
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Dünya - Kamu Haberi</title><atom:link href="https://kamuhaberi.com/etiket/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link></link><description>Memurlar ve Kamudan Haberler</description><lastBuildDate>Wed, 03 Jan 2024 14:13:02 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-Favicon-32x32.png</url><title>Dünya - Kamu Haberi</title><link></link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Bilim Kurgu Filmleri 2024 &#8211; Gelmiş Geçmiş En İyi, En Heyecanlı, Sürükleyici Bilim Kurgu Filmleri Listesi</title><link>https://kamuhaberi.com/bilim-kurgu-filmleri-2024-gelmis-gecmis-en-iyi-en-heyecanli-surukleyici-bilim-kurgu-filmleri-listesi/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bilim-kurgu-filmleri-2024-gelmis-gecmis-en-iyi-en-heyecanli-surukleyici-bilim-kurgu-filmleri-listesi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 03 Jan 2024 14:13:02 +0000</pubDate><category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category><category><![CDATA[Başrol]]></category><category><![CDATA[Dünya]]></category><category><![CDATA[Film]]></category><category><![CDATA[İnsan]]></category><category><![CDATA[Yolcu]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=61860</guid><description><![CDATA[<p>Zaman yolculuğu, uzay, farklı gezegen veya uzak ve yakın gelecek ile ilgili konuları ele alan bilim kurgu filmlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Özellikle teknolojinin gelişmesi ile birlikte bilim kurgu filmlerinin görselleri de giderek daha kaliteli olmaya başladı. Dünya üzerinde belki de bilim kurgu alanında binlerce film bulunuyor. Birbirinden farklı konuları ile dünya listelerine adını yazdıran bu filmler günümüzde de izlenmeye devam ediyor. En iyi ve en güzel bilim kurgu film önerileri için “Bilim Kurgu Filmleri 2024” içeriğimize detaylı göz atabilirsiniz.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bilim-kurgu-filmleri-2024-gelmis-gecmis-en-iyi-en-heyecanli-surukleyici-bilim-kurgu-filmleri-listesi/">Bilim Kurgu Filmleri 2024 &#8211; Gelmiş Geçmiş En İyi, En Heyecanlı, Sürükleyici Bilim Kurgu Filmleri Listesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>En sevilen türler arasında yer alan bilim kurgu filmleri konusu ve görselleri ile adeta kendisine hayran bırakıyor. Zamanda yolculuk, insanüstü varlıklar, dünyanın sonu, uzay yolculuğu gibi konularla karşımıza çıkan bilim kurgu filmleri hiç şüphesiz son dönemlerde en çok izlenen film türleri arasında yer alıyor.</p><p><strong>Yıldızlararası</strong></p><p>Yönetmen koltuğunda Christopher Nolan’ın yer aldığı Yıldızlararası filminin başrolünde Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain ve Michael Caine bulunuyor. Filmde bir grup  astronotun bir solucan deliğinden geçerek insanların yaşayabileceği yeni bir yer arayışı ele alınıyor. Çünkü dünya artan kuraklık ve iklim değişiklikleri nedeniyle tehlikeye girmiştir. İnsan ırkı tehlikededir.</p><p><strong>Matrix Serisi</strong></p><p>Toplam 4 filmi bulunan Matrix serisi sanal bir dünyada geçer. Yönetmen koltuğunda Wachowski Kardeşler&#8217;in oturduğu filmin başrolünde ise Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss, Hugo Weaving gibi isimler yer alıyor. Yazılım şirketinde çalışan Thomas Anderson veya Neo geceleri Matrix araştırması yaparak günlerini geçirmektedir. Trinity ile tanışan Neo yaşamakta olduğu dünyanın gerçekte sadece beyninde gerçekleşmekte olan bir simülasyon olduğunu öğrenir ve bu durumdan çıkmak için Morpheus&#8217;un önderliğindeki bir ekibe katılır.</p><p><strong>Bird Box</strong></p><p>İnsanları delirten garip bir kötülük dünyayı ele geçirmiştir. Yönetmenliğini Susanne Bier&#8217;ın üstlendiği Bir Box’un başrolünde Sandra Bullock yer almaktadır. Malorie adlı bir kadın ile iki çocuğun doğaüstü yaratıklara karşı verdiği yaşam savaşımını konu almaktadır.</p><p><strong>Kabuktaki Hayalet</strong></p><p>Rupert Sanders tarafından yönetilen Kabuktaki Hayalet filminin oyuncu kadrosunda Scarlett Johansson, Takeshi Kitano, Michael Pitt, Pilou Asbæk ve Juliette Binoche yer almaktadır. Geçmişine dair hiçbir şeyi hatırlamayan bir binbaşının tek bildiği ameliyat masasında uyandığı ver hiçbir şeyi hatırlamadığıdır. Dünyanın en tehlikeli suçlarını durdurması için binbaşıya nsan türünün ilk örneği olması adına yepyeni bir vücut yapılır. Ancak binbaşı kendisine yalan söylendiğini anlar.</p><p><strong>Marslı</strong></p><p>Başrolde Matt Damon’ın yer aldığı filmde, ekip arkadaşları tarafından öldü sanılıp Mars’ta tek başına bırakılan astronotun kendine yeni bir dünya yaratması ve hayatta kalma çabası anlatılıyor. Sürpriz sonlu film, izleyenlere hem görsel hem de kurgusal şölen sunuyor.</p><p><strong>Inception</strong></p><p>Yönetmen koltuğunda Christopher Nolan’ın yer aldığı filmde başrol oyuncusu Leonardo DiCaprio olmak üzere, Marion Cotillard Joseph Gordon-Levitt Ellen Page Cillian Murphy Ken Watanabe Tom Hardy yer almaktadır. Filminde Dom Cobb karakteri çok yetenekli bir hırsızdır. Bu karakter zihnin rüya görme anlarında en savunmasız olduğu için, bilinçaltının derinliklerindeki sırları ortaya çıkarmak ve o sırları çalmak karakterin uzmanlık alanıdır. Dom Cobb’un bu mahareti sayesinde kurumsal casusluğun yeni dünyasında aranan bir oyuncu olmasını sağlamıştır.</p><p><strong>Dune: Çöl Gezegeni</strong></p><p>Denis Villeneuve’ın yönettiği, başrollerini Timothée Chalamet, Rebecca Ferguson, Oscar Isaac, Josh Brolin, Stellan Skarsgård paylaştığı Dune Amerikan Bilimkurgu filmidir. Dune: Çöl Gezegeni”, efsanevi ve duygu dolu kahraman Paul Atreides&#8217;in hikayesini anlatıyor. Doğuştan yetenekli bir genç harika bir kaderin ötesinde ile dünyaya gelmiştir ancak ailesinin ve ülkesinin geleceği için evrenin en tehlikeli yerine yolculuk etmesi gerekmektedir.</p><p><strong>PK</strong></p><p>Rajkumar Hirani&#8217;nin yönetmenliğini yaptığı filmin başlıca rollerinde Aamir Khan, Anushka Sharma ve Sanjay Dutt yer almaktadır. Başka bir gezegenden gelen bir yabancının tanrıyı bulma çabasını konu edinen film şehirde yabancı olarak gezinen ve sorular soran PK’nin yaşadıklarını ele alır.</p><p><strong>Adalet Birliği</strong></p><p>Superman&#8217;in fedakarlıklarından ilham alan Batman&#8217;in insanlığa olan inancı toparlanmıştır. Yeni müttefiki Wonder Woman ile insanlığın kaderi için savaşmaya hazırlardır. Ancak karşılarına çıkan yeni tehditin büyüklüğü karşısında kendilerini süper güçlü bir takım toplamak için çok kısa bir süreleri kalmış bir halde bulurlar. Ancak bu süper kahraman ekibi dünyayı kurtarmak için yeterli olacak mıdır? Batman, Superman, Wonder Woman, Flash ve Aquaman gibi DC evreninin süper &#8220;yıldızlarını&#8221; bir araya getiren filmin yönetmen koltuğunda, çizgi uyarlamalar konusunda uzman kabul edebileceğimiz Zack Snyder oturuyor.</p><p><strong>Blade Runner 2049</strong></p><p>Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı konusu; filmdeki hikayenin üzerinden geçen 30 yıl sonrası anlatılmaktadır. Los Angeles Polis Departmanı&#8217;nda görev yapan Memur K, toplum yaşamını kaosa sokacak olan ve uzun zamandır saklı kalan bir sırrı açığa çıkartır. Bir felaketi önleyebilmesi için eski ödül avcısı Rick Deckard&#8217;ı bulup ondan bazı sorularına yanıt alması şarttır. Başrollerinde Ryan Gosling ve Rick Deckard rolünde Harrison Ford&#8217;un boy göstereceği filmin kadrosunda Jared Leto, Robin Wright, Ana de Armas, Carla Juri, Mackenzie Davis, Barkhad Abdi, David Dastmalchian, Hiam Abbass, Lennie James ve Dave Bautista&#8217;yı bulunduran devam halkasının yönetmenliğini Denis Villeneuve üstleniyor.