
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Bütün - Kamu Haberi</title><atom:link href="https://kamuhaberi.com/etiket/butun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link></link><description>Memurlar ve Kamudan Haberler</description><lastBuildDate>Tue, 05 Dec 2023 21:35:52 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://kamuhaberi.com/wp-content/uploads/2023/04/cropped-Favicon-32x32.png</url><title>Bütün - Kamu Haberi</title><link></link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Barkod teknolojisi karekoda dönüşüyor</title><link>https://kamuhaberi.com/barkod-teknolojisi-karekoda-donusuyor/</link><comments>https://kamuhaberi.com/barkod-teknolojisi-karekoda-donusuyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Tue, 05 Dec 2023 21:35:52 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Barkod]]></category><category><![CDATA[Bilgi]]></category><category><![CDATA[Bütün]]></category><category><![CDATA[Ürün]]></category><category><![CDATA[Ürünlerin]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=55170</guid><description><![CDATA[<p>Ticari ürünlerin iç pazarda kolaylıkla dolaşımının sağlanması, iç ve dış pazarlarda ürünlerinin takibinin yapılabilmesi için geliştirilen GS1 Türkiye’nin barkod okuma teknolojisi, karekod (QR) sistemine dönüştürülecek.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/barkod-teknolojisi-karekoda-donusuyor/">Barkod teknolojisi karekoda dönüşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ticari ürünlerin iç pazarda kolaylıkla dolaşımının sağlanması, iç ve dış pazarlarda ürünlerinin takibinin yapılabilmesi için geliştirilen GS1 Türkiye’nin barkod okuma teknolojisi, karekod (QR) sistemine dönüştürülecek. GS1 Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, “QR kod sistemine geçildiği taktirde ürünle ilgili daha fazla bilgi, standart bilgiye ulaşma ve tüm ülke içinde satın aldığınız ürünlerin aynı ürün olduğunu karşılaştırabilme, görebilme imkanına sahip olunacak” dedi.</p><p>Türkiye’de üretilip satışa sunulan veya yurtdışından ithal edilen ticari ürünlerin iç pazarda kolaylıkla dolaşımının sağlanması ya da ihracat amacıyla farklı ülkelere gönderilen ürünlerin takibinin yapılabilmesi, GS1 Türkiye’nin sunduğu barkod hizmetiyle gerçekleştiriliyor. Satın alınan ürünlerin kasadan geçerken duyulan ‘bip’ sesi, GS1 Türkiye tarafından tanımlanarak uluslararası ticaretin dilini temsil eden barkodlar sayesinde ortaya çıkıyor. GS1 Türkiye bu kapsamda, barkod sisteminin içerisinde tuttuğu sınırlı bilgi nedeniyle tüketiciler ve kamu tarafından daha fazla bilgi talep edilmesi, aynı zamanda ürüne dair kaliteli bilginin sağlanması için QR sistemine geçme kararı aldı.</p><p><strong>‘ÜRÜNÜ SATMAK ÜRETMEKTEN DAHA ÖNEMLİ’</strong></p><p>GS1 Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ticaretin ortak dilinin, dünyaya açılan kapısının global standartlar olduğunu söyleyerek, “Dünyada her gün en az 20-25 milyar kez bu bip sesini muhtelif ortamlarda duyuyoruz. Nerede? Alışveriş kasalarında. Her ürün kasadan geçtiği anda ‘bip’ sesini duyuyoruz. Bunun bize faydaları ne? Biz buradan ne elde ediyoruz? Genel olarak baktığımız zaman ilk önce GS1 (global standartlar) nasıl başlamış? Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde ortaya çıkmış, sonra Avrupa Birliği&#8217;nde. Ve iki organizasyon aynı sistemi, aynı dili konuştukları için birleşiyorlar ve global standartlar-GS1 olarak hizmet vermeye başlıyorlar. Biz de Türkiye&#8217;de vakıf statüsüyle ‘GS1 Türkiye’ adı altında faaliyetlerimize devam ediyoruz. Firmalarımıza ticaretin ortak dilini sunuyor ve dünyaya açılan kapıları olarak hizmet veriyoruz. Bir ürünü satmak, üretmekten daha önemli. Üretimi yaptığınız anda içindeki ürünün cinsi, ağırlığı, teknik özelliklerinin tamamını tüketicilere sunmak, bu bilginin doğru akmasını sağlamak çok önemli. Sadece gıda sektörü olarak bakmak da doğru değil. Tekstil, elektronik, sağlık sektörü gibi birçok sektörde kullanılan, önemli bir avantaj sağlayan kodlama sistemi diye de görülebilir” dedi.</p><p><strong>‘İSRAFI ÖNLEYEN BİR SİSTEM’</strong></p><p>Ender Yorgancılar, sözlerini şöyle sürdürdü; “Örneğin, bir ilaca baktığımızda; bu ilacın üreticisi, ürettikten sonra bunu ecza deposuna gönderiyor. Ecza deposunun yaptığı da eczanelere dağıtmak. Daha sonra bizler de reçete ile gidip, ilgili eczanelerden talep edip, satın alıyoruz. Eğer bu ilaçla ilgili herhangi bir üretim hatası var ise, son kullanıcının kim olduğu belli olduğu için toplatma sisteminin direk son kullanıcıya ulaşılabilmesi açısından çok büyük bir avantajı var. İkinci avantajı ise, herkes artık ihtiyacı kadar ilaç alıyor, özellikle reçeteyle alınan ilaçlarda adet belli olduğu için kullanabilecek süre de belli olduğundan; o süreye yakın reçetenin yenilenmesi de söz konusu oluyor. Bunu, israfı önleyen bir sistem olarak da değerlendirebiliriz. Koronavirüs aşısı ile ilgili Bakanlığımız her gün şu kadar vatandaşımızın aşı olduğunu, televizyonlarda açıkladı. Bu neyle takip edilebildi? GS1 barkodları ve aşıların üzerindeki kodlama sistemi ile gerçekleştirildi. Ülkede ne kadar aşı yapıldığını buradan takip edebilme imkânı çıktı. Bunun avantajı son tüketicinin yani halkımızın doğru ürüne, doğru bir şekilde tanımlanmış etiketi taşıyan ürünlere ulaşabilmesi, bunu kolaylaştırabilecek olan bir yöntem sunuyoruz. Şimdi bir üst versiyonuna geçmeye başlıyoruz.”</p><p><strong>‘117 ÜLKEDE KULLANILIYOR’</strong></p><p>Karekod (QR) sisteminin 2027 yılında tüm dünyada kullanımının zorunlu hale geleceğini kaydeden Yorgancılar, “Mevcutta bizim barkod sistemimiz var. Barkod sisteminin içerisinde bulunan bilgilerin belirli bir konsepti ve sayısı var. Ancak QR kod sistemine geçildiği takdirde ürünle ilgili daha fazla bilgi, standart bilgiye ulaşma ve tüm ülke içinde satın aldığınız ürünlerin aynı ürün olduğunu karşılaştırabilme, görebilme imkanına sahip olunacak. Nasıl olacak bu? Yeni başlattığımız ürün verisi yakalama hizmeti bu işin ilk adımı olacak. Bize bir ürün geliyor. Gelen ürünü ilk önce kabul ediyoruz. Kabul ettiğimiz ürünü, etiket üzerindeki ağırlıkla aynı olup olmadığını teyit etmek için tartıyoruz. Daha sonra fotoğraflarını üç boyutlu olarak çekiyoruz. Üretici firmaya gönderip bunun onayını alıyoruz. Onayını aldıktan sonra bütün bilgileri bu sisteme yüklüyoruz. Nerede? Global standartlar bilgi havuzunun içinde. Bunun başka bir avantajı daha var. Merdiven altı diye sürekli şikâyet ettiğimiz, kalitesiz ürünlerin sistemin içinde bulunduğu, özellikle kozmetik sektörü ile ilgili kalitesiz ancak sadece üzerlerinde bir marka ile piyasaya satılan ürünlerin önüne geçecek olan bir sistemdir. Bütün dünya bunu kullanıyor. Şu anda 117 ülkede var. Burada kullandığınız bir QR kod veya barkod sistemini bugün Hindistan’da da İtalya’da da Fransa’da da aynı şekilde, aynı kod ile orada geçirerek teyidini yapabilme imkânımız var. Bir malı üretmek çok önemli. Ama ürettiğiniz malı satmak çok daha önemlidir. Satarken iyi ve doğru bilgilerle tüketiciye ulaştırmak çok daha önemli bir hale geldi. GS1 bunun için vardır. Bütün dünya bunu kullanıyor. Biz de bunun ülkemizde yaygınlaştırılması için çaba sarf ediyoruz. Eğer yeni bir firmaysanız, yeni üretime başlamak istiyorsanız mutlaka GS1 Türkiye’nin www.gs1tr.org web sitesini ziyaret edin, gerekli bütün bilgilere ulaşma imkânınız vardır” dedi.