
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>büyüme - Kamu Haberi</title><atom:link href="https://kamuhaberi.com/etiket/buyume/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link></link><description>Memurlar ve Kamudan Haberler</description><lastBuildDate>Sun, 16 Mar 2025 14:11:37 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-Favicon-32x32.png</url><title>büyüme - Kamu Haberi</title><link></link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Uzmanlardan çarpıcı Fed öngörüleri</title><link>https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-carpici-fed-ongoruleri/</link><comments>https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-carpici-fed-ongoruleri/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sun, 16 Mar 2025 14:11:37 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[büyüme]]></category><category><![CDATA[Enflasyon]]></category><category><![CDATA[Fed]]></category><category><![CDATA[Fed’in]]></category><category><![CDATA[Knightley]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=70115</guid><description><![CDATA[<p>Uzmanlar, ABD Merkez Bankasının (Fed) politikasında, gelecek aylarda büyüme endişelerinin enflasyon endişelerinin önüne geçebileceğini öngörüyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-carpici-fed-ongoruleri/">Uzmanlardan çarpıcı Fed öngörüleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde enflasyon-resesyon ikilemi varlığını korurken, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın korumacı ticari politikalarının ekonomik görünümü Fed&#8217;in politikalarını zorlaştırmaya devam ediyor.</p><p>Bu kapsamda uzmanlar da Fed&#8217;in politikasında gelecek aylarda büyüme endişelerinin enflasyon endişelerinin önüne geçebileceğini öngörüyor.</p><p>ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Fed için faiz indirimleri konusunda yakın gelecekte bir baskı bulunmadığını ancak büyümedeki aşağı yönlü risklerin yılın ikinci yarısı için yarı faiz indirimlerine işaret ettiğini belirtti.</p><p>Fed&#8217;in geçen yıl 100 baz puanlık faiz indiriminden sonra Powell&#8217;ın Fed&#8217;in politikayı daha fazla gevşetmek için acele etmediğini vurgulayan Knightley, mart ayı toplantısı için de herhangi bir değişiklik beklenmediğini ifade etti.</p><p>Knightley, &#8220;ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın harcama kesintileri ve ticarette korumacı politikaları büyüme beklentilerine zarar veriyor ve muhtemelen yılın ikinci yarısında Fed&#8217;i faiz indirimi yapmaya mecbur bırakabilir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p>Yılbaşında çok fazla iyimserliğin olduğunu dile getiren Knightley, &#8220;Ekonomi iyi durumdaydı ve beklenti, Başkan Trump&#8217;ın gelip vergi indirimleri ve düzenlemelerin kaldırılmasıyla büyüme hikayesini hızlandıracağı yönündeydi.&#8221; dedi.</p><p>Knightley, potansiyel olarak enflasyonu artırıcı tarifeler ve göç kontrolleri de buna eklendiğinde piyasaların Fed&#8217;in faiz oranlarını düşürme imkanının azalacağını hissettiğini kaydetti.</p><p>Ancak Trump&#8217;ın ilk önceliklerinin hükümet harcamalarında kesintiler ve ticaret korumacılığı olduğunun ortaya çıktığını vurgulayan Knightley, &#8220;Bu durum, yalnızca hükümet çalışanları için değil, aynı zamanda kamu sektöründe istihdam edilen milyonlarca özel sektör yüklenicisi için de işten çıkarmalar konusunda endişeleri artırdı.&#8221; diye konuştu.</p><p>Knightley, &#8220;Trump&#8217;ın üretim faaliyetlerini geri getirme çabasıyla önemli ölçüde artabilecek tarifeler, potansiyel fiyat artışlarının tüketicilerin harcama gücünü olumsuz etkileyeceği ve şirketlerin daha yüksek girdi maliyetlerinin kar marjlarını kısıtlayabileceği korkusunu artırıyor.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Hayal kırıklığı yaratan ekonomik veriler ve Trump&#8217;ın bu politikalara olan bağlılığından taviz vermemesinin, hisse senedi piyasalarının ekonominin geleceğine ilişkin daha karamsar bir bakış açısına sahip olmasına yol açtığını belirten Knightley, &#8220;Bu bizim temel senaryomuz olmasa da resesyon söylentileri artıyor.&#8221; ifadesini kullandı.