından itibaren güçlenerek artacak.</p><p><strong>&#8220;YÜZDE 40 VERGİ İÇİN SADECE YETKİ ALINDI&#8221;</strong></p><p>Yüzde 40&#8217;a kadar vergi için yetki alınıyor. Yüce Meclis&#8217;ten Cumhurbaşkanı&#8217;na yetki alınıyor, bu olacağı anlamına gelmiyor. Liralaşmayı desteklemek için piyasa koşulları el verdiğinde vergiyi kullanıp bu sürece katkıda bulunabiliriz. Zamanlama olarak doğru olduğuna inanmıyorum. Önümüzdeki dönemde oturup daha adil vergi sistemi konusunda ciddi adımlar atacağız. Kamu harcamalarını nasıl verimli alanlara kanalize edebiliriz, tasarruf harcamamak değildir aslında kamuda. Tasarruf kaynakların doğru alanlara yönlendirilmesidir. Gereksiz harcamaların da kaldırılmasını içeriyor. Türkiye&#8217;nin altyapısına yatırım yapacağız. Şu anda yüzde 40 vergi getirmiyoruz, piyasa koşullarına bakacağız. Liralaşmanın ana motoru para politikasındaki rasyonelleşmedir. Liraya güveni portföyde daha ağırlıklı TL tutmanın yolu tabi ki para politikası üzerinden geçiyor. Burada bir yıl sonraki enflasyonu çıpalayacak yapı içinde gidiyoruz.</p><p><strong>&#8220;VERGİ ARTIŞLARI TEKRARLANMAYACAK&#8221;</strong></p><p>Programın ana bileşeni dezenflasyondur. Faizler arttı, enflasyon yükseliş trendinde. Para politikası gecikmeli olarak çalışıyor. Bugün gidin ABD&#8217;de, İngiltere, AB&#8217;deki deneyimlere bakın. Bütün ülkelerde parasal sıkılaşma başlar fakat enflasyon yükseliş trendini bir süre korur ve daha sonra düşmeye başlar, hemen etkili olmuyor, gecikmeli oluyor. Sadece zamana ihtiyacımız var. Aktarım mekanizmasını zorlaştıran bir iki faktör var. Bunlardan biri KKM, birisi de Türkiye&#8217;de mevduatların önemli kısmı döviz cinsinden. Para ikamesi var. Bu iki faktör Türkiye&#8217;de aktarım mekanizmasını bir miktar zayıflatmış durumda. Para politikasında iyileştirmeyle birlikte gelecek senenin ikinci yarısından itibaren çok güçlü dezenflasyon sürecine gireceğiz. Tabi ki baz etkisi olacak. <strong>Bütçeyi düzeltmek için KDV, akaryakıtta ÖTV gibi enflasyonu artıran vergi artışlarına gittik. Bu vergi artışları tekrarlanmayacak, gelecek sene sistemden çıkmış olacak. Deprem Şubat ayında oldu ama enkazın kaldırılması zaman alıyor. Depreme ilişkin güçlü kaynak aktardığımız, şehirleri yeniden imar edelim çabamız bazı ürünlerin fiyatlarını artırdı. İnşaat malzemelerinin fiyatları arttı. İnşallah Türkiye bir daha deprem görmez, bunlar baz etkisi. Esas etki, para politikasındaki güçlü etkisyle gecikmeli devreye girmesi.</strong></p><p>İkinci husus maliye ve gelirler politikası. Deprem nedeniyle maliye politikası gevşek sayılır. Gelecek sene muhtemelen biraz daha iyiye gidecek diye bekliyoruz, maliye politikası da eşgüdümlü olacak. Para politikası, maliye politikası, gelirler politikası burada birlikte çalışacak eşgüdüm içinde enflasyonun tek haneye düşürülmesi için yoğun çabaya dönüşecek. Mayıstan sonra yıllık enflasyon güçlü ve hızlı şekilde düşecek. Yılı yüzde 36&#8217;yla bitirmeyi ümit ediyoruz. Önümüzdeki seneden itibaren enflasyonun aylığında düşüş trendi başladı, kalıcı şekilde düşüşe devam edeceğini öngörüyoruz. Aylık bazda çekirdek enflasyonu takip ederek bizim hedefimizle uyumlu olup olmadığı incelenebilir.</p><p><strong>KİRALARDA DÜŞÜŞ OLACAK MI?</strong></p><p>Kiraların artmasının iki sebebi var, biri arzi diğeri politika çerçevesiyle etkili. Çok büyük deprem felaketi başladı. Deprem bölgesinde olsun, dışında olsun çok ciddi konut talebi oluştu. Bunun etkisi var, konut seferberliğindeyiz. Biz bir an önce şehirlerin yeniden imar edilmesi, vatandaşların yeniden sağlıklı konutlara kavuşmasını istiyoruz. Önümüzdeki birkaç ay içinde vatandaşlara 200 bin konut tamamlanmış ve hizmetlerine sunulmuş olacak. Deprem nedeniyle ortaya çıkan kira artışını sınırlayacak. Son yıllarda reel faiz düşük olduğu için konut fiyatları çok hızlı arttı, kira da ona göre şekillendi. şimdi konut arzını artıracağız, bir taraftan da değişik sektörlerdeki aşırı fiyat artışları dezenflasyon kapsamında kontrol altına alınacak. Bütün bu hususlar bir araya geldiğinde ben inanıyorum ki kira artışlarında normalleşmeye gideceğiz. İş alemine seslenmek istiyorum. Fiyatlama davranışlarında ciddi bozulma var, OVP&#8217;yi baz almaları kendileri için hayırlı olacak. Para, maliye ve gelirler politikasını şekillendireceğiz. Eski alışkanlıklarıyla devam ederlerse müşteri bulamayacaklardır.</p><p>Ağustos&#8217;ta KKM zirveyi buldu. Kasım ayı itibariyle de 2,8 trilyon liraya kadar indi, bu düşüşün devam etmesini bekliyoruz. MB&#8217;nin attığı adımlar var. TL mevduatı cazip hale geldi. Bu devam edecek. Biz şu anda rezerv biriktiriyoruz. Türkiye&#8217;nin rezervleri Mayıs sonundan bu yana 36 milyar dolar arttı. KKM&#8217;de şirketlere vergi teşviği vermişiz, çıkacağız diyeceğiz ki vergi teşviğini kaldırıyoruz. Sonuçta bu bir enstrüman, hukuki zemini var. Para politikası aktarım mekanizmasının önünde belirsizlik kaynağı olması, biz buradan çıkacağız, KKM&#8217;den çıkış başladı, tedrici olarak devam edecek. Rezerv birikimiyle birlikte bir noktada hareket edeceğiz.</p><div>Haberin Ayrıntıları Geliyor&#8230;</div><p>Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza <strong>(iOS, Android)</strong> kurabilir, Twitter’da <strong>@Haber7</strong> hesabını takip edebilirsiniz.</p><p>App Store Google Play Takip Et</p><p><iframe src="https://www.izle7.com/canli-yayin-frame/trthaber"></iframe></p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/">Bakan Şimşek&#8217;ten ÖTV ve KDV açıklaması: Artış olmayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>