</p><p><strong>Stowaway (Kaçak Yolcu)</strong></p><p>Mars’a giden bir grup insanın yaşadıklarını ele alan filmde uzay gemisinde Dünya’dan yeterince uzaklaştığında gemide kaçak bir yolcu olduğu keşfedilir. Uzay gemisinde yaşanan bazı aksaklıklar ekibin yaşam kaynaklarında azalmaya neden olur. Kaynakları düşünen grubun kaçak yolcu hakkında bir karar vermesi gerekir. Mürettebattakiler oybirliği ile bir karar verseler de uzay gemisindeki tıbbi araştırmacı onların kararına karşı çıkar ve bu durum beklenmeyen olayları beraberinde getirir. Yönetmen koltuğunda Joe Penna’nın oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Anna Kendrick, Toni Collette, Daniel Dae Kim yer alıyor.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bilim-kurgu-filmleri-2024-gelmis-gecmis-en-iyi-en-heyecanli-surukleyici-bilim-kurgu-filmleri-listesi/">Bilim Kurgu Filmleri 2024 &#8211; Gelmiş Geçmiş En İyi, En Heyecanlı, Sürükleyici Bilim Kurgu Filmleri Listesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bilim-kurgu-filmleri-2024-gelmis-gecmis-en-iyi-en-heyecanli-surukleyici-bilim-kurgu-filmleri-listesi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Tüm dünya İsrail kaynaklı hibrit tehditlerin hedefinde!</title><link>https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/</link><comments>https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 27 Nov 2023 23:20:53 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Altun]]></category><category><![CDATA[Dünya]]></category><category><![CDATA[İsrail]]></category><category><![CDATA[Küresel]]></category><category><![CDATA[Mücadele]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=53588</guid><description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, hibrit tehditlerin, günümüz dünyasında rekabetin, mücadelenin ve savaşın yeni yöntemleri olarak öne çıktığını belirterek, "Esnek ve çok yönlü mücadele stratejileri üretmeliyiz" dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/">İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Tüm dünya İsrail kaynaklı hibrit tehditlerin hedefinde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, hibrit tehditlerin, günümüz dünyasında rekabetin, mücadelenin ve savaşın yeni yöntemleri olarak öne çıktığını belirterek, <strong>&#8220;Hibrit tehditlere karşı koyabilmek için ulusal güvenlik ve savunma mekanizmalarını reforme etmek, esnek ve çok yönlü mücadele stratejileri üretmeliyiz&#8221;</strong> dedi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde-0-B4UHAdiK.jpg" /></p><p><b><strong>&#8216;İSRAİL&#8217;İN ZULMÜ KARŞISINDA HAKİKAT VE ADALET MÜCADELEMİZİ VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ&#8217;</strong></b></p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İsrail&#8217;in faşist bir propaganda yöntemi uygulayarak gazeteciler, sağlık çalışanları, kadınlar ve çocuklar yanında esasında hakikati de katlettiğini belirterek,<strong> &#8220;Faşist propaganda geçmişte komünistleri ve Yahudileri hedef aldı. Şimdi faşizmin küresel düzlemdeki temsilcisi konumundaki Siyonist aktörler İslam’ı ve Müslümanları öcüleştirmekte, onlara karşı sistematik bir kara propaganda faaliyetine girişmektedir. Evet İsrail tam anlamıyla bir faşist propaganda yöntemi uygulamaktadır. Bugünün faşistleri dünün faşist propaganda yöntemlerini aynen tekrar etmekte, geçmişte Yahudileri kurbanlaştıranlar, bugün Müslümanları kurban haline getirmeye çalışmaktadırlar. Dahası, bugün kurbanın kendini kınaması, dünyanın da bu zulme karşı sessiz kalması beklenmektedir. Beklendiği gibi biz bu zulmü alkışlamayacağız. İsrail’in zulmü karşısında hakikat ve adalet mücadelemizi vermeye devam edeceğiz&#8221;</strong> diye konuştu.</p><p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi&#8217;nın (STRATCOM) açılış konuşmasını yaptı.</p><p>STRATCOM&#8217;un herkesin bildiği gibi sadece yılda bir düzenlenen bir zirvenin olmadığını belirten Altun, amaçlarının, çok açık ve net olduğunu belirterek, Türkiye’yi stratejik iletişim alanında küresel bir etkileşim merkezi, marka haline getirmek olduğunu belirtti.<br />Bu amaç doğrultusunda uluslararası alanda stratejik iletişim alanında başarılı çalışmalar yapan kişi ve kurumlarla karşılıklı tecrübe ve bilgi alışverişinde bulunmaya çalıştıklarını belirten Altun, zirvenin bu yılki temasının tehditlerle mücadele olduğunu kaydetti. Üç ana kavramları olduğunu kaydeden Altun bunların istikrar, güvenlik ve dayanışma olduğunu belirtti.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde-1-71jFNTNL.jpg" /></p><p>Bugün dünyanın büyük bir kırılmanın eşiğinde olduğunu ifade eden Altun, <strong>&#8220;Bildiğimiz dünyanın sonuna geldik. Evet, Immanuel Wallerstein öyle diyordu. Bildiğimiz dünyanın sonu diye. Yine diyordu ki Wallerstein &#8216;Ben karanlık bir ormanın ortasında olduğumuza ve ne yöne gitmemiz gerektiği konusunda yeterli netliğe sahip olmadığımıza inanıyorum. Modern dünya sistemi, tarihsel bir sistem olarak ölümcül bir krize girmiştir ve varlığını elli yıl daha sürdürmesi pek muhtemel değildir. Komünizmin 1989’daki çöküşünün liberalizmin zaferine işaret ettiği düşünülse de ben bunun dünya sisteminin tanımlayıcı jeo-kültürü olan liberalizmin nihai çöküşüne işaret ettiğini düşünüyorum.&#8217; Wallerstein’in bu sert öngörüsü ne denli gerçektir, bunu zaman gösterecek, ancak özellikle son 20 yıldır İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan sistemin, kurucu aktörleri, kurumları, mekanizmaları ve normlarıyla büyük bir türbülans içinde olduğu apaçık bir gerçek. Bugün yaşadığımız çağ, savaşlar, çatışmalar, insani trajediler, küresel terör tehditleri, nükleer riskler, gıda, sağlık ve enerji krizleri gibi birçok meydan okuma ve belirsizlikle kuşatılmış durumda. Pandemi sürecinde büyük bir küresel yönetişim krizi yaşadık. Pandemi sonrasında ise ondan da büyük bir küresel üretim krizi ile karşı karşıya kaldık. Devletler, hükümetler pandeminin derinleştirdiği küresel enflasyona çözüm üretmeye çalışırken hep birlikte küresel ekonomik iş birliği kanallarının ne kadar zayıf ve etkisiz kaldığını müşahede ettik. Yine gördük ki, iklim değişikliği ve küresel ısınmayla birlikte gezegenimizdeki insan yaşamını tehdit eder boyutlara ulaşan doğal afetlere karşı etkin bir küresel mücadele mekanizması üretilemedi. Hem de bilim insanlarının uzun yıllardır yaptıkları uyarılara rağmen bunu başaramadık&#8221;</strong> dedi.</p><p><b><strong>&#8216;ULUSLARARASI SİSTEM SADECE YENİ ORTAYA ÇIKAN KÜRESEL KRİZLER KARŞISINDA ACİZ KALMADI&#8217;</strong></b></p><p>Uluslararası sistem sadece yeni ortaya çıkan küresel krizler karşısında aciz kalmadığını kaydeden Altun, <strong>&#8220;Aynı zamanda geleneksel anlamda varlığını sürdürdüğü istikrarsızlaştırıcı çatışmalar karşısında da yetersiz kaldı. Son 10-15 yılda bunu ilk olarak nerede gördük diye bakacak olursak karşımıza Suriye krizi çıkar. Bu krizde uluslararası aktörlerin, uluslararası örgütlerin iç savaş ve insani trajediler karşısında nasıl çaresiz kaldığına tanıklık ettik. Bundan 21 ay önce başlayan Rusya &#8211; Ukrayna savaşı ise uluslararası sistemin artık devletler arası çatışmalar karşısında ne denli aciz kaldığını gözler önüne serdi. Fakat gelgelelim 47 gündür Gazze’de yaşananlar, İsrail’in Gazze şeridine yönelik vicdandan ve izandan yoksun saldırıları uluslararası sistemin krizini tescilleyen çok acı bir tablo ortaya koydu karşımıza. Daha önce elitler düzeyinde tartışılan uluslararası sistem krizi, artık dünya halkların tecrübe ettiği bir meşakkate dönüştü. Çok açık ve net bir şekilde ifade etmemiz lazım. Karşımızda bir paradoks, bir çelişki var. Bir yandan gerçek dünya hızla küreselleşirken, öte yandan küresel yönetişim bağlamında inşa edilen mekanizmalar günden güne işlevsiz hale geliyor. Toplumlararası ilişkilerde karşılıklı bağımlılıklar derinleşirken, krizler, tehditler ve sorunlar da küreselleşiyor. Tam da bu ortamda, konvansiyonel çatışmalara ve küresel krizlere yeni bir meydan okuma eklendi. Bu yeni meydan okumanın adı bütün dünya toplumlarını hedef alan hibrit tehditlerdir. Hibrit tehditler, günümüz dünyasında rekabetin, mücadelenin ve savaşın yeni yöntemleri olarak öne çıkmaktadır&#8221;</strong> diye konuştu.