</p><p><strong>‘ÜRÜNE DAİR KALİTELİ BİLGİNİN OLMASINI SAĞLAYACAĞIZ’</strong></p><p>GS1 Türkiye Genel Müdürü Elif Bilgehan Müftüoğlu ise, GS1 Türkiye’nin ticari hayat için dijitalleşmenin tam ortasında olduğunu ifade ederek, “Marketlerde 50 sene önce raflardaki etiket tabancalarıyla teker teker fiyat yapıştırmadan, bugün kasasız alışverişe geldik. Bunu nasıl sağladınız derseniz, GS1 Türkiye’nin tekil bir tanımlayıcısı var. Ürünün üstüne koyduğumuz barkod numarası. 50 senedir bu barkod numarası oldukça işe yarıyordu. Fakat içerisinde tuttuğu sınırlı bilgi yüzünden, tüketiciler ve kamu daha fazla bilgi talep ettiği için artık QR kod sistemine geçiyoruz. 2027’de bütün dünyada GS1 destekli QR kodlara geçiş diye bir hedef var. Biz de GS1 Türkiye olarak bu hedefi sağlamak açısından hizmetlerimizi başlattık. Her yerde ürüne dair kaliteli bilginin olmasını sağlayacağız. Daha sonra bütün üreticilerimizin QR koda geçişini temin edeceğiz” diye konuştu.</p><p><strong>‘DESTEK VERMEYE HAZIRIZ’</strong></p><p>Müftüoğlu, karekod sisteminin avantajları ile ilgili, “Avrupa Birliği&#8217;nin Paris Anlaşması&#8217;ndan gelen Dijital Ürün Pasaportu regülasyonu geliyor. 2027’den 2030’a kadar farklı sektörlere uygulanmaya başlanacak. Regülasyon der ki, Avrupa Birliği pazarına giren bütün ürün, ara ürün ya da ham maddenin bir dijital ürün pasaportu olacak. Artık ürünlerimiz de pasaportla girecek. Ve o ürün pasaportu tekil bir numara taşıyacak. O numara, ürüne dair bütün bilgiyi nerede, nasıl, kim tarafından üretildi, hangi hammadde kullanıldı, karbon emisyon ölçümü yapıldı mı, değeri nedir, çocuk işçi çalıştırıldı mı çalıştırılmadı mı gibi bütün bilgileri tutacak. Ve bu ürüne dair bilgi olacak, firmaya dair bir bilgi değil. Türkiye olarak ihracatımızın yüzde 41-42 seviyesi Avrupa Birliği pazarına olduğu için bunun firmalarımız tarafından çabuk entegre edilip bu regülasyona çabuk uyum sağlanması çok önemli. Biz de GS1 Türkiye olarak onlara destek vermek için çalışmalara başladık ve bunun elzem olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bir şeyi ürettiniz, sattınız ve ihraç ettiniz. O zaman asıl katma değeri alıyorsunuz. Dolayısıyla Türk ürünlerinin AB pazarında olması için dijital ürün pasaportuna şimdiden hazırlıklı olmanız gerekiyor. GS1 Türkiye olarak da destek vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/barkod-teknolojisi-karekoda-donusuyor/">Barkod teknolojisi karekoda dönüşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/barkod-teknolojisi-karekoda-donusuyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Bakan Yumaklı&#8217;dan zeytinyağı fiyatlarıyla ilgili açıklama</title><link>https://kamuhaberi.com/bakan-yumaklidan-zeytinyagi-fiyatlariyla-ilgili-aciklama/</link><comments>https://kamuhaberi.com/bakan-yumaklidan-zeytinyagi-fiyatlariyla-ilgili-aciklama/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[kamuhaberi]]></dc:creator><pubDate>Sat, 18 Nov 2023 22:45:41 +0000</pubDate><category><![CDATA[EKONOMİ]]></category><category><![CDATA[Bütün]]></category><category><![CDATA[Tarım]]></category><category><![CDATA[Ülke]]></category><category><![CDATA[üretim]]></category><category><![CDATA[Ürün]]></category><guid isPermaLink="false">https://kamuhaberi.com/?p=52058</guid><description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, CNN Türk canlı yayınında gazeteci Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı. Bakan Yumaklı, "Zeytinyağında Türkiye'de raflarda gördüğümüz ürünün fiyatında değişiklik olmadı" dedi.