</p><p><strong>&#8220;FED, BU YIL İKİ, GELECEK YIL MART AYINDA DA ÜÇÜNCÜ FAİZ İNDİRİMİNİ YAPABİLİR&#8221;</strong></p><p>Knightley, Fed&#8217;in aralık ayındaki tahminlerini büyük ölçüde korumasını ve temel senaryonun bu yıl iki adet 25 baz puanlık faiz indirimi olacağını belirtmesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>&#8220;İşsizliğin düşük olması ve enflasyonun hala yüksek seyretmesi ve tarifelerden gelen ivme göz önüne alındığında yılın geri kalanında hedefin üzerinde kalması muhtemel olmasıyla ek faiz indirimlerine acil ihtiyaç yok. Bununla birlikte, büyümeye yönelik görünüm güçsüzleşiyor ve Fed&#8217;in ekonomiye daha fazla destek sağlaması yönündeki baskı muhtemelen artacak. Kiralardaki düşüşün konut enflasyonunda daha düşük rakamlara dönüşmesini bekliyoruz ve bu, tarifelerden kaynaklanan enflasyon tehdidinin çoğunu hafifletmelidir. Bu durum Fed&#8217;e eylül ve aralık aylarında faiz indirimi için alan tanırken, gelecek yıl mart ayında üçüncü 25 baz puanlık hamleyi yapması bekleniyor.&#8221;</p><p><strong>&#8220;EKONOMİK BÜYÜMEYE DAİR ENDİŞELER ARTIYOR OLSA DA ENFLASYON ŞİMDİLİK HEDEFİN ÜZERİNDE SEYREDİYOR&#8221;</strong></p><p>Commerzbank ABD Fed Ekonomisti Bernd Weidensteiner da Fed&#8217;in mart ayı toplantısında faizleri sabit bırakacağı öngörüsünde bulundu.</p><p>&#8220;Ekonomik büyümeye dair endişeler artıyor olsa da enflasyon şimdilik hedefin üzerinde seyrediyor. Önümüzdeki ayların en önemli sorusu Fed&#8217;in bu ikilemi nasıl çözeceği&#8221; ifadelerini kullanan Weidensteiner, ocak ayındaki son toplantıdan bu yana ekonomik ortamda belirgin bir bozulma yaşandığını ve resesyon endişelerinin arttığını aktardı.</p><p>Weidensteiner, bunun başlıca nedeninin Trump yönetiminin agresif ve zaman zaman dengesiz ekonomik politikası olduğunu dile getirdi.</p><p>Açıklanan çok sayıda tarife artışı olduğunu ve bunların bir kısmının hızla geri çekildiğini veya ertelendiğini söyleyen Weidensteiner, bu durumun belirsizliğin neredeyse dramatik bir şekilde artmasına yol açtığını kaydetti.</p><p>Weidensteiner, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>&#8220;Şirketler ve tüketiciler üzerinde yapılan anketler, belirsizliğin arttığını doğruluyor. Yatırım yapma isteği ve tüketici harcamalarının belirgin şekilde etkilenmesi muhtemel. Büyüme ilk çeyrekte muhtemelen yavaşlayacak. Böyle bir ortamda Fed muhtemelen büyümeyi garantilemek için faiz oranlarını yakında düşürmek isteyecektir. Sorun şu ki enflasyon inatla yüzde 2 hedefinin üzerinde kalıyor. Şubat ayı enflasyon verileri beklentilerden iyi gelirken, daha yüksek tarifelerin fiyatlar üzerindeki itici etkisi henüz verilere yansımadı.&#8221;</p><p><strong>&#8220;PİYASALAR POWELL&#8217;IN ÖNCEKİ TOPLANTILARA GÖRE FARKLI BİR ÜSLUP KULLANIP KULLANMAYACAĞINA DİKKAT EDECEK&#8221;</strong></p><p>&#8220;Şu an için faiz oranlarında bir değişiklik söz konusu olmasa bile piyasaların Fed Başkanı Powell&#8217;ın toplantı sonrası yapacağı basın toplantısında, son toplantılarda yaptığından farklı bir üslup kullanıp kullanmayacağına dikkat edebilir&#8221; diyen Weidensteiner, Fed üyelerinin güncellenmiş projeksiyonlarının da ilgi çekici olacağını söyledi.</p><p>Weidensteiner, &#8220;Aralık ayında, 2025 yılında temel faiz oranlarının sadece 50 baz puan düşürüleceği varsayılıyordu. Daha sert faiz indirimi beklentisi gerçekleşebileceğine dair olası beklentiler Fed&#8217;in bozulan ekonomik ortam karşısında para politikasını yeniden düzenlediğinin önemli bir sinyali olacaktır.&#8221; diye konuştu.</p><p>Rabobank Kıdemli ABD Stratejisti Philip Marey de Fed&#8217;in faiz indirimi için acele etmediğini belirtti.</p><p>Bankanın hükümet politikası ve ekonomi üzerindeki etkisi hakkında daha fazla netlik için sabırla beklediğini ifade eden Marey, iş gücü piyasasındaki zayıflığın Fed&#8217;i haziran ayında bir sonraki faiz indirimi için ikna edebileceğini aktardı.</p><p>Marey, &#8220;Daha sonra, tarifelerin enflasyonist etkisinin ve daha sıkı sınır güvenliğinin, kesinti döngüsünde uzun bir duraklamaya neden olacağını düşünüyoruz. Aslında, tüketicilerin enflasyon beklentileri zaten sabitlenmemiş görünüyor.&#8221; dedi.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-carpici-fed-ongoruleri/">Uzmanlardan çarpıcı Fed öngörüleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/uzmanlardan-carpici-fed-ongoruleri/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>İnşaat raporu yayınlandı: Dikkat çeken detaylar var</title><link>https://kamuhaberi.com/insaat-raporu-yayinlandi-dikkat-ceken-detaylar-var/</link><comments>https://kamuhaberi.com/insaat-raporu-yayinlandi-dikkat-ceken-detaylar-var/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Wed, 03 Apr 2024 13:15:02 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[büyüme]]></category><category><![CDATA[Faaliyetleri]]></category><category><![CDATA[İnşaat]]></category><category><![CDATA[İnşaat Sektörü]]></category><category><![CDATA[konut]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=65287</guid><description><![CDATA[<p>Türkiye'nin inşaat malzemesi sanayi üretimi ocakta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,3 artış gösterdi. Türkiye İMSAD'ın aylık sektör raporunda dikkat çeken tespitler yer alıyor.