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde-2-47h2xG5e.jpg" /></p><p><b><strong>&#8216;ESNEK VE ÇOK YÖNLÜ MÜCADELE STRATEJİLERİ ÜRETMELİYİZ&#8217;</strong></b></p><p>Hibrit tehditler denildiğinde vesayet savaşlarından, siyasal manipülasyonlardan, ekonomik baskı unsurlarından, düzensiz göçlerden, uluslararası hukuk manipülasyonlarından, terörizmden, siber saldırılardan, enformasyon yarışlarından ve dezenformasyon savaşlarından söz edildiğini belirten Altun, <strong>&#8220;Geleneksel, düzensiz ve asimetrik eylemlerin mezcedildiği bir tehdit türünden bahsediyoruz. Siyasal karar alma mekanizmalarını, güvenlik mimarisini, toplumsal birliği, kültürel varoluşu ve iletişim süreçlerini kötü niyetli şekilde manipüle etmeyi hedefleyen strateji ve taktiklerden bahsediyoruz. Geleneksel ve kurumsal araçların, kavramların ve yöntemlerin karşı koyamadığı bir tehdit bu. Hibrit tehditlere karşı koyabilmek için her şeyden önce ulusal güvenlik ve savunma mekanizmalarını reforme etmek, esnek ve çok yönlü mücadele stratejileri üretmek mecburiyetindeyiz.</strong></p><p><strong>Artık, modern dönemin klasik iktidar tasavvuru günümüzün iktidar mücadelelerini izah etmeye yetememektedir. Bugün küresel düzeyde insanlığın tecrübe ettiği çatışma ortamını analiz ederken realist düşüncenin temellerini atan Hobbes’un &#8216;doğa durumu&#8217; tarifi bile yetersiz kalmaktadır. Artık tek başına insan doğasında kavgayı ve savaşı tetikleyen rekabet, güvensizlik ve itibar kazanma duygularının aktörleri savaşa ve çatışmaya ittiğini söylemek yeterli değil. Karşımızda doğa durumunun dahi manipüle edildiği bir ortam var. Bugünün küresel ortamında &#8216;doğa durumu&#8217; yalanın sıradanlaştığı bir siyasal tahayyüle karşılık gelmektedir. Bu kaotik yapının içinde iletişimciler olarak bizler, kritik bir noktada konuşlanıyoruz.<br />İletişimcilerin cevheri enformasyondur.</strong></p><p><strong>Ne var ki enformasyon, bugünün kayıp değerlerinden birine dönüşmüştür. Sun Tzu’nun Savaş Sanatı isimli meşhur eserinden bu yana bilgi savaş sahasının en stratejik unsurlarından biri olarak kabul görür. Öte yandan enformasyon matbaanın icadından itibaren modern ulus-devletlerin ve ideolojilerin kurumsallaşmasında başlıca referans noktalarından birine de dönüşmüştür. 19. ve 20. Yüzyıllarda kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte, uluslararası alanda, devletler arasında cereyan eden rekabette enformasyon savaşları ciddi anlamda etki etmiştir. Ne var ki özellikle kitlesel iletişimde analog kültürden dijital kültüre geçilmesiyle birlikte enformasyon teknolojilerindeki hız ve kapsayıcılık artmış, bu da enformasyonu çok daha güçlü ve etkili bir iktidar enstrümanına dönüştürmüştür. Başlangıçta enformasyon savaşlarından beklenen, askeri açıdan taktiksel ve operasyonel avantajlar sağlamak iken, zamanla stratejik kazanımlar elde etmenin bir aracı olarak görülmeye başlanmıştır&#8221;</strong> diye konuştu.</p><p><b><strong>&#8216;BUGÜN HAKİKAT KRİZİ DOLAYISIYLA KÜRESEL ANLAMDA BİR DEMOKRASİ KRİZLYE KARŞI KARŞIYAYIZ&#8217;</strong></b></p><p>Bugün devletlerin, devlet dışı aktörlerin bölgesel ve küresel çatışma ve krizlerde askeri araçlardan önce enformatif araçları aktif olarak kullanmaya çalışmakta olduğunu söyleyen Altun, bu enstrümanların hatırı sayılır bir süredir hakça, hakikat uğruna kullanılmamakta, çoğu kez suiistimal edildiğini ifade etti. Bu süreçlerde dezenformasyon, mezenformasyon, bilgi kirliliği ve manipülasyonun ana referans kaynağına dönüştüğünü ifade eden Altun, <strong>&#8220;Clausewitz’in ünlü sözünü hatırlatmak isterim. &#8216;Savaş, politikanın başka araçlarla devamıdır&#8217; der. Bugün zannederim bu sözü &#8216;savaş politikanın başka araçlarla devamıdır ve dezenformasyon bu politika araçlarının başında gelmektedir&#8217; diye tadil etmeliyiz. Dahası bu tespitle yetinmemeli, bu durumu bir hibrit tehdit olarak niteleyip buna karşı nasıl direneceğimizin, nasıl mücadele edeceğimizin yollarını aramalıyız. Günümüzde dezenformasyon kampanyaları sadece yalan ve yanıltıcı haber enflasyonuna sebebiyet vermemekte, aynı zamanda derin bir hakikat krizine de yol açmaktadır. Hakikat krizinin temelinde yalanın sıradanlaşması, hakikatin önemsizleşmesi Jean Baudrillard’ın ifadesiyle hipergerçekliğin, gerçekten daha gerçek bir hal alması yer almaktadır. Hakikat krizi her şeyden önce uluslararası alanda etkileri bariz bir biçimde hissedilen bir demokrasi buhranını beraberinde getirmektedir. Bugün bu hakikat krizi dolayısıyla küresel anlamda bir demokrasi kriziyle karşı karşıyayız. Bireylerin, toplumların ve devletlerin tecrübe ettiği hakikat krizi bireylerarası ve toplumlararası ilişkilerde derin bir güven bunalımını ortaya çıkarmakta, uluslararası alanda gerilim ve çatışma potansiyelini artırmakta ve toplumsal birlik, beraberlik duygularını erozyona uğratmaktadır. Elbette bu süreçte hibrit tehditler hakikat krizini derinleştiren bir unsura dönüşmüş durumdadır. Bugün tartışmaya açtığımız bütün hibrit tehditler, kullandığımız teknolojilerin egemenliği sayesinde mevcut konumlarını elde etmişlerdir. Dijital teknolojilerin bilgiyi tabana yayan, göreli demokratikleştirici etkisine rağmen hibrit tehditleri güçlendirdiğini de vurgulamamız gerekir. Dijital teknolojiler, ülkelerin kamu düzenini, bireylerin kamusal alana eşit ve sağlıklı şekilde katılımlarını riske sokan enstrümanlara dönüşmektedir. Dijital teknoloji şirketleri yeni küresel iktidar odakları haline gelmekte, siber alanda bir sömürü düzeneği kurulmaktadır&#8221;</strong> ifadelerini kullandı.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde-3-VC98igry.jpg" /></p><p><strong>&#8216;TÜM DÜNYA KAMUOYU İSRAİL KAYNAKLI HİBRİT TEHDİTLERİN HEDEFİ KONUMUNDADIR&#8217;</strong></p><p>Sistematik dezenformasyon politikalarının ne denli yıkıcı etkileri olduğunu pandemi döneminde çok açık ve net şekilde gördüklerini kaydeden Altun,<strong> &#8220;Bu durumu Rusya-Ukrayna savaşı esnasında da gördük. Fakat sistematik dezenformasyon politikalarının hakikati ne denli tahrif ettiğini 7 Ekim’den bu yana dünyanın gözleri önünde cereyan eden Gazze katliamında çok daha sarih bir şekilde görüyoruz. Bugün tüm dünya kamuoyu İsrail kaynaklı hibrit tehditlerin ve sistematik dezenformasyon politikalarının hedefi konumundadır. Edward Said, yıllar evvel &#8216;önceden paketlenip servis edilen hiçbir malumatı bir bitki gibi kabul etmeyin, hiçbir mesaj ideolojik süreçten muaf değildir&#8217; dediğinde elbette İsrail’in uluslararası medyayı kendi ideolojik çıkarları için nasıl manipüle ettiğinin çok iyi farkındaydı. Said aynı zamanda Filistin gerçekliği söz konusu olduğunda meselemizin sadece Batı medyasında karşımıza çıkan güncel yalan kampanyalarıyla, dezenformasyon saldırılarıyla sınırlı olmadığının da farkındaydı. Said’e göre Batı kültürel muhayyilesindeki tarihsel kalıp yargılar, stereo-tipler modern Batı kamuoyunun Filistin algısını manipüle etmeye devam etmektedir. Gerçekten de İsrail elitleri yıllar yılı modern Batı muhayyilesindeki İslam karşıtlığını kendi gayrı meşru mücadelelerine malzeme etmişlerdir. Ben Gurion ne demişti? &#8216;İslam’dan başka bir şeyden korkmuyoruz&#8217; Peki Yitzhak Rabin ne demişti? &#8216;Bizim düşmanımız İslam dinidir&#8217; Yine Shimon Peres’in sözünü de hatırlatalım. &#8216;İslam kılıcından kurtuluncaya kadar kendimizi güvende hissetmeyeceğiz&#8217; Bu düşmanlaştırma, ötekileştirme ve şeytanlaştırma girişimlerinin güncel versiyonları ne yazık ki