</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-yumaklidan-zeytinyagi-fiyatlariyla-ilgili-aciklama/">Bakan Yumaklı&#8217;dan zeytinyağı fiyatlarıyla ilgili açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, CNN TÜRK&#8217;te Hakan Çelik ile Hafta Sonu programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: &#8220;33 milyon tonluk hububat bu bölgeden ihtiyacı olan ülkelere gitti. Gıda krizinden dünyayı kurtardı. Gazze&#8217;de büyük bir trajedi var. Masum insanların bunun büyük çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlı olduğunu düşünürsek 13 bin kişinin hunharca katledilmesi var. Suları, gıdaları yok. Sağlıkla ilgili hizmetleri alamıyorlar. Türkiye bütün çabaları en üst düzeyde gösteriyor.</p><p>Cumhurbaşkanımız bahsetmişti, özellikle Rusya&#8217;nın ihtiyaç sahibi olan Afrika&#8217;daki ülkelere un şeklinde tahılın gönderileceğini söylemişti. Aynı şekilde farklı mekanizmalarla bunları una çevirerek gönderimini sağlayacağız. Türkiye&#8217;nin buradaki rolünü basit bir taraftan bakmakla göremez hiç kimse.</p><p>İklim değişikliğinin etkisinin yıkıcı şekilde geldiğini dünya için risk oluşturduğu gerçeğini kabul etmesi gerekir. İklim kriziyle birlikte iklimdeki değişiklikler, bizim ülkemiz Akdeniz havzasında, en çok etkilenecek ülkelerden biriyiz. Hava sıcaklıklarının artması, birbiri peşine devam eden kurak günler, suyla ilgili buharlaşmayı tutun da bütün halinde politika oluşturulması gerekli kılınmıştı. Buna ilişkin çalışmaları tamamlayarak bununla alakalı uyarıları yaparak çıktık. Bugün yurdumuzun birçok yerinde yağmur yağıyor, bizi yanıltmasın. Çok geniş alana yağması gereken yağışlar aynı oranda yapıyor, eşi benzeri görülmemiş taşkınlar.</p><p><strong>&#8220;BELEDİYELER VATANDAŞLARIMIZA SU SERVİSİ VERİYORLAR&#8221;</strong></p><p>Yağış rejiminin değişikliği diyoruz. Uzun süre yağışın olmaması. Dünyada bütün suların sadece 2,5&#8217;i tatlı su. Dünyanın yüzde 97,5&#8217;inin sularla kaplı olduğunu düşünürsek okyanuslar, tuzlu suların toplamı yüzde 97,5, sadece 2,5&#8217;i tatlı su. İçme suyu, tarımsal üretim, diğer kullanımları yüzde 2,5&#8217;ini hallediyorsunuz ve bunun sadece yüzde 1&#8217;i kullanılabilir. Aslında elimizdeki hayatın kaynağı olan suyun ne kadar kısıtlı olduğunu görüyoruz.</p><p>Ülkeler bununla ilgili tedbirler almak zorunda. Sadece farkındalığı oluşturmak için buna bütün vatandaşların katılımını sağlamak için. Su konusunda kamu olarak yapmamız gerekenler var. Bunlar eylem bütünü, 154 eylem belirlendi. Her kurumda mutlaka su kurullarının oluşturulması istendi. Suyla alakalı tüm eylemleri takip edecek olan ulusal su kurumu oluşturuldu. Türkiye&#8217;deki tüm eylemlerin yapılan yapılmayan her şeyi değerlendirecek. Ulusal su çalıştayı düzenleyeceğiz. Ne yaptık, nereye geldik, bundan sonra eylemlerle ilgili revizyona ihtiyaç var mı diye.</p><p><strong>&#8220;SU YOKSA HAYAT YOK&#8221;</strong></p><p>Yüzde 30-35 oranında kayıp kaçak olduğunu düşünürsek, bazı belediyelerde yüzde 60&#8217;lara çıkabiliyor. Bunu yüzde 25&#8217;lere indirme konusunda. Belediyeler vatandaşlarımıza su servisi veriyorlar. Tarım en çok su kullanımının olduğu sektörlerden bir tanesi. Devletin yüzde 50 desteği var, modern sulamaya dönüştürmeleri ve buharlaşmanın en az olduğu zamanda sulama yapmaları. Vatandaşlarımızın suyla alakalı hassasiyetlerini artırmalarını kendilerinden bekliyoruz.