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/insaat-raporu-yayinlandi-dikkat-ceken-detaylar-var/">İnşaat raporu yayınlandı: Dikkat çeken detaylar var</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Aylık Sektör Raporu&#8217;nun mart ayı sonuçları açıklandı.</p><p>İnşaat sektörü ve inşaat malzemesi sanayisine yönelik sonuçların değerlendirildiği rapora göre, inşaat malzemesi sanayisinde ocakta üretim artışı yüzde 3,3 oldu.</p><p>İnşaat malzemesi sanayisinin 10 alt sektöründe artış yaşanırken, 12 alt sektörde üretim azaldı.</p><p>Geçen yıl inşaat malzemesi sanayi üretimi 2022&#8217;ye göre yüzde 5,7 artarken, bu yükselişte birçok gelişme etkili oldu. Bu unsurların başında inşaat sektörünün 5 yıl aradan sonra yüzde 7,8 büyümesi geldi.</p><p><strong>SEÇİM VAATLERİ 1,5 PUIAN ETKİLEYEBİLİR</strong></p><p>Yerel seçimler öncesi tüm belediyelerde kentsel dönüşüm faaliyetleri, güçlendirme çalışmaları, deprem ve afetlere hazırlık vaatleri öne çıkarken, hızlanması beklenen kentsel dönüşüm faaliyetlerinin 2024&#8217;te inşaat sektörüne 1,5 puan büyüme katkısı sağlaması öngörülüyor.</p><p>Deprem bölgesinde konut dışı binalar, kamu binaları ve sosyal donatı inşaatları sürerken, mart sonuna kadar bölgede 78 bin konutun inşaatı tamamlandı. Yıl sonuna kadar 122 bin konutun daha inşaatının tamamlanması hedefleniyor.</p><p><strong>KAMU FAALİYETLERİ 1 PUAN ARTIRACAK</strong></p><p>Bu yıl kamu yatırımlarında büyüme sınırlı olsa da devam eden ve yeni başlayacak öncelikli projelerle kamu inşaat faaliyetlerinin inşaat sektörünün büyümesine 1 puan katkı vermesi bekleniyor.</p><p>2024&#8217;te özel sektörün konut ve konut dışı inşaat faaliyetlerinde sıkılaşma politikaları ve yüksek faizler ve maliyetler nedeniyle sınırlı bir büyüme göstermesi öngörülüyor.</p><p>Rapora göre, inşaat sektöründe istihdam seviyesi de artıyor. 2023 yılının ikinci yarısında 1,78 milyon kişiye kadar yükselen ve son çeyrekte yüksek seviyesini koruyan istihdam, mevsimsellik sebebiyle Ocak 2024&#8217;te düştü. Ancak buna rağmen istihdam seviyesi 2023 ve 2022&#8217;nin ocak aylarının üzerinde seyretti.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/insaat-raporu-yayinlandi-dikkat-ceken-detaylar-var/">İnşaat raporu yayınlandı: Dikkat çeken detaylar var</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/insaat-raporu-yayinlandi-dikkat-ceken-detaylar-var/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıkladı: Milyonlarca emekliye ek zam geliyor</title><link>https://kamuhaberi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-acikladi-milyonlarca-emekliye-ek-zam-geliyor/</link><comments>https://kamuhaberi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-acikladi-milyonlarca-emekliye-ek-zam-geliyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sat, 13 Jan 2024 10:20:38 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Bunlar]]></category><category><![CDATA[büyüme]]></category><category><![CDATA[Döviz]]></category><category><![CDATA[Enflasyon]]></category><category><![CDATA[Yılmaz]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=63512</guid><description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, SSK, Bağkur ve memur emekli aylıkları için önemli açıklamalarda bulundu.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-acikladi-milyonlarca-emekliye-ek-zam-geliyor/">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıkladı: Milyonlarca emekliye ek zam geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dolmabahçe Çalışma Ofisi&#8217;nde Ekonomi Haber Müdürleri ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ekonomiye ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p><strong>&#8220;DÜNYADA ENFLASYONLA MÜCADELENİN BELLİ BİR AŞAMASINDA BİR KIRILMA BEKLENİYOR&#8221;</strong></p><p>Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz, &#8220;Bakarsanız 2003 sonrası döneme hem enflasyon düştü hem büyüme arttı yani bu olmayacak bir şey değil pratikte de tarihte de olmuş şeyler bunlar. Teorik olarak belki matematiksel birtakım şeyler olabilir burada &#8216;trade off&#8217; dedikleri &#8216;ya o-ya bu&#8217; gibi bazen tercihler tartışılabilir, ama genel doğru bu olabilir, ama konjonktür, durum, siyasi ortam bütün bunlar fiili gelişmeleri farklılaştırabilir. Bunu biz yaşadık yani teorik bir şeyden bahsetmiyorum. 