Said’in bahsettiğim eserlerini verdiği dönemden çok daha şedit, çok daha nüfuz edici ve çok daha yıkıcıdır. Zira artık hedef, tek başına yalan yanlış haberlerin yayılması değil, hakikate karşı duyarsızlık oluşturmak, hakikat ile insan arasındaki ilişkiyi bozmaktır. İsrail, seneler önce bir İsrail Başbakanı’nın söylediği gibi tüm dünyayı &#8216;Filistinlilerin olmadığı&#8217; konusunda manipüle etmeye çalışmaktadır. Filistinliler önce kriminalize edilip sonrasında dehümanize edilerek yok edilmek isteniyor. Dahası bu cürmün görmezden gelinmesi talep ediliyor. Bu sürecin en önemli işbirlikçileri ise Batılı dev medya şirketleri ve sosyal medya platformları. Söz konusu çabayla uyumlu bir şekilde birçok ülke, birçok aktör İsrail tarafından açık ya da örtülü şantaja maruz bırakılıyor. İsrail’in cinayetlerinden bahsettiğinizde sizi anti-semitizmle suçlamaktadırlar. Filistinlilerin yaşam hakkını savunduğunuzda İsrail’in yok edilmesini savunduğunuzu iddia etmektedirler. Gazze’de yaşanan katliama ses çıkardığınızda sizi Yahudi soykırımına duyarsız kalmakla itham etmektedirler. İsrail ordusu, kolonyal anlatılarını pekiştirmek adına Batı’daki medya şirketlerine haberlerde kullanılacak kavramlarla ilgili sözlükler, sözüm ona doğru-yanlış cetvelleri dayatmaktadır&#8221;</strong> dedi.</p><p><b><strong>&#8216;İSRAİL TAM ANLAMIYLA BİR FAŞİST PROPAGANDA YÖNTEMİ UYGULAMAKTADIR&#8217;</strong></b></p><p>Gazze’de gazeteci de katledildiğini belirten Altun, İsrail&#8217;in 7 Ekim’den beri Gazze Şeridi’nde 64 medya mensubunu öldürdüğünü söyledi.</p><p>İsrail&#8217;in bu süreçte faşist bir propaganda yöntemi uygulayarak gazeteciler, sağlık çalışanları, kadınlar ve çocuklar yanında esasında hakikati de katlettiğini ifade eden Altun, <strong>&#8220;Kendisi de bir Alman Yahudisi olan ve Hitler’in zulmünden kaçmak zorunda kalan Theodor Adorno 1946 yılında kaleme aldığı &#8216;Antisemitizm ve Faşist Propaganda&#8217; isimli denemesinde faşist propagandanın bazı özelliklerinden bahseder. Faşist propaganda her şeyden önce gerçek rakiplerine değil hayaletlere, öcülere, mitlere saldırır. Faşist propaganda geçmişte komünistleri ve Yahudileri hedef aldı. Şimdi faşizmin küresel düzlemdeki temsilcisi konumundaki siyonist aktörler İslam’ı ve Müslümanları öcüleştirmekte, onlara karşı sistematik bir kara propaganda faaliyetine girişmektedir. Adorno’ya göre faşist propagandanın ikinci özelliği söylemsel bir mantık tutturmak yerine ucuz bir retoriği esas alması ve çağrışım yöntemiyle gerçeklikten bağımsız seri nutuklar çekmesidir. Bugün İsrail’in propaganda makinesi tam da böyle işlemektedir. Evet İsrail tam anlamıyla bir faşist propaganda yöntemi uygulamaktadır. Bugünün faşistleri dünün faşist propaganda yöntemlerini aynen tekrar etmekte, geçmişte Yahudileri kurbanlaştıranlar, bugün Müslümanları kurban haline getirmeye çalışmaktadırlar. Dahası, bugün kurbanın kendini kınaması, dünyanın da bu zulme karşı sessiz kalması beklenmektedir. Biz bu zulme karşı sessiz kalmayacağız. Beklendiği gibi Biz bu zulmü alkışlamayacağız. İsrail’in zulmü karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde hakikat ve adalet mücadelemizi vermeye devam edeceğiz&#8221; </strong>dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/">İletişim Başkanı Fahrettin Altun: Tüm dünya İsrail kaynaklı hibrit tehditlerin hedefinde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/iletisim-baskani-fahrettin-altun-tum-dunya-israil-kaynakli-hibrit-tehditlerin-hedefinde/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Uzmanlardan dikkat çeken uyarı: Eş dost önerisiyle antibiyotik kullanmayın!</title><link>https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-es-dost-onerisiyle-antibiyotik-kullanmayin/</link><comments>https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-es-dost-onerisiyle-antibiyotik-kullanmayin/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 27 Nov 2023 22:21:39 +0000</pubDate><category><![CDATA[SAĞLIK]]></category><category><![CDATA[Akılcı]]></category><category><![CDATA[Antibiyotik]]></category><category><![CDATA[Antimikrobiyal]]></category><category><![CDATA[Dünya]]></category><category><![CDATA[Enfeksiyon]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=52755</guid><description><![CDATA[<p>Son günlerde artan ilaç kullanımına dikkat çekmek için uzmanlardan özellikle antibiyotiklerle ilgili uyarı geldi. Dr. Seçil Deniz Antibiyotiklerin reçetesiz kullanılmaması gerekiyor açıklamasında bulundu.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-es-dost-onerisiyle-antibiyotik-kullanmayin/">Uzmanlardan dikkat çeken uyarı: Eş dost önerisiyle antibiyotik kullanmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası nedeniyle antibiyotik kullanımı hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Seçil Deniz, “Hekim reçete etmedikçe kendi kendine ya da eş-dost önerisiyle antibiyotik kullanılmamalıdır” dedi.</p><p>Tüm dünyada antibiyotik direnci konusunda farkındalığı artırmak amacıyla 18-25 Kasım tarihleri arasında kutlanan “Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası” nedeniyle Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Kl. Mik. AD. Dr. Öğretim Üyesi Seçil Deniz, konu hakkında önemli açıklamalarda b Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası nedeniyle antibiyotik kullanımı hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Seçil Deniz, “Hekim reçete etmedikçe kendi kendine ya da eş-dost önerisiyle antibiyotik kullanılmamalıdır” dedi.</p><p>Tüm dünyada antibiyotik direnci konusunda farkındalığı artırmak amacıyla 18-25 Kasım tarihleri arasında kutlanan “Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası” nedeniyle Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Kl. Mik. AD. Dr. Öğretim Üyesi Seçil Deniz, konu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Her yıl bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle 5 milyon insan öldüğünü ve 2050 yılında dünyada yılda 10 milyon kişinin hayatını bu nedenle kaybedeceğinin tahmin edildiğini açıklayan Dr. Seçil Deniz, “Sağlık alanında sağlık bakımı, el hijyeni gibi standart önlemleri içeren gerekli bütün enfeksiyon kontrol önlemlerinin uygulanmasının sağlanması, aşı ile önlenebilen hastalıklarda etkili bağışıklama programlarının yürütülmesi, yanı sıra, diğer sektörlerde de hijyen, sanitasyon ve gıda güvenliği uygulamalarının geliştirilmesi de dirence karşı mücadelede önem arz etmektedir. Uygunsuz ve aşırı antimikrobiyal kullanımının önlenmesinde önemli bir faktör olan “Akılcı Antimikrobiyal Kullanımı”nın sağlanabilmesi için öncelikle kanıta dayalı tanı yöntemleri kullanılarak enfeksiyonların tanısının doğru konulması gereklidir. Mikrobiyolojik testler ile etkenin kısa sürede belirlenmesi ve antimikrobiyal duyarlılık testleri çalışılması doğru antibiyotik seçiminde en önemli etkendir” dedi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-es-dost-onerisiyle-antibiyotik-kullanmayin-0-wjpNC9Sq.jpg" /></p><p><strong>“Artık antibiyotikler küresel bir kamu malı olarak değerlendirilmeli”</strong></p><p>Antimikrobiyallerin akılcı kullanılması konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini savunan Dr. Seçil Deniz, “Antibiyotikler sadece hekimin reçete ettiği durumlarda, eczacının danışmanlığında uygun miktar ve sürede kullanılmalıdır. Hekim reçete etmedikçe kendi kendine ya da eş-dost önerisiyle antibiyotik kullanılmamalıdır. Özellikle grip ya da nezle gibi virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin tedavide yerinin olmadığı unutulmamalıdır. Hekimler, antimikrobiyalleri reçete ederken akılcı antibiyotik kullanımını benimsemeli, güncel klinik rehberleri izlemeli, hastların da doğru antibiyotik kullanımına yönelmesi için öncü olmalıdırlar. Elleri sık sık yıkamak, tüketilen besinlerin hijyenine önem vermek, hasta kişilerle temastan kaçınmak, aşıları önerilen şekilde yaptırmak da antibiyotik direnci sorununun engellenmesine yönelik alınabilecek bireysel önlemlerden birkaçıdır. Diğer yandan tarımsal üretimdeki ilerlemelerin beraberinde getirdiği tarımsal kimyasal, gübre ve antibiyotik uygulamalarından kaynaklanan çevresel sonuçlar da küçümsenmemelidir. Gıdaların sağlıklı üretimini, dağıtımını, hazırlanmasını ve bunları tüm toplumun kullanımına sunan yerel tarımsal gıda sistemlerinin desteklemesi bu konuda alınabilecek toplumsal önlemlerdendir. Hem sağlık çalışanları hem de toplum olarak, antimikrobiyallerin akılcı kullanılması konusunda farkındalığımızı artırmamız gerekmektedir. Gelecekteki tedavi seçenekleri sınırlı umut vaat etmektedir, antibiyotik öncesi dönemi yaşadığımız günlerde olduğumuz söylenebilir. Artık antibiyotikler küresel bir kamu malı olarak değerlendirilmeli, ileriye dönük planlar şimdiden münazara edilmelidir” ifadelerini kullandı.