</p><p>Su yoksa hayat yok. Bunu zaman dilimi diye düşünürsek yanılırız. Bu bundan sonraki hayatımızın bir parçası. Konvansiyonel tarımda stratejik ihtiyacımız olan ürünlere odaklanmalıyız. Burada yapılanları bütün genele şamil şekilde düşünmek.</p><p>Bir sektörden birilerinin çıkmasının en temel sebebi orada sürdürülebilirliği sağlayamaması demektir. Gübre, mazot, tohum ve ilaç. Bu girdilerle ilgili destekler konusunda çok yoğun çalışmamız var. Mazot ve gübreyle ilgili onların maliyetlerinin bir bölümü kendilerine destek olarak verilir.</p><p>Biz asla çiftçilerimizin zarar etmesine izin vermeyeceğiz. Girdi maliyetlerini düşürebiliriz, düşüremezsek nasıl destekleriz. Bunun alternatifi yok. Destekler artacak mı? Özellikle kent tarımı, organize tarım bölgeleri de dahil olmak üzere, şehirlerle ilgili ne düşünüyoruz. Türkiye&#8217;de çok uzun yıllar herkesin söylemiş olduğu tarımsal üretim planlamasını artık bütün unsurlarıyla hazırlamış durumdayız. Suyu merkeze alarak hangi bölgede hangi ürünü üreteceksiniz planlamasını koymazsanız günün sonunda gıdayla ilgili arzı ve talebi birbiriyle yaklaştıramazsınız. Patates soğan bir yıl zarar etti bir yıl kar etti. Destekler de bu üretim planlamasının yönlendirilmesi için en önemli araçlardan birisi. Biz üretim planlamasının dışındaki ürünlere destek vermeyeceğiz. Çok su tüketen bitkiyi siz orada üretmekte ısrar ederseniz ülke olarak da toplamda fayda sağladığınız bir husus değil.</p><p>Bir ürünün fiyatının oluşması için ürünün arzıyla ilgili sorun olması lazım. 100 birim ihtiyaç vardır, 80 birim temin edebiliyorsunuzdur 20 birim eksik olursa ürünün fiyatı artar. Sizin üretim maliyetiniz var, ürün var, bu ürünü paketlediniz, yolladınız, rafa kadar geldi, son fiyatı var. Hiç kimse üretim ve diğer maliyetlerle birlikte karla birlikte bir ürünün fiyatının oluşmasına birşey demez.</p><p><strong>ZEYTİNYAĞI FİYATLARIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA</strong></p><p>Zeytinyağıyla ilgili fiyat artışı. Bizim ülkemiz geçtiğimiz yıl mevcutta ihtiyacımız olanın iki katı kadar ürün hasat etti. Zeytinyağı tüketimi maksimum ihtiyaç 180 bin ton. Bir bölümünü sattık bir bölümünü ihraç ettik. Bu yıl geçen yılki iki kat fazla üretimi değil de üretim ihtiyacımız kadar üretiyoruz. Geçtiğimiz yıldan elimizde olan vardı. Elimizde ihtiyacın üzerinde zeytinyağı var. Bu olay 0,3 asit oranına sahip olan ürünün fiyatı olarak kurul tarafından açıklandı. Bunun alım ve satımı yok denecek kadar az. Türkiye&#8217;de raflarda gördüğümüz ürünün fiyatında değişiklik olmadı. Çok küçük artışlar görülebilir. Hiçbir zaman için 100 liralık ürün 300 lira olmadı. Olması gerekenin üzerinde fiyatlamalara izin vermeyeceğiz. Yakından kontrol edeceğiz, hiç kimseye hak etmediği geliri elde etmesine sağlayan imkan vermeyeceğiz.</p><p>Milliyet</p><p><a href="https://kamuhaberi.com/bakan-yumaklidan-zeytinyagi-fiyatlariyla-ilgili-aciklama/">Bakan Yumaklı&#8217;dan zeytinyağı fiyatlarıyla ilgili açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://kamuhaberi.com">Kamu Haberi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://kamuhaberi.com/bakan-yumaklidan-zeytinyagi-fiyatlariyla-ilgili-aciklama/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>