2003&#8217;ten sonraki dönem 2002&#8217;den sonra bakın o 5 yıla hem enflasyon düştü hem büyüme arttı aynı dönemde oldu. Bu demek ki oluyor. Ama bunun olması için dediğim gibi hem büyümenin kompozisyonu önemli hem de güven ortamı, örneğin dış piyasalardan gelecek, dış dünyadan gelecek katkı ki önümüzdeki dönem yine bazı arkadaşlarımız söylediler dünyada enflasyonla mücadelenin belli bir aşamasında bir kırılma bekleniyor, dünya için söylüyorum, daha genişleyici bir çerçeveye doğru gidebilir. Bir taraftan da Türkiye&#8217;deki bu disiplinli yaklaşım daha fazla sermayeyi Türkiye&#8217;ye cezbedebilir ve bunun getireceği bir büyüme ortamı görebiliriz. Özellikle doğrudan yatırımlarda, yatırım ortamını iyileştirerek yapacağınız çalışmalar. Yine yapısal reformlar konusunda attığınız adımlar, güven ortamı anlamında yaptığınız çalışmalar, bütün bunlar büyüme perspektifinizi de güçlendirici çalışmalar, dolayısıyla olmayacak iş değil, ama tabi ki kolay değil, onun da altını tekrar çizmek isterim&#8221; dedi.</p><p><strong>&#8220;ENFLASYONLA ÇOK YÖNLÜ, KOORDİNELİ BİR ŞEKİLDE MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK&#8221;</strong></p><p>Yılmaz, &#8220;Dolayısıyla şu an itibariyle ben farklı bir öngörüde bulunmanın doğru olduğunu düşünmüyorum, ama Merkez Bankamız tabii ki kendine göre değerlendirmeler yapar, yeniden bakar. Beklentilerin teknik çalışmalardan biraz daha yüksek olması normal, çünkü beklentiler biraz geçmişe göre şekillenir. Bu biraz zaman alacak elbette, ama o beklentileri kırma yönünde bir süreç içinde olduğumuzu da ifade edebilirim. Enflasyonla çok yönlü, koordineli bir şekilde mücadelemiz devam edecek. Bir taraftan para politikaları, bir taraftan maliye politikaları, diğer taraftan yapısal reformlar bütün bunlarla birlikte enflasyon bizim için çok çok öncelikli bir mesele mücadelemizi devam ettireceğiz&#8221; diye konuştu.</p><p><strong>&#8220;EVDE TUTTUKLARI ZAMAN HİÇBİR GETİRİSİ OLMUYOR NE DÖVİZİN NE ALTININ&#8221;</strong></p><p>Yastık altı altınların ve dövizlerin ekonomiye kazandırılmasına ilişkin konuşan Yılmaz, &#8220;Tasarruf sahipleri altınlarını, evde tuttukları zaman hiçbir getirisi olmuyor ne dövizin ne altının&#8230; Tasarruf sahibine bir defa bir getirisi olmuyor. Makroekonomi anlamında da bu tasarrufların üretken alanlara destek olmasına engel olmuş oluyoruz. Ben bazen söylüyorum, Amerika dolarını evinizde tutuğunuzda Amerika&#8217;ya sıfır faizle kredi açmış oluyorsunuz, yani hiçbir bedel almadan Amerika&#8217;ya sonuçta sıfır faizle bir kredi vermiş oluyorsunuz. Bu diğer dövizler için de geçerli, altın için de geçerli. Burada sorunumuz şu: İnsanlar altın alır, döviz alır, başka bir şey alır onunla ilgili bir yorum yapmıyorum. Sisteme dahil olmalı bunlar, bir şekilde bu tasarruflar üretken alanlara kanalize edilebilmeli ve bu yolla hem makroekonomimize katkıda bulunmalı bu kaynaklar hem de bunları elinde tutan tasarruf sahiplerine daha fazla getiri sağlamalı, ikisini aynı anda gözeten bir yaklaşım olmalı&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&#8220;KÖKLÜ ÇÖZÜM ENFLASYONU DÜŞÜRMEK&#8221;</strong></p><p>Konut kiralarında yüzde 25 limitine ilişkin açıklamalar yapan Yılmaz, &#8220;Bu evlerde yüzde 25 kira limiti; bunu tartışıyoruz zaman zaman. Burada aslolan, enflasyon düşürmek tabi, enflasyonu düşürürseniz bu tür konulara da çok fazla ihtiyacınız kalmaz. Esas köklü çözüm enflasyonu tabi ki düşürmek; biz de bu perspektifle hareket ediyoruz. 2024&#8217;te bir dezenflasyon yılı, özellikle yıl ortasında belirgin az önce söylediğim gibi bir düşüş bekliyoruz&#8221; dedi.</p><p><strong>EMEKLİ MAAŞI ZAMMI İÇİN AÇIKLAMA</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, &#8220;SSK, Bağkur ve memur emekli aylıklarını dengeye taşıyacağız. Bunun için kanuni düzenleme ihtiyacı var. En düşük emekli maaşı olan 7 bin 500 lira için ne yapabileceğimizi çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde Kabine&#8217;de ele alınacak. Emeklilerin yanında olmaya devam edeceğiz&#8221; dedi.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-acikladi-milyonlarca-emekliye-ek-zam-geliyor/">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıkladı: Milyonlarca emekliye ek zam geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-acikladi-milyonlarca-emekliye-ek-zam-geliyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Şimşek&#8217;ten ÖTV ve KDV açıklaması: Artış olmayacak</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 30 Nov 2023 13:02:36 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[başladı!]]