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-es-dost-onerisiyle-antibiyotik-kullanmayin-1-z5bYwALC.jpg" /></p><p>Her yıl bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle 5 milyon insan öldüğünü ve 2050 yılında dünyada yılda 10 milyon kişinin hayatını bu nedenle kaybedeceğinin tahmin edildiğini açıklayan Dr. Seçil Deniz, “Sağlık alanında sağlık bakımı, el hijyeni gibi standart önlemleri içeren gerekli bütün enfeksiyon kontrol önlemlerinin uygulanmasının sağlanması, aşı ile önlenebilen hastalıklarda etkili bağışıklama programlarının yürütülmesi, yanı sıra, diğer sektörlerde de hijyen, sanitasyon ve gıda güvenliği uygulamalarının geliştirilmesi de dirence karşı mücadelede önem arz etmektedir. Uygunsuz ve aşırı antimikrobiyal kullanımının önlenmesinde önemli bir faktör olan “Akılcı Antimikrobiyal Kullanımı”nın sağlanabilmesi için öncelikle kanıta dayalı tanı yöntemleri kullanılarak enfeksiyonların tanısının doğru konulması gereklidir. Mikrobiyolojik testler ile etkenin kısa sürede belirlenmesi ve antimikrobiyal duyarlılık testleri çalışılması doğru antibiyotik seçiminde en önemli etkendir” dedi.</p><p><strong>“Artık antibiyotikler küresel bir kamu malı olarak değerlendirilmeli”</strong></p><p>Antimikrobiyallerin akılcı kullanılması konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini savunan Dr. Seçil Deniz, “Antibiyotikler sadece hekimin reçete ettiği durumlarda, eczacının danışmanlığında uygun miktar ve sürede kullanılmalıdır. Hekim reçete etmedikçe kendi kendine ya da eş-dost önerisiyle antibiyotik kullanılmamalıdır. Özellikle grip ya da nezle gibi virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin tedavide yerinin olmadığı unutulmamalıdır. Hekimler, antimikrobiyalleri reçete ederken akılcı antibiyotik kullanımını benimsemeli, güncel klinik rehberleri izlemeli, hastların da doğru antibiyotik kullanımına yönelmesi için öncü olmalıdırlar. Elleri sık sık yıkamak, tüketilen besinlerin hijyenine önem vermek, hasta kişilerle temastan kaçınmak, aşıları önerilen şekilde yaptırmak da antibiyotik direnci sorununun engellenmesine yönelik alınabilecek bireysel önlemlerden birkaçıdır. Diğer yandan tarımsal üretimdeki ilerlemelerin beraberinde getirdiği tarımsal kimyasal, gübre ve antibiyotik uygulamalarından kaynaklanan çevresel sonuçlar da küçümsenmemelidir. Gıdaların sağlıklı üretimini, dağıtımını, hazırlanmasını ve bunları tüm toplumun kullanımına sunan yerel tarımsal gıda sistemlerinin desteklemesi bu konuda alınabilecek toplumsal önlemlerdendir. Hem sağlık çalışanları hem de toplum olarak, antimikrobiyallerin akılcı kullanılması konusunda farkındalığımızı artırmamız gerekmektedir. Gelecekteki tedavi seçenekleri sınırlı umut vaat etmektedir, antibiyotik öncesi dönemi yaşadığımız günlerde olduğumuz söylenebilir. Artık antibiyotikler küresel bir kamu malı olarak değerlendirilmeli, ileriye dönük planlar şimdiden münazara edilmelidir” ifadelerini kullandı.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-es-dost-onerisiyle-antibiyotik-kullanmayin/">Uzmanlardan dikkat çeken uyarı: Eş dost önerisiyle antibiyotik kullanmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-dikkat-ceken-uyari-es-dost-onerisiyle-antibiyotik-kullanmayin/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Merkez üssü Türkiye! &#8220;Helal&#8221;inden 7 trilyon dolarlık zirve</title><link>https://kamuhaberi.com/merkez-ussu-turkiye-helalinden-7-trilyon-dolarlik-zirve/</link><comments>https://kamuhaberi.com/merkez-ussu-turkiye-helalinden-7-trilyon-dolarlik-zirve/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 20 Nov 2023 21:53:47 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[Dünya]]></category><category><![CDATA[Fuar]]></category><category><![CDATA[Helal]]></category><category><![CDATA[Sektör]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=52294</guid><description><![CDATA[<p>10. İslam İşbirliği Teşkilatı Helal Expo ve 9. Dünya Helal Zirvesi, 23-26 Kasım tarihleri arasında İstanbul'da yapılacak. Etkinlik, dünyanın dört bir yanından 500'den fazla satın almacı ve 50 bine yakın ziyaretçiyi ağırlayacak. Son dönemde yerli, milli ve helal üretimde hızla yükselen Türk şirketler, 7 trilyon doları aşan dünya helal pazarındaki payını daha da artırma imkânı bulacak.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/merkez-ussu-turkiye-helalinden-7-trilyon-dolarlik-zirve/">Merkez üssü Türkiye! &#8220;Helal&#8221;inden 7 trilyon dolarlık zirve</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşen İslam İşbirliği Teşkilatı Helal Fuarı; bu yıl 23-26 Kasım tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi&#8217;nde yapılacak. 10. İİT Helal Expo ve 9. Dünya Helal Zirvesi; İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT), İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) ve Discover Events iş birliği ile düzenlenecek. COVID-19 salgınının ardından helal ürün ve hizmetlerin daha da ön plana çıktığı son dönemde Helal Expo; dünyanın dört bir yanından gelecek 500&#8217;den fazla şirkete ev sahipliği yapacak. Son dönemde yerli, milli ve helal üretimde hızla yükselen Türk şirketler de, dünya pazarındaki payını daha yükseklere taşıma imkânı bulacak.</p><p><b>HER SEKTÖR VAR</b></p><p>50 bine yakın ziyaretçi ve 10 bine yakın yabancı delegeyi de ağırlamaya hazırlanan etkinlik, B2B anlaşmaları ile şirketlerin helal sektöründen daha fazla pay almasına zemin hazırlayacak. Yiyecek, içecek, gıda işleme, paketleme, kozmetik, kişisel bakım, sağlık ürünleri, İslami finans, medya, kamu kurumları, helal belgelendirme, sivil toplum kuruluşları ve eğitim alanında faaliyet gösterenleri ağırlayacak fuar ve zirve, &#8216;helal&#8217; ekonomisinin küresel pazarı şekillendirme hedefinde de önemli bir adım olacak.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/merkez-ussu-turkiye-helalinden7-trilyon-dolarlik-zirve-0-5Gz67u7N.jpg" /></p><p><b>MÜSLÜMANLAR ATAKTA</b></p><p>Dünya Helal Zirvesi Organizasyonu Başkanı ve Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete; dünya genelinde Müslüman nüfusun hızla arttığını, bununla doğru orantılı olarak tüketim ihtiyaçlarının da artış gösterdiğini kaydetti. Ete, &#8220;7 trilyon doları aşan bir piyasayı şekillendiren helal gıda, İslami finans, helal turizm, muhafazakâr moda, helal kozmetik ve ilgili diğer sektörlerden, ne yazık ki Türkiye ve birkaç Müslüman ülke, diğer dünya ülkelerine kıyasla çok daha az pay alıyor&#8221; dedi.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/merkez-ussu-turkiye-helalinden7-trilyon-dolarlik-zirve-1-MOp2bEHS.jpg" /></p><p><b>FARKINDALIK ARTIYOR</b></p><p>Her yıl katlanarak büyüyen helal pazarıyla ilgili farkındalık oluşturmak ve Türkiye&#8217;nin bu alandaki ticari potansiyelini artırmak için bu fuarlar düzenlediklerini belirten Yunus Ete &#8220;Dünya helal ekonomisinin yakın zamanda 10 trilyon doları bulması bekleniyor. İslami finansın da 5 trilyon dolar hacme ulaşması, gıda-içecek sektörünün 2 trilyon doları geçmesi, muhafazakar giyimin 500 milyar dolar büyüklüğe ulaşması öngörülüyor. Helal ekonomisinin yakın zaman içerisinde küresel pazarı şekillendirmesi bekleniyor. Ülkemiz, &#8216;helal&#8217; hassasiyetinin yüksek olduğu sayılı ülkelerden. Dünyada her geçen yıl helal konusunda farkındalık artarken, ortak standartların varlığının önemi hissediliyor. Türkiye, ihracat tarafında ise hızlı bir büyüme yaşıyor ki, bu da bizim için son derece sevindirici&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/merkez-ussu-turkiye-helalinden7-trilyon-dolarlik-zirve-2-3gYfQNXY.jpg" /></p><p><b>DÜNYA İSTANBUL&#8217;DA</b></p><p>Yunus Ete, bu yılki fuarda da dünya genelinden gelecek satın alma temsilcilerinin profesyonel bir B2B platformunda buluşacağını ifade ederek; Cezayir, Avustralya, Bangladeş, Brezilya, Brunei, Kamerun, Kanada, Kolombiya, Mısır, Gambiya, Almanya, Gana, Endonezya, İran, Irak, İtalya, Ürdün, Kosova, Kuveyt, Lübnan, Libya, Malezya, Hollanda, Nijerya, Umman, Pakistan, Filistin, Polonya, Portekiz, Katar, Rusya, Suudi Arabistan, Senegal, Singapur, Somali, Güney Kore, İspanya, Sudan, İsveç, İsviçre, Tayland, Togo, Tunus, Türkmenistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, ABD, Özbekistan ve Yemen gibi birbirinden farklı ülkelerden 500&#8217;ün üzerinde firmanın fuarda bir araya geleceğini aktardı.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/merkez-ussu-turkiye-helalinden7-trilyon-dolarlik-zirve-3-QDiNGV1W.jpg" /></p><p><b>FUARA NEDEN KATILMALISINIZ?</b></p><p>&#8211; İslam İşbirliği Teşkilatı Helal Fuarı; 2019 yılında TOBB tarafından uluslararası fuarlar listesine alınmıştır. İhracatçı birliğine üye firmalar, başvuru prosedürlerini de yerine getirmek koşulu ile Ticaret Bakanlığının &#8216;Yurt içinde düzenlenen uluslararası fuar desteği&#8217; kapsamında hem alan kirası hem de özel dekor stand için yüzde 50 teşvikten yararlanmışlardır. Bu destek devam etmektedir.</p><p>&#8211; Bakanlık desteğinden yararlanamıyorsanız, KOSGEB&#8217;in metrekare başına sağladığı desteği alabilirsiniz.</p><p>&#8211; Türkiye, Orta Doğu, Orta ve Batı Avrupa, Balkanlar ve Afrika başta olmak üzere tüm dünyadaki hedef pazardan profesyonellerin elenerek geldiğiB2B toplantılarına katılacaksınız.</p><p>&#8211; 7 trilyon dolarlık bir hacmi aşan helal sektöründe vitrine çıkarak, pazar payınızı artıracaksınız.</p><p>&#8211; Uluslararası akademisyenler, kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile gerçekleşen Dünya Helal Zirvesi programına ücretsiz iştirak fırsatı yakalayacak, sektörle ilgili son gelişmelerden haberdar olacak, zirve için etkinlik mekânına gelen önemli delege ve yatırımcılar ile birebir temas imkanı yakalayacaksınız.</p><p>&#8211; Bakanlıklar, belediyeler, ilgili kamu kurumlarının yetkililerini stantlarını ziyaret edebileceksiniz.</p><p>&#8211; Yeni partnerler bulacak, portföylerinizi genişletecek, nitelikli profesyoneller ile bayilik ağınızı genişleteceksiniz.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/merkez-ussu-turkiye-helalinden7-trilyon-dolarlik-zirve-4-yQ1A7Ygf.jpg" /></p><p><b>HELAL AKREDİTASYONDA TÜRKİYE SÖZ SAHİBİ</b></p><p>Orta Doğu ve diğer bazı ülkelerin ithalat rejimlerinde helal logo ya da belgeler, her geçen gün daha fazla aranıyor. Yunus Ete, Türkiye&#8217;de helal üretim beyanı ve belgelendirme pazarının da hızla geliştirdiğini söyleyerek, &#8220;Helal Akreditasyon Kurumu&#8217;nun (HAK) kurulması fevkalade önemli bir hizmet. Yetkin ve güçlü bir kurum tarafından yürütülecek olması ve bu çalışmanın OIC/SMIIC standartları çerçevesinde yapılması, birçok ülkeye de emsal olacaktır. Bu kurumun faaliyete başlamasıyla helal pazarı daha profesyonelce yönetilecek ve Müslümanların menfaatine uygun hale gelecektir&#8221; öngörüsünde bulundu. Yunus Ete; Türkiye&#8217;de üniversitelerde helal araştırma merkezlerinin kurulması, helal ile ilgili laboratuvar deneylerinin yapılması, helal ürün, hizmet, finans ve tesis gibi birçok alanda seminer, kongre, zirve, toplantı ve konferansların sıklıkla düzenlenmesinin de bu alanda ciddi bir bilinçlendirme oluşturduğunu aktardı. Ete, &#8220;Tüm dünyada önemli bir potansiyel oluşturan helal ekonomisi, her ülke için önemli bir kaynak haline gelmiştir. &#8216;Dünya Helal Zirvesi İstanbul&#8217;, ülkemizde Müslümanlara ve helal ile ilgilenen tüm taraflara daimi bir platform oluşturmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yüksek Himayelerinde gerçekleştirilen zirve, 2017 yılından itibaren de İslam İİT Helal Fuarı ile birlikte, kendi alanında dünyanın en önemli zirve ve fuarı haline gelmiştir. Bu yıl aynı formatı daha da geliştireceğiz&#8221; diye konuştu.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/merkez-ussu-turkiye-helalinden7-trilyon-dolarlik-zirve-5-5FOQXxcv.jpg" /></p><p><b>TURİZMDE BÜYÜK FIRSAT VAR</b></p><p>Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete, helal gıda tüketimi talebinin turizm sektörünü de yakından ilgilendirdiğini, dini duyarlılıkların helal turizmine ilgiyi tırmandırdığını söyledi. Türkiye&#8217;nin bu noktada dünyanın en şanslı ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Ete, şöyle devam etti: Dünyada helal tatil hizmeti veren tesis sayısı 350 civarında. Bu tesislerin 150&#8217;si Türkiye&#8217;de. Tahminlere göre, sadece helal turizmin parasal büyüklüğü önümüzdeki süreçte 300 milyar doları aşacak. Türkiye dışında Endonezya ve Malezya&#8217;da bazı girişimciler helal otel kategorisinde ciddi yatırımlar yapıyor. Türkiye&#8217;nin de bu potansiyeli değerlendirerek harekete geçmesi halinde, 2024 yılında 25 milyar dolarlık sadece helal turizm gelirine ulaşılması öngörülüyor.</p><p><b>KOVİD-19 SEKTÖRÜ BÜYÜTTÜ</b></p><p>Helal gıda pazarının artmasında İslam dünyasındaki hızlı nüfus artışının büyük etkisi var. Aynı şekilde özellikle salgın döneminde hijyen ve sağlıklı olma özellikleri sebebiyle başka inançlardaki insanlar tarafından da helal gıda tercih daha fazla ediliyor. Helal sektörünün temsilcileri, &#8220;Müslüman olmayanlar da sıklıkla sağlık, hijyen ve kalite bağlamında helali tercih edebiliyor. Salgında dünya paydaşları zaman zaman güçlükler yaşamakta ve helal sertifikalı ürünlere ulaşmakta zorlandılar. Bu sebeple İslam ülkeleri bu sorunlara odaklanmalı. Gıdadan turizme, ilaçtan giyime birçok sektörü bünyesinde barındıran helal pazarının büyüklüğünün, 10 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Elbette bu rakamlara ulaşabilmek adına, helal ürün sertifikasyon çalışmalarını daha da hızlandırarak, Müslüman dünyasında iş birliğini artırmalıyız&#8221; diyor.