></category><category><![CDATA[büyüme]]></category><category><![CDATA[kaynak]]></category><category><![CDATA[Program]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=54539</guid><description><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KDV, ÖTV gibi enflasyonu artıran vergi artışlarının tekrarlanmayacağını açıkladı. Bakan Şimşek, Türkiye'ye kaynak girişinin 2024'ün ikinci yarısından itibaren artacağını söyledi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/">Bakan Şimşek&#8217;ten ÖTV ve KDV açıklaması: Artış olmayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor&#8230;</p><p>Bakan Şimşek, <strong>&#8220;Ana hedefimiz enflasyonda tek hane. OVP çerçevesinde bütçe açığımızı daha da azaltacağız&#8221; </strong>dedi.</p><p>Türkiye ekonomisine ilişkin mesaj veren Bakan Şimşek,<strong> &#8220;Türkiye&#8217;nin rekabet gücünü artıracak bir programa odaklanmış durumdayız&#8221; </strong>ifadelerini kullandı.</p><p>&#8220;CDS&#8217;ler Türkiye&#8217;de Mayıs ayında 700&#8217;ün üzerine çıkmıştı&#8221; diyen Bakan Mehmet Şimşek, <strong>&#8220;Dün itibarıyla 330 civarına indi. Diğer ülkelerde durum nasıl. Haziran-Kasım arasında gelişmekte olan ülkelerin CDS&#8217;leri ortalama 45 baz puan düşerken Türkiye&#8217;de 370 baz puan düştü&#8221; </strong>dedi.</p><p>Dolar kuruna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Şimşek,<strong> &#8220;</strong><strong>Kur oynaklığı mayıs ayında neredeyse yüzde 57 civarındaydı. Kasımda bu 8’in altına düştü. Kur oynaklığı bir bant olsa Türkiye şu anda kur oynaklığının en düşük olduğu ülkelerden birisi haline geldi. Bu programa güven var, ilgi var&#8221;</strong> bilgilerini paylaştı.</p><p>Kur Korumalı Mevudat hesaplara ilişkin de konuşan Şimşek, <strong>&#8220;</strong><strong>KKM bir koşullu yükümlülüktü devlet için. Bunun zamanla tabi ki bitirilmesi gerekiyor. Buna yönelik çalışmalarımıza başladık&#8221;</strong> dedi.</p><p>Bakan Şimşek, <strong>&#8220;Bütçeyi düzeltmek için KDV, akaryakıtta ÖTV gibi enflasyonu artıran vergi artışlarına gittik. Bu vergi artışları tekrarlanmayacak, gelecek sene sistemden çıkmış olacak&#8221;</strong> ifadelerini sözlerine ekledi.</p><p><strong>Bakan Şimşek&#8217;in açıklamalarından satır başları:</strong></p><p>Büyüme güçlü ve ne kadar önümüzdeki dönemde yavaşlama ihtimali varsa da 2023&#8217;e ilişkin OVP&#8217;ye ilişkin paralel gidiyor. Programda yüzde 4,4&#8217;lük büyüme öngörmüştük, küresel büyüme yüzde 3. Dolayısıyla küresel büyümenin 1,5 katı hızlı büyüyor olacağız. İstihdam artışı çok güçlü.</p><p><strong>‘BÜYÜME YENİDEN DENGELENMEYE BAŞLADI’</strong></p><p>Büyümenin yeniden dengelenmesi. Burada da yeniden dengelenme başladı. Net ihracatın etkisi örneğin bir önceki çeyrekte &#8211; 4.9&#8217;du. Şimdi onun negatif etkisi azaldı, -2,6&#8217;ya düştü. İç talebin etkisi daha önce yüzde 8,8&#8217;di, 8,5&#8217;e geriledi.</p><p><strong>&#8220;BU ÇOK ANLAMLI VE CESARET VERİCİ&#8221;</strong></p><p>Daha kaliteli büyümeyi sağlamak programın amacı. Bu çok anlamlı ve cesaret verici. Bizim OVP&#8217;nin hedefi kalite noktasında da hedeflerimizi gerçekleştirmek. İç talep daha ılımlı hale dönerken net ihracatın etkisinin olumluya dönmesini bekliyoruz. Böylece daha sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına girmiş olacağız. Fiyat istikrarını sağlayarak yapacağız, enflasyonu tek haneye düşürerek yapacağız. Yüksek sürdürülebilir büyümeyi sağlayabiliriz. Verimlilik artışı doğru yatırım ve reformlarla olur. Büyümenin iki ana motoru bir taraftan verimlilik artışı bir taraftan da fiyat istikrarını sağlayacak var olan imkanları üretken imkanlara kanalize ederek verimliliğin yüksek tutulması.</p><p><strong>&#8220;BUNA HAZIRLIKLI OLMAMIZ LAZIM&#8221;</strong></p><p>Büyümenin beklenenden yüksek çıkması olumlu, dengelenme olumlu ama bu yeterli değil. Önümüzdeki dönemde büyüme bir miktar yavaşlayacak, buna hazırlıklı olmak lazım. OVP ile yüksek sürdürülebilir patikasına girmeyi başaracağız.</p><p><strong>&#8220;TÜRKİYE’NİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRMAK İSTİYORUZ&#8221;</strong></p><p>OVP Eylül ayında başlatıldı. OVP&#8217;nin birkaç önemli bileşeni ve hedefi var. Birinci bileşen dezenflasyon programı. Enflasyonu önce kontrol altına alıp sonra tek haneye indirecek bir program. En önemli bileşen fiyat istikrarıdır. Enflasyonun düşürülüp tek hanede tutulmasıdır. Hedefimiz bu sene enflasyon kontrol altına almak, gelecek sene yüzde 34&#8217;e indirmek, 2025-2026&#8217;da tek haneye düşürmek. Para politikasında rasyonelleşmeye gittik. Bozulan fiyatlama davranışlarını düzeltmek için para politikasında iyileştirmeye gittik. MB burada gerekeni yapıyor. Depreme rağmen mali disiplini tesis etme çabamız var. Mali disiplin noktasındaki duruşumuz hükümetlerimiz döneminde çok güçlü. Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,4. Bu açığın deprem nedeniyle yüzde 6,4&#8217;e kadar büyümesini öngördük. Gelir performansımız çok daha güçlü. Harcamalarda da çok tutumlu davranıyoruz. İkisinin bileşeni olarak bütçe açığı OVP&#8217;de öngörülenden biraz daha düşük olabilir. Üçüncü hedef yapısal reformlar. Reformları yaparak Türkiye&#8217;nin hareket gücünü artırmak istiyoruz.</p><p><strong>&#8220;KKM&#8217;NİN ZAMANLA BİTİRİLMESİ GEREKİYOR&#8221;</strong></p><p>90&#8217;lı yıllara giderseniz büyümemiz çok düşük, enflasyon yüksek ve oynak. 2000&#8217;li yıllarda büyüme 90&#8217;lı yılların 2 katına çıkıyor, enflasyon tek haneye düşürülmüş ve oynaklık azaltılmış. İş alemi önünü görebiliyor. Bütçe açığını milli gelire göre yüzde 3&#8217;ün altına düşüreceğiz. Enflasyonu kontrol altına alacak büyümede dengelenme lazım. Rezervlerin güçlendirilmesi. Türkiye&#8217;nin uluslararası rezervlerini daha da güçlendireceğiz. Geniş anlamda rezervlerin vadesi bir yıldan az olan dış borçlarına oranını 1&#8217;e doğru yükseltmek. Şu an 0,84 civarındayız, bunu 1 düzeyine çıkarmak istiyoruz. Kısa vadeli borçların çok üzerine çıkarmak istiyoruz. Burada KKM&#8217;den çıkış. KKM bir koşullu yükümlülüktü devlet için. Bunun zamanla tabi ki bitirilmesi gerekiyor. Buna yönelik çalışmalarımıza başladık. KKM&#8217;nin azaltılması konusunda ilerleme sağlıyoruz, önümüzdeki dönemde ilave adımlar atabiliriz.</p><p><strong>&#8220;CDS&#8217;LERDE CİDDİ DÜŞÜŞ VAR&#8221;</strong></p><p>Bu program çalışıyor, iş tutarlılığı, güvenilirliği var. İnanç artıyor. Bazı soru işaretleri yok mu var, bu olur. Türkiye&#8217;nin küresel risk algısı düşüyor. En önemli göstergesi risk primidir, CDS diyorlar. CDS Türkiye&#8217;de literatüre girmiş durumda. Bu çok teknik bir terim. CDS, bir ülkenin iflasına karşı sigortalamanız gerekiyorsa sigorta prim düzeyini ima eden enstrüman. CDS&#8217;ler Türkiye&#8217;de Mayıs ayında 700&#8217;ün üzerine çıkmıştı. Dün itibarıyla 330 civarına indi. Diğer ülkelerde durum nasıl. Haziran-Kasım arasında gelişmekte olan ülkelerin CDS&#8217;leri ortalama 45 baz puan düşerken Türkiye&#8217;de 370 baz puan düştü. Türkiye&#8217;de muazzam bir düşüş var, Türkiye&#8217;nin risk algısı iyileşiyor. Programa ciddi bir güven var. Sermaye girişi başladı. Ocak-Mayıs döneminde Türkiye portföy akımlarına baktığınızda net olarak 2,9 milyar dolarlık çıkış olmuş. Halbuki Haziran-Eylül döneminde 5 milyar dolarlık net artış var. Bu çok ciddi bir rakam. Sermaye girişi güçlendi. Eylül ayında yanlış hatırlamıyorsam gelişmekte olan ülkelerden 14 milyar dolar çıkış varken, Türkiye&#8217;ye giriş var. Ekim&#8217;de de çıkış varken Türkiye&#8217;ye giriş var. Türkiye&#8217;nin hikayesi güçlü. Türkiye siyasi belirsizliği geride bırakmış, çok güçlü bir dezenflasyon, reform programı var.</p><p><strong>&#8220;TÜRKİYE&#8217;NİN REZERVLERİ ARTTI&#8221;</strong></p><p>Rezervlerimiz güçlendi. Türkiye&#8217;nin rezervleri Mayıs&#8217;tan bu yana 36 milyar dolar arttı. Güven olmazsa kaynak girişi olmazsa 36 milyar dolarlık artış mümkün değil. Kur oynaklığı 1 aylık opsiyonların ima ettiği konsept var. Kur oynaklığı Mayıs ayında yüzde 57 civarındaydı. Kasım&#8217;da bu 8&#8217;in altına düştü. Kur oynaklığı bir bant olsa gelişmekte olan ülkeler için Türkiye kur oynaklığının en düşük olduğu ülke haline geldi.</p><p>Gelecek senenin ikinci yarısında küresel finansal koşullar daha elverişli hale gelecek. Fed, AMB faiz indirimlerine başlayacaklar büyük ihtimalle. Risk iştahını artıracak. Türkiye&#8217;ye ilgi daha da artacak. Gelecek senenin ikinci yarısından kastım bu.</p><p><strong>&#8220;KATAR-BAE İLE KONUŞUYORUZ&#8221;</strong></p><p>Dış temaslarda ne yaptık, tüm dünyaya , yatırımcılara gittik, Türkiye&#8217;nin programını, yol haritasını paylaştık. Buna ilgi yoğun. Dünya Bankası OVP açıklandıktan sonra ben Türkiye&#8217;ye taahhüt ettiğim kaynak miktarını 17 milyar dolardan 35 milyar dolara çıkarıyorum, bu programın başarılı olacağına inanıyorum. Körfez&#8217;den çok ciddi ilgi var, bu kaynak yatırıma dönüşecek. Katar, BAE ile konuşuyoruz, program sonuçlandırdık.