</p><p><b>TÜRKİYE 500 MİLYAR DOLARI HEDEFLEMELİ</b></p><p>Ülkemizde son yıllarda Hükümetin de öncülük etmesiyle helal sektörü konusunda ciddi çalışmalar yapılıyor. Türkiye bugün, dünya helal sektöründen yaklaşık yüzde 2,5&#8217;lik pay alıyor. Bu rakam, 100 milyar dolara denk geliyor. Bunun 55-60 milyar dolarlık kısmını İslami finans ürünleri oluşturuyor. Geriye kalanı da mal ve hizmet olarak gerçekleşiyor. Yunus Ete, daha aktif politikalar ve çabalarla Türkiye&#8217;nin dünya helal pazarından aldığı payı 500 milyar dolara çıkarmanın mümkün olduğunu söyledi</p><p>Haberler.com</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/merkez-ussu-turkiye-helalinden-7-trilyon-dolarlik-zirve/">Merkez üssü Türkiye! &#8220;Helal&#8221;inden 7 trilyon dolarlık zirve</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/merkez-ussu-turkiye-helalinden-7-trilyon-dolarlik-zirve/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Uraloğlu: Devasa yatırımları dünya gıpta ile izliyor</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-devasa-yatirimlari-dunya-gipta-ile-izliyor/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-devasa-yatirimlari-dunya-gipta-ile-izliyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Mon, 20 Nov 2023 21:52:33 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Dünya]]></category><category><![CDATA[Istanbul]]></category><category><![CDATA[Köprü]]></category><category><![CDATA[Tünel]]></category><category><![CDATA[Uzunluğu]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=52247</guid><description><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul'a yapılan köprü ve tünellerle adeta çağ atlatarak, yeniden inşa ettiklerini söyledi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-devasa-yatirimlari-dunya-gipta-ile-izliyor/">Bakan Uraloğlu: Devasa yatırımları dünya gıpta ile izliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma yatırımlarının halkın yaşam konforunu yükselttiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, İstanbul&#8217;a bu sürede özel önem verdiklerini kaydetti. 2003 yılında İstanbul&#8217;da 68 adet köprü bulunduğunu ve bu köprülerin toplam uzunluğunun sadece 3 bin 410 metre olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, &#8220;Biz köprü sayısını 947&#8217;ye, toplam köprü uzunluğunu da 114 bin 419 metreye çıkardık. Bu köprüler arasında Türk mimar ve mühendislerin imzası olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Osmangazi Köprüsü gibi şaheserlerde var&#8221; dedi.</p><p>2003 yılında İstanbul&#8217;da sadece 3 tünelin bulunduğunu ve toplam uzunluğunun 932 metre olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, &#8220;Biz İstanbul&#8217;un tıkanan trafik kanallarını açmak için 12 adet daha tünel yaptık. Bunların arasında Avrasya Tüneli ve Asya ve Avrupa kıtalarını denizin altından demiryoluyla birbirine bağlayan Asrın Projesi MARMARAY da var. Şu an İstanbul&#8217;daki tünellerin toplam uzunluğu 22 bin metreyi aştı&#8221; diye konuştu.</p><div><div><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/bakan-uraloglu-devasa-yatirimlari-dunya-gipta-ile-izliyor-0-Sxk9Hygj.jpg" /></div></div><p>Yapılan yatırımların ekonomik büyüklüğünün yanında mimari ve teknolojik bakımdan da şah eser niteliğinde olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, &#8220;Türk mimar ve mühendislerimizin imzası bulunan bu dev yatırımlar, bir yandan vatandaşımızın hayatını kolaylaştırırken, diğer yandan ülkemize önemli katma değer sağlıyor. Yapılan bu devasa yatırımları dünya adeta gıpta ile izliyor&#8221; dedi.</p><p><strong>SERTİFİKALI PROJELER…</strong></p><p>Avrasya Tüneli’nin dünya çapında çok önemli bir sertifikaya sahip olduğunu kaydeden Uraloğlu, “Ekonomik Kalkınma ve İş birliği Teşkilatı (OECD) tarafından teknik çerçevesi oluşturularak açık ve kapsayıcı, şeffaf, Paris İklim Anlaşması’nın hedeflerini destekleyen finansal, sosyal ve çevresel açıdan sürdürülebilir altyapı yatırımlarına verilen “Mavi Nokta Ağı Sertifikası” (Blue Dot Network- BDN) kapsamında Avrasya Tüneli pilot uygulama sürecini başarıyla tamamlayan dünyada ulaştırma alanındaki ilk proje olmuştur” dedi.</p><p><strong>DÜNYA MÜHENDİSLİK TARİHİ AÇISINDAN KİLOMETRE TAŞI</strong></p><p>Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün, dünya mühendislik tarihi açısından kilometre taşı sayılabilecek birçok ilke sahip olduğunu belirterek, “Yavuz Sultan Selim Köprüsü&#8217;nün yapımına 2013’te başlandı ve 3 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanarak 26 Ağustos 2016’da hizmete açıldı. 148 kilometre uzunluğundaki Odayeri-Paşaköy kesimi üzerinde yer alıyor. Köprünün, gidiş ve geliş istikametlerinde 4’er kara yolu şeridi ile ortada 2 demir yolu şeridi olmak üzere toplam 10 ulaşım şeridi bulunuyor. 59 metre ile Dünyanın en geniş köprüleri arasında yer alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün kule yüksekliği 322 metreyi aşarken, bin 408 metrelik ana açıklığı ile üzerinde raylı sistem olan dünyanın en uzun asma köprüsü konumunda bulunuyor” diye konuştu.</p><div><div><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/bakan-uraloglu-devasa-yatirimlari-dunya-gipta-ile-izliyor-1-jHtlbQ8b.jpg" /></div></div><p><strong>TÜRKİYE’NİN PRESTİJ PROJESİ</strong></p><p>Bakan Uraloğlu, “Marmaray’ın Türkiye’nin en prestijli projelerinden birisi olduğunu hatırlatarak, “Marmaray Projesi ile Halkalı ve Gebze arasında 76 kilometrelik bir demiryolu güzergahı ile İstanbul Boğazı’nda ulaşımın rahatlatılması amacıyla inşa edildi. Marmaray Projesi 1,4 kilometre uzunluğunda batırma tüp tünel, 9,4 kilometre uzunluğunda delme tüneller, 2,4 kilometre uzunluğundaki aç kapa tünelleriyle İstanbul trafiğini rahatlatan projelerin başında geliyor. 3 adet yeni inşa edilmiş yeraltı istasyonu, 37 adet yer üstü istasyonu, işletim kontrol merkezleri, sahalar, atölyeler, bakım tesisleri, yer üstüne inşa edilen 3 kata sahiptir. 440 vagondan oluşan modern demiryolu araçlarından meydana gelmektedir” dedi.</p><div><div><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/11/bakan-uraloglu-devasa-yatirimlari-dunya-gipta-ile-izliyor-2-17c4U3Zf.jpg" /></div></div><p><strong>DOĞA DOSTULAR…</strong></p><p>Bakan Uraloğlu, “Osmangazi Köprüsü, Körfez Geçişini 6 dakikaya indirdi. İstanbul-İzmir Otoyolu ile iki şehir arasındaki ulaşım süresini 9 saatten 3,5 saate düştü. Osmangazi ya da diğer adıyla Körfez Köprüsü sahip olduğu mühendislik özelliğiyle Dünya’nın ender köprülerinden birisi olmayı şimdiden başardı. Dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüleri arasında 7. sırada bulunuyor. Kuş türlerinin yaşadığı &#8220;Hersek Lagünü&#8221; için kavis verilen Osmangazi Köprüsü, bu özelliğiyle de tabiata ve biyolojik çeşitliliğe verilen önemi gösteren önemli yapılar arasında yer aldı. İzmit Körfezi&#8217;nin gerdanlığı olarak nitelendiriliyor. Osmangazi Köprüsü&#8217;nün açılmasıyla Kocaeli&#8217;nin Gebze ve Diloavası ilçelerindeki sanayi yükü azaltıyor” diye konuştu.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-devasa-yatirimlari-dunya-gipta-ile-izliyor/">Bakan Uraloğlu: Devasa yatırımları dünya gıpta ile izliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-uraloglu-devasa-yatirimlari-dunya-gipta-ile-izliyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Roketsan, Brezilya&#8217;da&#8230; Son teknoloji ürünleriyle dikkat çekiyor!</title><link>https://kamuhaberi.com/roketsan-brezilyada-son-teknoloji-urunleriyle-dikkat-cekiyor/</link><comments>https://kamuhaberi.com/roketsan-brezilyada-son-teknoloji-urunleriyle-dikkat-cekiyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 13 Apr 2023 00:17:16 +0000</pubDate><category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category><category><![CDATA[Dünya]]></category><category><![CDATA[Hava]]></category><category><![CDATA[Roketsan]]></category><category><![CDATA[Savunma]]></category><category><![CDATA[Ürün]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=40064</guid><description><![CDATA[<p>Roketsan, Latin Amerika bölgesi'ndeki en önemli savunma ve güvenlik sanayi etkinliklerinden LAAD Savunma ve Güvenlik Fuarı'na katılacak. Fuar'da KARAOK, SUNGUR VE LEVENT'te dahil olmak üzere 11 teknoloji ürünü sergilenecek.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/roketsan-brezilyada-son-teknoloji-urunleriyle-dikkat-cekiyor/">Roketsan, Brezilya&#8217;da&#8230; Son teknoloji ürünleriyle dikkat çekiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Brezilya&#8217;nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen fuarda Roketsan, son teknoloji ürünlerini bölge ülkelerindeki kullanıcı makamların beğenisine sunuyor.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/roketsan-brezilyada-son-teknoloji-urunleriyle-dikkat-cekiyor-0-nrOE7M6a.jpg" /></p><p><strong>11 ÜRÜNÜYLE FUARA KATILIYOR</strong></p><p>LAAD fuarı hem Roketsan hem de Türk savunma sanayisi için önem taşıyor. Türkiye&#8217;nin <strong>&#8220;milli katılım&#8221; </strong>gösterdiği fuarda Roketsan da tecrübeli kadrosu ve geniş ürün yelpazesiyle Latin Amerika bölgesindeki işbirliklerini artırmak için yerini alıyor.</p><p>Brezilya Savunma Bakanlığı ve Brezilya Silahlı Kuvvetleri tarafından desteklenen fuarda, kamu ve özel sektörden onlarca sektör oyuncusu da katılımcılar arasında yer alıyor. Bu bakımdan LAAD fuarı, Roketsan&#8217;ın bölgesel pazarlama faaliyetleri açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Türkiye&#8217;nin ihtiyaçlarını hızlı ve güvenilir bir şekilde sağlamanın yanı sıra dünya pazarında da önemli başarılarla alanının en gözde firmalarından biri haline gelen Roketsan, bu fuara 11 ürünüyle katılıyor.</p><p><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/roketsan-brezilyada-son-teknoloji-urunleriyle-dikkat-cekiyor-1-QXNqhQSd.jpg" /></p><p><strong>FİYAT PERFORMANS AÇISINDAN TÜM DÜNYADA TERCİH EDİLİYOR</strong></p><p>Roketsan&#8217;ın LAAD fuarında sergileyeceği ürünler, SİHA&#8217;larla birlikte başarısını dünyaya kanıtlayan mini akıllı mühimmatlar <strong>MAM-L, MAM-C ve MAM-T</strong>, bölge ülkelerinin savunmasını güçlendirecek Kısa Menzilli Tanksavar Silahı <strong>KARAOK,</strong> Orta Menzilli <strong>Tanksavar Silah Sistemi OMTAS,</strong> Lazer Güdümlü Uzun Menzilli Tanksavar Silah Sistemi<strong> LUMTAS,</strong> muharebe sahasında ve geri bölgede bulunan hareketli/sabit birlik ve tesislerin kısa menzilli hava savunmasında kullanılmak üzere geliştirilen <strong>SUNGUR</strong> Hava Savunma Füze Sistemi, yüksek hassasiyetli<strong> TEBER</strong> Güdüm Kiti, üstün teknolojileriyle rakiplerine meydan okuyan<strong> HİSAR</strong> hava savunma füzeleri, hava, kara ve deniz platformlarından atılabilen seyir füzesi <strong>ÇAKIR</strong> ve yeni geliştirilen <strong>LEVENT </strong>Yakın Hava Savunma Sistemi olarak sıralanıyor.</p><p>Dünyadaki muadillerine göre fiyat performans açısından öne çıkan ve tüm dünyada tercih edilir hale gelen bu ürünlerle fuarda yerini alan Roketsan, önemli işbirlikleriyle yurda dönmeyi hedefliyor.</p><div>KAYNAK: AA</div><p><a href="https://kamuhaberi.com/roketsan-brezilyada-son-teknoloji-urunleriyle-dikkat-cekiyor/">Roketsan, Brezilya&#8217;da&#8230; Son teknoloji ürünleriyle dikkat çekiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/roketsan-brezilyada-son-teknoloji-urunleriyle-dikkat-cekiyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Son dakika&#8230; Japonya ile deprem becayişi! Al yazılımı ver mevzuatı</title><link>https://kamuhaberi.com/son-dakika-japonya-ile-deprem-becayisi-al-yazilimi-ver-mevzuati/</link><comments>https://kamuhaberi.com/son-dakika-japonya-ile-deprem-becayisi-al-yazilimi-ver-mevzuati/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Fri, 24 Mar 2023 00:04:08 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Aslan]]></category><category><![CDATA[Dünya]]></category><category><![CDATA[Hasar Tespit]]></category><category><![CDATA[tek]]></category><category><![CDATA[Yapı]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=37199</guid><description><![CDATA[<p>Türkiye Japonya’dan izolatör mevzuatını alacak, karşılığında da bu ülkeye hasar tespit yazılımını verecek. İki ülke arasındaki protokol nisan ayında imzalanacak.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/son-dakika-japonya-ile-deprem-becayisi-al-yazilimi-ver-mevzuati/">Son dakika&#8230; Japonya ile deprem becayişi! Al yazılımı ver mevzuatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>Önder Yılmaz &#8211;</strong> Çevre Bakanlığı, dünyada deprem felaketlerine en hazırlıklı ülke olan Japonya ile bir iş birliği protokolünü hayata geçirecek. Türkiye deprem izolatörü mevzuatını alacağı Japonya’ya dünyaya örnek olan “hasar tespit yazılımını” verecek. TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’na bilgi veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, sık sık deprem felaketinin yaşandığı Türkiye’de hasar tespit tekniğinin oldukça geliştiğini kaydetti.</p><p><em><strong>Hasar tespit çalışmalarını üç aşamada yürüttüklerini belirten Aslan, şu bilgileri verdi:</strong></em></p><p>“İlk olarak özel yazılımlı İHA ya da ‘drone’larla depremin ilk anlarından itibaren ya da bizim alana intikal ettiğimiz ilk andan itibaren yukarıdan izleme yapılarak kaç ekibin oluşturulması gerektiği, ne kadar sürede bitirmemiz gerektiğiyle ilgili verileri elde ederek buna göre planlamamızı hayata geçiriyoruz. Bunlar sadece görüntü alan ‘drone’lar değil, hasarın, çatlağın eğimini, açıklığını, risk teşkil edecek boyutunu çekim alabilen, koordinat atabilen özel yazılımlı ‘drone’larımız. İkinci aşamada mühendis ve mimarlardan oluşan ekiplerimiz, tek tek her binaya girerek hasar tespit çalışmalarını yapıyorlar. Üçüncü çalışmamız ise deneysel cihazlarla, toplu inceleme şeklinde gerçekleştirilenler. Bunlar arama kurtarma alanlarında destek oluyor. Yani arama kurtarma devam ederken, artçı sarsıntılar nedeniyle yanlarda eğilmiş ya da deplasman yapma riski olan yapıların ölçümünü yaparak, anında AFAD’a bilgi veriyor.”</p><p><strong>Türkiye metodu</strong></p><p>Tarama metotlarına ilişkin uluslararası alanda ödüller aldıklarını belirten Aslan, şöyle devam etti:<br />“Kamuda en iyi inovasyon ödülünü Amerika’dan EBIS (Elektronik Beton İzleme Sistemi) ve KAYES (Kamu Yapıları Envanter Sistemi) almıştır. Bu çalışmayı 81 ilimizde başlattık, yüzde 90 seviyesindeyiz. Uluslararası en saygın bilim dergilerinde yüzde 90’nın üzeri oy alarak bilimsel metot olarak kabul edildi. ‘Türkiye metodu’ olarak geçiyor ve dünyada da uygulayan birimler, bilim adamları bu konuda sorular soruyor. 530 bin kamu yapısının yaklaşık 490 binine geldik. Saha çalışmaları bittikten sonra raporlama, analiz çalışmaları başlayacak.”</p><p>Aslan, yapı denetiminin denetlenmesinin de teknik modellerin gelişmesiyle birlikte katlanarak arttığını dile getirerek 2008 yılında 230, 2009’da 514, 2012’de 6 bin 724, 2017’de 12 bin ve 2022 yılında 20 bin 200 denetim yapıldığını belirtti.</p><div><div><img decoding="async" src="https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/03/son-dakika-japonya-ile-deprem-becayisi-al-yazilimi-ver-mevzuati-0-iuWCZinD.jpg" /></div></div><p><strong>8 ülkeyle EBİS protokolü</strong></p><p>2016 yılında ilk uygulaması yapılan Hasar Tespit Sistemi’nin (HTS) dünyaya örnek olacak konuma geldiğini ifade eden Aslan, “Büyük bir gururla söylüyorum. Japonların bile örnek aldığı bir sistem. Aramızda iş birliği çalışması yaparak onlardan izolatör mevzuatını alacağız, biz de hasar tespit yazılımını onlara vereceğiz. Bu konuda bir protokol de hazır, inşallah nisan ayında bitecek” dedi. Yeni yapım teknolojilerini araştırdıklarını bu amaçla bakanlık bünyesinde AR-GE Daire Başkanlığı kurduklarını, özellikle izolatörlü sistemlerin kullanılmasına odaklandıklarını aktaran Aslan, Elektronik Beton İzleme Sistemi’nin (EBİS) de dünya ülkelerinin ilgisini çektiğini söyledi. Bugüne kadar sekiz <a href="https://anadoluyakasiescortum.com/" target="_blank" rel="noopener">anadolu yakası escort</a> ülkeyle protokol imzaladıklarını belirten Aslan, “JICA ve Japonya’yla da bugün yarın imzalama aşamasındayız” dedi.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/son-dakika-japonya-ile-deprem-becayisi-al-yazilimi-ver-mevzuati/">Son dakika&#8230; Japonya ile deprem becayişi! Al yazılımı ver mevzuatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/son-dakika-japonya-ile-deprem-becayisi-al-yazilimi-ver-mevzuati/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>