</p><p><strong>&#8220;TÜRKİYE&#8217;YE KAYNAK AKIŞI BAŞLADI VE ÇOK GÜÇLÜ&#8221;</strong></p><p>Küresel finansal koşullar çok sıkı. Gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı zayıf. Türkiye bu dönemde kaynak çekiyor. Türkiye&#8217;ye kaynak girişini göstermek için bankaların yurt dışı borçlarını Ocak Mayıs döneminde yüzde 96&#8217;ydı. Bakın, Haziran-Eylül döneminde yüzde 142&#8217;ye çıkmış. Bankalar 100 dolar borç öderken 142 dolar borç bulmuşlar. Türkiye&#8217;ye kaynak akışı başladı ve çok güçlü. Kaynak akışı olmazsa vadesine 1 yıldan az kalmış 211 milyar dolarlık dış borcu nasıl idare ederiz, nasıl rezerv artırırız? Ciddi kaynak girişi var ve artarak devam edecek. 2024&#8217;ün ikinci yarısından itibaren güçlenerek artacak.</p><p><strong>&#8220;YÜZDE 40 VERGİ İÇİN SADECE YETKİ ALINDI&#8221;</strong></p><p>Yüzde 40&#8217;a kadar vergi için yetki alınıyor. Yüce Meclis&#8217;ten Cumhurbaşkanı&#8217;na yetki alınıyor, bu olacağı anlamına gelmiyor. Liralaşmayı desteklemek için piyasa koşulları el verdiğinde vergiyi kullanıp bu sürece katkıda bulunabiliriz. Zamanlama olarak doğru olduğuna inanmıyorum. Önümüzdeki dönemde oturup daha adil vergi sistemi konusunda ciddi adımlar atacağız. Kamu harcamalarını nasıl verimli alanlara kanalize edebiliriz, tasarruf harcamamak değildir aslında kamuda. Tasarruf kaynakların doğru alanlara yönlendirilmesidir. Gereksiz harcamaların da kaldırılmasını içeriyor. Türkiye&#8217;nin altyapısına yatırım yapacağız. Şu anda yüzde 40 vergi getirmiyoruz, piyasa koşullarına bakacağız. Liralaşmanın ana motoru para politikasındaki rasyonelleşmedir. Liraya güveni portföyde daha ağırlıklı TL tutmanın yolu tabi ki para politikası üzerinden geçiyor. Burada bir yıl sonraki enflasyonu çıpalayacak yapı içinde gidiyoruz.</p><p><strong>&#8220;VERGİ ARTIŞLARI TEKRARLANMAYACAK&#8221;</strong></p><p>Programın ana bileşeni dezenflasyondur. Faizler arttı, enflasyon yükseliş trendinde. Para politikası gecikmeli olarak çalışıyor. Bugün gidin ABD&#8217;de, İngiltere, AB&#8217;deki deneyimlere bakın. Bütün ülkelerde parasal sıkılaşma başlar fakat enflasyon yükseliş trendini bir süre korur ve daha sonra düşmeye başlar, hemen etkili olmuyor, gecikmeli oluyor. Sadece zamana ihtiyacımız var. Aktarım mekanizmasını zorlaştıran bir iki faktör var. Bunlardan biri KKM, birisi de Türkiye&#8217;de mevduatların önemli kısmı döviz cinsinden. Para ikamesi var. Bu iki faktör Türkiye&#8217;de aktarım mekanizmasını bir miktar zayıflatmış durumda. Para politikasında iyileştirmeyle birlikte gelecek senenin ikinci yarısından itibaren çok güçlü dezenflasyon sürecine gireceğiz. Tabi ki baz etkisi olacak. <strong>Bütçeyi düzeltmek için KDV, akaryakıtta ÖTV gibi enflasyonu artıran vergi artışlarına gittik. Bu vergi artışları tekrarlanmayacak, gelecek sene sistemden çıkmış olacak. Deprem Şubat ayında oldu ama enkazın kaldırılması zaman alıyor. Depreme ilişkin güçlü kaynak aktardığımız, şehirleri yeniden imar edelim çabamız bazı ürünlerin fiyatlarını artırdı. İnşaat malzemelerinin fiyatları arttı. İnşallah Türkiye bir daha deprem görmez, bunlar baz etkisi. Esas etki, para politikasındaki güçlü etkisyle gecikmeli devreye girmesi.</strong></p><p>İkinci husus maliye ve gelirler politikası. Deprem nedeniyle maliye politikası gevşek sayılır. Gelecek sene muhtemelen biraz daha iyiye gidecek diye bekliyoruz, maliye politikası da eşgüdümlü olacak. Para politikası, maliye politikası, gelirler politikası burada birlikte çalışacak eşgüdüm içinde enflasyonun tek haneye düşürülmesi için yoğun çabaya dönüşecek. Mayıstan sonra yıllık enflasyon güçlü ve hızlı şekilde düşecek. Yılı yüzde 36&#8217;yla bitirmeyi ümit ediyoruz. Önümüzdeki seneden itibaren enflasyonun aylığında düşüş trendi başladı, kalıcı şekilde düşüşe devam edeceğini öngörüyoruz. Aylık bazda çekirdek enflasyonu takip ederek bizim hedefimizle uyumlu olup olmadığı incelenebilir.</p><p><strong>KİRALARDA DÜŞÜŞ OLACAK MI?</strong></p><p>Kiraların artmasının iki sebebi var, biri arzi diğeri politika çerçevesiyle etkili. Çok büyük deprem felaketi başladı. Deprem bölgesinde olsun, dışında olsun çok ciddi konut talebi oluştu. Bunun etkisi var, konut seferberliğindeyiz. Biz bir an önce şehirlerin yeniden imar edilmesi, vatandaşların yeniden sağlıklı konutlara kavuşmasını istiyoruz. Önümüzdeki birkaç ay içinde vatandaşlara 200 bin konut tamamlanmış ve hizmetlerine sunulmuş olacak. Deprem nedeniyle ortaya çıkan kira artışını sınırlayacak. Son yıllarda reel faiz düşük olduğu için konut fiyatları çok hızlı arttı, kira da ona göre şekillendi. şimdi konut arzını artıracağız, bir taraftan da değişik sektörlerdeki aşırı fiyat artışları dezenflasyon kapsamında kontrol altına alınacak. Bütün bu hususlar bir araya geldiğinde ben inanıyorum ki kira artışlarında normalleşmeye gideceğiz. İş alemine seslenmek istiyorum. Fiyatlama davranışlarında ciddi bozulma var, OVP&#8217;yi baz almaları kendileri için hayırlı olacak. Para, maliye ve gelirler politikasını şekillendireceğiz. Eski alışkanlıklarıyla devam ederlerse müşteri bulamayacaklardır.</p><p>Ağustos&#8217;ta KKM zirveyi buldu. Kasım ayı itibariyle de 2,8 trilyon liraya kadar indi, bu düşüşün devam etmesini bekliyoruz. MB&#8217;nin attığı adımlar var. TL mevduatı cazip hale geldi. Bu devam edecek. Biz şu anda rezerv biriktiriyoruz. Türkiye&#8217;nin rezervleri Mayıs sonundan bu yana 36 milyar dolar arttı. KKM&#8217;de şirketlere vergi teşviği vermişiz, çıkacağız diyeceğiz ki vergi teşviğini kaldırıyoruz. Sonuçta bu bir enstrüman, hukuki zemini var. Para politikası aktarım mekanizmasının önünde belirsizlik kaynağı olması, biz buradan çıkacağız, KKM&#8217;den çıkış başladı, tedrici olarak devam edecek. Rezerv birikimiyle birlikte bir noktada hareket edeceğiz.</p><div>Haberin Ayrıntıları Geliyor&#8230;</div><p>Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza <strong>(iOS, Android)</strong> kurabilir, Twitter’da <strong>@Haber7</strong> hesabını takip edebilirsiniz.</p><p>App Store Google Play Takip Et</p><p><iframe src="https://www.izle7.com/canli-yayin-frame/trthaber"></iframe></p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/">Bakan Şimşek&#8217;ten ÖTV ve KDV açıklaması: Artış olmayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-simsekten-otv-ve-kdv-aciklamasi-artis-olmayacak/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Dünya Bankası, Türkiye büyüme tahminini revize etti</title><link>https://kamuhaberi.com/dunya-bankasi-turkiye-buyume-tahminini-revize-etti/</link><comments>https://kamuhaberi.com/dunya-bankasi-turkiye-buyume-tahminini-revize-etti/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Thu, 12 Jan 2023 11:18:53 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[büyüme]]></category><category><![CDATA[Türk]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=29110</guid><description><![CDATA[<p>Dünya Bankası, Türk ekonomisi için 2022 büyüme tahminini yükseltirken, 2023 beklentisini aşağı yönlü revize etti</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/dunya-bankasi-turkiye-buyume-tahminini-revize-etti/">Dünya Bankası, Türkiye büyüme tahminini revize etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Bankası, Türkiye için 2022 yılı GSYH büyüme tahminini yüzde 2,3&#8217;ten yüzde 2,4&#8217;e çıkarırken, 2023 için büyüme tahminini yüzde 3,2&#8217;den yüzde 2,7&#8217;ye indirdi. 2024 yılı için GSYH büyüme tahminini ise yüzde 4,0 olarak korudu.</p><p>Raporda Türkiye için yapılan değerlendirmede<strong>, &#8220;Türkiye&#8217;de geçen yıl büyüme beklentilerin üzerinde gerçekleşti ve GSYH tahminen yüzde 4,7 arttı. Aralık 2021 ve Ocak 2023 arasında asgari ücretin üçe katlanması ve turizm sektöründe toparlanma aktivitenin desteklenmesine yardımcı oldu ve yüksek <a title="tarsus escort" href="https://drserdar.site/gogo/33.sml" rel="dofollow">tarsus escort</a> enflasyonun, para birimindeki ciddi değer kaybını ve artan net hatalar ve eksikliklere karşın yükselen dış yükümlülüklerin etkilerini dengeledi&#8221;</strong> ifadelerine yer verdi.</p><p>Bununla birlikte Türkiye&#8217;de büyümenin kayda değer ters rüzgarlar ve riskler ile karşı karşıya olmaya devam ettiğini belirten Dünya Bankası, yüksek enflasyonu ve cari işlemler açının <a title="karacabey escort" href="https://drserdar.site/gogo/16.sml" rel="dofollow">karacabey escort</a> keskin şekilde genişlediği ortamda büyüyen dış kırılganlıkları risk faktörleri olarak işaret etti. Türk ekonomisinde büyümenin 2023 yılında yüzde 2,7&#8217;ye yavaşlayacağını öngören Dünya Bankası, ancak 2023 Haziran&#8217;da yapılacak seçimler öncesinde <a title="dikili escort" href="https://drserdar.site/gogo/35.sml" rel="dofollow">dikili escort</a> kamu harcamalarında artışın yavaşlayan ihracatın ve iç talebin etkisini telafi edeceğini de savundu.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/dunya-bankasi-turkiye-buyume-tahminini-revize-etti/">Dünya Bankası, Türkiye büyüme tahminini revize etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/dunya-bankasi-turkiye-buyume-tahminini-revize-etti/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>